Turkish subtitles

← James Randi'nin hararetle şarlatan medyumları alaşağı etmesi

Get Embed Code
39 Languages

Subtitles translated from English Showing Revision 1 created 06/08/2010 by Isil Arican.

  1. Günaydın.
  2. Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri
  3. bir arada gördüğüme sevindim.
  4. Eskiden illüzyonist
  5. olduğum için dünyaya karşı
  6. kendine özgü bir
  7. bakış açım var.
  8. Bu terimi sihirbaz kelimesine tercih ediyorum,
  9. çünkü eğer sihirbaz olsaydım bu
  10. büyü yapmak için tuhaf hareketler,
  11. büyülü sözcük ve efsunlar
  12. kullandığım anlamına gelirdi.
  13. Ama ben bunları yapmıyorum, ben bir illüzyonistim,
  14. gerçek bir sihirbazı taklit
  15. eden biri.
  16. Bunu nasıl açıklayabiliriz?

  17. Bizler, sizin gibi bir seyirci gruplarının
  18. varsayımlarda bulunacağına
  19. güveniriz.
  20. Örneğin, buraya gelip de
  21. mikrofonu yuvasından çıkarıp
  22. elime aldığımda
  23. bunun bir mikrofon olduğunu varsaydınız, oysa değil.
  24. (Gülüşmeler)
  25. Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız
  26. hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.
  27. Bir sakal kesme cihazı (trimmer), bakın.
  28. ve mikrofon olarak da hiç iyi değil,
  29. çok defalar denedim.
  30. Yaptığınız bir diğer varsayım da --
  31. bu küçük ders uygun şekilde size
  32. sunulan verilerden yola çıkarak
  33. varsayımlarda bulunabileceğinizi
  34. hatta bulunacağınızı göstermek için--
  35. Size baktığımı düşünüyorsunuz.
  36. Yanlış. Size bakmıyorum. Sizi göremiyorum.
  37. Oralarda bir yerdesiniz, biliyorum, sahne arkasında yerleri hepsinin dolduğunu söylediler.
  38. Orada olduğunuzu biliyorum, öünkü sizi duyuyorum.
  39. Ama sizi göremiyorum, çünkü normalde gözlük kullanırım.
  40. Bunlar gözlük değil, içi boş çerçeveler,
  41. sadece çerçeve, bakın.
  42. Şimdi, yetişkin bir adam neden karşınıza

  43. camları olmayan bir çerçeveyle çıkar ki?
  44. Sizi kandırmak için baylar ve bayanlar,
  45. sizi aldatmak için, size varsayımlarda
  46. bulunduğunuzu kanıtlamak için.
  47. Bunu hiç unutmayın.
  48. Şimdi yapmam gereken bir şey var, ama önce gerçek gözlüklerimi
  49. takayım ki sizi görebileyim.
  50. Muhtemelen çok daha iyi olacak. Bilemiyorum tabi.
  51. Çok iyi bakamadım. O kadar da iyi değilmiş.
  52. (Gülüşmeler)

  53. Şimdi yapmam gereken bir şey var,

  54. bir sihirbaz için tuhaf görünebilir.
  55. Biraz ilaç almam lazım.
  56. Bu bir kutu dolusu
  57. Calms Forte.
  58. Biraz sonra açıklayacağım.
  59. Kullanım kılavuzunu boşverin.
  60. Sizlerin kafasını karıştırmak için
  61. devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.
  62. Şimdi bunlardan yeterince içeyim. Mmmmm...
  63. Evet, tüm kutuyu içtim.
  64. 32 tane Calm's Forte tableti aldım.
  65. Şimdi bunu yaptığıma göre -- biraz sonra açıklayacağım--

  66. sıze şunu söylemeliyim ki
  67. ben bir aktörüm.
  68. Özel bir rolü oynayan bir aktörüm,
  69. bir sihirbazın rolünü oynuyorum.
  70. gerçek bir sihirbaz.
  71. Eğer burada, sahnede karşımda biri olsa ve
  72. gerçekte Hamlet ismindeki
  73. antik bir Danimarka prensi olduğunu söylese
  74. hakarete uğramış hissedersiniz,
  75. ve haklısınız da.
  76. Neden bir adam böylesine tuhaf bir şeye
  77. inanacağınızı varsaysın ki?
  78. Ama dışarılarda bir yerde
  79. oldukça kalabalık bir grup insan
  80. var ki, sizlere psişik, sihirli
  81. güçleri olduğunu, geleceği görebildiklerini
  82. ve ölülerle iletişim kurabildiklerini
  83. söylüyorlar.
  84. Ayrıca size astroloji veya
  85. diğer kahanet yöntemlerini
  86. pazarlıyorlar. Bunu seve
  87. seve yaptıklarından emin olabilirsiniz.
  88. Bunlar, size aynı zamanda
  89. devri-daim makinaları ve sonsuz enerji sistemleri
  90. verebilecelerini de söylüyorlar.
  91. Medyum olduklarını iddia ediyorlar
  92. ya da algılarının çok açık olduğunu.
  93. Ama son zamanlarda

  94. en popüler hale gelen şeylerden
  95. biri de şu
  96. ölülerle konuşma olayı.
  97. Şimdi benim safiyane bilgime göre
  98. ölü olmak
  99. iletişim kuramamak demek.
  100. Bu konuda bana katılıyor olabilirsiniz.
  101. Ama bu insanlar, size sadece ölülerle
  102. karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --
  103. Selam, naber --
  104. ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi
  105. biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.
  106. Bu gerçek mi merak ediyorum.
  107. Gerçek olduğunu sanmıyorum
  108. çünkü bu gruba dahil insanlar
  109. biz sahne sihirbazlarının yaptığı hilelere başvuruyorlar,
  110. tamamen aynısı,
  111. aynı fiziksel yöntemler, anı psikolojik yöntemler.
  112. Ve etkili ve derinlemesine bir şekilde
  113. dünyanın dört bir yanındaki insanları
  114. kandırıyor ve zarar veriyorlar.
  115. Bu insanları dolandırarak
  116. bir sürü paralarını alıyorlar.
  117. Onları emosyonel olarak hırpalıyorlar.
  118. Dünyanın dört bir yanında her yıl
  119. bu şarlatanlara milyarlarca
  120. dolar akıyor.
  121. Şimdi, eğer imkanım olsa

  122. bu insanlara iki soru sorardım.
  123. İlk soru şu:
  124. Eğer onlardan anneannemin hayaletini
  125. çağırmalarını istesem --
  126. çünkü ruhları bu şekilde dinliyorlar--
  127. anneannemin ruhunu istesem, çünkü ölmeden
  128. vasiyetini bir yerlere saklamış, nerede bilmiyoruz,
  129. Hiçbirimiz bulamıyoruz. Diyelim ki bunu sorduk
  130. anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"
  131. Anneanne ne cevap verir? Der ki, "Cennetteyim ve burası harika,
  132. Eski arkadaşlarım, vefat etmiş yakınlarım,
  133. ailem,
  134. çocukken sahip olduğum yavru köpek ve kediler, hepsi burada.
  135. Ve sizi çok seviyorum, her zaman sizinle olacağım.
  136. Hoşçakalın."
  137. lanet olası soruya cevap bile vermedi.
  138. Vasiyet nerede?
  139. Şimdi biliyorsunuz aslında kolayca,
  140. "Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi.
  141. Ama bunu söylemiyor, hayır söylemiyor.
  142. Bize herhangi faydalı bir bilgi vermiyor.
  143. Bu bilgi için bir sürü para vermiş durumdayız
  144. ama bu bilgiyi öğrenemedik.
  145. Sormak istediğim ikinci soru ise daha basit,

  146. Diyelim ki örnek olarak vefat etmiş
  147. olan kayınpederimin ruhu ile iletişime geçmelerini istedim.
  148. Neden şöyle demekte israr ediyorlar?
  149. "İsmi J ya da M ile başlayan biri...--
  150. Unutmayın kulağa fısıldıyorlar...
  151. Neden soruyorlar bunu?
  152. Adam asmaca mı oynuyoruz? Ne ki bu?
  153. 20 soru mu? Yok daha doğrusu 120 soru...
  154. Bu çok acımsızca, kötü niyetli
  155. ve tamamen şuursuz birşey.
  156. İyiyim merak etmeyin, rahatsız olmayın --
  157. bu çok kötü niyetli bir şey.
  158. Ve bu insanlar masum, saf
  159. yas tutan, muhtaç insanları suistimal ediyorlar.
  160. Bu süreç, soğuk okuma

  161. denen bir süreç.
  162. Dışarıda Van Praagh diye bir adam var,
  163. James van Praagh.
  164. Bu işle uğraşan en bilinen kişilerden biri.
  165. John Edward, Sylvia Browne
  166. ve Rosemary Altea bunlar da diğerleri.
  167. Dünyada bunlardan yüzlerce var, ama bu ülkedeki en büyükleri
  168. James Van Praagh.
  169. Peki ne yapıyor? Size ölen kişinin
  170. nasıl öldüğünü anlatıyor.
  171. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.
  172. Genelde söylediği şöyle bir şey,
  173. "Bana diyor ki... tam diğer tarafa geçmeden önce
  174. nefes alamaz olmuş."
  175. Ahali, bu ölmenin ta kendisi değil mi?
  176. (Gülüşmeler)
  177. Yani nefes alamaz olursunuz ve ölürsünüz.
  178. Bu kadar basit.
  179. Medyumların size öbür taraftan verebilecekleri tek bilgi bu mu?
  180. Sanmıyorum.
  181. bakın, bu insanlar tahminlerde bulunurlar. Şöyle şeyler derler,
  182. "Neden elektriksel birşey hissediyorum?"
  183. Bana 'Elektriksel' diyor.
  184. Elektrikçi miydi? " Hayır.
  185. "Elektrikli traş makinesi mi vardı?" Hayır.
  186. Bunun gibi bi kelime avı işte.
  187. Takip ettikleri oyun bu.
  188. Şimdi, insanların bana

  189. James Randi Eğitim Vakfı'nda sıklıkla sorduğu
  190. soru şu: "Niye bu konuyu böylesine önemsiyorsunuz Bay Randi?
  191. Bunlar aslında eğlenceli değil mi?"
  192. Hayır, değil. Ancak kötü bir komedi olabilir.
  193. Bundan medet uman insanlara az da olsa bir
  194. rahatlık verebilir, ama bu rahatlık
  195. kısa sürüyor, 20 dk kadar
  196. Sonra insanlar aynaya bakıyorlar ve diyorlar ki,
  197. bu seansa tonlarca para ödedim.
  198. ve bana ne dedi? "Seni Seviyorum!"
  199. Ruhlar her zaman bunu söylerler.
  200. Ve kurbanlar başka bir bilgi edinemezler,
  201. ödedikleri paranın karşılığını alamazlar.
  202. Şimdi, Sylvia Browne başta gelen medyumlardan.

  203. Ona "Pençe" adını taktık.
  204. Sylvia Browne -- Teşekkürler--
  205. Sylvia Browne şu anda, bu alanda
  206. çalışan en büyük isimlerden biri.
  207. Sylvia Browne -- sadece size göstermek istiyorum--
  208. telefon üzerinden yaptığı 20 dk süren
  209. her bir seans için 700 dolar para alıyor.
  210. Gerçek anlamda müşterinin yanına bile gitmeden.
  211. Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz
  212. çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.
  213. Kredi kartı ya da neyle isterseniz
  214. parasını ödüyorsunuz, o da iki yıl
  215. sonra bir ara sizi arıyor.
  216. Arayanın o olduğunu hemen alyabilirsiniz. "Alo, ben Sylvia Browne."
  217. Bu o, hemen bileceksiniz zaten.
  218. Montel Williams akıllı bir adam,
  219. Hepimiz onu televizyondan tanıyoruz.
  220. İyi eğitimli, akıllı.
  221. Sylvia Browne'nin neler karıştırdığını biliyor,
  222. ama umursamıyor.
  223. Zerre kadar umurunda değil.
  224. Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar,
  225. ve onu televizyonda
  226. göstermeye devam edecek.
  227. Sylvia Browne, ona verdiğiniz 700 dolar karşılığında size ne söylüyor?

  228. Önce koruyucu meleklerin adlarından başlıyor, bu ilki.
  229. Şimdi, bu bilgi olmadan bir seans nasıl yürüyecek?
  230. Size eski yaşantınızda kim olduğunuzu söylüyor,
  231. daha önceki yaşamınızdaki isimlerinizi.
  232. Vay be.
  233. Görünen o ki bu seanslara katılan
  234. bütün kadınlar önceki hayatlarında
  235. Babil prensesi ya da buna benzer biri imişler.
  236. Erkeklerin tamamı da Agamemnon ile
  237. savaşan Yunan askerleri.
  238. Nedense kimse de eski hayatında Londra'nın
  239. arka sokaklarında açlıktan ölen 14 yaşındaki
  240. ayakkabı boyacısı çocuklar olmuyor.
  241. Onları geri getirmenin bir kıymeti yok anlaşılan.
  242. ve en tuhaf olanı da -- ki bunu siz de fark etmiş olabilirsiniz --
  243. bu televizyonda gördüğünüz insanlar
  244. cehennemden kimseyi çağırmıyorlar.
  245. Herkes cennetten geliyor, cehennemden gelen yok.
  246. Asında benim arkadaşlarımı çağırsalar
  247. onlar.... neyse anladınız ne demek istediğimi.
  248. (Gülüşmeler)

  249. Aslında, Sylvia Brown bir istisna,

  250. şu anlamda bir istisna.
  251. James Randi Eğitim Vakfı, benim kurduğum vakıf,
  252. bir milyon dolarlık bir ödül vaadediyor.
  253. Kazanması çok kolay.
  254. Tek yapmanız gereken, herhangi bir paranormal,
  255. okkült, doğaüstü yeteneğinizi
  256. uygun gözlem şartları çerçevesinde ispat etmek.
  257. Bu parayı kazanmak çok kolay.
  258. Sylvia Brown, bir istisna çünkü
  259. bütün dünyada bu çağrımızı
  260. açıkça kabul eden
  261. tek profesyonel medyum.
  262. Bu açıklamayı CNN'de, Larry King Lıve programında
  263. altı buçuk yıl önce yaptı.
  264. ve o tarihten beri de kendisiyle iletişim kuramadık.
  265. Önce dedi ki, bana ulaşamıyormuş.
  266. Vay be.
  267. Ölülerle iletişim kurduğunu iddia eden bir prefesyonel medyum
  268. benimle iletişime geçemiyor ha?
  269. (GÜlüşmeler)
  270. Fark etmiş olmalısınız, oldukça hayattayım halen.
  271. Yani, neredeyse...
  272. Bana ulaşamıyormuş. Şimdi ise bana ulaşmak istemediğini söylüyor.
  273. nedeni benim tanrıtanımaz olmammış.
  274. Sylvia, benden bir milyor doları almak için
  275. daha iyi bir neden olabilir mi?
  276. Bu insanların durdurulması lazım, gerçekten.

  277. Durdurulmaları lazım, çünkü bu kara mizah.
  278. Vakıfa sürekli yeni insanlar geliyor
  279. maddi ve manevi olarak mahfolmuşlar
  280. çünkü bütün paralarını ve inançlarını
  281. bu insanlara bağlamışlar.
  282. Hatırlarsanız konuşmanın başında bazı haplar aldım

  283. şimdi size bunu aşıklayacağım.
  284. Homeopati, biraz da bundan bahsedelim.
  285. Hmmm, bunu duymuşsunuz.
  286. Bu bir alternatif tedavi yöntemi değil mi?
  287. Homeopati... şunu içerir -- aslında bu kutu
  288. Calmis Forte
  289. 32 tane uyku hapı içeriyor -- size söylemeyi unuttum.
  290. Biraz önce altı buçuk günlük doz
  291. uyku hapı aldım.
  292. (Gülüşmeler)
  293. Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.
  294. Kutunun arkasında şöyle yazılı,
  295. "Doz aşımı halinde,
  296. derhal zehir kontrol merkezi ile iltişime geçin."
  297. ve bir de 800'lü numara vermişler.
  298. Endişelenmeyin, bana birşey olmayacak.
  299. Bu numaraya ihtiyacım yok
  300. çünkü bu gösteriyi dünyanın her yerindeki
  301. sayısız seyirciye yaklaşık
  302. 8-10 yıldır yapıyorum.
  303. Ölümcül dozda homeopatik uyku hapları alıyorum.
  304. Beni neden etkilemiyor?

  305. (Gülüşmeler)
  306. (Alkışlar)
  307. Yanıt sizi şaşırtabilir.
  308. Homeopati nedir?
  309. Bu, gerçekte işe yarıyan bir ilacı alıp
  310. taaa ki Avagadro sayısını
  311. aşana kadar sulandırmak anlamına geliyor.
  312. O kadar sulandırıyorsunuz ki
  313. artık ilaçtan hiç kalmıyor elinizde.
  314. Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor)
  315. filan değil. Gerçeği söylüyorum.
  316. Bu anlattığım şuna denk. Bir 325 mg
  317. aspirin tableti alıyorsunuz ve
  318. Tahoe Gölüne bu tableti atıyorsunuz.
  319. Sonra karıştırıyorsunuz, tabi epey büyük bir kaşıkla,
  320. çözeltinin homojen hale gelmesi
  321. için iki yıl filan bekliyorsunuz.
  322. Sonra, başınız ağrıdığında
  323. bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.
  324. (Gülüşmeler)
  325. Ciddiyim. Homoepati bundan ibaret.
  326. Bir diğer iddiaları da şu -- buna bayılacaksınız--

  327. diyorlar ki, ilacı ne kadr sulandırırsanız
  328. o kadar güçlü hale geliyor.
  329. Durun bir dakika, Florida'daki şu adamı duydunuz mu?
  330. Zavallaı adam, homeopatik ilaç kullanıyormuş
  331. ve doz aşımından (overdoz) ölmüş,
  332. çünkü ilaçlarını almayı unutmuş.
  333. (Gülüşmeler)
  334. Benzerlerini düşünün işte.
  335. Tamamen komediden ibaret. Tamamen komedi.
  336. Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla
  337. ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.
  338. Şimdi, size şunu söyleyeyim

  339. James Randi Eğitim Vakfı'nda
  340. bu koca havucu sallıyoruz ama,
  341. belirtmeliyim ki, henüz kimsenin
  342. bu teklifi kabul etmemesi
  343. bu tip güçlerin var olmadığı anlamına gelmez.
  344. Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.
  345. Belki bu güçlere sahip olanlar çok zenginler,
  346. Sylvia Browne için doğru olduğunu düşünüyorum bunun.
  347. Biliyorsunuz, telefonla yapılan 20 dakikalık
  348. bir seansa 700 dolar
  349. bu pek çok avukatın kazancından bile fazla.
  350. Müthüş bir rakam, bunu söylemeye çalışıyorum.
  351. Belki bu gibi insanların bir milyon dolara ihtiyacı olmayabilir,
  352. ama sadece beni şapşal göstermek için bu parayı
  353. almak istemeleri gerekmez mi sizce?
  354. Sylvia Browne'nin durmadan bahsettiği şu tanrıtanımaz
  355. adamın çenesini kapatmak için mesela?
  356. Bu konuda birşeyler yapılmalı diye düşünüyorum.

  357. Sizlerden gelen önerilere gerçekten çok ihtiyacımız var.
  358. Yerel, federal, eyaletsel otoritelere
  359. birşeyler yapmaları için nasıl
  360. ulaşabiliriz?
  361. Bu yöntemleri bulursanız -- elbette anlıyorum--
  362. hergün bir sürü insan görüyoruz, bize
  363. AIDS salgınını,
  364. dünyadaki açlık çeken çocukları
  365. insanların acı çekmelerine neden olan kirli su kaynaklarını anlatıyorlar.
  366. Bunlar çok önemli şeyler,
  367. bizim için hayati değeri var.
  368. Ve bu sorunlar için birşeyler yapmalıyız.
  369. Ama aynı zamanda...
  370. Arthur C. Clarke'nin dediği gibi,
  371. "Çürümekte olan insan zihni" için de.
  372. Paranormal, okkült, ve doğaüstü inanışlara
  373. dayalı bütün işlere,
  374. bu saçmalıkların tamamına,
  375. ortaçağa yakışan bu düşünce şekline,
  376. bunlara da bir şeyler yapmamız gerekiyor.
  377. ve bunun kaynağında da eğitim var.
  378. En çok da medya
  379. bu tip şeylerin sorumlusu aslında.
  380. Utanmadan bu tip saçmalıkları
  381. destekliyorlar, çünkü bu sponsorların
  382. hoşuna gidiyor.
  383. Hepsinin kökeninde dolar işareti var.
  384. Hepsinin baktığı yer orası.
  385. Bu konuda cidden birşeyler yapmalıyız.

  386. Önerilerinizi almayı çok isterim,
  387. sizi web sitemizde görmeyi
  388. çok isterim.
  389. Adresi www.randi.org
  390. Siteye girin ve arşivlere bakın,
  391. bu gün size anlatmaya çalıştığım şeyi
  392. çok daha iyi anlayacaksınız.
  393. Tuttuğumuz kayıtları göreceksiniz.
  394. O kütüphanenin başında iken,
  395. annenin bütün aile servetini
  396. çekler yazarak, hisse senetleri ve yatırımlarını devrederek
  397. bu insanlarda verdiği
  398. ailelerle karşılaşacaksınız.
  399. Bunu duymak çok üzücü
  400. ama dinlemek onlara yardım etmiyor
  401. sorunlarını çözmüyor.
  402. Evet, eğer bu konular hakkında sağduyulu bir şekilde
  403. düşünmezsek, Amerikan zihni ve dünyanın her
  404. yanındaki diğer zihinler çürümeye devam edecek.
  405. Şimdi biz bu havucu yarattık,

  406. onu sopanın ucundan sallandırıyoruz
  407. medyumların gelip onu kapmasını bekliyoruz.
  408. Ah, gelenler de çok sayıda,
  409. her yıl yüzlercesi geliyor.
  410. Çubukla su arayanlar, ölülerle
  411. konuştuklarını iddia edenler, ama bu kişiler
  412. kendi sözde güçlerini bile nasıl sınayabileceklerinden
  413. tamamen habersizler.
  414. Profesyoneller ise bize asla gelmiyor,
  415. belki Sylvia Browne hariç,
  416. ki ne olduğunu size demin anlattım.
  417. Önce kabul etti ama sonra yan çizdi.
  418. Baylar ve bayanlar,
  419. benim adım James Randi,
  420. ve bekliyorum.
  421. Teşekkürler.

  422. (Alkışlar)