YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Toplum önünde konuşma korkusuyla yaşamak

Get Embed Code
32 Languages

Showing Revision 10 created 12/03/2014 by Meric Aydonat.

  1. Bunu yapmayı kabul ettiğimde
  2. şarkı mı söylemem gerekecekti yoksa
    konuşma mı yapacaktım bilmiyordum.
  3. Ama konunun dil üzerine olduğu söylendiğinde
  4. bir an bir şey hakkında konuşmak
    zorunda olduğumu hissettim.
  5. Bir sorunum var.

  6. Dünyanın en kötü şeyi değil.
  7. Gayet iyiyim.
  8. Yangının ortasına falan düşmedim.
  9. Biliyorum ki dünyada çok daha kötü şeylerle
  10. uğraşmak zorunda kalan insanlar var
  11. ama benim için dil ve müzik birbirlerine
  12. bir şeyle ayrılamaz şekilde bağlı.
  13. O şey şu ki, ben bir kekemeyim.

  14. Hayatımın çoğunu sahne önünde geçirdiğim
  15. düşünüldüğünde garip gelebilir.
  16. Bir kişi toplum önünde gayet rahat olduğumu
  17. düşünebilir hatta burada size konuşurken
  18. rahat olduğumu.
  19. Ama gerçek şu ki, şu ana
    kadar ve şu an da dahil
  20. hayatımı toplum önünde
    konuşma korkusuyla sürdürdüm
  21. Toplum önünde şarkı
    söylemek ise, o çok ayrı bir şey.
  22. Ama bu konuya birazdan geleceğiz.
  23. Daha önce bunun hakkında
    böylesine açık konuşmamıştım.
  24. Heralde hep umut içinde yaşamış olduğum için,
  25. yetişkin biri olduğumda
  26. kekeme olmayacağım umudu.
  27. Büyüdüğümde Fransızca konuşmayı öğreneceğim,
  28. paramı kontrol etmeyi öğreneceğim
  29. ve kekeme olmayacağım
    düşüncesiyle yaşadım diyebiliriz.
  30. Sonra da toplum önünde konuşabilecektim,
  31. belki başbakan olacaktım,
  32. bilirsiniz, her şey olabilir.
  33. (Kahkahalar)
  34. Şimdi bunun hakkında konuşabiliyorum
  35. Çünkü belirli bir noktaya eriştim
  36. yani, 28 yaşındayım.
  37. Yetişkin olduğuma eminim artık.
  38. (Kahkahalar)
  39. Ve hayatını konuşma zorluğu olan
  40. bir müzisyen olarak geçiren
  41. yetişkin bir kadınım.
  42. Bunu kabul etmeliyim.
  43. Kekeme olmanın bazı ilginç yanları var.

  44. Benim için, başıma gelebilecek en kötü şey
  45. başka bir kekemeyle tanışmak.
  46. (Kahkahalar)
  47. Hamburg'da başıma geldi mesela
  48. bi adam yanıma geldi tanıştık ve dedi ki
  49. "Merhaba,b-b-b-benim adım Joe"
  50. ve ben de dedim ki
    "Aa,merhaba b-b-benim adım Meg."
  51. Onunla dalga geçtiğimi sandığını farkettiğimde
  52. yaşadığım dehşeti hayal edin.
  53. (Kahkahalar)
  54. İnsanlar beni hep sarhoş sanıyorlar.

  55. (Kahkahalar)
  56. Söylemeden önce duraksadığımda

  57. isimlerini unuttum sanıyorlar.
  58. Ve bu çok garip çünkü
  59. özel isimler en kötüsü.
  60. Eğer cümlede "çarşamba"
    kelimesini kullanacaksam
  61. o kelimeye yaklaşıyorsam
  62. ve kekeleyeceğimi hissedersem,
  63. kelimeyi "yarın"la
  64. ya da "salıdan sonraki gün"le
  65. veyahut başka bişeyle değiştirebiliyorum.
  66. Biraz kullanışsız ama işe yarayabilir.
  67. Çünkü zamanla konuşmanın
    kaçamak noktasını
  68. bulma metodunu geliştirdim,
  69. son anda o şeyi değiştirdiğin
  70. ve beynini kandırdığın metodu.
  71. Ama insanların isimlerini
    değiştiremiyorsun işte.
  72. (Kahkahalar)
  73. Çokça jazz söylediğim zamanlarda
  74. adı Steve olan bir piyanistle çok çalıştım
  75. Ve anlayabileceğiniz üzere,
  76. S ve T'ler bir arada ya da ayrı ayrı
  77. benim zayıf noktam.
  78. Ama şarkıya başlamadan önce
  79. grubu tanıtmak zorunda kalırdım
  80. ve Steve'in yanına geldiğimde
  81. "St" de takılıp kalıyordum.
  82. biraz garip ve rahatsız ediciydi
    ayrıca havayı da tamamen bozuyor.
  83. Aynı durumu birkaç kere yaşadıktan sonra
  84. Steve çok şükür ki "Seve" oldu.
  85. Ve bu şekilde halletmiş olduk. (Kahkahalar)
  86. Bir sürü terapi gördüm

  87. ve kullanımı yaygın olan bir tedavi
  88. neredeyse şarkı söyleyecekmiş gibi konuştuğun
  89. telaşsız konuşma denilen bir teknikti.
  90. Bu çokça tekdüze,
    anaokulu öğretmenimsi yolla
  91. bir araya getirirsin her şeyi
  92. ve sesin çok huzurluymuşsun gibi çıkar,
    sanki bir sürü sakinleştirici almışsın gibi.
  93. ve her şey sakinmiş gibi.
  94. Açıkçası bu ben değilim.
  95. Ve bunu kullanıyorum, evet.
  96. Panellerde yer almak zorunda olduğumda
  97. ya da yayının olağanüstü
    para yaptığı zamanlarda
  98. radyo röportajı yapmak zorunda olduğumda.
  99. (Kahkahalar)
  100. Mesleğim için bu şekilde çıkıyorum işin içinden.
  101. Ama işinin tamamıyla dürüstlükten
  102. ve gerçek olmaktan
  103. oluştuğunu düşünen bir sanatçı olarak
  104. çoğu zaman kopya çekiyormuşum
    gibi hissediyorum.
  105. Bu yüzden şarkıya başlamadan önce

  106. şarkı söylemenin benim için
    ne anlama geldiğini anlatmak istedim.
  107. Güzel sesler çıkarmaktan,
  108. güzel şarkılar yapmaktan çok öte birşey.
  109. Bilindiğini ya da anlaşıldığını hissetmekten,
  110. hissettiklerimi size hissetirmekten çok öte bir şey.
  111. Mitolojiyle alakası yok
  112. ya da kendimi mitleştirmekle.
  113. Bir şekilde, beynin mucizevi
  114. bir sinaptik işlevi vasıtasıyla
  115. şarkı söylerken kekelemek imkansız.
  116. Ve küçükken bu bana çok iyi gelen
  117. bir tedavi metoduydu
  118. şarkı söylemek, bu yüzden
    ben de çokça söyledim.
  119. Bugün bunun sayesinde buradayım.
  120. (Alkışlar)

  121. Teşekkür ederim.

  122. Şarkı söylemek benim için çok tatlı bir rahatlık.

  123. Akıcı konuştuğumu hissettiğim tek an.
  124. Ağzımdan çıkanların tam olarak
  125. söylemek istediğim şeyler olarak çıktığı tek an.
  126. (Kahkahalar)
  127. Biliyorum bu bir TED konuşması,
  128. ama şimdi TED şarkısı olacak.
  129. Bu ,geçen sene yazdığım bir şarkı.
  130. Çok teşekkürler. Teşekkür ederim.

  131. (Alkış)

  132. (Piyano)

  133. Güzel olabilirdim

  134. ama burnum

  135. yüzüm için

  136. fazlaca büyük.

  137. Ve ben hayalperest olabilirdim

  138. ama hayalim

  139. burası için

  140. fazlaca büyük.

  141. Bir melek olabilirdim

  142. ama halem

  143. soluk kalır senin zerafetinin

  144. ışıltısının yanında.

  145. Bir joker olabilirdim

  146. ama sen as'ını oynayınca

  147. o kart çok aptal duruyor.

  148. Bilmek isterim

  149. Cehennemde yıldızlar var mı?

  150. Ve bilmek isterim

  151. senin bana bildiğim her şeyi unutturduğunu

  152. bilip bilmediğini,

  153. boşverip vermemek arasında
    seçim yapamadığımı.

  154. Ve sonsuza kadar kalmak isterdim

  155. ama evim

  156. buradan

  157. fazlaca uzak.

  158. Ve yemin ederim ki

  159. yavaşlamayı denedim

  160. senin hızında yürürken.

  161. Ama bütün düşünebildiğim

  162. boş boş dolaşmak şehirlerde.

  163. Yağmurun altında güzel gözüküyor muyum?

  164. Ve bilmiyorum nasıl olur da

  165. böylesine sevimli biri

  166. beni çirkin hissettirir.

  167. Çok yazık.

  168. Ve bilmek isterim

  169. Cehennemde yıldızlar var mı?

  170. Ve bilmek isterim

  171. senin bana bildiğim her şeyi unutturduğunu

  172. bilip bilmediğini

  173. boşverip vermemek arasında
    seçim yapamadığımı.

  174. Çok teşekkür ederim. (Alkışlar)