Return to Video

Filmlerde duyduğunuz her şey yalan

  • 0:01 - 0:03
    Bir deneyle başlamak istiyorum.
  • 0:05 - 0:08
    Yağmurlu bir günden üç video izleteceğim.
  • 0:09 - 0:13
    Ama videolardan birinin sesini,
  • 0:13 - 0:15
    yağmur sesi yerine
  • 0:15 - 0:18
    domuz eti kızartma sesiyle değiştirdim.
  • 0:19 - 0:23
    Hangisinin domuz eti olduğunu bulmanız
    için dikkatli düşünmenizi istiyorum.
  • 0:24 - 0:26
    (Yağmur sesi)
  • 0:27 - 0:29
    (Yağmur sesi)
  • 0:32 - 0:34
    (Yağmur sesi)
  • 0:41 - 0:42
    Pekâlâ.
  • 0:43 - 0:46
    Aslında, yalan söyledim.
  • 0:46 - 0:47
    Hepsi domuz eti.
  • 0:47 - 0:49
    (Domuz eti cızırdaması)
  • 0:52 - 0:54
    (Alkış sesi)
  • 0:57 - 1:00
    Buradaki gerçek amacım sizi her yağmur
    sahnesi gördüğünüzde,
  • 1:01 - 1:02
    acıktırmak değil,
  • 1:02 - 1:08
    beyinlerimizin yalanları kabul etmeye
    uygun olduğunu göstermek.
  • 1:09 - 1:11
    Doğruluğa bakmıyoruz.
  • 1:12 - 1:15
    Bu yüzden aldatma konusunda,
  • 1:15 - 1:18
    en sevdiğim yazarlardan birinden
    alıntı yapmak istedim.
  • 1:18 - 1:25
    ''The Decay of Lying''
    (Yalancılık Sanatı)'de Oscar Wilde,
  • 1:25 - 1:31
    tüm kötü sanatların doğayı
    kopyalamak ve gerçekçi olmaktan;
  • 1:31 - 1:36
    tüm harika sanatların da
    yalan ve aldatmaktan,
  • 1:37 - 1:40
    güzel ve doğru olmayan şeyler
    söylemekten geldiğini kanıtlıyor.
  • 1:40 - 1:44
    Yani bir film izlediğinizde
  • 1:45 - 1:46
    ve filmde telefon çaldığında,
  • 1:46 - 1:48
    aslında telefon çalmıyor.
  • 1:49 - 1:53
    Bu ses, bir stüdyoda prodüksiyon
    sonrasında eklenmiştir.
  • 1:53 - 1:56
    Duyduğunuz hiçbir ses gerçek değil.
  • 1:56 - 1:58
    Konuşmalar haricinde
  • 1:58 - 1:59
    her şey sahtedir.
  • 1:59 - 2:03
    Film izlerken bir kuşun kanatlarını
    çırptığını gördüğünüzde--
  • 2:03 - 2:05
    (Kanat çırpma sesi)
  • 2:06 - 2:08
    Aslında kuşun sesini kaydetmediler.
  • 2:08 - 2:13
    Bir kâğıdı veya sallanan mutfak
    eldivenini kaydederseniz,
  • 2:13 - 2:15
    bu daha gerçekçi gelir.
  • 2:15 - 2:17
    (Kanat çırpma sesleri)
  • 2:19 - 2:22
    Sigaranın tütmesine yakından
    bakacak olursak --
  • 2:22 - 2:24
    (Sigara tütme sesi)
  • 2:25 - 2:28
    Eğer küçük bir Saran Wrap topunu alıp
  • 2:28 - 2:31
    bırakırsanız, aslında bundan daha gerçekçi
  • 2:31 - 2:32
    bir ses çıkar.
  • 2:32 - 2:35
    (Bir Saran Wrap topunun bırakılma sesi)
  • 2:36 - 2:37
    Yumruklar?
  • 2:37 - 2:39
    (Yumruk sesi)
  • 2:39 - 2:41
    Hoop, tekrar oynatayım.
  • 2:41 - 2:42
    (Yumruk sesi)
  • 2:43 - 2:46
    Bu ses sık sık meyvelere, genelde lahanaya
  • 2:46 - 2:48
    bıçak batırarak çıkartılır.
  • 2:49 - 2:50
    (Lahanaya bıçak batırma sesi)
  • 2:51 - 2:54
    Sıradaki -- kemik kırma sesi.
  • 2:54 - 2:56
    (Kemik kırılma sesi)
  • 2:57 - 2:59
    Aslında kimse gerçekten zarar görmedi.
  • 2:59 - 3:00
    Bu aslında ...
  • 3:01 - 3:04
    kereviz veya donmuş marul kırma sesi.
  • 3:04 - 3:06
    (Kereviz veya donmuş marul kırma sesi)
  • 3:07 - 3:08
    (Gülme sesi)
  • 3:09 - 3:14
    Doğru sesleri çıkarmak her zaman
  • 3:14 - 3:16
    süpermarkete gidip
  • 3:16 - 3:19
    meyve bölümüne geçmek kadar
    kolay değildir.
  • 3:19 - 3:21
    Ama bu genellikle daha karışıktır.
  • 3:21 - 3:24
    Hadi ses efektinin oluşumunu
  • 3:24 - 3:26
    birlikte tekrar inceleyelim.
  • 3:26 - 3:30
    En sevdiğim hikâyelerden biri
    Frank Serafine'nin.
  • 3:30 - 3:32
    Kütüphanemizin bir yazarı ve
  • 3:32 - 3:35
    ''Tron'', ''Star Trek'' (Uzay Yolu) ve
    diğer filmlerin büyük ses tasarımcısı.
  • 3:36 - 3:42
    ''The Hunt for Red October''
    (Kızıl Ekim) ile en iyi ses Oscar'ını alan
  • 3:42 - 3:44
    Paramount ekibindeydi.
  • 3:44 - 3:47
    90'larda, bu Soğuk Savaş klasiğinde,
  • 3:47 - 3:52
    denizaltı çarkı sesi üretmeleri istendi.
  • 3:52 - 3:53
    Ama bir problemleri vardı:
  • 3:53 - 3:57
    Batı Hollywood'da bir
    denizaltı bulamadılar.
  • 3:57 - 4:00
    Bu yüzden yaptıkları şey şuydu,
  • 4:00 - 4:04
    bir arkadaşlarının yüzme havuzuna gittiler
  • 4:04 - 4:08
    ve Frank gülle veya bombalama şeklinde
    havuza atladı.
  • 4:09 - 4:11
    Suyun altına su altı mikrofonu,
  • 4:11 - 4:14
    dışına da mikrofon koydular.
  • 4:14 - 4:17
    Su altı mikrofonundan böyle
    ses geliyordu.
  • 4:17 - 4:19
    (Su altı dalış sesi)
  • 4:20 - 4:21
    Mikrofon sesini ekledikten sonra,
  • 4:21 - 4:23
    böyle bir ses oluştu.
  • 4:23 - 4:25
    (Su sıçrama sesi)
  • 4:26 - 4:30
    Böylece şimdi, kaydı yavaşlatır gibi,
  • 4:30 - 4:32
    sesi bir oktav aşağı aldılar.
  • 4:33 - 4:35
    (Daha düşük oktavda su sıçrama sesi)
  • 4:36 - 4:39
    Ve daha sonra bir sürü yüksek
    frekansı çıkardılar.
  • 4:39 - 4:41
    (Su sıçrama sesi)
  • 4:41 - 4:43
    Ve bir oktav daha düşürdüler.
  • 4:44 - 4:47
    (Daha düşük oktavda su sıçrama sesi)
  • 4:47 - 4:49
    Ve daha sonra biraz da
  • 4:49 - 4:51
    su üstündeki mikrofondan ses eklediler.
  • 4:51 - 4:55
    (Su sıçrama sesi)
  • 4:55 - 4:57
    Ve o sesi bağlayıp tekrar ederek,
  • 4:57 - 4:58
    bunu elde ettiler:
  • 4:58 - 5:01
    (Çark köpürtme sesi)
  • 5:04 - 5:11
    Yani, suyun içinde olduğumuzu
    hissettirmek için
  • 5:11 - 5:14
    yaratıcılık ve teknoloji birleşti.
  • 5:15 - 5:18
    Ama bir kere seslerini yaratıp
  • 5:18 - 5:21
    onları görüntüye eş zamanladığınızda,
  • 5:21 - 5:25
    o seslerin masal dünyasında
    yaşamasını istiyorsunuz.
  • 5:25 - 5:29
    Ve yapılabilecek en iyi şey,
    yankı eklemek.
  • 5:30 - 5:33
    Bu hakkında konuşmak
    istediğim ilk ses aracı.
  • 5:33 - 5:38
    Yankılama veya yankı, ses bittikten sonra
  • 5:38 - 5:40
    sesin devam etmesidir.
  • 5:40 - 5:43
    Yani bu --
  • 5:43 - 5:46
    sesin etrafındaki materyallerden,
    objelerden ve duvarlardan
  • 5:46 - 5:49
    gelen tüm yansımalar gibi.
  • 5:49 - 5:51
    Örneğin, bir silah sesini düşünün.
  • 5:51 - 5:54
    Sesin aslı, yarım saniyeden
    daha kısa sürüyor.
  • 5:56 - 5:57
    (Silah sesi)
  • 5:58 - 5:59
    Yankı ekleyerek,
  • 5:59 - 6:03
    sanki banyoda kaydedilmiş gibi
    bir ses yaratabiliriz.
  • 6:03 - 6:05
    (Banyoda yankılanan silah sesi)
  • 6:05 - 6:09
    Veya sanki bir tapınak yada kilisede
    kaydedilmiş gibi.
  • 6:09 - 6:10
    (Kilisede yankılanan silah sesi)
  • 6:11 - 6:13
    Veya bir vadide.
  • 6:14 - 6:16
    (Vadide yankılanan silah sesi)
  • 6:16 - 6:19
    Yani yankı bize dinleyici
    ve sesin asıl kaynağı
  • 6:19 - 6:24
    arasındaki mesafe hakkında
    bir sürü bilgi verir.
  • 6:24 - 6:26
    Eğer ses bir lezzet sesiyse,
  • 6:26 - 6:30
    o zaman yankı sesin kokusu gibidir.
  • 6:30 - 6:32
    Ama yankı daha fazlasını yapabilir.
  • 6:32 - 6:36
    Ekranda olan eylemden çok daha az
    yankılama yapılmış
  • 6:36 - 6:39
    bir sesi dinlemek,
  • 6:39 - 6:42
    bize anında, ekrandaki eylemde olmayan
  • 6:42 - 6:44
    bir spikeri dinlediğimizi
  • 6:44 - 6:49
    gösterir.
  • 6:50 - 6:55
    Ayrıca, sinemada duygusal yakın anlar
  • 6:55 - 6:57
    genellikle yankısız duyulur,
  • 6:57 - 7:01
    çünkü eğer biri kulağımızın içine
    konuşsaydı, öyle duyulurdu.
  • 7:01 - 7:03
    Tamamen diğer açıdan bakacak olursak,
  • 7:03 - 7:06
    sese çok fazla yankı eklenirse bu bize
  • 7:06 - 7:09
    geçmişi dinlediğimizi,
  • 7:10 - 7:13
    muhtemelen karakterin kafasında olduğumuzu
  • 7:14 - 7:16
    veya Tanrı'nın sesini dinlediğimizi
    düşündürür.
  • 7:16 - 7:19
    Hatta daha filmde daha etkilisini,
  • 7:19 - 7:20
    Morgan Freeman'ı.
  • 7:20 - 7:22
    (Gülme sesi)
  • 7:22 - 7:23
    Yani --
  • 7:23 - 7:25
    (Alkış sesi)
  • 7:26 - 7:29
    Ya ses tasarımcılarının kullandığı
  • 7:29 - 7:31
    diğer araçlar veya hack'ler nelerdir?
  • 7:32 - 7:34
    İşte, burada gerçekten büyük bir tanesi.
  • 7:40 - 7:41
    Sessizlik.
  • 7:42 - 7:45
    Birkaç saniyelik sessizlik bizi
    dikkat ettirecektir.
  • 7:46 - 7:48
    Ve Batı dünyasında,
  • 7:48 - 7:50
    fiilen sessizliğe alışkın değiliz.
  • 7:50 - 7:54
    Bu garip veya kaba olarak kabul ediliyor.
  • 7:55 - 7:58
    Yani sözlü iletişim öncesindeki sessizlik
  • 7:59 - 8:01
    büyük bir stres yaratabilir.
  • 8:01 - 8:05
    Ama bir sürü patlamanın ve
    otomatik silahların olduğu
  • 8:05 - 8:09
    büyük bir Hollywood filmi düşünün.
  • 8:10 - 8:14
    Gürültü bir süre sonra gürültü
    olmaktan çıkıyor.
  • 8:14 - 8:16
    Yin-yang teorisine göre
  • 8:16 - 8:19
    her ikisinin de işe yaraması için
  • 8:19 - 8:22
    sessizliğin gürültüye, gürültünün de
    sessizliğe ihtiyacı vardır.
  • 8:22 - 8:24
    Fakat sessizlik ne demek?
  • 8:24 - 8:27
    Bu filmde nasıl kullanıldığına
    göre değişir.
  • 8:27 - 8:31
    Sessizlik bizi karakterin kafasına koyar
  • 8:31 - 8:32
    veya düşündürür.
  • 8:32 - 8:35
    Genellikle sessizliği...
  • 8:37 - 8:38
    düşünme,
  • 8:39 - 8:40
    meditasyon,
  • 8:41 - 8:43
    derin düşüncelerde olmayla
    ilişkilendiririz.
  • 8:45 - 8:48
    Ama tek anlamı olmak dışında
  • 8:48 - 8:50
    sessizlik, izleyicinin kendi düşüncelerini
  • 8:50 - 8:54
    çizmeye davet edildiği bomboş
    bir sayfa hâline geliyor.
  • 8:55 - 8:59
    Bunu daha açık bir hâle getirmek
    istiyorum: Sessizlik diye bir şey yoktur.
  • 8:59 - 9:04
    Ve biliyorum ki bu kulağa en iddialı
    TED konuşması cümlesi gibi geliyor.
  • 9:05 - 9:10
    Ama yansımanın ve dış seslerin
  • 9:10 - 9:12
    hiç olmadığı odaya girseniz bile,
  • 9:12 - 9:15
    yine de kalbinizin kan pompalama
    sesini duyabilirsiniz.
  • 9:16 - 9:20
    Ve sinemada, geleneksel olarak,
    projektör yüzünden
  • 9:20 - 9:22
    asla sessiz bir an olmaz.
  • 9:23 - 9:25
    Ve bugünün Dolby dünyasında bile
  • 9:26 - 9:29
    etrafınızı dinlerseniz sessiz
    bir an yoktur.
  • 9:30 - 9:33
    Her zaman bir çeşit gürültü vardır.
  • 9:33 - 9:36
    Şimdi, sessizlik diye bir şey
    olmadığına göre,
  • 9:36 - 9:39
    film yapımcıları ve ses tasarımcıları
    ne kullanıyorlar?
  • 9:39 - 9:44
    Eş anlamlısı olan,
    ambiyansı kullanıyorlar.
  • 9:44 - 9:48
    Ambiyanslar, her noktaya özel
  • 9:48 - 9:51
    eşsiz arka plan sesleridir.
  • 9:51 - 9:53
    Her mekânın eşsiz bir sesi vardır
  • 9:53 - 9:55
    ve her odanın da oda tonu denen
  • 9:55 - 9:57
    eşsiz bir sesi vardır.
  • 9:57 - 9:59
    İşte Fas'ta bir marketin ses kayıtları.
  • 9:59 - 10:02
    (Sesler ve müzik sesi)
  • 10:05 - 10:08
    Ve burada da New York
    Times Meydanı'nın ses kayıtları.
  • 10:09 - 10:13
    (Trafik sesleri, korna sesleri, sesler)
  • 10:15 - 10:19
    Oda tonu, odanın içindeki
    her sesin toplamıdır:
  • 10:19 - 10:21
    Havalandırma, ısıtıcı, buzdolabı.
  • 10:22 - 10:24
    Brooklyn'deki dairemin ses kayıtları.
  • 10:24 - 10:29
    [Havalandırmayı, su ısıtıcısını,
    buzdolabını ve trafiği duyabilirsiniz]
  • 10:35 - 10:40
    Ambiyanslar en temel şekilde çalışırlar.
  • 10:41 - 10:44
    Bilinçaltından beynimizle
    direkt olarak konuşabilirler.
  • 10:45 - 10:50
    Yani, kuşların camınızın dışında
    cıvıldaması normal gelebilir,
  • 10:51 - 10:54
    belki de bu, bir tür olarak,
  • 10:54 - 10:58
    milyonlarca yıldır her sabah bu sesi
    duymaya alışkın olduğumuzdandır.
  • 10:58 - 11:02
    (Kuş cıvıldama sesi)
  • 11:06 - 11:09
    Diğer açıdan, endüstriyel sesler
    bize biraz daha
  • 11:10 - 11:11
    yakın zamanda tanıtıldı.
  • 11:12 - 11:14
    Kişisel olarak sevsem de --
  • 11:14 - 11:16
    kahramanlarımın biri David Lynch ve
  • 11:16 - 11:18
    onun ses tasarımcısı Alan Splet
    tarafından kullanıyor --
  • 11:18 - 11:21
    endüstriyel sesler genellikle
    olumsuz yan anlam taşırlar.
  • 11:21 - 11:24
    (Makine sesleri)
  • 11:28 - 11:33
    Şimdi, ses efektleri duygusal hafızamızla
    bağlantı kurabilirler.
  • 11:35 - 11:37
    Zaman zaman, bir filmdeki karakter
  • 11:37 - 11:40
    olabilecek kadar önemli olabilirler.
  • 11:41 - 11:45
    Yıldırım sesi kutsal bir müdahale veya
    öfkenin işareti olabilir.
  • 11:46 - 11:49
    (Yıldırım sesi)
  • 11:52 - 11:56
    Kilise çanı bize zamanın geçtiğini
    veya belki de
  • 11:56 - 11:58
    ölümlü olduğumuzu hatırlatabilir.
  • 12:00 - 12:03
    (Çan sesi)
  • 12:08 - 12:12
    Ve bardak kırmak, bir ilişkinin veya
    bir arkadaşlığın biteceğinin
  • 12:12 - 12:14
    işareti olabilir.
  • 12:14 - 12:16
    (Bardak kırılma sesi)
  • 12:17 - 12:20
    Bilim insanları, ahenksiz seslerin,
  • 12:20 - 12:25
    örneğin, nefesli veya üflemeli çalgıların
    yüksek sesli çalınmasının bize,
  • 12:26 - 12:31
    doğadaki hayvanların ulumalarını
    hatırlatabileceğini ve böylelikle
  • 12:31 - 12:34
    rahatsızlık veya korku duygusu
    yaratabileceğine inanıyorlar.
  • 12:35 - 12:37
    (Nefesli ve üflemeli çalgı sesi)
  • 12:41 - 12:44
    Ekrandaki sesler hakkında konuşmuş olduk.
  • 12:44 - 12:49
    Ama zaman zaman, sesin kaynağı görülemez.
  • 12:49 - 12:51
    Buna ekran dışı sesler veya
  • 12:52 - 12:53
    ''akuzmatik'' ses deriz.
  • 12:54 - 12:55
    Akuzmatik sesler --
  • 12:56 - 13:01
    ''akuzmatik'' terimi, disiplinine göre
    kendini ortaya çıkarmayan,
  • 13:01 - 13:05
    perde veya peçe arkasından
    yıllarca eğitim veren
  • 13:05 - 13:08
    antik Yunan'daki Pisagor'dan gelir.
  • 13:08 - 13:11
    Bence matematikçi filozof,
  • 13:12 - 13:13
    öğrencileri,
  • 13:14 - 13:18
    onun konuşurkenki görüntüsü yerine,
  • 13:18 - 13:20
    sesine, sözlerine ve
  • 13:20 - 13:23
    söylediklerini anlamaya daha iyi
    odaklanabileceklerini düşündü.
  • 13:23 - 13:26
    Yani Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) veya
  • 13:26 - 13:30
    1984'lerin "Big Brother"
    (Büyük Birader)'ı gibi,
  • 13:30 - 13:34
    sesi kaynağından,
  • 13:34 - 13:36
    sebep-sonucu da birbirinden ayırarak,
  • 13:36 - 13:40
    bir tür aynı anda her yerde bulunma veya
    izleniyormuş hissi yaratıyor
  • 13:40 - 13:42
    ve böylelikle, otorite oluşturuyor.
  • 13:43 - 13:46
    Akuzmatik sesin güçlü
    bir geleneği vardır.
  • 13:47 - 13:54
    Roma ve Venedik'teki
    manastırlardaki rahibeler,
  • 13:54 - 13:58
    tavana yakın galerilerde şarkı söylerek,
  • 13:58 - 14:02
    gökyüzündeki melekleri dinliyormuşuz
    hissi yarattılar.
  • 14:02 - 14:06
    Richard Wagner herkes tarafından bilinen,
    izleyici ve sahne arasında
  • 14:06 - 14:10
    bir çukurda, gizli bir orkestra oluşturdu.
  • 14:10 - 14:13
    Kahramanlarımdan biri, Aphex Twin,
    kulüplerin karanlık köşelerinde
  • 14:13 - 14:15
    mükemmel bir şekilde saklandı.
  • 14:15 - 14:20
    Sanırım tüm bu üstadların bildiği şey,
    kaynağı saklayarak
  • 14:20 - 14:22
    gizem hissi yaratıyorsunuz.
  • 14:22 - 14:24
    Bu sinemada Hitchcock'la ve
  • 14:24 - 14:27
    ''Alien" (Yaratık)'daki'' Ridley Scott'la
    tekrar tekrar görüldü.
  • 14:27 - 14:29
    Kaynağını bilmeden bir ses duymak
  • 14:29 - 14:33
    bir tür heyecan yaratacaktır.
  • 14:35 - 14:40
    Ayrıca, bu yönetmenlerin sahip olduğu
    bazı görüşsel sınırlamaları en aza indirir
  • 14:40 - 14:44
    ve film çekimi sırasında orada olmayan
    bir şeyi orada gibi gösterebilir.
  • 14:44 - 14:46
    Ve eğer tüm bu sesler biraz teorikse
  • 14:46 - 14:48
    küçük bir video izletmek istiyorum.
  • 14:49 - 14:52
    (Oyuncak gıcırtısı sesi)
  • 14:52 - 14:55
    (Daktilo sesi)
  • 14:56 - 14:58
    (Davul sesi)
  • 14:59 - 15:01
    (Masa tenisi sesi)
  • 15:02 - 15:05
    (Bıçak bilenme sesi)
  • 15:06 - 15:09
    (Scratch kayıt sesi)
  • 15:09 - 15:11
    (Testere kesme sesi)
  • 15:11 - 15:12
    (Kadın çığlık sesi)
  • 15:13 - 15:16
    Bu araçlarla kanıtlamaya çalıştığım şey
  • 15:18 - 15:20
    sesin bir dil olduğudur.
  • 15:21 - 15:24
    Bizi coğrafi olarak taşıyarak
    kandırabilir;
  • 15:25 - 15:26
    modumuzu değiştirebilir,
  • 15:27 - 15:28
    tempoyu ayarlayabilir;
  • 15:29 - 15:33
    bizi güldürebilir veya korkutabilir.
  • 15:35 - 15:38
    Kişisel açıdan, yıllar önce bu dile
  • 15:38 - 15:39
    âşık oldum,
  • 15:39 - 15:44
    ve bir şekilde bunu bir tür
    mesleğe çevirdim.
  • 15:45 - 15:48
    Ve bence ses kütüphanelerindeki işimizle,
  • 15:49 - 15:54
    bu dilin kelime dağarcığını
    genişletmeye çalışıyoruz.
  • 15:56 - 15:59
    Ve bu açıdan, ses tasarımcılarına,
  • 15:59 - 16:01
    film yapımcılarına,
  • 16:01 - 16:02
    bilgisayar oyunu ve
  • 16:02 - 16:04
    uygulama yapımcılarına,
  • 16:05 - 16:08
    daha iyi hikâyeler anlatabilmeleri ve
    daha güzel yalanlar
  • 16:08 - 16:11
    üretebilmeleri için
    doğru araçlar sunuyoruz.
  • 16:11 - 16:13
    Dinlediğiniz için teşekkürler.
  • 16:13 - 16:16
    (Alkışlar)
Title:
Filmlerde duyduğunuz her şey yalan
Speaker:
Tasos Frantzolas
Description:

Ses tasarımı aldatmaca üzerine kurulmuştur -- bir film veya TV dizisi izlediğinizde, neredeyse duyduğunuz her ses taklittir. Bu yoğun ses konuşmasında, Tasos Frantzolas, hikâye anlatmadaki sesin görevini keşfediyor ve beynimizin duyduklarımızdan ne kadar kolay bir şekilde aldatıldığını kanıtlıyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
16:35

Turkish subtitles

Revisions