YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Tolkien'in Büyük Savaşı

Get Embed Code
31 Languages

Showing Revision 20 created 04/12/2018 by talat güçlü.

  1. John Ronald Reuel Tolkien,
    3 Ocak 1892 tarihinde doğdu.

  2. O ve erkek kardeşi,
    zor bir çocukluk geçirdi.
  3. Tolkien daha 4 yaşındayken,
    ateşli romatizmadan
  4. babaları Arthur'u kaybettiler.
  5. Düşük bir gelirle geçinmeye çalışan
    dul annesi Mabel,
  6. çocuklarını evde eğitmeye karar verdi ve
    onların ilk eğitimi ve gelişiminde
  7. hayati bir rol oynadı.
  8. Tolkien zeki bir çocuktu ve dillere karşı
    büyük bir tutkusu ve öğrenme azmi vardı.

  9. Birmingham'daki King Edward's Okulu'nun
    giriş sınavını katıldı ve başarılı oldu.
  10. 1900 yılının son baharından itibaren
    Tolkien, yıllık 12 poundluk bir bedel ile
  11. akademik potansiyelini
    ortaya çıkarmaya
  12. yardımcı olacak bir öğrenim
    görecekti.
  13. John Garth: Tolkien için
  14. King Edwards'a gitmek oldukça
    önemliydi; olağanüstü yetenekli
  15. bir çocuktu. King Edward's ona
    çok büyük imkanlar
  16. ve kendi gibi yetenekli çocuklarla
    arkadaşlık etme fırsatı verdi.
  17. Onun bu imkanlara ulaşması okul
    hayatı olmasa çok zor olurdu.
  18. Simon Stacey: Rugby
    oynamakla kalmadı, münazara
  19. ve edebiyat topluluklarında da
    ışıldayan bir yıldızdı.
  20. O gerçekten hayatın ve ruhun
    karışımı gibiydi,
  21. okulu bırakmak zorunda kaldığında
    bir hayli özledi sanırım.
  22. VO: Yalnızca 11 yaşındayken,
    Tolkien ve kardeşi Hilary
  23. annelerini şeker hastalığı
    yüzünden kaybettiler.
  24. Yasa gömülmüş halde,
    kendini, öncesinden
  25. daha büyük bir enerjiyle okula verdi.
    Akademik olarak sivrildi,
  26. ama 1905'te entelektüel olarak dengi ve
    rakibi Christopher Wiseman ile tanıştı.
  27. John Garth: Tolkien en iyi arkadaşıyla
    King Edward's'da tanıştı;
  28. rugby sahasındaki Christopher Wiseman.
  29. Müzisyen, matematikçi,
    Tolkien'den epey farklı.
  30. Rugby sahasında,
    güçlü bir bağ geliştirdiler,
  31. kendilerini "Büyük Brethren İkiz Kardeşler",
    olarak adlandırıdırlar.
  32. Tanım, Lord Macauley'in "Lays of
    Ancient Rome"undan bir alıntı idi.
  33. Simon Stacey: Okulda da arkadaşça
    bir rekabet içindeydiler,
  34. ikisi de çok çalışkandı.
    Wiseman'in yüksek bir idraki vardı
  35. ve Tolkien'in de
    merak sarmaya başladığı
  36. birçok şeyle o da ilgileniyordu;
  37. yabancı diller, sanırım Mısırcaya
    ve hiyerogliflere bakıyordu.
  38. John Grath: Tolkien ve Wiseman,
    ergenlik yıllarında, kendilerini tanımlama
  39. açısından epey yardımlaşmış olmalılar,
    çünkü hayata dair
  40. tüm inançlarını güçlü bir şekilde
    tartışırlardı.
  41. Simon Stacey: Wiseman
    çok yetenekli bir müzisyendi;
  42. Tolkien'in ise müzik kulağı yoktu
    ama bu onları durdurmadı!
  43. VO: Tolkien Başkan Rob Gilson'un
    oğluyla da arkadaştı.
  44. Tolkien, Wiseman ve Gilson,
    okul yılları ve sonrasına
  45. uzanacak güçlü bir bağ kurdular.
  46. Tolkien'in King Edward's'ın dışındaki
    hayatı değişecekti yine de.
  47. John Garth: Tolkien ve kardeşi Hilary,
    lojmanlarda kalıyordu.
  48. 16 yaşındayken, o sırada 19 yaşında olan
    lojman arkadaşı Edith Bratt ile tanıştı.
  49. Edith genç ve güzel bir kızdı;
    yetenekli bir piyanistti ve yetimdi.
  50. Ve ikisi, hüzünlerinin yanı sıra
    umutlarını ve hayallerini
  51. paylaştıkları sıkı bir bağ kurdular.
  52. Ronald, Edith ona öyle derdi,
    ve Edith için zor olan,
  53. kendisinin Anglikan,
    onunsa Katolik oluşuydu.
  54. VO: Tolkien'in koruyucusu,
    Peder Francis Morgan, Katolik bir rahipti,
  55. bunu büyük bir ayrım olarak gördü
    ve Edith'in, Tolkien'in
  56. Oxford Üniversitesi girişimlerinde
    dikkatini dağıtacağını düşündü.
  57. John Garth: Peder Francis Morgan
    görüşmelerini yasakladı,
  58. hatta konuşmalarını da.
  59. King Edward's'taki arkadaşlıklarına
    geri döndü, yeşermeye başlayıp
  60. kendi alanını kurduğu,
    o ve arkadaşlarının ortamı yönettiği
  61. zamandan önce buradaki son dönemiydi.
  62. VO: King Edwards'taki son senesinde
    yapabileceğini yaparak
  63. ve oluşturduğu arkadaşlıklarla
  64. Tolkien ve sınıf arkadaşları
    gayriresmi bir oluşum yarattılar.
  65. Bu genç aydınlar
    okul kütüphanesinde toplanır
  66. yasaklandıkları şeyi yaparlar:
    çay demlerler.
  67. Okul saatleri dışında, Birmingham'daki
    Barrow's Stores'daki bir kafede buluşur,
  68. alaycı bir şekilde kendilerine
    "Çay Klubü ve Baroviyan Topluluk"
  69. veya kısaca TCSB derler.
  70. (nostaljik müzik)
  71. John Garth: TCSB'nin özü muhtemelen
  72. Tolkien ve Wiseman'dı ve diğerleri
  73. etraflarında toplandılar. Buradaki
  74. okul müdürünün oğlu Robert Quilter Gilson,
  75. kültürlü ve sosyal bir adamdı,
  76. belki de grubu bir arada tutan maskottu;
  77. herkesi kucaklardı ve ortak bir payda
  78. bulurdu. Çizim yapmayı
  79. seven centilmen ve sanatçı bir tipti.
  80. Simon Stacey: Yetenekli bir sanatçıydı
  81. ve mimar olma ideali vardı.
  82. Aralarına geç katılan,
    Geoffrey Bache Smith
  83. mitoloji, Kelt mitolojisinden etkilenmişti;
  84. bu da ona Tolkien'le ortak bir payda
  85. sağladı, bu alan
    Tolkien'in
  86. tutkularından biriydi.
  87. Simon Stacey: Smith oldukça başarılı
  88. ve gelişmiş bir şairdi; Tolkien'e
  89. güncel şiiri tanıştırdı. Şiir yazmaya
  90. başladığında, Tolkien, bir yere kadar
  91. Smith ve gruplarından esinlendi.
  92. Gerçekten Tolkien'in
  93. yazar olarak başlangıç zamanlarıydı.
  94. John Garth: Başlarda daha çok eğlence iken
  95. daha sonra savaş yılları boyunca
  96. her birinin, inanılmaz derecede
  97. güç ve rahatlık bulduğu
  98. bir yoldaşlığa evrildi.
  99. VO: O senenin devamında, Tolkien'in
  100. King Edwards'daki zamanı doldu
  101. ve Oxford'daki ilk yılına, başarılı
  102. bir girişle başladı.
  103. Peder Francis Morgan'dan bağımsızlaştığı
  104. 21'inci yaş günü arifesinde,
  105. Tolkien Edith'e yazar ve bir haftadan kısa
  106. bir süre sonra, tekrar bir araya gelirler.
  107. Edith başka bir adamla nişanlıdır,
  108. ama neredeyse kesin bir saçmalık olmasına
  109. rağmen, Ronald'ıyla birlikte olmak için
  110. nişanı bozmaya karar verir.
  111. Sonraki birkaç ayda, büyüyen bir bela
  112. hissi Avrupa'ya çöker ve 1914'ün
  113. 28 Haziran'ında, her şey değişir.
  114. (silah sesi)
  115. (dini müzik)
  116. Arşidük Franz Ferdinand'ın suikasti
  117. sebebiyle Gavrillo Princip tutuklandı.
  118. Dipomatik bir kriz çıkar ve birkaç haftada
  119. Avrupa'nın önemli güçleri savaştadır.
  120. Almanya Belçika'yı işgal eder ve Britanya
  121. Almanya'ya savaş ilan eder. Parlamento
  122. Britanya halkını orduya çağırır.
  123. Paul Golightly: Renklere doğru direk
  124. bir telaş yoktur. İnsanların,
    vahşet hikayeleri
  125. belirdikçe, katılmaya istekli
  126. olduğu çok daha aşikar hale gelir,
  127. o zaman çok daha sıkı bir katılım telaşı
  128. olur.
  129. John Grath: Savaşa dair heyecanlı
  130. bir atmosfer vardı, bunun genç erkeklere
  131. barış zamanında mümkün olmayacak şekilde
  132. potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı
  133. vermesi gibi bir naif his vardı.
  134. Muazzam bir yurtseverlik
    ve sorumluluk hissi
  135. İngiltere veya Britanya'da hakimdi.
  136. Paul Golightly: Onlar veya en azından
  137. bazıları, Almanlarla hesaplaşma fikrini
  138. cazip buldular. Olayın bütününde
  139. Almanları hırpalayacaklarını
  140. düşünüyorlardı.
  141. John Garth: "Almanlar adice savaştı"
  142. ve başa çıkılıp üstesinden
    gelinmeliydiler.
  143. Paul Golightly: Ekonomik ihtiyaç
  144. erkekleri katılmaya iter,
    bu her savaşta böyledir.
  145. Hayat pek de heyecanlı değil
  146. ve orduya katılmaktaki romantizm ve renk,
  147. çok büyük bir şeyin bir parçası olmak,
  148. eminim biraz cezbedici.
  149. (dini müzik) Ve daha çok,
  150. başarısızlığa mahkum, romantik bir gözle
  151. bakıyorlar; Birinci Dünya Savaşı'nın neye
  152. döndüğünü hepimiz biliyoruz. Bu
  153. bir ilerleme savaşı değil, dash and elan;
  154. hücum eden süvariler ve trompetler değil;
  155. korkarım, patır patır silah ve top ateşi
  156. domine edecek
  157. olan.
  158. Yani, savaşın nasıl olacağına dair
  159. beklentileri var bence,
  160. ana duyguları da, Fransa'ya
  161. gitmeden önce bitecek mi.
  162. John Garth: Kadim kahraman edebiyatının
  163. değiştirilmiş halini okuyan, savaşta
  164. ne olduğunu şaşılası bir samimiyetle
  165. anlatan Tolkien, savaşa, daha gözü açık
  166. gidenlerdendi. Kendisini "hayal dünyası
  167. çok geniş genç adam" diye tanımladı,
  168. ve asla heves duymadı.
  169. Paul Golightly: Bence bu durum,
  170. sadece orada savaşmış, Tolkien gibi
  171. adamlar için değil, savaşı yöneten
  172. politikacı ve generaller için de öyle; çok
  173. insan korkunç olacağını anladı bence.
  174. Simon Stacey: Gilson, Tolkien ve Wiseman
  175. arasındaki mektuplara bakınca gördüğünüz,
  176. Smith'in de şiirinde, görevlerini yapmaya
  177. dair kararlılık ve hayatlarını vermeye
  178. hazır olmaları gerektiği.
  179. Karanlık zamanlardı ve onların atlatması
  180. gerçekten takdire şayan.
  181. VO: G.B.Smith ve Rob Gilson orduya
  182. 1914'te, Tolkien'in kardeşi Hilary
  183. borazancı olarak ve Christopher Wiseman
  184. donanmaya katıldı. Tolkiense
  185. çelişkiye düştü.
  186. Simon Stacey: Savaş patladığında,
  187. Tolkien zor durumdaydı; Oxford'da bir yılı
  188. kalmıştı ve Tolkien diplomasını almayı
  189. çok istiyordu çünkü akademik kariyer
  190. yapmak isiyordu; Gilson gibi ailesinde
  191. para yoktu, bu yüzden üç yıllık
  192. süreklilikten sonra tamamlayıp diploma
  193. almak çok önemliydi. Böylece,
  194. lisans eğitimini tamamlarken,
  195. Memur Eğitim Merkezi'nde de
  196. eğitim görebileceği bir dolap keşfetti
  197. ve Oxford'u muzaffer bir şekilde
  198. birincilikle bitirdi.
  199. VO: Aynı tabura düşme
  200. umuduyla, iyi arkadaşı G.B.Smith'in
  201. peşinden Lancashire Piyadelerine katıldı.
  202. John Garth: Tolkien
  203. orduda, belli bazı yeteneklerini
  204. kullanabileceği bir yer aradı.
  205. O yetenekler dil ve yazım sistemleriydi;
  206. Tolkien de kod vb şeylere çok ilgiliydi.
  207. Yani sinyalci olarak eğitilmesi
  208. çok doğaldı.
  209. Paul Goliathly: Bu,
  210. Tolkien'in, o zaman varolan teknolojiye
  211. ulaşması demekti ve ilgisini çekmiş
  212. olmalı; radyonun kullanımı,
  213. sinyallerin, semaforun kullanımı.
  214. Simon Stacey: Mors alfabesini öğrendi,
  215. işaret lambalarını kullanmayı öğrendi,
  216. verimsiz olması kaçınılmaz olan
  217. alan telefonlarını da öğrendi.
  218. John Garth: Kendi taburunun
  219. Tabur İşaretçi Memuru oldu. Tolkien,
  220. duruma göre, 600 veya 1000 adam bulunan
  221. bir taburdaki iletişimi denetlemek
  222. durumundaydı.
  223. Paul Goliathly: Asıl görevi
  224. tabii ki, komuta zincirinde bir köprü
  225. olmaktı, onun sorumluluğunda;
  226. gelen emirler ve bunların doğru insanlara
  227. ulaştığından emin olmak vardı,
  228. ve tabii ki gidişatı bölümdeki üstlerine
  229. bildirmekten sorumluydu.
  230. John Garth: Tamamiyle
  231. düşmanınızın yeri bilgisine endeksli
  232. bir savaşta, kesinlikle kilit bir role
  233. sahipti yani.
  234. VO: 1916'nın martında, eğitimini
  235. tamamlamak üzereyken, Tolkien ve Edith
  236. yakında ön cepheye göderileceğinin
  237. farkına varırlar. Evlenirler ve sadece
  238. iki ay sonra, Tolkien Fransa'ya gönderilir.
  239. Bir daha görüşebilecekler mi, bilmeden,
  240. ayrıldılar.
  241. (yüksek savaş sesi, silah sesi, çığlıklar)
  242. (matemli müzik)
  243. VO: Tolkien cepheye vardığında,
  244. savaş neredeyse iki yıldır sürüyordu.
  245. Savaşın bedeli açık;
  246. kırsal kesim korkmuş
  247. ve ölü sayısı yüksek.
  248. 1915 boyunca siperlerde fiilen kazanan
  249. olmayınca, yeni eğitim almış binlerce
  250. yazıcının da akınıyla, Büyük İtme'nin
  251. eli kulağında olduğu açıktı.
  252. (bando yürüyüşü)
  253. Tolkien'in tugayı yedekteydi
  254. ama cephede bulunan eski
  255. okul arkadaşları için korkuyordu.
  256. Fransa'ya varalı bir ay olmuşken
  257. müttefikler Somme Savunması'nı kurdu.
  258. 1 Temmuz, Cumartesi, 7:30'da,
  259. İngiliz Cephesi'ndeki birlikler
  260. tepeye çıktı.
  261. (ıslık sesi yankıları)
  262. Savunma'nın sadece ilk gününde,
  263. 20.000 asker öldürüldü, 35.000'i yaralandı
  264. ve 2.000 kişi kayıp ilan edildi.
  265. Paul Goliathly: İlk kayıp planlıydı.
  266. Çok hızlı dağılmaya başladı.
  267. Açıkta yakalananlar, trajik bir şekilde
  268. ölüme mahkumdu. Savaşa 1 Temmuz'da
  269. giden erkeklerin beşte biri
  270. öldürüldü.
  271. John Garth: İngiliz Ordusu'nun tarihindeki
  272. en felaket gündü ve tüm ülke adına
  273. bir trajedi. Tüm genç erkeklerini
  274. kaybeden köyler vardı.
  275. Paul Goliathly: Bu
  276. bir musumiyet kaybı gibi görüldü;
  277. 20,000 kişinin ölümü, İngiliz bilinci
  278. ve kararları alanlar ile yürütenler arası
  279. ilişkiler açısından bir dönüm noktasını
  280. temsil etti.
  281. (yumuşak piyano müziği)
  282. VO: O gün kaybolanların arasında,
  283. sevgili arkadaşı ve TCSB üyesi,
  284. Robert Gilson da vardı.
  285. John Garth: bölüğünün kontrolünü ele alarak
  286. Müfrezesini gözü bir kara bir şekilde
    saldırıya geçirtti. Fakat iki siper
  287. arasındaki sahipsiz bölgede vuruldu.
  288. Paul Goliathly: dördüncü saldırı dalgasındaydı.
  289. İlk saldırının yapıldığını ve başarısız
    olduğunu gördü.
  290. İkinci dalga saldırıya geçti ama
    onlarda başarısız oldu.
  291. ve üçüncü dalga saldırıya geçti,
    onlarda başarısız oldu.
  292. ve dördüncü dalganın bir parçası olarak
  293. sıra ona gelmişti.
    Ve yine de saldırdılar.
  294. sanırım 1 Haziran 1916'nın belki de
  295. en dokunaklı ve trajik olayı buydu.
  296. Bu nesil üstlerine öyle bir inançla
    bağlı, silah arkadaşlarına o kadar
  297. düşkünlerdi ki,
  298. sonunda kesin ölüm olsa bile
  299. ileri atılmaktan
  300. tereddüt etmediler.
  301. John Garth: Tolkien bu olayı
  302. Somme'deki ilk çatışmalarından
  303. bir kaç hafta sonra duyduğunda kahroldu.
  304. Bu olay onun inançlarını derinden
  305. sarstı. TCBS'nin tüm üyeleri gibi
  306. birlikteliklerini kardeşlik hukuku
  307. üzerine inşa etmişlerdi. Dünyaya
  308. vermek istedikleri idealleri ve ruhları
  309. vardı. Her dördü de ayrılmaz bir
  310. bütündü ve şimdi içlerinden biri ölmüştü.
  311. Peki bu durum yüksek ülkülerine helal
    getirdi mi?
  312. ya da onun ülküsüne?
  313. Simon Stacey: Geoffrey Smith
  314. ona bir mektup yazdı ve bu mektupta
  315. Smith bariz bir şekilde harap olma ve
    kardeşliğin bozulduğuna dair hislerini
  316. kaleme döktü. Rob asla
  317. bir mimar olmayacaktı, her ne hayal
  318. ettiyse ona ulaşamayacaktı.
  319. John Garth: Ve sanırım bu
  320. hissiyattan kurtulması epey zaman aldı.
  321. Diğer iki üye, Wiseman ve Smith'de onu
  322. TCBS ülküsünün devam etmyeceği konusunda
  323. ikna etmeye kararlıydılar ve sanırım
  324. sonunda Tolkien'de vazgeçti.
  325. VO: Tolkien Rob'un
    King Edward'ın okulunda
  326. müdür olan babasına mektup yazarak
  327. başsağlığı dileklerinde bulundu.
    TCBS parlak ve genç bir üyesini
  328. yetenekli bir sanatçıyı ve hepsinden de
    acısı
  329. yakın bir arkadaşını kaybetti.
  330. Tolkien'in savaşı ise yeni başlamıştı.
  331. Gelecek aylarda siper savaşının
  332. pek çok zorluğu ile mücadele etti.
  333. John Garth: Zamanını siperin içinde ve
  334. dışında harcıyordu. Birlikler ön
  335. cepheden arkadaki siperlere dönüşümlü
  336. olarak dinlenmeye çekilirdi ancak dinlenme
  337. yoktu gerçekte sadece eğitim vardı.
  338. Tolkien bu savaşın her yerde yarattığı
  339. bıkkınlıktan bahsederdi. Ancak üç
  340. saldırıya katıldığı dönemde Somme'ye ilk
  341. gün girmemekle son derece şanslıydı.
  342. Bu zamanda ön cepheden
  343. sadece bir kaç km uzaktaydı.
  344. Onun bölüğü ikinci dalga hücum i,çin
  345. ileri atıldı. Alman ön cephesinin bulunduğu
  346. Ovillers adlı bir köye karşı saldırdılar.
  347. Bu saldırı da ilk dikkatini çeken şey
  348. savaş alanındaki iletişim sisteminde
  349. gördüğü mutlak bir kargaşaydı.
  350. İletişim sistemi çok ilkeldi.
    Kısmen yapılmıştı ve
  351. bunlarda savaşta tahrip olmuştu.
    Muharebe subayları ellerinde meşalelerle
  352. siper hatları arasını geçerlerdi.
  353. Bu biz geldik anlamına geliyordu. Daha
    fazla meşale
  354. "esir aldık" anlamına gelirdi. Güvercinde
  355. taşırlardı. En güvenilen iletişim
  356. aracı güvercinlerdi. Tolkien'in
  357. habercilerinden biri güvercinlerini
  358. cepheler arasında geçirebildiği için
  359. askeri madalya kazanmıştı.
  360. VO: Saldırı başarılıydı ve pek çok
  361. esir alındı. Tolkien'in yaptığı savaşların
  362. en önemlilerinden biri son savaşıydı;
  363. Regina Siperindeki
  364. saldırı.
  365. John Garth: Ekim ayıydı ve savaş meydanı
  366. çamur deryası içindeydi.
  367. Saldırı aşırı yağmurdan ertelenmişti
  368. ancak 21 Ekim tarihinde ani bir soğuk
  369. bastırdı ve toprağı dondurdu.
  370. Böylece saldırı yapılabildi.
  371. (Derinden gelen bir patlama,
    gürültülü top atışı)
  372. (Tüfek sesleri, kurşunlar vınlıyor)
  373. (merasim müziği)
  374. John Garth: zor ölen
  375. insanları gördü ve en keskin dehşeti
    hissetti.
  376. Bildiğimiz kadarıyla asla detaylı olarak
  377. siper savaşıyla ilgili konuşmadı.
  378. Ancak mektuplarının birinde bu savaşı
  379. "hayvani bir dehşet" olarak tanımladı.
  380. Bu savaş seni insanlıktan alarak
  381. korkudan titreyen ve hayatta kalmaya
  382. çalışan böğüren bir yaratığa çeviriyor.
  383. ve Yüzüklerin Efendisine baktğımızda
  384. ne zaman karakterlerden biri aşırı korku
  385. yaşamaya başlarsa bu karakterler her zaman
    sersemler ve
  386. kamburlarını çıkarırlar. Dehşetten dolayı
    insanlıktan çıkarlar.
  387. Paul Golightly: Pek çok İngiliz siperleri
  388. kasıtlı olarak çok kötü haldeydi
  389. çünkü Generaller adamlarının orasının
  390. sadece geçici olduğuna ve bunun
  391. ilerisine gideceklerine inanmalarını
  392. isterdi. Burası evleri değildi.
  393. VO: Batı Cephesinde Tolkien kendini
  394. yalnız ve evden çok uzakta

  395. hissediyordu. Edith'le mektuplaşma
    onun can simidiydi.
  396. Güvenlik kaygılarından dolayı Tolkien'in
    mektuplarında
  397. yeriyle ilgili malumat paylaşması yasaktı,
  398. ancak noktalardan oluşan bir kodlama ile
  399. nerede olduğunu bilgisini
    Edith'e gönderiyordu.
  400. John Garth: Sadece yazdığı mektuptaki
  401. harfleri bulur ve ilgili olanların
  402. üzerine nokta kordu ve böylece
  403. nerede olduğunu bildirirdi.
  404. Edith'te duvarına bir harita yerleştirip
  405. iğnelerle onun o şimdi nerede olduğunu
  406. işaretlerdi.
  407. VO: Regina siperindeki başarılı
    hücümdan sonra
  408. Birliği cepheden çekildi ve yüksek
    rütbeli subaylar
  409. önünde geçit töreni yapıldı.
  410. Ancak Tolkien hastalandı.
  411. John Garth: Bu siper savaşıydı ve
  412. siperlerdeki sağlıksız ortamdan dolayı
  413. ortaya çıkan bitlerden hastalanmıştı.
  414. Paul Golightly: Bitlerin taşıdığı
    hastalığın belirtileri
  415. hiçte hoş değildi.
  416. Bu hastalık sana baş ağrısı verir
  417. mide krampları geçirmene neden olur ve
  418. eklemlerinde ve kemiklerine ağrılar başlar
  419. ve derinde kabarcıklar çıkmaya başlardı.
  420. Öldürücü olmamasına rağmen inanılmaz
    derece bitkin düşürürdü
  421. Ve bitkin düşen bir asker verimli olamazdı
  422. Tolkien hastalığı çok ağır geçirdi
  423. öyle ki evi gönderilmesine karar verildi.
  424. Aslında onun savaşının sonu gelmişti artık
  425. JHastalık Tolkien'in hayatını kurtadı
  426. cepheden evine döndü.
  427. Birmingham'a evine gönderildi. O zaman
  428. "The First Southern General Hospital"
    adlı hastaneye yattı.
  429. Hastane Birmingham Üniversitesi'nin
  430. altına kurulmuştu.
  431. Ve Tolkien orada eşi Edith'e
    yeniden kavuştu
  432. Bu hastanede Orta Dünyayla ilgili
  433. ilk hikayelerini yazmaya başladı.
  434. Edith'le tekrar kavuşması duygusal olarak
  435. onu çok etkiledi ve mitolojisindeki pek
  436. çok kısıma ilham oldu. Özellikle
  437. Silmarillion'da geçen
    Luthien ve Beren'in hikayesi
  438. ve Yüzüklerin Efendisindeki bazı kısımlar
  439. bu kavuşmanın izlerini taşır. Ölümlü bir
  440. erkek ile ölümsüz bir elf arasındaki
    aşk.
  441. (Yumuşak Piyano Müziği)
  442. Ancak Tolkien'in dinlenmesi kısa sürdü.
  443. Birmingham'a döndükten kısa bir süre sonra
  444. Tolkien Christopher Wiseman'dan yakın
  445. arkadaşı G.B. Smith'in öldürüldüğünü
    öğrendi.
  446. Somme savaşı bitmişti
  447. ve Smith cephenin 6 km gerisindeki
  448. adamları için bir futbol maçı organize
  449. ediyordu. Serseri bir top mermisi
  450. yanında patladı.
  451. Şarapnel parçaları vücuduna isabet etti
  452. ve Gaz Kangreni olarak adlandırılan
  453. rahatsızlık baş gösterdi. Bir kaç gün
    sonra ölmüştü.
  454. 1916'nın ilk zamanlarında Tolkien hala
    askeri eğitimdeyken
  455. O zaman Fransada'ki siperlerde olan
  456. Smith'ten bir mektup aldı.
  457. Smith bir gece devriyesine çıkmak üzereydi.
  458. Bir önceki gece
    devriyesine çıkan subay
  459. yakalanmış ve muhtemelen de öldürülmüştü.
  460. Bu devriye Batu cephesinde yapabileceğin
  461. en tehlikeli şeydi ve
  462. Smith bu görevi ifaya hazırlanıyordu ve
  463. bu anı Tolkien'e yazmak için
    fırsata çevirdi.
  464. Mektupta; " Gece devriyesine
    çıkmak üzereyim"
  465. yazdığın ve yazacağın şeylerin
  466. müthiş ve büyük bir hayranıyım.
  467. Tolkien'e "seçilmiş olduğundan eminim,
  468. ve yazdıklarını yayımlamalısın."
  469. Smith aslında Orta Dünya'nın ilk
  470. hayranıydı.
  471. Smith mektubunda ölümün
  472. "ölümsüz dörtlü"den oluşan
    TCSB'yi yok edemeyeceğini
  473. yazdı. Tolkien söylemek istediği
  474. pek çok şeyi o hala yaşıyorken
  475. söyleyebilirdi.
  476. Bu çok dokunaklıdır çünkü
  477. Tolkien her ne kadar bireysel bir sanatçı
  478. olsa da sanırım sonraki kariyerini
  479. beraber paylaştıkları hayallerin
  480. gerçekleşmesi olarak görmüştü.
  481. Gücünü toplayabildi ve belki de Smith'i
  482. erişilmesi gereken bir
    ideal olarak gördü.
  483. 1918 yazında Tolkien ve Wiseman
  484. Smith2in bazı şiirlerini toplayarak
  485. "Bir Bahar Hasadı" isimli küçük hacimli
  486. bir kitapta yayımladılar.
  487. Tolkien'in savaşı bitmişti ancak yaşadıklarının
  488. etkisi onda ve yazdıklarında
  489. sonsuza kadar kalacaktı.
  490. Savaşın bütün tecrübesi
  491. Tolkien'in mitolojisinde sürekli bir
    etkiye sahip oldu.
  492. Somme'den döner dönmez Tolkien
  493. "Gondolin'in Düşüşü" isimli bir hikaye
    yazmaya başladı.
  494. Hikaye onun mitolojisinin
  495. savaşla ilgili ilk kısmıydı.
  496. Hikaye hakkında büyüleyici olan şey
  497. saldıran güçlerin Tolkien tarafından
    "ejderhalar", "canavarlar"
  498. ya da "yaratıklar" olarak
    adlandırılmasıydı.
  499. Ancak bu canlılar metalik ve yuvarlanan,
  500. ateş püskürten ve bazıları içlerinde
  501. askerler taşıyanlar şeklinde tasvir
    edilmişti.
  502. Gayet açık bir şekilde burada bir nevi Tank'ın
    mitleştirilmesi yapılmıştı.
  503. Tank, Tolkien halan ordayken
  504. İngiltere'nin gizli silahı olarak Somme'de
  505. kullanılmaya başlanmıştı.
  506. Yüzüklerin Efendisi arkadaşlık hukukuna
    odaklanır.
  507. tıpkı TCBS'de olduğu gibi
  508. farklı cephelere dağılmışlardır.
  509. Yüzüklerin Efendisinde arkadaşlığın dağılmasıyla
  510. ilgili kısmı yazarken
  511. Tolkien'in Birinci Dünya
    savaşındaki kendi kayıplarından
  512. ve TCBS arkadaşlığının dağılmasından
  513. etkilenmediğini söylemek
  514. mümkün değildir.
  515. Yazdığı bir mektupta
    Sam, Frodo ve Gollum'un
  516. geçtiği ölü bataklıkların
  517. Kuzey Fransa'da savaştığı
  518. Somme'deki bir yerden
  519. aldığından bahsetmiştir.
  520. Frodo ve Sam'in ilişkisi bir subay ve
    emir eri, hizmetçisi
  521. arasındaki ilişkiyle aynıdır.
  522. Aslında Tolkien bir defasında
  523. Sam Gamgee karakterini savaşta tanıdığı
  524. emir erlerinden ilham aldığını söylemiştir
  525. Frodo aslında
  526. savaşa itilen ve vazife yükü gibi korkunç bir yük
  527. taşımak zorunda kalan kendisi gibi genç bir
  528. adamın hislerini temsil etmektedir.
  529. Frodo'nun şimdi
    "Tramva Sonrası Stres Bozukluğu"
  530. olduğunu bildiğimiz ya da o zaman
    Savaş Tramvası olarak ya da
  531. Top Şoku olarak bilinen
    adlandırılan semptomlar
  532. geliştirdiği görülmektedir.
  533. Dünyadan çekilmeye ve gittikçe içine
    kapanmaya başlamış
  534. ve çimenin ve güneş ışığının nasıl
  535. olduğunu hatırlayamadığını yazmıştır.
  536. Yüzüklerin Efendisindeki savaş bittiğinde
  537. Frodo bir kahraman gibi davranmamış,
  538. açık bir şekilde bütün yaşadıkları onda
    tramvaya neden olmuştur.
  539. Bu durum Batı Cephesinden
  540. dönen pek çok asker için doğrudur.
  541. Bu askerler onları çok derinden etkileyen
  542. olaylar hakkında konuşamamışlardır bile.
  543. (Piyano Müziği)
  544. Birinci Dünya Savaşını yapan nesil
  545. gerçekten çok cesur insanlar olmalı.
  546. Bu nesilin fedakarlıkları gerçekten de
  547. olağanüstüydü.
  548. Sadece aileler ve arkadaşlar için değil
  549. tüm medeniyet için çok
    trajik kayıplar oldu.
  550. Savaş onur ve zafer gibi çok uzun süredir
  551. el üstünde tutulan inançları
    derinden sarstı.
  552. Bu ilk büyük makinalar savaşıydı
  553. ve binlerce nihayet milyonlarca insan
  554. düşmanlarıyla yüz yüze
  555. bile gelmeden
  556. yok edilebilirdi.
  557. Bu insanlar bir defada bir kişinin
  558. ölmesi imtiyazına sahip değildi.
  559. Onlar toplu ölüyorlardı. Sanırım işte
  560. bu sayılar bizi tramvaya itiyordu.
  561. Bu durum neden sadece uzun listeler şeklinde isimler bulunan
    insanlar için
  562. Thiepval ve Menin Gate'de
    anıtlar yaptığımızın da de cevabıdır.
  563. Bu insanların bedenleri kolayca yok oldu.
  564. Farklı hayatları vardı ancak hepsi bir
  565. anda yok oldular.
  566. King Edward's School'un kayıtlarını
  567. okuduğunda (Tolkien'in oradaki
    hayatını incelerken)
  568. onun beraber büyüdüğü çocuklara
  569. ve başarılarına aşina oluyorsun, neler
  570. öğrendiklerini, ne kadar zeki olduklarını
  571. potansiyel olarak ne kadar yaratıcı ve
  572. parlak olduklarını görüyorsun.
  573. Ve sonra Birinci Dünya Savaşı ve
  574. bu çocuklar savaşa doğru gidiyor.
  575. Daha yaşayacak koca bir
  576. hayatları olan bu genç adamlar
  577. hayatlarının baharında biçildiler.
  578. Potansiyelleri olan,
    yaşama sevinciyle dolu,
  579. planları olan, coşkuları olan,
  580. ihtirasları olan, gelecekteki meslekleri
  581. hayatlarıyla ilgili hayalleri olan bu
  582. genç adamlara yaşama fırsat verilmedi.
  583. Savaşa baktığımız da Tolkien'in
  584. hayatta kalması ve edebiyata
    çok büyük eserler
  585. kazandırması ve kültürümüzü dahi
  586. şekilllendiren işler yapmasının ne kadar hayret verici
  587. olduğunu görüyoruz. Hayatta kalamayan
  588. diğerlerinde olan potansiyelin
  589. asla ortaya çıkmaya fırsat bulamadığı
  590. düşünülünce insan hayret eidyor.
  591. Orada sayısız kayıplar oldu.
  592. yaşamının baharında yok olan G.B. Smith
  593. örneği hayatlarının baharında hayallerini
  594. gerçekleştiremeden giden genç adamlarla
    ilgili bize bir fikir veriyor.
  595. Bu nesil hissettiğini
  596. konuşmayan bir nesildi ve bu durum
  597. sanırım uzun süren psikolojik etkilere
  598. sebep oldu. Savaşta Hayatta kalmayı
  599. başarabilen bazı askerler barışta hayatta
  600. kalmayı beceremedi.
  601. King Edward Okulundaki mabette
  602. 8 adet prinç levha
  603. savaş sırasında hayatını kaybeden 245
  604. mezunun adını taşıyor. Tolkien ve onun
    TCBS arkadaşları
  605. Büyük Savaşta savaşmak için ülkelerinin
  606. çağrısına cevap veren 1500 okul
  607. mezunundan sadece dördü ve herbirinin
  608. hikayesi anlatılmaya değer.
  609. Kuzey Fransa'da yürüyebileceğin
  610. mezarlıklar şimdi neredeyse 21. yy'nin
  611. katedrali oldular. Burada savaşın
  612. ve fedekarlığın doğası hakkında gerçekten
  613. çok önemli sorular
  614. sorulmayı bekliyor.
  615. Gerçekten herhangi bir savaş
  616. BUNA DEĞER MİYDİ?
  617. (Piyano solo)
  618. (Piyano solo)
  619. (Piyano solo)
  620. Not Synced
    (Piyano solo)
  621. Not Synced
    (Piyano solo)
  622. Not Synced
    (Piyano solo)
  623. Not Synced
    (Piyano solo)
  624. Not Synced
    (Piyano solo)
  625. Not Synced
    (Piyano solo)
  626. Not Synced
    (Piyano solo)
  627. Not Synced
    (Piyano solo)
  628. Not Synced
    (Piyano solo)
  629. Not Synced
    (Piyano solo)
  630. Not Synced
    (Piyano solo)
  631. Not Synced
    (Piyano solo)
  632. Not Synced
    (Piyano solo)
  633. Not Synced
    (Piyano solo)
  634. Not Synced
    (Piyano solo)
  635. Not Synced
    (Piyano solo)
  636. Not Synced
    (Piyano solo)
  637. Not Synced
    (Piyano solo)
  638. Not Synced
    (Piyano solo)
  639. Not Synced
    (Piyano solo)
  640. Not Synced
    (Piyano solo)
  641. Not Synced
    (Piyano solo)
  642. Not Synced
    (Piyano solo)
  643. Not Synced
    (Piyano solo)
  644. Not Synced
    (Piyano solo)
  645. Not Synced
    (Piyano solo)
  646. Not Synced
    (Piyano solo)
  647. Not Synced
    (Piyano solo)
  648. Not Synced
    (Piyano solo)
  649. Not Synced
    (Piyano solo)
  650. Not Synced
    (Piyano solo)