YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Yıllar süren durağanlıktan sonra, evren uyanıyor

Get Embed Code
21 Languages

Showing Revision 12 created 11/14/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Sizlerle bu yüksek teknoloji metoduyla
    konuşmaktan heyecan duyuyorum.
  2. Yaşamış tüm insanlardan
  3. çok büyük bir çoğunluğu,
    burada yaptığımız şeyi,
  4. anlaşılmaz, akılalmaz bulurdu.
  5. Çünkü yüzyıllar boyunca,

  6. bilimsel devrimden önce karanlık çağlarda
  7. ve Aydınlanma Çağı'ndan önce,
  8. insanların düşük beklentileri vardı;
  9. kendi yaşamları,
    torunlarının yaşamları için.
  10. Genel anlamda
  11. asla büyük ölçüde önemli bir yenilik
    beklentileri yoktu.
  12. Bu pesimizm İncil'in bazı paragraflarında,
  13. bilinen bir yazarla birlikte
    karşımıza çıkar.
  14. İsmi Qohelet, esrarengiz bir arkadaş.
  15. Şöyle yazmış "Olmuş olan,
    olacak olanın aynısıdır
  16. ve yapılmış bütün şeyler,
    yapılacak olanlarla aynıdır.
  17. Güneş'in altında,
    yeni olan hiçbir şey yoktur."
  18. "Bak, işte bu yeni! " dense de
  19. hayır, o bizden önceki yıllarda yapılmıştı
    diye cevap verirdi.
  20. Qohelet yeniliğin yer almadığı
    bir dünyadan bahsediyordu.

  21. Yenilik derken Qohelet'in anlayışındaki
    yenilikten bahsediyorum;
  22. birazcık değişim değil
  23. ama etkileri süren, önemli bir yenilik.
  24. İnsanların, "Bak, bu yeni
  25. ve tercihen daha kullanışlı"
  26. diyebileceği yeniliklerden bahsediyorum.
  27. Yani, tamamen rastgele değişiklikler
    yenilik sayılmıyor.
  28. Tamam, Herakleitos bir nehirde
    iki kere yıkanmaz
  29. çünkü nehir aynı nehir değil, demişti.
  30. Ama eğer nehir rastgele değişiyor ise
  31. aslında evet, aynı nehirdir.
  32. Buna karşın,

  33. aklımızdaki fikirler,
    diğer zihinlere yayılırsa
  34. ve nesiller boyu
    hayatları değiştirebilirse
  35. bu yenilik olur.
  36. Yenilik olmadan insan hayatı
  37. yaratıcılık ve gelişimden yoksundur.
  38. Durağan bir toplum,
    sıfır toplamlı bir oyundur.
  39. Qohelet yaşarken bir cehennemde idi.
  40. Birkaç yüzyıl önceki herkes gibi.
  41. Tam bir cehennemdi çünkü insanlar için
  42. acı çekmek, durağanlık ile
    yakından alakalıdır.
  43. Çünkü durağanlık
    sadece hayal kırıklığına uğratıcı değil.
  44. Her türlü acılar -
  45. kıtlık, salgınlar, yaklaşan asteroitler,
  46. aynı zamanda savaş ve kölelik gibi şeyler,
  47. biz bunları önlemeyi öğrenene kadar
    insanları incitmeye devam ettiler.
  48. Somerset Maugham'ın İnsanın Esareti
    kitabında yer alan bir hikâye vardır,

  49. insanlığın tüm tarihini
  50. şu şekilde özetleyen
    antik bir bilge hakkında,
  51. "Doğdu,
  52. acı çekti ve öldü."
  53. Böylece devam eder;
  54. "Yaşam önemsizdi ve ölüm sonuçsuz."
  55. Gerçekten de yaşamış insanlığın
    ezici bir çoğunluğu
  56. genç yaşta ve acı içinde ölmeden önce
  57. ıstırap içinde
    yorucu emek üretmek zorunda kaldılar.
  58. Evet, birçok nesilde
  59. sonradan gelenler için
    hiçbir yenilik görülmedi.
  60. Bununla beraber antik insanlar
    durumlarını açıklamak için

  61. heybetli kozmik terimler kullandılar.
  62. Yapılması gereken de buymuş,
    anlaşıldığı kadarıyla.
  63. Her ne kadar asıl açıklamaları,
    yani mitleri,
  64. aslında yanlış olsalar da.
  65. Kimileri dünyalarının
  66. zalimlik ve monotonluk dolu hâlini,
  67. iyi ve kötü arasındaki bitmek bilmez
    kozmik savaşı olarak açıklamaya çalıştılar
  68. ve insanlar da onların savaş alanıydı.
  69. Bu da hayatlarının neden acı dolu olduğunu
    düzgün bir şekilde açıklıyor olabilirdi
  70. ve neden hiç gelişme yaşanmadığının.
  71. Ne var ki bu pek de doğru değildi.
  72. Çok ilginç olarak

  73. bütün çatışma ve zulümlerinin sebebi
  74. fikirleri işleme şekilleriyle ilgiliydi.
  75. Dogmalar ve tam da böyle hikâyeleri
    eleştirmek yerine,
  76. onlarla memnun olmak
  77. ve bunlara dayanarak dünyanın bu durumuna
    daha iyi açıklamalar getirmeye çalıştılar.
  78. 20. yüzyıl fiziği daha iyi açıklamalar
    yapmayı başardı,
  79. ama hâlâ aynı
    kozmik savaş terimleri içinde.
  80. Bu sefer savaşçılar
    düzen ve kaos veya entropi idi.
  81. Bu hikâye gelecek için
    bir umut vaat ediyor.
  82. Ama farklı bir yönden;
  83. antik zamanlardan bile
    daha kasvetli biçimde
  84. çünkü kötü taraf olan entropi,
  85. termodinamiğin acımasız kanunları
    bütün yeniliği durdurduğu zaman
  86. evrenin sözüm ona ısı kaynaklı ölümü ile
  87. final zaferine çoktan
    takdir edilmiş durumda.
  88. Şu anda, bu savaş içerisinde
    yerel bir mücadele sürmekte,

  89. düzen konumundaki sürdürülebilirlik
  90. ve kaos konumundaki savurganlık arasında -
  91. bunlar iyi ve kötünün günümüzdeki hâli,
  92. çoğunlukla insanların da
    kötü olduğu büklümü dahil edilir,
  93. bu yüzden hiç kazanmaya çalışmamalıyız.
  94. Son zamanlarda ise,
  95. başka bir kozmik masal duyulmaya başlandı;
  96. evreni çökerten yer çekimi
  97. ve onu yıkan karanlık enerji arasında.
  98. Ancak bu sefer,
  99. bu kozmik güçlerden hangisi
    kazanırsa kazansın,
  100. biz kaybediyoruz.
  101. İnsanlığın durumu hakkındaki
    bütün bu karamsar ihtimaller

  102. biraz doğruyu barındırıyor olsalar da
  103. kehanetler olarak hepsi,
  104. hep aynı sebepten dolayı yanıltıcılar.
  105. Hiçbirisi insanları
    gerçekten olduğu gibi yansıtmıyor.
  106. Jacob Bronowski'nin de söylediği gibi;
  107. "İnsan, manzarada bir figür değildir,
  108. o manzaraya şekil verendir."
  109. Diğer bir deyişle,
  110. insanlar, kozmik güçlerin eğlendiği
    oyuncaklar değiller,
  111. bizler, o kozmik güçleri kullananlarız.
  112. Bununla ilgili daha fazla konuşacağım
  113. fakat öncesinde,
    yeniliği yaratan şeyler nelerdir?
  114. Evrenin başlangıcı,
    tabii ki bunlardan biri.
  115. Büyük patlama, bundan 14 milyar yıl önce,

  116. uzay, zaman ve enerjiyi
  117. ve fiziksel olan her şeyi yarattı.
  118. Sonra aniden,
  119. benim deyişimle yeniliğin ilk çağında,
  120. ilk atomla beraber, ilk yıldız,
  121. ilk kara delik
  122. ve ilk galaksi oluştu.
  123. Ancak sonrasında, bir noktada,
  124. yenilik evrenden yok olup gitti.
  125. Belki en erken
    12-13 milyar yıl öncesinden,
  126. günümüze kadar,
  127. hiç yeni çeşit
    asttronomik bir objeye rastlamadık.
  128. Ben bu zamanı büyük monotonluk
    diye adlandırdım.
  129. Yani Qohelet, aslında yanlışlıkla da olsa,
    Güneş'in altındakilerden ziyade,
  130. Güneş'in ötesi konusunda
  131. daha da haklı konumda.
  132. Büyük monotonluk sürdüğü sürece,
  133. şu ana kadar olmuş olanlar,
  134. gerçekten de olacak olanlar ile aynı.
  135. Dışarıda, gerçekten de
  136. "Evet, bu yeni."
    diyebileceğimiz hiçbir şey yok.
  137. Bununla beraber,

  138. büyük monotonluğun bir noktasında,
  139. zamanında önemsiz sayılan bir şey oldu
  140. ve milyarlarca yıl sonrasında bile,
  141. kendi ana gezegeni dışında
    bir şeyi etkileyebilmiş değil.
  142. Yine de, nihayetinde, kozmik olarak
    ciddi bir yeniliğe sebep olabilir.
  143. Bahsettiğim bu şey, yaşamın kökeni:
  144. ilk genetik bilgiyi oluşturmak,
  145. biyolojik adaptasyonları kodlamak,
  146. yeniliği kodlamak.
  147. Dünya'da yeryüzünü
    tamamen değiştirmeyi başardı.
  148. Tek hücreli organizmalardaki DNA genleri,
  149. havaya oksijen yaydılar,
  150. karbondioksiti emdiler,
  151. yere kireç ve demir madenleri eklediler.
  152. Bu genlerden etkilenmeyen
    derinlerde bir yerlerde,
  153. küçük bir parça ya vardır ya yoktur.
  154. Dünya, kozmik derecede,
    yeni bir yer sayılmasa da
  155. kesinlikle farklı bir yere dönüştü.
  156. Dünya'dan farklı bir örnek olarak,

  157. sadece birkaç yüz kimyasal cisim
    tespit edilebildi.
  158. Tahminen, daha fazla yaşamsız konumlar
  159. ama Dünya'da,
  160. evrim,
    milyarlarca farklı kimyasallar yarattı.
  161. Sonrasında ilk bitkiler, hayvanlar,
  162. bazı ata türlerimizde
  163. açıklayıcı bilgi oluştu.
  164. Bütün evrende,
    bildiğimiz kadarıyla ilk defa.
  165. Açıklayıcı bilgi türümüzün
    tanımlayıcı uyarlamasıdır.

  166. DNA'daki açıklayıcı olmayan bilgiden,
  167. örneğin,
  168. evrensel olarak farklılaşıyor.
  169. Demek ki, anlaşılabilecek her ne varsa,
  170. açıklayıcı bilgi yoluyla anlaşılabilir.
  171. Dahası, herhangi fiziksel süreç,
  172. sadece fizik kuralları
    tarafından kısıtlanır
  173. ve bu tür bir bilgi tarafından
    kontrol edilebilir.
  174. Yani, açıklayıcı bilgi de
  175. yeryüzünü değiştirmeye başladı.
  176. Böylece, Dünya yakında tüm evrende
    yaklaşan asteroitleri
  177. başka yöne çevirdiği bilinen
    tek obje olacak.
  178. Qohelet anlaşılır bir şekilde
    günlerinin acı veren yavaşlığından dolayı

  179. yanlış tarafa yönelmişti.
  180. Yenilik, insan hayatında çok az rastlanır
  181. ve bir nesil içinde fark edilebilmesi
    için çok dereceli.
  182. Biyosferde is, yeni türlerin evrimi,
  183. daha da yavaştı.
  184. Ama ikisi de gerçekleşmekte idi.
  185. Şimdi, evrende
    neden büyük bir monotonluk var

  186. ve gezegenimiz bu eğilimini
    nasıl değiştirebilir?
  187. Geniş anlamıyla evren
    nispeten basitçe bir şey.
  188. Yıldızlar, öyle basitler ki
  189. milyar yıllar önceki durumlarını
  190. ve milyar yıllar sonraki hallerini
    tahmin edebiliyoruz.
  191. Peki, evren neden basittir?
  192. Basitçe, çok büyük ve güçlü şeyler,
  193. daha küçük şeyleri etkiler.
  194. Ben buna hiyerarşi kuralı diyorum.
  195. Örneğin, bir kuyruklu yıldız
    Güneş'e çarptığı zaman,
  196. Güneş hayatına olduğu gibi devam eder,
  197. ama kuyruklu yıldız buharlaşarak yok olur.
  198. Aynı sebeple
  199. büyük şeyler, küçük parçalardan
    yani detaylardan,
  200. pek de etkilenmezler.
  201. Bu da davranışlarının genel anlamda
  202. basit olduğunu gösterir.
  203. Ve basit olan şeylere,
  204. çok da yeni bir şey olamayacağından,
  205. hiyerarşi kuralı,
    büyük ölçekli bir sadeliğe neden olarak
  206. büyük monotonluğu ortaya çıkarıyor.
  207. Ancak bizi kurtaran lütuf,
  208. hiyerarşi kuralının,
    bir doğa kanunu olmaması.
  209. Sadece, evrende
    çok uzun süre olagelmiş,
  210. ama burası hariç.
  211. Biyosferimizde
    molekül boyutunda objeler; genler

  212. çok büyük ölçüde
    oransız kaynakları kontrol eder.
  213. Fotosentez için oluşan ilk genler,
  214. kendi proliferasyonlarına neden olarak
  215. ve ardından yüzeyin
    değişimine sebep olarak
  216. akıllara durgunluk veren
    10'a 40 gücü faktörü tarafından
  217. hiyerarşi kuralını ihlal etmiş
    veya tersine çevirmiştir.
  218. Açıklayıcı bilgi evrensel oluşu açısından,
  219. potansiyel olarak çok daha güçlü
  220. ve daha hızlı yaratılmış durumda.
  221. İnsan bilgisi 10'a 40 faktörüne
    ulaştığı zaman,
  222. bütün galaksiyi kontrol edebilecek
  223. ve ötesine de
    göz kırpmaya başlayacaktır.
  224. Yani insanlar

  225. ve var olması muhtemel
    diğer açıklama yaratıcıları,
  226. evren için yeniliğin nihai etkenleridir.
  227. Yeniliğin, yaratıcılığın
    ve bilginin gelişmesinin,
  228. nesnel ve büyük ölçüde
    fiziksel etkileri olmasının
  229. sebepleri ve anlamları bizleriz.
  230. İnsanlık açısından,
  231. yaşayan durgun toplum cehenneminden
    kurtuluşun tek alternatifi,
  232. yeni fikirlerin, davranışların,
    yeni çeşit nesnelerin
  233. durmadan üretilmesidir.
  234. Bu robotun yakında modası geçecek,
  235. çünkü yeni açıklayıcı bilgi
    durmadan gelişiyor.
  236. Ancak kozmik çerçeveden,

  237. açıklayıcı bilgi,
    hiyerarşi kuralının intikamı gibidir.
  238. büyük monotonluğun yok edicisidir.
  239. Yani, bir sonraki
    kozmolojik çağın da yaratıcısıdır;
  240. Anthropocene çağı.
  241. Kozmik bir savaştan bahsedecek olursak,
  242. bahsedilen karamsar masallarda
    resmedildiği gibi değil.
  243. Monotonluk ve yenilik arasındaki
    bir savaş bu,
  244. durağanlık ve yaratıcılık arasında.
  245. Bu savaşta, bizim tarafımız,
  246. kaybetmeye mahkum değil.
  247. Sahip olduğumuz eşsiz kapasiteyi
    açıklayıcı bilgi elde etmeye adarsak,
  248. evet, kazanabiliriz.
  249. Teşekkürler.

  250. (Alkışlar)