YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Genç olmak ve bir etki yaratmak

18 yaşındaki Natalie Warne'ın Görünmez Çocuklar hareketindeki çalışması, genç akvitistler için bir kahraman olmasını sağladı. İlham verici hikâyesini, kimsenin dünyayı değiştirmek için çok genç olmadığını bizlere hatırlatmak için kullanıyor.

Get Embed Code
25 Languages

Showing Revision 17 created 06/04/2018 by Eren Gokce.

  1. Annem, çocuklarını aynı güç ve gurura
  2. sahip olsun diye yetiştiren,
    güçlü siyahi bir kadındı.
  3. Bu ruh, Şikago'nun güney tarafındaki
  4. iki odalı küçük evimizde
    bir duvar tarafından temsil edilmişti.
  5. İftiharla iki fotoğraf asılmıştı;
  6. biri kardeşlerimin ve benim
    büyütülmüş fotoğrafımız
  7. ve diğeri annemin
  8. on iki yaşındayken
  9. Dr. Martin Luther King Jr.'ın
    gözlerine baktığı fotoğraf.
  10. Küçükken, parmaklarımın ucunda durup

  11. bu fotoğrafa bakardım,
  12. gözlerimi sıkıca kapar
    ve İnsan Hakları Hareketi'ni
  13. kökten değiştiren,
    Washington'da yürüyüş yapan ve
  14. ''Bir hayalim var.'' sözleri ile
    bir nesli dönüştüren adama
  15. dik dik bakan
    benmişim gibi davranırdım.
  16. Ama onunla tanıştım.

  17. Açıkça Dr. King ile tanışmadım,
  18. ama adı Dr. Vincent Harding olan
    bir adam ile tanıştım.
  19. Daha ilk günden Dr. King ile çalışmış
  20. ve hatta en bilinen konuşmalarından
    bazılarını yazmıştı.
  21. Görüyorsunuz, bir çocuk olarak benim için
    önemli bir andı,
  22. çünkü bu devrime önderlik eden
    tek kişinin
  23. Dr.King olmadığını fark ettiğim ilk andı,
  24. fakat o anonim sıradışıların oluşturduğu
    bir hareket tarafından çevrelenmişti.
  25. Anonim sıradışılar, inandıkları şey için

  26. özverili ve güçlü bir şekilde
    çalışan kişilerdi,
  27. tanınma değil inanma tarafından
    motive edilmiş kişilerdi.
  28. Bu anın önemini fark etmem,
    büyüyene kadar
  29. çok uzun bir zamanımı aldı.
  30. Ve dediğim gibi, Şikago'da büyüdüm.

  31. Zor zamanlarımız oldu,
    fakir bir yerdi,
  32. ama bir çocuk olarak
    benim için önemi yoktu,
  33. çünkü abartısız dünyadaki
    en harika aileye sahiptim.
  34. Büyürken en çok mücadele ettiğim
  35. iki şeyden biri;
  36. babamın bütün hayatım boyunca
    hasta olmasıydı.
  37. Parkinson ve pankreatit
    hastalığından muzdaripti,
  38. ve çocuk olarak, kahramanımı
    bu kadar acı çekerken
  39. izlemek çok zordu.
  40. Ve diğer problemim kendimle ilgiliydi.
  41. Sanırım, kimlik bunalımım
    olduğunu söyleyebilirsiniz.
  42. Liseye giderken 4 kez
    taşınmak zorunda kaldım
  43. ve birinci sınıfta
    çok ırkçı bir liseye gittim.
  44. Çocuklar çok acımasızdı.
  45. Bize nefret mektupları verdiler,
  46. dolaplarımıza çok kötü şeyler yazdılar
  47. ve çift ırklı olduğum için
    ''İkisi birden olamazsın,
  48. siyah ya da beyazdan birini
    seçmek zorundasın.'' derlerdi.
  49. Ve sonunda, her ikisi de
    olmaya gücendim.
  50. Ve sonra aniden,
    son yılım sırasında, 2008'de
  51. ve karışık olmak, ırk olarak belirsiz
    olmak yeni havalı şeydi
  52. ''Natalie, şimdi kendini beğenmen sorun
    değil. Şimdi güzelsin.'' gibiydi.
  53. Bıkmıştım. Diğer insanların düşündüklerini
    umursamaktan yorulmuştum
  54. ve sadece hızlıca derslerimi geçmek,
  55. bir sonraki okulum neresi olacaksa olsun
  56. ve mezun olayım istiyordum.
  57. 17 yaşıma gelip

  58. ve bir şeylerin olduğu
    ''Görünmez Çocuklar'' adındaki
  59. filmi izleyene kadar olmadı.
  60. Çocuk askerler,
  61. benim yeğenlerim kadar küçük çocuklar;
  62. alıkonmuş ve ellerine AK-47'ler verilmiş
    ve öldürmeye zorlanmışlardı,
  63. herhangi birini değil,
    çoğu kez kendi ailelerini,
  64. kendi kardeşlerini --
  65. başkaldıran bir ordu politik veya dini bir
    sebep olmaksızın toplu katliam yapıyordu,
  66. sırf öylesine.
  67. 25 yıl.
  68. Bu mücadele 25 yıldır devam ediyor.
  69. 20 yaşındayım,
  70. yani bu mücadele benden 5 yaş
    büyük demek oluyor.
  71. Bir adam,
  72. karizmatik sesli bir adam,
  73. bütün bunu başlattı.
  74. İsmi Joseph Kony idi.
  75. Bu filmi gördüğümde bir şey oldu.

  76. İçimde kıpırdanan bir şeyler
    olmaya başladı
  77. ve ne olduğunu açıklayamadım.
  78. Sinir veya acıma mı,
  79. 25 yıllık savaş hakkında ilk defa
    bir şey duyduğum için
  80. hissettiğim suçluluk muydu,
    bilmiyordum.
  81. Adını bile koyamadım.
  82. Tüm bildiğim, beni kendime getirmesi
    ve sorular sormaya başlamam.
  83. Ne yapacağım?
    17 yaşındaki biri ne yapabilir?
  84. Bana bir şey vermek zorundaydınız.
  85. Ve bana bir şey verdiler.

  86. ''Görünmez Çocuklar''ın
    kurucusu ve yapımcıları;
  87. bir yasa tasarısı olduğunu,
  88. eğer bunu onaylatırsak
  89. iki şey olacağını:
    İlki, Joseph Kony ile
  90. bu başkaldırı ordusunun baş komutanlarının
    tutuklanabileceği
  91. ve ikinci olarak, bunun
    25 yıllık savaştan tükenmiş bölgelerin
  92. iyileşmesi için sermaye
    sağlayacağını söylediler.
  93. Ve ben şöyleydim, tamam.
    İzin verin.
  94. Söz, gerçekleşmesi için yapabileceğim
    ne varsa yapacağım.
  95. Kendim ve benim gibi idealist
    18-20 yaşındaki 99 kişi,

  96. Görünmez Çocuklar stajı için,
    San Diego'ya giden uçağa atladık.
  97. Üniversiteyi erteliyordum.
    Bunun için para almıyorduk,
  98. sorumsuzca veya çılgınca
    diyebilirsiniz -ebeveynlerim öyle yaptı.
  99. Fakat bizim için, gitmemek
    çılgınca olurdu.
  100. Hepimiz bunun aciliyetini hissettik
    ve bu yasa tasarısının kabul edilmesi için
  101. ne gerekiyorsa yapacaktık.
  102. İlk görevlerimiz verildi.

  103. Katılımcıların dünya çapında yüz şehirden
    geleceği ve kendi şehir merkezlerinde
  104. toplanacağı, Joseph Kony'nin Çocuk
    Askerlerini Kurtarmak adlı
  105. bir etkinlik yapacaktık ve
  106. bir ünlü veya siyasi bir figür
    gelip sesini
  107. çocuk askerler için kullanana kadar
  108. ve o noktada her bir şehir
    ''kurtarılmış'' olacaktı.
  109. Fakat, olay şuydu ki kurtarılana kadar
    şehirleri terk etmeyecektik.
  110. Bana Şikago ve dokuz farklı şehir verildi
  111. ve patronuma dedim ki,
  112. ''Eğer ünlü isimlere gidiyorsak neden
    kraliçe arıya gitmeyelim?
  113. Neden Oprah Winfrey için gitmeyelim?''
  114. Biraz idealist olduğumu düşündüler,
    fakat büyük düşünmeye çalışıyorduk.
  115. İmkânsız bir şey yapıyorduk,
  116. neden daha imkânsızına ulaşmaya
    çalışmayalım?
  117. Ve bunu yapmamız Ocak'tan Nisan'a
    kadar sürdü.
  118. Taşıma ve katılımcıların toplanması

  119. ve toplanma yeri için izinler almak için
  120. harcadığım saatlerin sayısı.
  121. Ünlülerin ajanslarından ve
    politikacıların sekreterleri tarafından
  122. reddedildiğim zamanların sayısı.
  123. Bu, hareket sırasında
    uyanık kalabilmek için
  124. Red Bull ve Diyet Kola'ya harcadığım
    paranın miktarı.
  125. (Kahkahalar)

  126. Eğer isterseniz beni yargılayın.

  127. Bu, süreç boyunca kafeini
    fazla tüketmemden kaynaklanan
  128. böbrek enfeksiyonundaki
    hastane faturamın miktarı.
  129. (Kahkahalar)

  130. Bunlar, denemek ve bu etkinliği
    gerçekleştirmek

  131. için yaptığımız saçma şeylerden birkaçı.
  132. Ve 21 Nisan geldi ve etkinlik başladı.

  133. Dünya genelinde yüzlerce şehir.
    Çok güzellerdi.
  134. Altı gün sonra, biri dışında
    tüm şehirler kurtarılmıştı:
  135. Şikago.
  136. Şehirde bekliyorduk.

  137. Dünyanın, ülkenin her yerinden
    insanlar gelmeye başladı,
  138. destek olmak ve
  139. seslerimizi birleştirmek için.
  140. Ve sonunda 1 Mayıs'ta,
  141. Oprah'ın stüdyosunun etrafına sarıldık
  142. ve dikkatini çektik.
  143. Bu, ''Birlikte Özgürüz'' adlı kurtarma
    etkinliğini ve

  144. benim Oprah'a ulaşma çabamı
    belgeleyen filmden bir klip.
  145. (Video) Oprah Winfrey:
    Ofise vardığımda,

  146. kocaman-- geldiğinde
    dışarıda bir grup var mıydı?
  147. Kalabalık: Evet.

  148. OW: Onlarla beş dakika konuşmamı
    istediklerini

  149. yazan tabelalar tutuyorlardı
  150. ve bunu yapmaktan mutlu olurdum.
  151. Ve onlar ''Görünmez Çocuklar'' diye
    adlandırılan bir grupla
  152. birlikteydiler ve dışarıdaki gruba
  153. durumlarını açıklamaları için beş dakika
    vereceğimi söyledim.
  154. Adam: Oprah, bizi ağırladığın için
    çok teşekkür ederiz.

  155. Esasında, dışarıdaki dostlarımız
    30.000 çocuğun Joseph Kony
  156. adında bir isyancı lider tarafından
    kaçırıldığı bir hikâye görmüşler.
  157. Ve burada dayanışma içindeler
  158. ve altı gündür buradalar.
  159. Bu, dünya çapında 100.000 insanla başladı.
  160. Şimdi 500'e düştü ve onlar güçlü
    duracaklar
  161. bu probleme dikkat çekmen ve bizim de
  162. Afrika'da süren savaşı durdurmamız
    ve hâlâ Doğu Afrika'da
  163. olan çocuk askerleri kurtarmamız için.
  164. Oprah şunu söylemeliyim,
    buradaki kız Natalie,
  165. o 18 yaşında.
  166. Bu yıl bizim stajyerimizdi
  167. ve ''Tek amacım, Oprah'a ulaşmak.'' dedi.
  168. Cumartesi günü 2.000 kişi gelmişti,
  169. fakat yağmur yağdı.
  170. Orada yağmurun altında 50
    kişi ile bekledi.
  171. Onun burada olduğunu duyan yüzlerce
    insan buraya akın etti.
  172. Buradaki insanlar
    Meksika'dan, Avustralya'dan geldi.
  173. Natalie 18 yaşında.
  174. Çok genç olduğunu düşünme.
  175. Herhangi bir gün dünyayı
    değiştirebilirsin.
  176. Şimdiden başla.
  177. Bugünden başla.
  178. (Tezahüratlar)

  179. Adam: Değdi mi?

  180. Kalabalık: Evet!

  181. Natalie! Natalie! Natalie!

  182. (Müzik)

  183. Biz bir arada özgürüz!
    Biz bir arada özgürüz!

  184. (Alkışlar)

  185. Bunun benim hayatımdaki
    en önemli an,

  186. beni sıradışı yapan o zirve
    olduğunu düşünebilirsiniz.
  187. Ve çok mükemmel bir andı.
  188. Yani, çok mutluydum.
  189. 10 milyon insan
    ''Oprah Winfrey Show''u izledi.
  190. Geriye dönüp baktığımda,
    o an değildi.
  191. Beni yanlış anlamayın.
  192. Dediğim gibi, harika bir andı.
  193. Bir haftalığına mükemmel bir Facebook
    profil fotoğrafım oldu.
  194. (Kahkahalar)

  195. Ama ben zaten başından beri
    sıradışıydım

  196. ve yalnız değildim.
  197. Hikâyem bu filmde konu
    edilmesine rağmen,

  198. bunun gerçekleşmesi için çok uğraşan
  199. yüzlerce stajyerden sadece biriyim.
  200. Havadayım,
  201. ama omuzlarında oturduğum adam,
  202. benim en yakın arkadaşım.
  203. İsmi Johannes Oberman
  204. ve Johannes benimle birlikte Şikago'da
    ilk günden bu yana
  205. benim kadar uzun saatler,
    benim kadar uykusuz kalarak çalıştı.
  206. Sağdaki kız, ismi Bethany Bylsma.
  207. Bethany, New York ve Boston
    etkinliklerini ayarladı
  208. ve cidden yaptığımız
    en güzel etkinliklerdi.
  209. Soldaki kız, ismi Colleen.
  210. Colleen Meksika'ya taşındı,
  211. oradaki etkinliği planlayabilmek için
  212. 3 aylığına taşındı.
  213. ancak domuz gribinden dolayı
    etkinlikten bir gün önce
  214. ülkeden çıkarıldı.
  215. Ve bu aile vardı.
  216. Bu aile, kurtarmaya gelemedi.
  217. Yapamadılar,
  218. fakat bize 100 kutu pizza ısmarladılar,
    bizim sessizce
  219. protesto ettiğimiz Michigan
    ve Randolph köşesine
  220. teslim ettirdiler.
  221. Yapabileceklerini yapan insanlar vardı,
  222. aynı anda, tek amaçla,
  223. kimin izlediği umurlarında olmadan,
  224. bunun gerçekleşmesini sağladı.
  225. Oprah'a çıkmakla alakalı değildi,
  226. çünkü omuzlarından indiğim anda,
  227. savaş sona ermemişti.
  228. Konu, o yasa tasarısıydı.
  229. Oprah, yalnızca o yasaya giderken ki
    kontrol noktasıydı.
  230. O yasa, asıl amaçtı.
  231. O yasa, bizim ilk günden beri gözümüzü
    diktiğimiz şeydi.
  232. Afrika'nın en uzun süren savaşını
    durdurmamıza yardım edecekti.
  233. Ve dünya genelinde yüzlerce insanı,
    kurtarma için
  234. bir araya getiren şeydi.
  235. Ve sonuç verdi:

  236. Oprah'a çıkmamızdan 10 gün sonra,
  237. yasa tasarısı Meclis'e sunuldu.
  238. Bundan bir yıl sonra, oy birliği ile
  239. 267 oy ile desteklendi.
  240. Ve ondan bir hafta sonra,
  241. Başkan Obama yasayı imzaladı.
  242. (Alkış)

  243. Ve stajyerler olarak hiç birimiz
    orada olamadı.

  244. O an için orada olamadık.
  245. Kurucularımız oradaydı.
  246. Arkada gülenler bizim kurucularımız.
  247. Fakat o an her şeye değdi.
  248. Yüz binlerce anonim sıradışıyı,
    bunun gerçekleşmesi için
  249. çok sıkı çalıştıran şeydi.
  250. Oprah'daki anlar,

  251. imkânsızın yapılabileceğini kanıtladılar.
  252. Bize ilham verdiler.
    Güvenimizi yükselttiler.
  253. Fakat o an olay değildi.
  254. O anların bir çoğu bile bir araya gelip
    bu hareketi başlatamaz.
  255. Bu hareketi başlatan; arkasındaki
    anonim sıradışılardı.
  256. Benim için, kurtarma boyunca
    devam etmemi sağlayan şey

  257. çocuk askerlerin düşüncesiydi.
  258. Kişisel bir hale geldi.
    Bir noktada Afrika'ya gidebilmiştim.
  259. Bu harika insanlarla tanıştım.
  260. Hayatları boyunca bu çatışmanın içinde
    yaşamış arkadaşlarım var
  261. ve bu benim için kişiseldi.
  262. Fakat sizi tetikleyenin bu olması
    gerekmiyor.

  263. Bir sonraki Shepard Fairey olmak
    isteyebilirsiniz
  264. ya da bir sonraki JK Rowling
  265. ya da bir sonraki her kimse.
  266. Fark etmez, fakat ne isterseniz isteyin,
  267. sahip olduğunuz her şey ile
    peşinden koşun --
  268. para veya ün için değil,
  269. sadece inandığınız şey için,
  270. çünkü kalbinize şarkı söyleten şey o.
  271. O sizin dansınız.
  272. Bizim jenerasyonumuzu
    tanımlayacak şey bu,

  273. sevdiğimiz ve uğruna
    savaşmak istediğimiz şeylerin
  274. peşinden koşmamız ve savaşmamız.
  275. İnsanların hakkımda ne düşündüğünü
    lisede çok umursardım.

  276. Bu konferans ile alakalı harika olan şey,
  277. çoğunuzun çok genç olması.
  278. Sevdiğiniz, size ilham veren şeyi
    bulun ve peşinden gidin.
  279. Onun için savaşın,
  280. çünkü dünyayı kurtaracak olan şey o
  281. ve bizi tanımlayan şey o.
  282. İnsanların düşündüğünün aksine,

  283. Oprah anlarım ve TED'de oluşum
    beni tanımlamaz,
  284. eğer beni LA'deki evimde
    görecek olursanız,
  285. hayalim olan film yapımcılığı
    için uğraşırken
  286. faturaları ödemek için garsonluk ve
    bakıcılık yaptığımı göreceksiniz.
  287. Küçük, anonim, monoton,
  288. günlük hareketlerimin içinde,
  289. kendime sıradışı olmayı
    hatırlatmak zorundayım.
  290. Ve inanın, kapılar kapandığında
    ve kameralar kapandığında,
  291. çok zor oluyor.
  292. Fakat eğer sizin görmenizi
    sağlayacağım bir şey varsa,
  293. sadece size değil kendime de
    söyleyeceğim tek şey,
  294. bizi sıradışı eylemlerimiz olduğudur.
  295. Oprah anları değil. Teşekkürler.