Return to Video

Erken uzmanlaşmak neden kariyerinizde başarı garanti etmez

  • 0:01 - 0:04
    Sizlerle insan potansiyelinin
    gelişimi hakkında konuşmak,
  • 0:04 - 0:10
    gelişimle ilgili sizi en çok etkileyecek
    modern bir anlatıyla başlamak istiyorum.
  • 0:10 - 0:13
    10.000 saat kuralını
    pek çoğunuz duymuşsunuzdur.
  • 0:13 - 0:16
    Belki de hayatınızı bu kurala
    göre yaşıyorsunuzdur.
  • 0:16 - 0:18
    Bu kurala göre
    bir şeyde çok iyi olmak
  • 0:18 - 0:21
    10 bin saat odaklı
    uygulama gerektirir,
  • 0:21 - 0:24
    bu yüzden ne kadar erken
    başlarsanız o kadar iyidir.
  • 0:24 - 0:28
    Bu kuralın meşhur örneği Tiger Woods.
  • 0:28 - 0:31
    Babası, Tiger 7 aylıkken ona
    bir golf sopası vermiş.
  • 0:31 - 0:35
    10 aylıkken babasının atışını
    taklit etmeye başlamış.
  • 0:35 - 0:38
    2 yaşındayken ulusal televizyonda,
    YouTube'dan bakabilirsiniz.
  • 0:38 - 0:40
    21 yaşına baktığımızda ise
  • 0:40 - 0:42
    dünyanın en iyi golf oyuncusu.
  • 0:42 - 0:45
    Tamı tamına 10.000 saat
    kuralına uygun bir hikaye.
  • 0:45 - 0:47
    Çok satan kitaplara konu
    olmuş bir diğeri de
  • 0:47 - 0:48
    Polgar kardeşlerin hikayesi.
  • 0:48 - 0:51
    Baba, kızlara erken yaşlardan
    itibaren tekniklerle satranç
  • 0:51 - 0:53
    öğretmeye karar veriyor.
  • 0:53 - 0:54
    Odaklanarak uygulama yöntemiyle
  • 0:54 - 0:56
    herhangi bir çocuğun bir alanda
  • 0:56 - 0:59
    çalışarak dahi olabileceğini
    göstermek istemiş insanlara.
  • 0:59 - 1:00
    Gerçekten de başarmış
  • 1:00 - 1:03
    çünkü iki kız da Satranç Büyükustası oldu.
  • 1:03 - 1:06
    "Sports Illustrated" dergisinde
    bilim yazarı olduğum zaman
  • 1:06 - 1:07
    bir şeyi merak ettim.
  • 1:07 - 1:08
    Eğer 10.000 saat kuralı doğruysa
  • 1:08 - 1:11
    seçkin sporcuların yaptıkları
    bu sözde "kasıtlı egzersizler"
  • 1:11 - 1:13
    onlara avantaj olarak geri dönecektir.
  • 1:13 - 1:16
    Bu özel öğretmenlerle yapılan,
    hata düzeltmeye yönelik bir uygulama
  • 1:16 - 1:18
    sadece oynamak gibi değil.
  • 1:18 - 1:20
    Normalde, bilim insanları
    bu sporcuları araştırırken
  • 1:20 - 1:23
    zamanlarının çoğunu bu kasıtlı
    egzersizlerle harcadığını görürler.
  • 1:23 - 1:25
    Şaşırtıcı değil pek.
  • 1:25 - 1:28
    Sporcuları gelişimleri
    süresince takip ettiklerinde
  • 1:28 - 1:29
    model şöyle görünür:
  • 1:29 - 1:32
    Geleceğin profesyonelleri
    ilk başladıklarında, nihai alanlarında
  • 1:32 - 1:35
    kasıtlı egzersizlere
    daha az vakit harcıyorlar.
  • 1:35 - 1:38
    Araştırmacıların "örnekleme dönemi"
    dedikleri bir döneme giriyorlar.
  • 1:38 - 1:40
    Bu dönemde çeşitli
    fiziksel aktiviteler deniyorlar
  • 1:40 - 1:42
    kapsamlı genel beceriler ediniyorlar,
  • 1:42 - 1:44
    ilgi ve yeteneklerini öğreniyorlar.
  • 1:44 - 1:49
    Uzmanlaşma daha alt seviyede takılan
    yaşıtlarından daha geç oluyor.
  • 1:49 - 1:51
    Bunu gördüğüm zaman dedim ki
  • 1:51 - 1:54
    "10.000 saat kuralına
    uymuyor bu, değil mi?"
  • 1:54 - 1:57
    Sonra mecburen erken uzmanlaşma gerektiren
  • 1:57 - 2:01
    müzik benzeri alanları
    düşünmeye başladım.
  • 2:01 - 2:03
    Görünen şu ki model çoğu zaman aynı.
  • 2:03 - 2:06
    Birinci sınıf bir müzik akademisinin
    yürüttüğü bir araştırma bu
  • 2:06 - 2:08
    dikkatinizi şuna çekmek istiyorum:
  • 2:08 - 2:11
    Sıra dışı müzisyenler,
    üçüncü enstrümanlarına kadar
  • 2:11 - 2:13
    ortalama müzisyenlerden daha çok
  • 2:13 - 2:14
    kasıtlı pratiğe başlamamışlar.
  • 2:14 - 2:17
    Sıra dışı müzisyenlerin de
    örnekleme dönemi var.
  • 2:17 - 2:19
    Erken yaşta yetişmiş dediklerimizin bile,
    Yo-yo Ma gibi.
  • 2:19 - 2:21
    O da bir örnekleme döneminden geçti
  • 2:21 - 2:24
    sadece diğer müzisyenlere göre
    daha hızlı geçirdi bu dönemi.
  • 2:24 - 2:27
    Ancak bu araştırma
    tamamen göz ardı ediliyor.
  • 2:27 - 2:29
    Daha etkili olan ise
  • 2:29 - 2:32
    "Battle hymn of the Tiger Mother"
    kitabının ilk sayfası.
  • 2:32 - 2:35
    Yazar burada kızını keman
    öğrenmeye teşvik ettiğini anlatıyor.
  • 2:35 - 2:37
    Kimse kitabın sonraki kısmında
    kızın annesine dönüp
  • 2:37 - 2:40
    "Bunu sen seçtin, ben değil"
    diyerek neredeyse pes ettiği
  • 2:40 - 2:42
    kısmı hatırlamaz.
  • 2:42 - 2:45
    Spor ve müzikte bu hayret verici
    örüntüleri gördükten sonra
  • 2:45 - 2:48
    eğitim gibi daha fazla insanı
    etkileyen alanları düşünmeye başladım.
  • 2:48 - 2:51
    Bir iktisatçı, İngiltere ve İskoçya'nın
    yükseköğretim sistemlerinde
  • 2:51 - 2:53
    kendiliğinden oluşan bir deney buldu.
  • 2:53 - 2:57
    İncelediği dönemde sistemlerin
    benzer olduğunu gördü ancak
  • 2:57 - 2:59
    İngiltere'de öğrencilerin
    erken ergenlikten
  • 2:59 - 3:02
    ilerde belirli bir bölüme başvurmak
    için uzmanlaşmaları gerekiyordu.
  • 3:02 - 3:06
    İskoçya'daysa öğrenci isterse
    üniversitede yeni şeyler deneyebiliyordu.
  • 3:06 - 3:07
    Sorduğu şey şuydu:
  • 3:07 - 3:10
    Yarışı kim kazanıyor? Erken
    uzmanlaşanlar mı geç uzmanlaşanlar mı?
  • 3:10 - 3:13
    Şunu gördü: Erken uzmanlaşanlar
    gelir olarak yüksekten başlıyorlardı
  • 3:13 - 3:16
    çünkü alanlara özgü
    becerileri daha çok gelişmişti.
  • 3:16 - 3:18
    Geç uzmanlaşanlar ise daha fazla
    şey deneyebiliyor ve
  • 3:18 - 3:21
    seçme zamanı gelince seçtikleri alanda
    daha uyumlu oluyorlardı.
  • 3:21 - 3:24
    İktisatta buna "eşleşme kalitesi" deniyor.
  • 3:24 - 3:26
    Bu yüzden de gelişme hızları
    daha fazla oluyor.
  • 3:26 - 3:28
    6 yıl içinde gelir
    uçurumunu yok ediyorlar.
  • 3:28 - 3:32
    Bu sırada erken uzmanlaşanlar sayısal
    olarak kariyerlerini daha çok bırakıyorlar
  • 3:32 - 3:34
    çünkü seçim yapmaya
    o kadar erken zorlanıyorlar ki
  • 3:34 - 3:37
    sıklıkla kötü seçimler yapmış oluyorlar.
  • 3:37 - 3:39
    Geç uzmanlaşanlar kısa vadede kaybediyor
  • 3:39 - 3:40
    ama uzun vadede kazanıyor.
  • 3:40 - 3:43
    Kariyer seçimine "randevu"
    gibi bakabilseydik
  • 3:43 - 3:46
    insanları bu kadar hızlı
    kariyer seçmeleri için zorlamazdık.
  • 3:46 - 3:49
    Bu örüntüyü tekrar görmek,
    hayranlık duyduğum insanların
  • 3:49 - 3:52
    gelişimsel öyküsünü keşfetmek
    konusunda ilgimi uyandırdı.
  • 3:52 - 3:55
    Duke Ellington çocukken
    beyzbol, resim ve çizime
  • 3:55 - 3:57
    odaklanmak için
    müzik derslerinden kaçmış.
  • 3:57 - 4:00
    Maryam Mirzakhani çocukken
    matematiğe ilgisi yokmuş,
  • 4:00 - 4:02
    bir romancı olmak istiyormuş.
  • 4:02 - 4:04
    Ama matematik alanının en prestijli ödülü
  • 4:04 - 4:05
    Fields madalyası alan
  • 4:05 - 4:08
    ilk ve halâ tek kadın olmuş.
  • 4:08 - 4:10
    Vincent Van Gogh
    beş farklı kariyere sahipti
  • 4:10 - 4:13
    elinde patlamadan önce her birinin
    gerçek tutkusu olduğuna inanmıştı.
  • 4:13 - 4:18
    Yirmili yaşlarının sonuna doğru
    "Resim Sanatına Giriş" kitabını aldı.
  • 4:18 - 4:19
    Sonunda bu alanda ilerledi.
  • 4:20 - 4:23
    Claude Shannon, Michigan Üniversitesinde
    bir elektrik mühendisiydi
  • 4:23 - 4:26
    kredi doldurmak için
    bir felsefe dersi almıştı.
  • 4:26 - 4:29
    Bu derste neredeyse yüz senelik
    bir mantık sistemi öğrendi.
  • 4:29 - 4:33
    Bununla doğru ve yanlış ifadeler
    1 ve 0 olarak kodlanabiliyor ve
  • 4:33 - 4:35
    matematik gibi çözülebiliyordu.
  • 4:35 - 4:37
    Bu olay ikili kod sisteminin
    gelişimine yol açtı,
  • 4:37 - 4:40
    günümüzde tüm bilgisayarların
    temelinde bu var.
  • 4:40 - 4:43
    Son olarak, benim kendi rol
    modelim Frances Hesselbein.
  • 4:43 - 4:44
    Ben ve Hesselbein.
  • 4:44 - 4:47
    İlk profesyonel işini
    54 yaşında edindi,
  • 4:47 - 4:49
    İzci Kızlar'ın CEO'su oldu
  • 4:49 - 4:51
    ve kurumu kurtardı.
  • 4:51 - 4:53
    Azınlıktan üye sayısını üçe katladı,
  • 4:53 - 4:55
    130.000 gönüllü ekledi.
  • 4:55 - 4:58
    Onun görev süresinde çıkarılan
    yetkinlik rozetlerinden biri.
  • 4:58 - 5:01
    İkili kodda bilgisayar
    öğrenen kızlar yazıyor.
  • 5:01 - 5:04
    Frances bugün Manhattan'da
    bir liderlik enstitüsü yönetiyor
  • 5:04 - 5:06
    ve hafta içi her gün çalışıyor.
  • 5:06 - 5:07
    Sadece 104 yaşında.
  • 5:07 - 5:09
    İlerde kim bilir ne olur?
  • 5:09 - 5:10
    (Gülüşmeler)
  • 5:11 - 5:14
    Bunun gibi gelişim öykülerini
    hiç duymuyoruz, değil mi?
  • 5:14 - 5:15
    Nobel ödüllü araştırmacıların
  • 5:15 - 5:18
    sıradan araştırmacılara göre
    iş dışı hobi edinmesinin
  • 5:18 - 5:19
    22 kat daha fazla olduğunu
  • 5:19 - 5:21
    bulan araştırmayı da bilmiyoruz.
  • 5:21 - 5:22
    Bunları hiç duymuyoruz.
  • 5:22 - 5:25
    Sanatçılar ya da işleri çok ünlü bile olsa
  • 5:25 - 5:27
    bu gelişim öykülerini duymuyoruz.
  • 5:27 - 5:29
    Örneğin bu takip ettiğim bir sporcu.
  • 5:29 - 5:31
    6 yaşında, İskoç rugby
    ekipmanlarını giyiyor.
  • 5:31 - 5:34
    Tenis, kayak ve güreşi denemiş biraz.
  • 5:34 - 5:37
    Annesi tenis antrenörüymüş ama
    oğluna koçluk yapmayı reddetmiş
  • 5:37 - 5:38
    çünkü topa normal vurmuyormuş.
  • 5:38 - 5:41
    Basketbol, masa tenisi
    ve yüzme ile ilgilenmiş.
  • 5:41 - 5:43
    Eğitmenleri büyük yaş
    gruplarıyla oynaması için
  • 5:43 - 5:45
    seviye atlatmak istediklerinde
  • 5:45 - 5:48
    reddetmiş çünkü sadece
    arkadaşlarıyla antrenman sonrası
  • 5:48 - 5:49
    profesyonel güreş konuşmak istiyordu.
  • 5:49 - 5:51
    Daha fazla spor denemeye devam etmiş:
  • 5:51 - 5:54
    Hentbol, voleybol, futbol
    badminton, kaykay.
  • 5:54 - 5:56
    Kim bu ayran gönüllü amatör?
  • 5:57 - 5:59
    Roger Federer.
  • 5:59 - 6:02
    Yetişkin haliyle Tiger Woods kadar ünlü
  • 6:02 - 6:05
    ama tenis fanatikleri bile
    onun gelişim öyküsüyle ilgili
  • 6:05 - 6:07
    hiçbir şey bilmez.
  • 6:07 - 6:09
    Peki standardı böyle
    olsa bile bu neden böyle?
  • 6:09 - 6:12
    Bence, bunun bir nedeni Tiger'ın
    öyküsünün biraz dramatik olması
  • 6:12 - 6:15
    aynı zamanda kendi hayatımızda
    iyi olmak istediğimiz
  • 6:15 - 6:18
    her şey için anlam çıkarabileceğimiz
  • 6:18 - 6:19
    bir anlatıma da benzemesi.
  • 6:19 - 6:21
    Ancak bu bir sorun bence
  • 6:21 - 6:24
    çünkü öyle görünüyor ki golf
    çoğu yönden insanların öğrenmek istediği
  • 6:24 - 6:27
    neredeyse her şey için çok kötü bir model.
  • 6:27 - 6:28
    (Gülüşmeler)
  • 6:28 - 6:29
    Golf, psikolog Robin Hogarth'ın
  • 6:29 - 6:33
    "hoş öğrenme ortamı" diye
    adlandırdığının somut bir örneği.
  • 6:33 - 6:36
    Hoş öğrenme ortamlarında
    sonraki adımlar ve hedefler açıktır,
  • 6:36 - 6:38
    kurallar açıktır ve asla değişmez.
  • 6:38 - 6:41
    Bir şey yaptığınızda hızlı
    ve doğru dönütler alırsınız;
  • 6:41 - 6:43
    gelecek yılın işi geçen
    yılınki gibi olacaktır.
  • 6:43 - 6:46
    Satranç.
    Başka bir hoş öğrenme ortamı.
  • 6:46 - 6:47
    Büyükusta avantajı çoğunlukla
  • 6:47 - 6:50
    tekrar eden örüntüler
    bilgisine dayalıdır
  • 6:50 - 6:52
    bu yüzden satrancı
    otomatikleştirmek çok kolaydır.
  • 6:52 - 6:55
    Spektrumun diğer tarafında
    "nahoş öğrenme ortamları" var.
  • 6:55 - 6:57
    Burada sonraki adım ve
    hedefler net olmayabilir.
  • 6:57 - 6:59
    Kurallar değişebilir.
  • 6:59 - 7:01
    Bir şey yaptığınız zaman
    dönüt alamayabilirsiniz.
  • 7:01 - 7:03
    Ertelenebilir, doğru olmayabilir
  • 7:03 - 7:06
    ve gelecek yılın işi
    geçmiş işlere benzemeyebilir.
  • 7:06 - 7:10
    Şu an yaşadığımız dünya
    hangisine daha çok benziyor?
  • 7:10 - 7:12
    Aslında adapte edilebilir
    şekilde düşünme
  • 7:12 - 7:15
    ve birbirine bağlı kısımları
    takip etme ihtiyacımız
  • 7:15 - 7:17
    algımızı kökten değiştirdi.
  • 7:17 - 7:19
    Dolayısıyla bu diyagrama baktığınızda
  • 7:19 - 7:23
    sağ merkezdeki çember daha büyük
    görünecektir muhtemelen
  • 7:23 - 7:25
    çünkü beyniniz
    bütünün parçayla ilişkisini
  • 7:25 - 7:26
    görmeye daha yatkın.
  • 7:26 - 7:29
    Oysa adapte olmak ve
    kavramsal düşünce gerektiren
  • 7:29 - 7:32
    modern çalışmaya maruz kalmamış birisi
  • 7:32 - 7:35
    ortadaki çemberlerin aynı
    boyutta olduğunu görecektir.
  • 7:35 - 7:38
    Yani bizler nahoş iş dünyasındayız
  • 7:38 - 7:42
    burada aşırı uzmanlaşma
    bazen kötü geri tepebilir.
  • 7:42 - 7:44
    Örneğin farkı ülkelerde
    yapılan bir araştırmada
  • 7:44 - 7:48
    kişilerin ebeveynlerinin
    eğitim süreleri ve sınavlarıyla
  • 7:48 - 7:50
    kendi eğitimleri eşleştirildiğinde fark
  • 7:50 - 7:52
    bazısının kariyer odaklı eğitim aldığı
  • 7:52 - 7:55
    bazısının da kapsamlı eğitim aldığıydı.
  • 7:55 - 7:58
    Örüntü gösterdi ki
    kariyer odaklı eğitim görenler
  • 7:58 - 8:00
    eğitim biter bitmez
    daha çabuk iş buluyorlar,
  • 8:00 - 8:03
    hemen daha fazla kazanmaya başlıyorlar
  • 8:03 - 8:05
    ama değişen dünya için
    daha az adapte olabiliyorlar.
  • 8:05 - 8:07
    Bu yüzden işgücünde
    daha az süre kalıyorlar.
  • 8:07 - 8:10
    Kısa vadede kazanıp
    uzun vadede kaybediyorlar.
  • 8:10 - 8:13
    Uzmanların jeopolitik ve ekonomik
    tahminler yaptıği
  • 8:13 - 8:16
    20 yıl süren ünlü araştırmayı düşünün.
  • 8:16 - 8:19
    En kötü tahmini yapanlar
    en uzman bilirkişilerdi.
  • 8:19 - 8:23
    Bütün kariyerlerini bir iki sorun
    üzerinde odaklanarak harcamış
  • 8:23 - 8:26
    dünyayı bir gözden ve
    anlayıştan görmeye başlamışlar.
  • 8:26 - 8:28
    Deneyim ve yetkinlik kazandıkça
  • 8:28 - 8:30
    daha da kötü hale geldi bazıları.
  • 8:30 - 8:35
    En iyi tahmini yapanlar ise geniş ilgi
    alanlarına sahip zeki insanlardı.
  • 8:36 - 8:38
    Tıp gibi alanlarda artan uzmanlaşma
  • 8:38 - 8:41
    kaçınılmaz ve faydalı.
    Bunda şüphe yok.
  • 8:41 - 8:44
    Yine de iki tarafı keskin bir bıçak bu.
  • 8:44 - 8:48
    Birkaç yıl önce, diz ağrısında dünyada
    en popüler olan ameliyatardan birisi
  • 8:48 - 8:50
    bir plasebo çalışmasıyla test edildi.
  • 8:50 - 8:52
    Bazı hastalara "sahte ameliyat" yapıldı.
  • 8:52 - 8:54
    Yani cerrahlar bir insizyon yapıyor
  • 8:54 - 8:56
    bir şey yapıyor gibi sesler çıkarıyorlar
  • 8:56 - 8:58
    sonra da hastaya dikiş atıyorlar.
  • 8:58 - 9:00
    Bu gerçek ameliyat kadar etkili oldu.
  • 9:00 - 9:03
    Yine de ameliyatın uzmanları,
    milyonlarca insanda bu ameliyatı
  • 9:03 - 9:04
    uygulamaya devam ediyorlar.
  • 9:04 - 9:08
    Bu nahoş dünyada iş gören her
    zaman aşırı uzmanlık değilse nedir?
  • 9:08 - 9:10
    Bunun hakkında konuşmak zor olabilir
  • 9:10 - 9:12
    çünkü her zaman bu şekilde görünmez.
  • 9:12 - 9:14
    Bazen kıvrılıyor, zigzag çiziyor ya da
  • 9:14 - 9:16
    daha geniş bir şekil alıyor gibi görünür.
  • 9:16 - 9:19
    Geride kalıyormuş gibi de görünebilir.
  • 9:19 - 9:21
    Bu numaralardan bazılarını
    konuşmak istiyorum.
  • 9:21 - 9:24
    Teknolojik yenilikler üstüne araştırmalara
    bakınca görüyoruz ki
  • 9:24 - 9:28
    en etkili patentler, Patent Ofisi'nin
    belirlediği teknolojik bir alanda
  • 9:28 - 9:31
    derinlemesine araştırmalar
    yapan bireyler tarafından değil,
  • 9:31 - 9:33
    aksine bir çok farklı
    teknolojik alanda çalışmış
  • 9:33 - 9:36
    ve sıklıkla diğer alanlardan
    elementleri entegre edebilen
  • 9:36 - 9:40
    bireylerin oluşturduğu
    gruplar tarafından alınıyor.
  • 9:40 - 9:44
    Bu alanda öncü ve mesleki
    hayranlık duyduğum kişilerden birisi
  • 9:44 - 9:46
    Gunpei Yokoi adında bir Japon.
  • 9:46 - 9:49
    Yokoi okulda elektronik sınavında
    iyi sonuçlar elde edemedi
  • 9:49 - 9:52
    ve bu yüzden Kyoto'da iskambil kağıdı
    firmasında bakım işçisi olarak
  • 9:52 - 9:54
    alt seviye bir işe mecbur kaldı.
  • 9:54 - 9:57
    İleri teknolojide çalışmak
    için yetersiz olduğunu gördü.
  • 9:57 - 10:00
    Ancak kolayca ulaşılabilen
    o kadar çok bilgi vardı ki
  • 10:00 - 10:03
    herkesin bildiği şeyleri
    uzmanların görmek için
  • 10:03 - 10:05
    çok kibirli kaldığı yollarla
    birleştirebilirdi belki.
  • 10:05 - 10:09
    Hesap makinesi endüstrisinden
    yaygın teknolojileri
  • 10:09 - 10:12
    kredi kartı endüstrisinden
    yaygın teknolojilerle birleştirdi
  • 10:12 - 10:13
    ve avuç içi oyunları üretti.
  • 10:13 - 10:15
    Çok popüler oldular.
  • 10:15 - 10:17
    Oyun 19. yüzyılda
  • 10:17 - 10:20
    ahşap vitrinli bir dükkanda kurulmuş
    bu iskambil kağıdı şirketini
  • 10:20 - 10:22
    oyuncak ve oyun işletmesine çevirdi.
  • 10:22 - 10:24
    Duyumuşsunuzdur belki adı Nintendo.
  • 10:24 - 10:26
    Yokoi'nin yaratıcı felsefesi
  • 10:26 - 10:29
    "eskimiş teknolojiyle yanal düşünme"
    olarak çeviriliyor.
  • 10:29 - 10:32
    Bilinen teknolojiyi alıp
    yeni şekillerde kullanmak.
  • 10:32 - 10:34
    Yokoi'nin başyapıtı ise
  • 10:34 - 10:35
    "Game Boy"du.
  • 10:35 - 10:38
    Tam anlamıyla teknolojik bir şakaydı.
  • 10:38 - 10:41
    Saga ve Atari'nin ürettiği
    renkli rakipleri ile aynı anda çıktı
  • 10:41 - 10:43
    ve onları geride bıraktı.
  • 10:43 - 10:47
    Çünkü Yokoi müşterilerin ilgilendiği
    şeyin renk olmadığını biliyordu.
  • 10:47 - 10:50
    Dayanıklılık, taşınırlık,
    uygun fiyat, pil ömrü
  • 10:50 - 10:52
    ve oyun seçimiydi ilgilendikleri şey.
  • 10:52 - 10:55
    Bu ailemin bodrumunda bulduğum benimki.
  • 10:55 - 10:56
    (Gülüşmeler)
  • 10:56 - 10:57
    Daha iyi günler gördü.
  • 10:57 - 10:59
    Kırmızı ışığın yandığını görebilirsiniz.
  • 10:59 - 11:01
    Çalıştırdım ve biraz Tetris oynadım.
  • 11:01 - 11:03
    Bunu bilhassa etkileyici buldum
  • 11:03 - 11:06
    çünkü pillerinin süresi 2007
    ve 2013'te bitmişti.
  • 11:06 - 11:07
    (Gülüşmeler)
  • 11:07 - 11:11
    Bu kapsam avantajı
    daha öznel alanlarda da geçerli.
  • 11:11 - 11:15
    Bazı çizgi roman yaratıcılarının
    neden çok sattığını
  • 11:15 - 11:19
    araştıran bir çalışmada
    araştırmacılar sebebin
  • 11:19 - 11:22
    bu alandaki deneyim süresi,
  • 11:22 - 11:25
    yayımcının kaynakları ya da
  • 11:25 - 11:27
    daha önce basılan çizgi roman
    sayısı olmadığını buldu.
  • 11:27 - 11:32
    Önemli olan çizerin daha önce
    çalıştığı farklı tür sayısıydı.
  • 11:32 - 11:33
    Şaşırtıcı bir şekilde
  • 11:33 - 11:39
    geniş kapsamlı bir insanın yerini
    bir grup uzman dolduramıyor.
  • 11:39 - 11:42
    Böyle insanlardan yeterince
    üretmiyoruz muhtemelen.
  • 11:42 - 11:45
    Çünkü bu insanlar ilk başlarda
    sadece geri kalmış gibi görünüyorlar.
  • 11:45 - 11:48
    Erken başlangıç ya da uzmanlık
    gibi görünmeyen şeyleri
  • 11:48 - 11:50
    teşvik etme eğilimi göstermiyoruz.
  • 11:50 - 11:53
    Avantaj kazanmak için duyduğumuz
    bu iyi niyetli istekle
  • 11:53 - 11:56
    yeni bilgiler öğrenme şeklimizi
    kolaylaştırıyoruz aslında
  • 11:56 - 11:59
    sıklıkla ters tepen bir şekilde üstelik.
  • 11:59 - 12:02
    Geçen yıl yapılan bir araştırmada
    7. sınıf matematik sınıflarının her birine
  • 12:02 - 12:05
    rastgele farklı öğrenme
    metodları uygulandı.
  • 12:05 - 12:08
    Bazılarına "tıkalı uygulama"
    adında metod verildi.
  • 12:08 - 12:10
    Bu metotta A tipinde sorular vardır
  • 12:10 - 12:13
    AAAAA, BBBBB diye devam eder.
  • 12:13 - 12:14
    Süreç hızlıdır,
  • 12:14 - 12:15
    çocuklar mutludur,
  • 12:15 - 12:16
    her şey mükemmeldir.
  • 12:16 - 12:20
    Diğer sınıflara "aralıklı uygulama"
    adında bir metod verildi.
  • 12:21 - 12:24
    Bu da bütün soru türlerini
    alıp bir şapka içine atmak gibi
  • 12:24 - 12:26
    sonra rastgele çekiyorsunuz.
  • 12:26 - 12:28
    Süreç daha yavaş,
    çocuklar daha öfkeli olur.
  • 12:28 - 12:31
    Ancak prosedürleri uygulamayı
    öğrenmek yerine
  • 12:31 - 12:35
    bir stratejiyi bir soru türüne nasıl
    eşleştirmeleri gerektiğini öğreniyorlar.
  • 12:35 - 12:36
    Sınav zamanı gelince de
  • 12:36 - 12:40
    aralıklı uygulama grubu
    tıkalı uygulama grubunu geride bıraktı.
  • 12:40 - 12:42
    Sonuçlar yakın bile değildi.
  • 12:42 - 12:45
    Ben bu araştırmanın büyük kısmını,
    yani erken başlangıcın
  • 12:45 - 12:47
    kariyer seçimi, bir öğrenim süreci ya da
  • 12:47 - 12:49
    sadece yeni bir şey öğreniminde
  • 12:49 - 12:53
    uzun vadeli gelişime ket vurabileceği
    düşüncesini çok mantıksız buluyorum.
  • 12:54 - 12:58
    Doğal olarak başarmanın
    insanlar kadar farklı yolu vardır.
  • 12:58 - 13:02
    Ama sadece Tiger'ın yolunu
    özendirip teşvik ediyoruz bence.
  • 13:02 - 13:04
    Oysa bu nahoş dünyada
  • 13:04 - 13:07
    Roger'ın yolundan giden
    insanlara da ihtiyacımız var.
  • 13:07 - 13:09
    Saygın fizikçi, matematikçi ve
  • 13:09 - 13:13
    harika yazar Freeman Dyson'ın
    söylediği bir şey var.
  • 13:13 - 13:16
    Dyson dün vefat etti, bu yüzden
  • 13:16 - 13:18
    umarım sözlerinin hakkını veriyorumdur.
  • 13:18 - 13:23
    "Sağlıklı ekosistem için kuşlara da
    kurbağalara da ihtiyacımız var."
  • 13:23 - 13:26
    Kurbağalar aşağıda çamurdan
    tüm pürüzlü ayrıntıları görürler.
  • 13:26 - 13:29
    Kuşlar yükseklerden
    bu detayları görmeden uçar
  • 13:29 - 13:31
    ancak kurbağanın bilgisiyle
    entegre haldedir.
  • 13:31 - 13:33
    Bizimse ikisine de ihtiyacımız var.
  • 13:33 - 13:34
    Asıl problem şu ki, diyor Dyson,
  • 13:34 - 13:37
    herkese kurbağa olmalarını söylüyoruz.
  • 13:37 - 13:42
    Bence de bu nahoş bir dünya için
    oldukça basiretsiz kalıyor.
  • 13:42 - 13:43
    Çok teşekkür ederim.
  • 13:43 - 13:46
    (Alkış)
Title:
Erken uzmanlaşmak neden kariyerinizde başarı garanti etmez
Speaker:
David Epstein
Description:

Erken başlamak her zaman erken yol almanızı sağlamaz. Spor, teknoloji ve ekonomiden verdiği örneklerle David Epstein, spesifik bir beceride çok erken uzmanlaşmanın uzun vadede gelişiminizi nasıl baltalayabileceğinden bahsediyor. Yeni şeyler deneyip ve çeşitli beceriler edinmeye odaklanılan "örnekleme döneminin" faydalarını da açıklıyor. Bu geniş ve mantığa aykırı düşünme şeklinin (ve daha bağışlayıcı zaman çizelgesinin) kişisel ve profesyonel bağlamda nasıl daha dolu bir yaşama yol açtığını öğrenin.

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
14:00

Turkish subtitles

Revisions