YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Bilim insanlarının keşfetmediği büyüleyici yerler

Get Embed Code
26 Languages

Showing Revision 34 created 10/29/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. İtiraf etmekten biraz utanıyorum ama...
  2. 17 yaşındayken
  3. yaratılışçı biri olarak
  4. üniversitede evrim okumaya karar verdim
  5. ki onu yok edebileyim.
  6. (Gülme sesleri)

  7. Başaramadım.

  8. O kadar başarısız oldum ki
    evrimsel biyolog oldum.
  9. (Alkışlar)

  10. Bir paleoantropolog
    ve National Geographic kaşifi olarak

  11. uzmanlık alanım
  12. dengesiz, tehlikeli ve ihtilaflı
    bölgelerin mağaraların fosil avlamak.
  13. Hepimiz biliyoruz ki
    eğer ben bir erkek olsaydım
  14. bu bir iş tanımı değil
    bir kız tavlama cümlesi olurdu.
  15. (Gülme sesleri)

  16. Şunu netleştirelim,
    canıma falan susamadım.

  17. Adrenalin bağımlısı da değilim.
  18. Sadece bir haritaya baktım.
  19. Siyasi kargaşa içinde olan bölgelerde

  20. en modern keşig bilimi pek yaygın değil.
  21. Bu harita
    İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın
  22. bildirmiş olduğu tüm kırmızı, turuncu
  23. veya hakkında bir tehlike uyarısı
    bulunan bölgeleri içeriyor.
  24. Biraz başımın yanmasını göze alıp
    gezegenin büyük bir kısmında
  25. modern keşif bilimi yapamamamızın
    bir trajedi olduğunu söylüyorum.
  26. Bu sebeple bilim
    bir coğrafya sorunu yaşıyor.
  27. Aynı zamanda bir paleoantropolog olarak

  28. bu insan yaşamındaki en önemli yerlerin
  29. bazılarının haritası diyebilirim.
  30. Muhtemelen oralarda bulunmayı bekleyen
    kesinlikle ilginç fosiller vardır.
  31. Ama onları arıyor muyuz ki?
  32. Bir lisans öğrencisi olarak
    bana sürekli insanların,
  33. ister kendileri, ister homosapienler,
    ister daha önceki türleri olsun,
  34. Sina Çölü üzerinden Afrika'yı
    terk ettikleri söylendi.
  35. Aksanımdan İngiliz olduğumu
    anlayabilirsiniz muhtemelen

  36. ama aslında Arap kökenliyim
  37. ve dışarıdan bakılınca hep
    tam bir Arap olduğumu düşünüyorum.
  38. Aslında oldukça tutkulu olabilirim.
  39. "Sen harika birisin!
    Seni seviyorum!" gibi.
  40. Ama tam anlamıyla bir İngiliz olduğumdan
    içten içe herkesten rahatsız olurum.
  41. (Gülme sesleri)

  42. Gerçek bu.

  43. Ailem Yemenli Araplardan olduğundan

  44. biliyorum ki
  45. Bab'ül Mendep hattını geçmek
  46. büyük bir çaba gerektirmiyor.
  47. Ve kendime sürekli şu basit soruyu
    sorup durdum:
  48. Yeni Dünya maymunlarının ataları
    Atlantik Okyanusu'nu geçebildiyse
  49. neden insanlar bu küçük
    su sahasını geçemesin?
  50. Sorun şu ki Yemen,
  51. Avrupa ile kıyaslandığında
  52. öylesine yan rol konumunda ki
  53. neredeyse el değmemiş
    bir bölge sayılabilir.
  54. Ama konumu da düşünüldüğünde
    keşfin en safi potansiyelini
  55. oldukça heyecanlı bir hale getirdi
  56. ve benim bir sürü sorum vardı.
  57. Bab'ül Mendep'i kullanmaya
    ilk ne zaman başladık?
  58. Aynı zamanda, bizim dışımızda
    ilk hangi insan türü Yemen'e ulaştı?
  59. Bilimin bihaber olduğu türler
    bulma ihtimalimiz var mı?
  60. Üstelik meğer Yemen'in potansiyelini
    fark eden tek kişi ben değilmişim.
  61. Başka akademisyenler de varmış.
  62. Ne yazık ki politik kargaşadan ötürü,
    onlar ayrıldı ve ben onların yerini aldım.
  63. Ve ben mağaralar aramaya başlamıştım:
  64. Çünkü onlar birincil gayrimenkullerden.
  65. Bir de tabii eğer çöl sıcaklarında
    fosil arıyorsanız
  66. fosillerin en iyi muhafaza edildiği yerler
    mağaralar olacaktır.
  67. Fakat sonra, Yemen'de durum kötüleşti

  68. ve ben Yemen'e uçmadan birkaç gün evvel,
  69. bir iç savaş, bölgesel bir savaşa dönüştü.
  70. Başkentteki havaalanı bombalandığından,
  71. Yemen uçuşa yasak bölge hâline geldi.
  72. Ebeveynlerim ben doğmadan evvel

  73. İngiltere doğumlu olacağım
    kararını verdiler.
  74. Hayatımdaki en doğru kararda
    hiçbir söz hakkım yoktu.
  75. Ve şimdi...
  76. Ailemde şanslı olanlar kaçarken
  77. diğerleri bombalanıyor
  78. ve sana varoluşundan tiksindirecek
    WhatsApp mesajları gönderiyorlar.
  79. Bu savaş dört senedir sürüyor.
  80. Dört senedir sürüyor
    ve artık insani bir krize yol açtı.
  81. Kıtlığın hüküm sürdüğü bir yer,
  82. insanın yarattığı bir kıtlığın.
  83. Bu doğal bir kıtlık değil,
  84. BM'nin yüz yıldır yaşanmış olan
  85. en kötü kıtlık uyarısı yaptığı
    yapay bir kıtlık.
  86. Bu savaş bana, hiçbir yerin ve insanın
  87. geride bırakılmayı hak etmediğini öğretti.
  88. Bu yüzden başka kargaşa bölgelerinde
    iş birliği oluşturup

  89. diğer ekiplere katılıyordum.
  90. Ama Yemen'e dönmek konusunda kararlıydım
  91. çünkü benim için Yemen gerçekten özel.
  92. Bu yüzden ben de Yemen'de yapabileceğim,
  93. orada yaşananların altını çizecek bir
    proje fikri aramaya başladım.
  94. Bulduğum her fikir
    bir şekilde başarısız oldu
  95. ya da hayata geçirmek için fazla riskliydi
    çünkü, şimdi dürüst olalım,
  96. Yemen'in bir çok yeri
    Batılı bir ekip için fazla tehlikeli.
  97. Sonra bana Yemen'de bir ada olan

  98. Sokotra'nın güvenli olduğunu söylediler.
  99. Hatta orada hala çalışmakta olan
  100. hem yerli hem de yabancı akademisyenler
    olduğunu da öğrendim.
  101. Bu beni çok heyecanlandırdı.
  102. Çünkü Sokotra'nın
    Afrika'ya olan yakınlığına bakın.
  103. Ve hâlâ insanların o adaya ne zaman ayak
    bastığıyla ilgili hiçbir fikrimiz yoktu.
  104. Bilenler için söylüyorum,
  105. Socotra'yı, tamamıyla farklı bir
    sebepten biliyor olmalısınız.
  106. Muhtemelen orayı Hint Okyanusu'nun
    Galapagos'u olarak tanıyorsunuzdur
  107. çünkü dünya üzerindeki en fazla biyolojik
    çeşitliliğe sahip yerlerden.
  108. Ama aynı zamanda
  109. bu inanılmaz hassas çevrenin
    ve insanlarının
  110. hem Orta Doğu politikalarında
    bir cephe konumunda olmasından
  111. hem de iklim değişimi yüzünden
  112. tehdit altında olduğu bilgisini alıyorduk.
  113. Böylece Sokotra'nın Yemen projem olacağı
    fikri kafama iyice oturdu.
  114. Bu yüzden çok disiplinli
    büyük bir ekip kurmak istedim.

  115. Alanın sağlık kontrolünü yapmak adına
    takım adalarını yayan bir şekilde
  116. develerle ve yelkenlilerle
    geçmeye karar verdik.
  117. Buna daha önce
    yalnızca 1999'da cesaret edilmişti.
  118. Sorun şu ki bu üstesinden gelmesi
    o kadar kolay bir şey değil.
  119. Bu yüzden bir ön araştırmaya
    ihtiyaç duyduk.
  120. Aranızda bu kelimelere aşina olmayan varsa
  121. ön araştırma bir gözcülük seferi gibidir.
  122. Bir nevi keşif.
  123. Ve bence ön araştırmasız bir gezi,
  124. Facebook'tan stalk yapmadan çıkılmış
    bir buluşmaya benzer.
  125. (Kahkahalar)

  126. Yani, yapılabilir ama mantıklı mı?

  127. (Kahkahalar)

  128. Çok fazla durumdan haberdar
    kahkaha duyuyorum.

  129. Neyse ki ön araştırma ekibimiz
    kargaşalı bölgelere aşinalar

  130. ki dürüst olalım bu oldukça önemli
  131. çünkü Yemen ve Somali arasında
    bir bölgeye giriyorduk
  132. ve vali yardımcısı da dahil
  133. neredeyse milyon tane yerden yardım alarak
  134. sonunda kendimizi
  135. Hint Okyanusu'nun yasa dışı sularında
  136. tahta bir kargo gemisiyle yola koyulmuş
    bir hâlde bulduk.
  137. Üstelik tuvaletimiz de buydu.
  138. (Kahkahalar)

  139. Şunu görüyor musunuz?

  140. Hani herkesin berbat bir
    tuvalet anısı vardır ya?
  141. Yani ben daha önce
    hiç yunuslarla yüzmedim.
  142. Ama tam olarak üzerlerine
    tuvaletimi yaptım.
  143. (Kahkahalar)

  144. Ve aynı zamanda, beni yasa dışı sulardan
    daha fazla strese sokan bir konuyu

  145. keşfetme şansı elde ettim:
  146. Hamam böceği istilası.
  147. O kadar yoğundu ki
  148. bir ara güvertenin aşağısına indiğimde
  149. zemin tamamıyla siyahtı
    ve hareket ediyordu.
  150. (İniltiler)

  151. Ve uyumak için yüksekte
    sadece üç tane yer vardı,

  152. ama biz dört kişiydik
  153. ve sorun şu ki yüksekte uyusak bile
  154. birkaç hamam böceği ile baş etmek
    durumunda kalıyorduk.
  155. Eğer yerde uyuma sırası sendeyse
    kolay gelsin.
  156. Neyse ki ekipteki ve gemideki
    tek kadın olduğum için
  157. yerde uyumaktan yırttım.
  158. Sonra dört veya beşinci gecede,
  159. Martin Edström bana bakarak dedi ki
    "Ella, ben eşitliğe inanan birisiyim."
  160. (Gülüşmeler)

  161. O kargo gemisinde geçirdiğimiz
    üç gecenin ardından,

  162. yavaşça karayı görmeye başladık.
  163. Ve üç sene süren
    başarısızlıklarımın ardından,
  164. sonunda Yemen'i görüyordum.
  165. Dünyada o yolculuğun başlangıcına
    eş değer olabilecek bir his yok.

  166. Araçtan indiğiniz
  167. ua da tekneden baktığınız o anda,
  168. küçük de olsa var olduğunuzu bildiğiniz,
  169. kim olduğunuz
  170. ve nereden geldiğinizle ilgili iddiaları
  171. değiştirecek bir şey
    bulabileceğiniz olasılığı.
  172. Dünya üzerinde buna benzer
    başka bir his daha yok
  173. ve bu birçok bilim insanının
    yaşadığı bir his,
  174. tabii çok nadiren
    siyasi kargaşa alanlarında.
  175. Çünkü Batılı bilim insanları kargaşalı
    bölgelerde çalışmaktan caydırılıyor
  176. ya da buralarda çalışmak
    tamamen yasaklanıyor.
  177. Ama bir de şu var:

  178. Bilim insanları vahşi hayatta uzmanlaşır.
  179. Bilim insanları derin mağara
    sistemlerinde çalışır.
  180. Bilim insanları kendilerini
    roketlere bağlayıp uzaya fırlatır.
  181. Ama görünen o ki
    bir siyasi kargaşa bölgesinde çalışmak
  182. daha fazla riskli bulunuyor.
  183. Çok keyfi bir düşünce.
  184. Bu odada macera hikâyeleriyle
    büyümemiş olan var mı?
  185. Kahramanlarımızın çoğu da
    aslında bilim insanı ya da akademisyendir.
  186. Bilim bilinmeyene doğru
    yol almak demektir.
  187. Riskler olsa da bütünüyle küresel
    bir keşif yapmakla ilgilidir bilim.
  188. Ne zaman kargaşalı yerlerde bilimsel
    eylemlerde bulunmanın zorlaştırılması
  189. kabul edilebilir bir hâle geldi?
  190. Bütün bilim insanları gidip
    kargaşalı bölgelerde çalışsın

  191. demiyorum elbette.
  192. Bu düşünmeden söylenen
    fevri bir çağrı değil.
  193. Ama şöyle bir şey var:
  194. araştırmaları yapan,
    güvenlik protokollerini anlayabilen
  195. ve eğitimli olanların,
  196. isteyenlerin önüne geçmeyi kesin.
  197. Bir de
  198. bir ülkenin bir kısmı
    aktif olarak savaş hâlinde diye,
  199. bütün ülke öyle olacak diye bir şey yok.
  200. Aktif savaş bölgelerine
    girmeliyiz demiyorum,
  201. Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile
    Felluce'yi bir tutamazsınız.
  202. Yemen'e giremememin ardından
    birkaç ay sonra,

  203. başka bir ekip bana sahip çıktı.
  204. Profesör Graeme Barker'ın ekibi
    Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde,
  205. Şanidar mağarasını kazıyorlardı.
  206. Birkaç sene evvel Şanidar Mağarası'nda
    yapılan kazılarda
  207. Şanidar 1 adında
    bir Neandertal bulunmuştu.
  208. BBC/PBS televizyon programları için
    Şanidar 1'i canlandırdık,
  209. şimdi karşınızda Neandertal Ned.
  210. Ned ile ilgili çok havalı bir bilgi
    vereceğim şimdi.
  211. Siz şimdi bu adamı, Ned'i,
  212. yaralanmasından önce
    tanımış oluyorsunuz aslında.
  213. Görünen o ki Ned ağır durumda
    engelli hâldeymiş.
  214. O kadar ağır bir durumdaymış ki
    diğer Neandertallerin yardımı olmadan
  215. hayatta kalamazmış.
  216. Bu, en azından o dönemde yaşamış
  217. Neandertallerin yardıma muhtaç olanlara
    bakmış olduğunun kanıtı.
  218. Neandertaller bizim gibiymiş
  219. ve bazen bakıma muhtaç
    olanlarına bakmışlar.
  220. Ned Iraklı bir Neandertal.

  221. Öyleyse neyi gözden kaçırıyoruz?
  222. Hangi inanılmaz bilimsel keşifleri
  223. sırf bakmadığımız için kaçırıyoruz?
  224. Ve bu arada, bu yerler,
    umut üzerine nutuklar hak ediyor,
  225. bilim ve keşifler de
    bunun bir parçası olabilir.
  226. Hatta bu keşiflerin somut bir şekilde
    kalkınmaya yardımcı olup
  227. bir yerel gurur kaynağı
    oluşturacağına eminim.
  228. Ve bu beni bilimin coğrafya sorununun
    ikinci sebebine getiriyor.

  229. Gördüğünüz üzere, yerel akademisyenlere
    yetki vermiyoruz, değil mi?
  230. Bu beni etkilemiyor
  231. çünkü paleoantropolojide,
    benim çalışma alanımda,
  232. insan kökenini inceliyoruz
  233. fakat birbirinden farklı
    çok az bilim insanımız var.
  234. Bu yerler, birlikte çalışmak adına
    her şeyi göze alabilecek
  235. öğrenciler ve akademisyenlerle dolu.
  236. Ve gerçek şu ki
  237. onlar aslında bize göre
  238. daha az güvenlik sorununa sahipler.
  239. Bence bu alanın onlar için
    hasmane bir çevre olmadığını,
  240. evleri olduğunu unutuyoruz.
  241. Size söylüyorum,
  242. yerel ortaklarla kargaşalı alanlarda
    yapılan araştırmalar,
  243. inanılmaz keşiflere yol açabilir
  244. ve bizim de Sokotra'da
    yapmayı umduğumuz bu.
  245. Sokotra'ya

  246. dünya üzerindeki en uzaydan gelme
    yer diyorlar ve ben,
  247. Leon McCaron, Martin Edström
    ve Rhys Thwaites-Jones nedenini görüyoruz.
  248. Yani, şuraya bir bakın.
  249. Burası bir cehennem çukuru
    veya değersiz bir alan değil,
  250. burası bilimin ve gelecek
    keşiflerin ön cephesi.
  251. Sürüngen türlerinin yüzde 90'ı bu adada,
  252. bitki türlerinin yüzde 37'si de
    dünya üzerinde sadece burada bulunuyor.
  253. Buna kırmızı reçine salgılayan
  254. Ejder Kanı Ağacı da dahil.
  255. Başka bir şey daha var.

  256. Sokotra'da insanların bir kısmı
    hâlâ mağaralarda yaşıyor
  257. ve bu oldukça heyecan verici
  258. çünkü belki birkaç bin sene evvel
    olduğu gibi,
  259. hâlâ bu yüzyılda da mağaralar
    birincil gayrimenkul demektir.
  260. Bunu kanıtlamak için verilere, fosillere,
    taş alet edevata ihtiyacımız var,
  261. bu yüzden öncü ekibimiz Ahmet Alarqbi
    gibi diğer uluslararası
  262. veya yerel bilim insanları,
  263. antrolopologlar ve hikaye anlatıcıları
    ile birlik olduk
  264. ve her birimiz çok geç olmadan
    bu yeri keşfetmek için
  265. her şeyi yapmaya hazırız.
  266. Ve şimdi, bir şekilde geri dönüp

  267. o büyük seferi gerçekleştirmeliyiz
  268. çünkü bilim...
  269. ...bilim bir coğrafya sorunu yaşıyor.
  270. Çok tatlı dinleyicilerdiniz.

  271. Teşekkür ederim.
  272. (Alkışlar)