YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Cesaret ve korku arasındaki harika denge

Get Embed Code
39 Languages

Showing Revision 7 created 01/22/2020 by Figen Ergürbüz.

  1. Gençken masum bir cesaretimiz olur,
  2. hayatımızın nasıl olabileceği
    hakkında korkmadan hayal kurarız.
  3. Belki de astronot
    veya roket bilimci olmak istemiştiniz.
  4. Belki de tüm kıtaları
    gezmeyi hayal etmiştiniz.
  5. Küçüklüğümden beri
  6. Birleşmiş Milletler'de
    çalıştığımı hayal ettim,
  7. dünyanın en sıkıntılı bazı ülkelerinde.
  8. Bol cesaret sayesinde de
  9. bu hayalim gerçek oldu.
  10. Ancak cesaret hakkında şöyle bir şey var:

  11. İhtiyaç anında aniden belirmiyor.
  12. Zorlu bir yüzleşme
    ve gerçek emeğin meyvesi,
  13. korku ve cesaret arasındaki
    denge bunun bir parçası.
  14. Korku olmazsa aptalca şeyler yaparız.
  15. Cesaret olmazsa da
    bilinmeyene asla adım atamayız.
  16. İkisinin arasındaki denge
    büyünün yattığı yer
  17. ve bu denge ile her gün uğraşıyoruz.
  18. Öncelikle şık aracım hakkında birkaç söz.

  19. Hep tekerlekli sandalye kullanmadım.
  20. Pek çoğunuz gibi büyüdüm,
  21. koşarak, zıplayarak ve dans ederek.
  22. Dans etmeyi çok severim.
  23. Ancak yirmili yaşlarımın ortasında,
  24. sebebi bilinmeyen düşmeler
    yaşamaya başladım.
  25. Birkaç yıl sonra da
  26. bana resesif genetik
    bir hastalık teşhisi kondu;
  27. ismi kalıtsal beden miyopatisi,
  28. kısaca HIBM.
  29. Bu bir ilerleyen kas zayıflığı hastalığı,
  30. baştan ayağa tüm kasları etkiliyor.
  31. HIBM çok nadir.
  32. ABD'de 200'den daha az kişi
    bu hastalığa sahip.
  33. Bugüne dek hastalığa kanıtlanmış
    bir tedavisi ya da çare bulunamadı,
  34. başlangıcından itibaren
    10 ve 15 yıl içinde de
  35. HIBM genellikle
    kuadripleji rahatsızlığına neden ediyor,
  36. bu yüzden
    tekerlekli sandalye kullanıyorum.
  37. Tanı ilk konduğunda her şey değişti.

  38. Bu korkunç bir haberdi
  39. çünkü hiç kronik hastalık
    veya bir sakatlık geçirmemiştim.
  40. Ayrıca hastalığın
    nasıl gelişeceğini bilmiyordum.
  41. Fakat en üzücü şey,
  42. hayallerim ve heveslerimi kısıtlamam için
  43. insanların tavsiyelerini dinlemek oldu,
  44. hayattan beklentilerimi değiştirmem için.
  45. "Uluslararası kariyerini bitirmelisin."
  46. "Bu şekilde kimse seninle evlenmez."
  47. "Çocuk yapman bencilce olur."
  48. Benim yerime bir başkasının
  49. hayallerimi ve isteklerim
    üzerine kota koyması...
  50. tamamen mantık dışıydı.
  51. Ve kabul edilemezdi.
  52. Ben de onları görmezden geldim.
  53. (Alkışlar ve tebrikler)

  54. Evlendim.

  55. Çocuk sahibi olmama
    kararını da kendim verdim.
  56. Birleşmiş Milletler'deki
    kariyerime devam ettim.
  57. Teşhisimden sonra,
  58. Angola'da iki yıl çalışmaya gittim,
  59. 27 yıllık vahşi bir sivil savaş sonrası
    toparlanan bir ülke.
  60. Ancak durumumu işverenime
    açıklayana kadar beş yıl daha geçecekti.
  61. Başarımı sorgulayacakları ve sonrasında
    işimdem olacağım korkusu taşıyordum.
  62. Çocuk felcinin yaygın olduğu
    ülkelerde çalışıyordum,
  63. birinden çocuk felci atlattığımı
    düşündüklerini duyunca
  64. sırrımın güvende olduğuna karar verdim.
  65. Kimse niçin rahat yürüyemediğimi sormadı.
  66. Bende bir şey söylemedim.
  67. HIBM'nin şiddetini özümsemem
    on yıldan fazla sürdü,

  68. en basit işler bile
    giderek daha zor gelmeye başladı.
  69. Yine de dünyanın her yerinde
    çalışma hayalimi sürdürdüm
  70. hatta Haiti'de UNICEF'in
    engellilere odak noktası olarak atandım,
  71. 2010'daki yıkıcı deprem sonrasında
    iki sene orada çalıştım.
  72. Ardından işim beni ABD'ye getirdi.
  73. Hastalık oldukça ilerlemesine rağmen
  74. ve artık yürümek için
    değneklere ve walker'a ihtiyaç duysam da
  75. yine de maceranın peşinden koştum.
  76. Bu kez büyük bir açık hava macerası
    hayal etmeye başladım.
  77. Büyük Kanyon'dan daha büyük
    ne olabilir ki diye düşündüm?
  78. Kanyon'un kıyısına gelen
    her beş milyon insandan

  79. sadece %1'inin merkeze indiğini
    biliyor muydunuz?
  80. Ben de o %1'lik kısımda olmak istiyordum.
  81. Tek sorun --
  82. (Alkışlar)

  83. Tek sorun şu ki
    Büyük Kanyon pek ulaşılır değil.

  84. 1500 metre dik alandan aşağı inmek için
    biraz yardıma ihtiyacım olacaktı.
  85. Bir engelle karşılaştığımda
  86. korku birden içimi kaplamıyor
  87. çünkü öyle ya da böyle
    durumu halledeceğimi düşünüyorum.
  88. Bu durumda ise düşüncem şöyleydi:
  89. Eğer aşağıya yürüyerek inemiyorsam
  90. at sürmeyi öğrenebilirdim.
  91. Ben de öyle yaptım.
  92. Ve bu can alıcı karar,
    dört yıllık bir bağlılığın ilk adımıydı,

  93. 12 günlük yolculuğa çıkabilmek için
  94. korku ve cesaret arasında
    gidip geliyordum.
  95. Kanyon'u geçmek için dört gün
    kıyıdan kıyıya at sırtında gittik,
  96. Colorado Nehri'nde sekiz günde
    240 kilometre rafting yaptık,
  97. bir film ekibi bize eşlik ediyordu.
  98. Spoiler alarmı -- başardık.
  99. Ama en büyük korkumun
  100. aynı düzeyde cesaret açığa
    çıkarabileceğini de gördüm.
  101. 13 Nisan 2018'de
  102. yerin 2,5 metre üzerinde,
    Sheriff adlı bir Mustang atın üzerindeyken
  103. Büyük Kanyon hakkında ilk izlenimim
  104. dehşet verici ve şok ediciydi.
  105. Yüksekten korktuğumu kim bilebilirdi ki.
  106. (Gülme sesleri)

  107. Ama artık pes etmek yoktu.

  108. Korkunun beni ele geçirmememesi için
  109. içimdeki tüm cesareti topladım.
  110. Güney kıyısına çıktığımızda
  111. sakin kalabilmek için yapabildiğım tek şey
  112. derin nefes alıp bulutlara bakmak
  113. ve ekibimin seslerine odaklanmaktı.
  114. Ama sonra, bir saat geçmeden
    facia yaşandı.
  115. Atın üzerinde dik duramadım,
  116. at büyük bir adım attı
  117. ve öne savrularak
    atın kafasının arkasına yüzümü çarptım.
  118. Bir panik yaşandı,
  119. başım çok acıyordu
  120. ama yol durmamız için çok dardı.
  121. 700 metre yükseklikte, yolun yarısında
  122. daha en az iki saat varken
  123. mola verip kaskımı çıkardık
  124. ve alnımın üzerinde
    yumurta büyüklüğünde şişliği fark ettik.
  125. Tüm o planlama ve tırmanış giysileri,
  126. ama gelin görün ki yanımıza
    bir buz torbası almamışız.
  127. (Gülme sesleri)

  128. Neyse ki şişlik dağılmaya başladı

  129. ve yüzümü iki muhteşem mor göze bürüdü,
  130. bu da bir belgesel filmi için
    harika bir görüntü.
  131. (Gülme sesleri)

  132. (Alkışlar ve tezahüratlar)

  133. Bu kolay ve huzurlu bir seyahat değildi

  134. ama zaten konu da işte bu.
  135. Atın eğeri üzerine çıkmaya
    korkmama rağmen
  136. bunu yaptım.
  137. Sadece kanyon zeminine iniş
    toplam 10 saat sürdü
  138. ve bu atlı gideceğim dört günün ilkiydi.
  139. Sonra efsanevi akıntılar geldi.

  140. Büyük Kanyon'daki Colorado Nehri
  141. ülkedeki en yüksek
    türbülans düzeyine sahip.
  142. Alabora olma ihtimaline karşı
    hazırlıklı olmak için
  143. daha küçük bir akıntıda
    bana yüzme alıştırması yaptırdılar.
  144. Pek harika değildi desem yeterli olur.
  145. (Gülme sesleri)

  146. Dalganın yanlış kısmında nefesimi tuttum,

  147. nehir suyu yutmaya başladım
  148. ve doğrulamadım.
  149. Evet, korkutucuydu
  150. ama harikaydı da.
  151. Şelaleler, kaygan kanyonlar
  152. ve gün boyunca renk değiştiriyor
    gibi görünen iki milyar yıllık kayalıklar.
  153. Büyük Kanyon tam bir bakir doğa
  154. ve tüm övgüleri hak ediyor.
  155. (Alkışlar)

  156. Bu keşif gezisi,

  157. tüm plan ve yolculuğun kendi,
  158. bana daha önce hiç tecrübe etmediğim
    bir düzeyde bir korku yaşattı.
  159. Ama daha da önemlisi,
  160. ne kadar cesur ve gözü kara
    olabileceğimi gösterdi.
  161. Büyük Kanyon yolculuğun kolay olmadı.
  162. Bu bir Amazon kadının
  163. hiç yorulmadan yolunu bulduğu
    efsanevi bir manzara değildi.
  164. Ben ağlıyordum,
  165. yorgunluktan bitap düşmüş
    ve iki mor gözle.
  166. Korkutucuydu,
  167. stresliydi,
  168. neşe vericiydi.
  169. Keşif sona erince

  170. başardığımız şeyi önemsememek kolay olur.
  171. Ben o nehirde tekrar
    rafting yapmak istiyorum.
  172. Bu sefer tüm 445 kilometre boyunca.
  173. (Alkışlar)

  174. Atla gitme kısmını
    tekrar yapmayacağımı da biliyorum.

  175. (Gülme sesleri)

  176. Çok tehlikeli.

  177. Asıl konu da bu.
  178. Size sadece video kaydımı
    göstermeye gelmedim.
  179. Hepimize şunu haturlatmak istiyorum ki
  180. hayat gerçekten sadece bir ders;
  181. amaç, korku ve cesaret
    arasındaki dengeyi bulmak.
  182. Neyin iyi bir fikir
    olup olmadığını anlamak.
  183. (Gülme sesleri)

  184. Hayat zaten yeterince korkutucu,

  185. o yüzden hayallerimizi gerçekleştirmek
    için cesur olmamız gerek.
  186. Korkularımla yüzleşerek
  187. ve korkularımı aşacağım cesareti bularak
  188. hayatım olağanüstü bir hâl aldı.
  189. O yüzden büyük yaşayın
  190. ve cesaretinizin
    korkunuzu bastırmasına izin verin.
  191. Sizi nereye götüreceğini
    asla bilemezsiniz.
  192. Teşekkürler.

  193. (Alkışlar ve tezahüratlar)