YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Okyanusları millî parklar gibi koruyalım

Get Embed Code
24 Languages

Showing Revision 18 created 01/27/2019 by Eren Gokce.

  1. Bütün çocukluk anılarım arasından
  2. göze çarpan bir tane var.
  3. Cesur ailemin kiraladığı,
  4. ben ve erkek kardeşlerimle dolu karavanla
  5. Minneapolis'teki evimizden batıya,
  6. Yellowstone Millî Parkı'na
    gittiğimiz andır.
  7. Gayzerler gibi görülmeye değer
    her şeyi gördük, Badland'de durduk .
  8. Burayı diğer yerlere kıyasla bir
    macera olarak hatırlıyorum.
  9. Bu Vahşi Batı ile ilk tanışmamdı.

  10. Ama ne kadar şanslı olduğumu
  11. yaşım ilerleyene kadar ve
    Millî Park Sistemi hakkında
  12. bir şeyler öğrenene kadar fark etmemiştim.
  13. Birincisi, bu deneyimi yaşamıştım
  14. ama aynı zamanda yüzlerce yıl önce
  15. insanlar, ülkedeki en güzel yerleri
  16. en güzel ekosistemleri, herkes için,
    gelecek nesiller için
  17. korumayı akıl etmişlerdi.
  18. Bunun nasıl bir ileri görüşlülük
    olduğunu tam anlayabilmemiz için
  19. geriye dönmeli
  20. Millî Parklar Servisi'nin tarihçesine
    bakmamız gerekir.
  21. Pek çok kişinin bildiği gibi, ilk millî
    park Yellowstone'dur, 1872'de.

  22. Çoğu kişi, insanlara en güzel yerleri
  23. korumamız gerektiği konusunda
  24. ilham verenin öngörülü, şair ve çevreci
  25. John Muir olduğunu düşünür.
  26. Yüksek mertebelerde takipçi kitlesi vardı.
  27. Teddy Roosevelt'in başkanlığı döneminde
  28. John Muir ile birlikte Yosemite'de,
    sadece ikisinin, izi bulunamayan
  29. dört günlük bir yürüyüşe çıktığı
    ile ilgili harika bir hikâye vardır.
  30. Bir başkanın dört gün boyunca
  31. izinin bulunamadığını
    hayal edebilir misiniz?
  32. (Kahkahalar)

  33. Tweet atmadan hem de.

  34. (Kahkahalar) (Alkış)

  35. Harika fikir.

  36. (Alkış)

  37. Fakat John Muir'in, Theodore Roosevelt
    üzerinde muazzam bir etkisi oldu.

  38. Düzinelerce millî park
  39. ve yüz binlerce kilometre karelik
    yaban hayat sığınakları yarattı.
  40. Çok önemli bir uygulamaydı ama
    iş henüz bitmemişti.
  41. Bütün bu yeni yerleri yarattıktan
    on yıldan daha az bir süre sonra,
  42. yine de bu yerlerin gelecekleri
    kesin değildi.
  43. Bu durum, Stephen Mather,
    Şikagolu bir iş adamı,
  44. İçişleri Bakanlığı'na
  45. "Siz bu yerleri korumakta yeteri
    kadar iyi işler yapmıyorsunuz."
  46. şeklinde öfkeli bir mektup
    yazana kadar devam etti.
  47. Sonra bu konuda bir şeyler yapıldı.
  48. İçişleri Bakanlığı cevap yazdı.
  49. "Bay Mather, eğer bu konuyu
    bu kadar umursuyorsanız,
  50. neden Washington'a gelip
    kendiniz yapmıyorsunuz?"
  51. (Kahkahalar)

  52. O da öyle yaptı.

  53. İçişleri Bakanlığı'nda bir işe girdi,
  54. ama en önemlisi, bir kampanya başlattı.
  55. 1914'te bulunduğumuz yerden iki blok
    ötede, Kaliforniya Salonu'nda
  56. bir toplantı yaptı.
  57. Koruma fikrini umursayan birkaç insanla,
  58. park yöneticilerini bir araya getirdi.
  59. Beraber bir plan oluşturdular ve sonucunda
    Millî Park Servisi'nin
  60. 1916'da kurulmasını sağlayan bir
    kampanya başlattılar.
  61. Bu çok önemli.
  62. Çünkü bu yerleri korumamız
    gerektiği fikrinden doğup
  63. bir plan hâline, bu fikri
  64. kabullenip gelecek nesillere
    aktarmak için, benim gibi
  65. küçük çocukların buralara
  66. gidip harika deneyimleri yaşayabilmesi
    için bir yol hâline geldi.
  67. Bu karadaki Millî Parklar'ın tarihidir.

  68. Bugün sizinle konuşmak istediğim okyanus,
  69. başlı başına ayrı bir hikâye.
  70. Ve tam olarak 100 yıl gerideyiz.
  71. İlk deniz sığınağı 1972'de kuruldu,
  72. Santa Barbara'daki
    petrol sızıntısından sonra
  73. insanlar bu fikri alıp
  74. su altı ortamına uygulama fikrini beğendi.
  75. Bizim kendi John Muir'imiz vardı.
  76. Dünyanın her yerinde deniz sığınakları
  77. yaratmak için yıllarca uğraşan
    Dr. Sylvia Earle.
  78. Okyanuslarla ilgili kötü haberler var;
  79. plastik kirliliği, mercan ağarması,
    aşırı balıkçılık.
  80. Bazen hepsini kabullenmek zor oluyor.
  81. Fakat doğa için bu yerleri korumaya alma
    fikri işe yarıyor.
  82. Bilim bize eğer bu yerleri korursak
    doğanın döneceğini
  83. ve okyanusları sağlıklı
    tutabileceğimizi söylüyor.
  84. Yani bu fikrin işe yaradığını biliyoruz.
  85. Dr. Sylvia Earl de John Muir
    gibi idari olarak
  86. etkili oldu.
  87. George W. Bush ve Obama ülke çapında
    koruma altında olan deniz alanları
  88. oluşturan harika okyanus başkanlarıydı.
  89. Bu tutucu veya liberal bir fikir değil,
  90. hatta Amerikan bir fikir bile değil.
  91. Sadece güzel bir fikir.
  92. (Kahkaha)

  93. (Alkış)

  94. Ama --
  95. (Alkış)

  96. Birkaç yıl sonra durum bu.

  97. Ve yönetim son 20 yılda yaptığımız
  98. çoğu süreci geri almayı teklif ediyor.
  99. O yüzden yas tutmayın, organize edin.
  100. Stephen Mather'in 100 yıl önce yaptığı
    şeyi yapmamız gerek.
  101. Bir kampanya başlatıp insanları bu fikirle
    bir araya getirmemiz gerek.
  102. Okyanus için çalışan gönüllü
    bilim insanı birliğine
  103. ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.
  104. Bu gelecekten ufak parçalar gördüm
    ve bunun mümkün olduğunu biliyorum.
  105. Arkadaşım Erik ve ben, su altını görmenizi
    sağlayacak ışıklı kameralar

  106. taşıyan su altı robotları
    yapmaya başladık.
  107. Bunları beş sene önce
    garajında yapmaya başladık.
  108. Bunun dünyanın her yerinden
  109. bu yerlere herkesin erişme imkânı
    olması gerektiğine inanan binlerce
  110. insan topluluğunun içinde
    büyüdüğünü gördük.
  111. Hepimiz keşif için araçları hak ediyoruz.
  112. Laura James'in robotu kullanarak
  113. bölgedeki deniz yıldızlarının öldüğünü
    keşfetmesi gibi birçok hikâye var.
  114. Ve Laura gönüllü bilim insanı
    kampanyasını başlattı,
  115. bölgede neler olup bittiğine
    dair bilgi edinmek için bilgi topladı
  116. ve deniz yıldızı ölümü sendromu
    ile ilgili farkındalık sağladı.
  117. Meksikalı balıkçılar robotları kullanıp
  118. Nassau Grouper üreme bölgelerini
    koruma altına alıp
  119. bu türün geleceğini garanti altına alan
    güvenli bölgeler oluşturdu.
  120. Gerçekten harika olay.
  121. Eğer insanlara araçları verirseniz
  122. doğru şeyleri yapacaklarını gördük.
  123. Ama ileri doğru bir adım atmamız gerek.

  124. Doğrusu Stephen Mather'ın taktiklerini
    yeniden kullanılır hâle getirebiliriz.
  125. Peki o neler yaptı?
  126. Yaptığı ilk şey altyapıya odaklanmak oldu.
  127. 1914 sadece parkların zamanı değil,
  128. aynı zamanda otomobillerin zamanıydı.
  129. Model T üretim hattından çıkıyordu.
  130. Stephen Mather bu olayın
  131. Amerikan kültürünün önemli bir parçası
    olacağını anladı.
  132. Bu yüzden ülkenin her yerinden
    otoyol kuruluşlarıyla
  133. parklara geniş ve güzel otoyollar
    yapmaları için anlaştı.
  134. İşe de yaradı, temel olarak
    araba kampını icat etti.
  135. İnsanların bu yerlere gitmezlerse
    buralara âşık olmayacaklarını,
  136. buraların umurlarında olmayacağını
    çok iyi biliyordu.
  137. Bu fikri oldukça ileri görüşlüydü.
  138. Yaptıkları ikinci şey ise

  139. öngörülü hayırseverliğe odaklanmak oldu.
  140. Stephen Mather, Şikagolu başarılı
    bir iş adamıydı.
  141. Ve ne zaman bir park kuruluşunun
    fon ihtiyacı olsa,
  142. ne zaman bir otoyol kuruluşunun
    fon ihtiyacı olsa
  143. devreye girer, çekleri yazar,
    ihtiyacı giderirdi.
  144. Arkadaşı William Kent'in harika
    bir hikâyesi var;
  145. Tam Dağı eteklerinde küçük bir bölgede
  146. sekoya keşfeder, araziyi hızlıca
  147. satın alır ve Millî Parklar
    sistemine bağışlar.
  148. Bugün orası Muir Ormanı --
  149. Ülkedeki en popüler millî parklardan biri.
  150. Ailem, Minnesota'dan buraya
    ziyarete geliyor
  151. ama bu konuşma pek umurlarında değil.
  152. Tek konuştukları Muir Ormanı'na gitmek.
  153. (Kahkaha)

  154. Son adım ise oldukça kritik.

  155. Stephen Mather bağlılığa odaklandı.
  156. Bu yeni sistem için yapılan
    toplantılardan birinde şöyle dedi:
  157. "Eğer yazarsanız, bunun
    hakkında yazın istiyorum,
  158. eğer şirket sahibiyseniz, kulüplerinize,
    kuruluşlarınıza söylemenizi istiyorum,
  159. eğer devlet için çalışıyorsanız, kanunu
    geçirin istiyorum."
  160. Herkese bir iş düşüyordu.
  161. "Her birinize, hepinize, bu yerleri
  162. gelecek nesiller için korumakta
    bir rol düşüyor."
  163. Her birinize, hepinize.
  164. Buna bayıldım.
  165. İşte plan bu. Basit ve üç aşamalı.

  166. Bence biz de aynısını yapabiliriz.
  167. Obama, Papahanaumokuakea Ulusal Anıtı'nı
  168. kurduğunda manşet buydu:
  169. "Görülecek çok şey var ama ulaşmaya
    çalışırken başarılar."
  170. Fakat Mather gibi biz de günümüzün
    teknolojisine odaklanmalıyız.
  171. Bütün bu yeni, harika dijital altyapı
  172. insanları okyanuslarla içli dışlı
    yapmak için kullanılabilir.
  173. Bu yüzden Millî Deniz Sığınağı
  174. bu yerlerin nasıl yerler olduğunu
    görebileceğiniz
  175. harika VR 360 videoları oluşturdu.
  176. Ekibimiz yeni araçlar yapmaya devam ediyor

  177. ve bu gördüğünüz son icadımız olan
    Trident Sualtı Robotu.
  178. Bu dalış yapan, sırt çantasına sığabilen,
    zarif bir denizaltı.
  179. Çoğu dalgıçtan daha derine,
    100 metreye kadar inebiliyor.
  180. Çoğu insanın asla ulaşamadığı bölgelere
    erişim sağlayabiliyor.
  181. Yeni aletler çıkıyor ve bizim
    daha iyilerine ihtiyacımız var.
  182. Daha çok öngörülü hayırseverlere
    de ihtiyacımız var.
  183. Erik ve ben buna başladığımızda
    hiç paramız yoktu,

  184. bunları garajında yapıyorduk.
  185. Ama Kickstarter'a başvurduk.
  186. Ve 1800'ün üstünde insan bulduk,
  187. Kickstarter'dan bir milyon dolara yakın
    para topladık
  188. ve "Evet, bu güzel bir fikir.
  189. Ben de bir parçası olmak isterim."
  190. diyen insanlar bulduk.
  191. İnsanları çekecek ve
    kendilerinin de öngörülü hayırseverler
  192. olmalarını sağlayacak daha
    fazla yola ihtiyacımız var.
  193. Ön cephedeki, bilim icra eden,
  194. hikâyeler anlatan, topluma
  195. ilham veren insanlara, bağışlanan
    malzemeleri iletmede yardımcı olan
  196. SEE Girişimi'nde --
    Bilim Eğitimi ve Keşfi,
  197. görev yapan bizlere
    maddi destekte bulunan
  198. geleneksel hayırseverler de oldu.
  199. OpenExplorer.com'a girip insanların
    neler yaptığını görebilirsiniz.
  200. Oldukça ilham vericidir.
  201. Umuyorum ki sizi de bunlarla
    ilgilenmeye teşvik eder.
  202. Çünkü parçası olabileceğiniz
    çok fazla yer var.

  203. Bu hikâyeleri anlatırken, ne gibi
    fikirleriniz var, duymak isteriz.
  204. Çünkü bütün olay bu.
    Bütün olay bir parçası olmak.

  205. İnsanların bu yerleri korumakta
    katılabileceği bir sürü yeni ve ilginç
  206. yöntemler var.
  207. Ve farkındalık.
  208. Resif Kontrolü gibi-- Dalgıçlar aşağı
    iniyor, kesit çıkarıyor, balık
  209. ve biyoçeşitlilik verilerini hesaplıyor.
  210. Bu yerleri korumamız için gereken
    bilgileri ediniyorlar.
  211. Eğer sahile gidiyorsanız,
    MPA nöbetine katılın.
  212. Bu değişik yerlerde neler olduğunu
    kayıt altına alın.
  213. Herkesin katılması için bir yer var.
  214. İşte bu, ihtiyacımız olan tam da bu.
  215. Torunlarımızın torunları için bir
    gelecek inşa etmemiz gerekiyor.
  216. Geçen ay, tekneyle açıldık

  217. ve Altın Kapı'nın 25 mil açığındaki
    Farallon Adaları'na gittik.
  218. Çoğu insan burayı bir
    kuş sığınağı olarak görür
  219. ama biz robotumuzu aldık
    ve aşağı gönderdik.
  220. Teknedeki insanlar yüzeyin altındaki
    hayat tarafından büyülenmişti.
  221. Bunlar çok ama çok önemli ekosistemler.
  222. Ve bu bizim daha keşfetmediğimiz
    vahşi bir dünya.
  223. Onların 100 yıl önce fırsatı olduğu gibi,
  224. bizim de şimdi bu yerleri korumak için,
  225. bir plan oluşturmak için, insanları
    dâhil etmek için bir fırsatımız var.
  226. Geçen sene bütün bu sürecimizi,

  227. bütün bu korunaklı yerleri
  228. tekrar gözden geçiren kararname çıktığında
  229. 100.000'nin üstünde insan
    internette yorum yaptı.
  230. Bu mektupların neredeyse tamamı ise,
  231. "Yapmayın. Bu yerleri korumak
    yapılacak en doğru şey." şeklindeydi.
  232. O 100.000 insana, o 100.000
    mektuba benim mesajım ise:
  233. Washington'u beklemeyin.
  234. Bunu kendimiz de yapabiliriz.
  235. Teşekkür ederim.

  236. (Alkış)