Turkish subtitles

← ABD'nin kefalet sistemindeki sorun - Camilo Ramirez

Get Embed Code
22 Languages

Showing Revision 3 created 10/22/2020 by Saliha Karatepeli.

  1. 2000 yılından bu yana Amerika Birleşik
    Devletleri'nde suçlardan hüküm giyenlerin
  2. yıllık sayısı sabit kalmış ancak hapisteki
    yıllık ortalama insan sayısı artmış.
  3. Bu nasıl olabilir?
  4. Cevap, yapılması planlanan şeyi yapmayan
  5. kefalet sisteminde yatıyor.
  6. "Kefalet" terimi, yargılanmayı bekleyen
    kişilerin suçlamalarla yüzleşmek için

  7. mahkemeye geri dönmeleri koşuluyla
    serbest bırakılmasını ifade eder.
  8. Dünyanın dört bir yanındaki ülkeler
    pek çok kefalet çeşidi kullanıyor
  9. ve bazıları bunu hiç kullanmıyor.
  10. ABD kefalet sistemi, esas olarak
    nakit kefalet denen şeye dayanır
  11. ve şu şekilde çalışması gerekirdi:
  12. Bir kişi bir suçla itham edildiğinde,

  13. hakim kefalet için makul
    bir fiyat belirler.
  14. Sanık, mahkeme davayla ilgili
    bir karara varana kadar
  15. hapisten çıkabilmek için
    bu ücreti ödeyecektir.
  16. Dava suçlu ya da masum şeklinde
    sona erdiğinde sanıklar
  17. bütün mahkemelerine çıkmaları halinde
    kefalet paralarını geri alacaklardır.
  18. Bu sistemin arkasındaki mantık:
    ABD yasalarına göre
  19. suçlu olduğu kanıtlanana kadar
    insanların masum olduğu varsayılır
  20. bu nedenle bir suçla
    itham edilen bir kişi,
  21. bir suçtan hüküm giymedikçe
    hapse atılmamalıdır.
  22. Ancak bugün, ABD'deki kefalet sistemi

  23. masumiyet karinesini onurlandırmıyor.
  24. Bunun yerine, insanların haklarını
    altüst ederek
  25. özellikle düşük gelirli topluluklar
    ve beyaz olmayan topluluklardaki
  26. insanlara ciddi zararlar verir.
  27. Kefaletin bedeli önemli bir neden.

  28. Nakit kefaletin amaçlandığı gibi
    çalışabilmesi için
  29. ücretin sanık için karşılanabilir
    olması gerekir.
  30. Kefalet bedelinin, birinin suçluluk
    olasılığını yansıtması amaçlanmadı -
  31. kefalet belirlendiğinde,
    mahkeme delilleri incelemedi.
  32. Çok ciddi suçlar gibi istisnai durumlarda
    yargıçlar, sanıkların yargılanmadan önce
  33. kefaletle serbest bırakılmasını
    reddedebilir ve hapse atabilir.
  34. Yargıçların bu gücü çok nadir
    kullanmaları gerekiyordu
  35. ve çok sık kullandıkları için
    soruşturmaya alınabilirlerdi.
  36. Kefaletin karşılanamayacak olması,
    insanların mahkeme öncesi
  37. salıverilmesini reddetmenin
    ikinci yolu haline geldi.
  38. Yargıçların kişisel takdir ve önyargıları,
  39. bu şekilde tutuklamayı seçtikleri
    kişilerde büyük rol oynadı.
  40. Kefalet tutarları gittikçe arttı
    ve daha fazla sanık ödeyemedi
  41. bu yüzden daha fazla sanık hapiste kaldı.
  42. 19. yüzyılın sonlarında,

  43. bu koşullar ticari kefalet şirketlerinin
    yükselişine yol açtı.
  44. Şirket aldığı ağır bir ücret karşılığında
    bir sanığın kefaletini öder.
  45. Bugün ortalama kefalet 10.000 dolar,

  46. Amerikalıların neredeyse yarısı
    ve on sanıktan dokuzu için
  47. çok yüksek bir fiyat.
  48. Davalı ödeyemezse,
  49. ticari bir kefalet şirketinden
    kredi başvurusunda bulunabilir.
  50. Kimin kefaletini ödeyeceğine
    tamamen şirket karar verir.
  51. Geri ödeyeceklerini düşündükleri
    sanıkları seçerler
  52. ve her yıl yaklaşık 2 milyar dolar
    kâr elde ederler.
  53. Aslında son 20 yılda Amerika'daki

  54. hapishane büyümesinin ana itici gücü
    mahkeme öncesi tutukluluk oldu.
  55. Her yıl kefaleti karşılayamayan
    veya kredi alamayan
  56. yüz binlerce insan, davaları
    çözülene kadar hapiste kalıyor.
  57. Bu adaletsizlik orantısız bir şekilde,
    yargıçlar yüzünden
  58. aynı suçlarla suçlanan beyazlardan
    daha fazla kefalet ödeyen
  59. Siyahi ve Latin Amerikalıları etkiliyor.
  60. Karşılanamayan kefalet, masum sanıkları
    bile zor duruma sokuyor.

  61. Bazıları işlemediği suçları kabul ediyor.
  62. Küçük suçlar için, savcılık,
    suçu kabul etmesi halinde
  63. sanığın cezasına kadar hapiste geçirilen
    sürenin kredilendirilmesi için
  64. bir anlaşma önerebilir.
  65. Çoğunlukla, hapiste geçirdikleri süre
    toplam ceza kadar olur
  66. ve hemen eve gidebilirler
    ancak sabıka kaydı ile ayrılırlar.
  67. Bu arada onların masumiyetini savunmak,
  68. süresiz olarak hapiste yargılanmayı
    beklemek anlamına gelebilir
  69. ve masum bir kararı garanti etmez.
  70. En başta kefalet bile gerekli olmayabilir.

  71. Washington, D.C. 1990'larda nakit kefaleti
    büyük ölçüde kaldırdı.
  72. Şehir 2017'de sanıkların %94'ünü kefalet
    parası olmadan serbest bıraktı
  73. ve %88'i mahkeme tarihlerinde
    geri döndü.
  74. Kâr amacı gütmeyen kuruluş
    The Bail Project,
  75. her yıl binlerce düşük gelirli insana
    ücretsiz kefalet yardımı sağlıyor
  76. ve kefaletin oluşturmak için tasarlandığı
    mali teşviği ortadan kaldırıyor.
  77. Sonuç? İnsanlar ceplerinde para olmadan
    mahkeme tarihlerinin
  78. %90'ında geri dönüyorlar
  79. ve mahkeme tarihlerini kaçıranlar,
    çocuk bakımı,
  80. iş problemleri veya tıbbi krizler gibi
    koşullar nedeniyle gelemiyor.
  81. Araştırmalar ayrıca insanları
    mahkemeden önce hapiste tutmanın,
  82. genellikle nakit kefaleti
    karşılayamadıklarından,
  83. yeniden tutuklanma ve yeniden suç işleme
    olasılığını artırdığını da buldu.
  84. İnsanların yargılanmadan önce
    hapsedilmesinin verdiği zarar

  85. tüm toplulukları kapsar ve nesiller boyu
    ailelere zarar verebilir.
  86. Hapsedilen kişiler, bir suçtan hüküm
    giymeden önce geçim kaynaklarını,
  87. evlerini ve temel hizmetlere
  88. erişimlerini kaybedebilirler.
  89. Aynı zamanda inanılmaz derecede pahalı:
  90. Amerikalı vergi mükellefleri, yasal olarak
    masum olduğu varsayılan insanları
  91. hapsetmek için her yıl
    yaklaşık 14 milyar dolar harcıyor.
  92. Bu, ırk veya servetten bağımsız olarak,
    yasalar altında
  93. eşit adalet vaadini baltalıyor.
  94. Nakdi kefaletle ilgili konular,
    yapısal ırkçılık

  95. ve hapsedilmeye aşırı bağımlılık gibi
    ele alınması gereken
  96. toplumsal sorunların belirtileri.
  97. Bu arada, The Bail Project gibi
    reformcular nakit kefaletle
  98. mahsur kalan insanlara yardım etmek,
    gelecek için daha adil
  99. ve insani bir ön duruşma sistemi
    oluşturmak için çalışıyorlar.