Turkish subtitles

← Ön yargılarımızın üstesinden nasıl geliriz? Cesurca onlara doğru yürüyün

Get Embed Code
28 Languages

Showing Revision 23 created 09/06/2016 by Eren Gokce.

  1. Bu yaz uzun bir yolculuk yaptım
  2. ve Isabel Wilkerson'ın harika eseri
  3. "The Warmth of Other Suns"
    (Başka Güneşlerin Sıcaklığı)'ını
  4. dinlerken mükemmel zaman geçirdim.
  5. 1915 ile 1970 arasında altı milyon
    siyahinin güneyden kaçışını,
  6. tüm zulümden sonra bir soluklanma
  7. ve kuzeyde daha iyi olanaklar elde etmeye
    çalışmalarını yazıya dökmüştü.
  8. Afrikalı Amerikanların dirençli ve parlak
  9. hikâyeleriyle doluydu ve aynı zamanda
  10. tüm dehşet verici hikâyeleri,
  11. tevazuyu ve aşağılamaları duymak
    oldukça zordu.
  12. Özellikle de dayaklar, yakmalar ve
  13. siyahi insanların linç edilmesi.
  14. Dedim ki, "Bilirsin bu biraz derin.
  15. Ara vermem gerek. Radyoyu açacağım."
  16. Radyoyu açtım ve işte ordaydı:
  17. Ferguson, Missouri,
  18. Michael Brown,
  19. 18 yaşındaki siyah adam,
  20. silahsız, beyaz polis tarafından vurulmuş,
    kendinden geçmiş hâlde
  21. dört saattir kanı akıyordu.
  22. Büyükannesi, küçük çocukları ve komşuları
    korku içinde izliyorlardı.
  23. Düşündüm ki,
  24. yine aynı şey.
  25. Siyahilere karşı bu şiddet, vahşet
  26. yüzyıllardır devam ediyor.
  27. Demek istediğim, aynı hikâye.
    Yalnızca farklı isimlerle.
  28. Amadou Diallo olabilirdi.
  29. Sean Bell olabilirdi.
  30. Oscar Grant olabilirdi.
  31. Trayvon Martin olabilirdi.
  32. Bu şiddet, bu vahşet

  33. gerçekten bizim milli ruhumuzun
    bir parçası.
  34. Ortak tarihimizin bir parçası.
  35. Bununla ilgili ne yapacağız?
  36. Bilirsiniz bir kısmımız hâlen genç siyahi
    adamlar gördüğünde,
  37. yolun karşısına geçiyor,
  38. kapıları kilitliyor,
  39. çantasını kontrol ediyor, değil mi?
  40. O kısım.
  41. Yani, sokakta insanları
    vurmadığımızı biliyorum

  42. ama içimizde bu tür olayları
    ateşlemeye neden olan
  43. ön yargılar ve klişelerinde
  44. aynı şey olduğunu söylüyorum.
  45. Bu şekilde bir eğitim aldık.
  46. İnanıyorum ki bu tür vakaları,
  47. bu Ferguson olaylarını,
  48. içinden bakarak ve kendimizi değiştirmek
    isteyerek durdurabiliriz.
  49. Sizi harekete geçmeye çağırıyorum.

  50. Ferguson'un tekrar yaşanmamasını
    düşünmemiz adına
  51. bugün bize üç şey önermek istiyorum;
  52. siyahiler hakkında görüşlerimizi
    düzeltmek için
  53. bize yardımcı olabilecek üç şey.
  54. Sadece onların korunmasını değil
    aynı zamanda dünyaya açılarak
  55. gelişebileceklerini umduğum üç şey.
  56. Bunu hayal edebiliyor musunuz?
  57. Ülkemizin genç siyahileri kucakladığını,
    geleceğin parçası
  58. olarak görüldüklerini,
    bu şeffaflığın verildiğini,
  59. sevdiğimiz insanlara bu lütfu vermeyi
    hayal edebiliyor musunuz?
  60. Hayatlarımız ne kadar daha iyi olurdu?
    Ülkemiz ne kadar kadar iyi olurdu?
  61. Bir numara ile başlayayım.

  62. İnkar etmeyi bırakmalıyız.
  63. İyi insan olmaya çalışmayı durdurmalıyız.
  64. Gerçek insanlara ihtiyacımız var.
  65. Birçok farklılık çalışması yaptım,
  66. insanlar seminerin başında gelip
    diyecekler ki;
  67. "Bayan Farklılık, burada olduğunuz için
    çok memnunuz" --
  68. (Kahkahalar) --
  69. "ama vücudumuzda ön yargılı kemik yok"
  70. Diyorum ki, "Gerçekten mi?
  71. Çünkü her gün bu işi yapıyorum ve
    bütün ön yargılarımı görüyorum."
  72. Çok uzun zaman önce değil,
    uçaktaydım

  73. ve P.A. sisteminden gelen bir kadın
    pilotun sesini duydum;
  74. çok heyecanlandım ve etkilendim.
  75. Dedim ki, "Evet, kadınlar, harikayız.
  76. Şimdi stratosferdeyiz."
  77. Her şey iyiydi ve sonra türbülans ve
    sarsıntı başladı.
  78. Dedim ki,
  79. "Umarım kullanabiliyordur."
  80. (Kahkahalar)
  81. Biliyorum. Doğru.
  82. Ama bunun bir ön yargı olduğunu
    bilmiyordum.
  83. Bunu epey çalkantılı ve türbülanslı
    başka bir yolculukta
  84. erkek bir pilot varken
  85. ve onun güvenini
    sorgulamadığımda anladım.
  86. Pilot iyidir.
  87. Şimdi burada bir sorun var.
  88. Eğer bana açıkça sorarsanız,
    derim ki: "Kadın pilot: Müthiş."
  89. Ama görünen o ki, işler dehşet verici,
    birazcık riskli ve zahmetli olduğunda
  90. var olduğunu bile bilmediğim
    bir ön yargıya eğildim.
  91. Gökyüzünde hızlı giden uçaklarda,
  92. bir erkek olsun isterim.
  93. Bu benim varsayılanım.
  94. Erkekler benim varsayılanım.
  95. Sizin varsayılanınız kim?
  96. Kime güvenirsiniz?
  97. Kimden korkarsınız?
  98. Kime gizli olarak bağlı hissediyorsunuz?
  99. Kimden kaçarsınız?
  100. Size öğrendiklerimizi anlatacağım.

  101. Bilinçsiz ön yargıyı ölçen
    gizli çağrıştırma testini,
  102. internete girip yapabilirsiniz.
  103. Beş milyon insan yaptı.
  104. Ortaya çıktı ki, bizim varsayımımız beyaz.
    Beyaz insanları seviyoruz.
  105. Beyazı tercih ediyoruz.
    Ne demek mi istiyorum?
  106. İnsanlara beyaz ve siyah adam
    resimleri gösterildiğinde,
  107. beyaz kişiye söylenen olumlu bir sözcüğü,
  108. siyah kişiye söylenen olumlu sözcükten,
  109. daha hızlı bir şekilde
  110. resimle ilişkilendiriyoruz
    ya da tam tersi.
  111. Siyah bir yüz gördüğümüzde,
  112. siyahı olumsuzlukla ilişkilendirmek
  113. beyazı olumsuzlukla
    ilişkilendirmekten daha kolay.
  114. Testi yapan beyaz insanların %70'i
    beyazı tercih ediyor.
  115. Testi yapan siyah insanların %50'si
    beyazı tercih ediyor.
  116. Görüyorsunuz, bu kire
    hepimiz maruz kalmışız.
  117. Beynimizin otomatik olarak eşleştirmesi
    gerçeğiyle ilgili ne yapıyoruz?

  118. Biliyorsunuz ki, muhtemelen düşündüğünüz,
  119. tahmin ettiğiniz bir şey olan,
  120. renk körlüğüm üzerinde duracağım.
  121. Evet, buna yeniden değineceğim.
  122. Size önerecek miyim, hayır.
  123. Renkleri görmeyerek farklılık yaratmaya
  124. çalışmakta epey yol katettik.
  125. Sorun renkleri görmemiz asla değildi.
    Renkleri gördüğümüzde yaptıklarımızdı.
  126. Bu yanlış bir ideal.
  127. Biz, hangi ırksal farklılığın
  128. insanların olanaklarını değiştirdiğini
    fark etmediğimizi
  129. görmezden gelmekle meşgulken,
    bu onları gelişmekten alıkoyuyor
  130. ve bazen onların erken ölümüne
    sebep oluyor.
  131. Yani aslında bilim insanlarının
    bize anlattığı şey, asla olmaz.

  132. Renk körlüğünü düşünmeyin bile.
  133. Aslında bize önerdikleri,
  134. müthiş siyah insanlara dik dik bakmak.
  135. (Kahkahalar)
  136. Onların yüzlerine bakın ve hatırlayın,
  137. çünkü siyah olan müthiş halka baktığımıza
  138. bu beynimizde otomatikman
    gerçekleşen ilişkinin
  139. bozulmasını kolaylaştırıyor.
  140. Sizce neden arkamda bu güzel siyah
    erkekleri gösteriyorum?
  141. O kadar çoktu ki, onları kesmek
    zorunda kaldım.
  142. Tamam, şöyle ki,
  143. siyah insanlar hakkındaki otomatik
    ayrıştırmanızı sıfırlamaya çalışıyorum.
  144. Size genç siyahilerin,
  145. inanılmaz insanlar olarak
    büyüdüklerini ve hayatımızı
  146. değiştirip güzelleştirdiklerini
    hatırlatmaya çalışıyorum.
  147. Burada başka bir şey var.

  148. Bilimdeki bir başka imkân,
  149. sadece geçici olarak otomatik
    varsayımlarımızı değiştiriyor
  150. ama sizde nefret uyandıran
  151. tanıdığınız iğrenç beyaz bir insanı alıp
  152. mükemmel siyahi bir insanın
  153. yanına koyarsanız,
  154. bazen gerçekten de ayrışmamıza
    neden olur.
  155. Jeffrey Dahmer ve Colin Powell'ı düşünün.
  156. Hayretle bakıyorsunuz, değil mi?
    (Kahkahalar)
  157. Ama bu şeyler.
    Ön yargılarınızı arıyorsunuz.
  158. Lütfen, lütfen inkâr etmeyin ve
    doğrulanmayan verilere bakın.
  159. Bu gerçekte eski kalıplarınızın
    yanlış olduğunu kanıtlayacak.
  160. Tamam, bu bir numaraydı.
    İki numara,

  161. siyahilerden uzaklaşmak yerine
    onlara doğru yürüyün diyeceğim.
  162. Bunu yapmak çok zor değil
  163. ama bilinçli ve kasıtlı olarak
  164. yapmanız gereken şeylerden biri.
  165. Bir keresinde birkaç yıl önce,
    Wall Street bölgesinde
  166. bir meslektaşımlaydım.
    O gerçekten müthiş biri.
  167. Beraber çeşitlilik üzerine çalışıyorduk
    ve o renkli bir kadın, Koreli.
  168. Dışarıdaydık ve gece geç bir saatti,
  169. nereye gittiğimizi bilmiyorduk,
    kaybolmuştuk.
  170. Karşı caddede onu gördüm ve düşündüm ki
    "Müthiş, siyah adam."
  171. Ona doğru düşünmeden yürüdüm.
  172. İş arkadaşım, "Bu çok ilginç" der gibiydi.
  173. Karşı caddedeki o adam, siyahiydi.
  174. Bence siyahi adamlar genelde
    nereye gittiklerini bilirler.
  175. Neden tam olarak böyle
    düşünüyorum bilmiyorum.
  176. İş arkadaşım dedi ki,
    "Yaşasın siyah adam mı dedin?"
  177. O ise, "Aa! Siyah adam" demiş.
  178. Diğer yönde. Aynı ihtiyaç,
    aynı adam, aynı kıyafetler,
  179. aynı zaman, aynı cadde, farklı tepki.
  180. "Çok kötü hissettim.
    Ben bir çeşitlilik danışmanıyım.
  181. Siyahi adam tribi yaptım. Ben renkli bir
    insanım. Aman Tanrım!" dedi.
  182. Dedim ki, "Ne var biliyor musun? Lütfen.
    Gerçekten rahatlamaya ihtiyacımız var."
  183. Yani siyahilerle uzun bir geçmişim
    olduğunu anlamalısın.
  184. (Kahkahalar)
  185. Babam siyahi bir adam.
    Ne diyorum görüyor musunuz?
  186. 195 cm boyunda siyahi bir oğlum var.
    Siyahi bir adamla evlendim.
  187. Siyahi adamın kim olduğunu
    anlayabilmek için
  188. siyahi görüşüm oldukça geniş ve derin
  189. ve o benim siyahi adamımdı.
  190. Dedi ki, "Evet hanımlar nereye gittiğinizi
    biliyorum. Sizi oraya götüreceğim."
  191. Ön yargılar, insanlar hakkında onların
    gerçekte kim olduklarını

  192. bilmeden önce uydurduğumuz hikâyelerdir.
  193. Ama bize onlardan korkmamız ve
  194. kaçınmamız gerektiği anlatılırken
    onların kim olduğunu nasıl bileceğiz?
  195. Sıkıntınızın üstüne gitmenizi
    söyleyeceğim.
  196. Aptalca bir riske girmenizi istemiyorum.
  197. Diyorum ki, bir envanter yapın,
  198. sosyal ve profesyonel dairenizi
    genişletin.
  199. Daireniz içinde kim var?
  200. Kim eksik?
  201. Siyahi gençlerle, erkeklerle, kadınlarla
  202. kaç tane özgün ilişkiniz var?
  203. Tabiri caizse, olduğun kişiden
  204. ve nasıl davrandığından
    önemli oranda farkı var mı?
  205. Çünkü, biliyor musunuz?
    Sadece etrafınıza bir bakın.
  206. İş yeri veya sınıfınızda biri olabilir,
  207. ibadet ettiğiniz yerde, bir yerlerde,
    siyahi bir genç adam olabilir.
  208. İyi birisiniz. Merhaba deyin.
  209. Daha derine, yakına, daha
    ileriye gidin ve ilişki türleri kurun.
  210. Aslında bu ilişki türleri,
    bütünsel kişiyi görmemizi
  211. ve basmakalıp düşüncelerden
    kurtulmamızı sağlar.
  212. Biliyorum içinizden birileri,
  213. özellikle şunu diyecek, biliyorum çünkü
    benim de beyaz arkadaşlarım var,

  214. "Ne kadar tuhaf olduğumu bilmiyorsun.
  215. Bunun bende işe yarayacağını düşünmüyorum.
  216. Eminim elime yüzüme bulaştıracağım."
  217. Tamam, belki mükemmellikle ilgili değil.
    Bu, bağlantı ile ilgili.
  218. Rahatsız olmadan önce rahatlamazsınız.
  219. Sadece yapmalısınız.
  220. Genç siyahi adamlar, diyorum ki
  221. birisi yolunuza özgünce ve gerçekçe
    çıkıyorsa davetini kabul edin.
  222. Kimse üstünüze gelmeyecek.
  223. Sizdeki tevazuyu görebilen
    insanlar arayın.
  224. Bu bizden farklı insanlarla yaptığımız
  225. ilişkilerde ortaya çıkan empati
    ve merhamettir.
  226. Çok güçlü ve güzel bir şey
    ortaya çıkar:
  227. Onların siz olduklarının
    farkına varırsınız,
  228. onlar sizin bir parçanızdır,
    ailenizden biridir.
  229. Sonra seyirci olmayı bırakır,
  230. aktör oluruz, avukat oluruz
  231. ve müttefik oluruz.
  232. Şimdi rahatlığınızdan uzaklaşıp
    daha büyük ve parlak bir şey içine girin,
  233. çünkü bunu yaparak başka bir Ferguson
    olayını önleyebiliriz.
  234. Böylece herkesin özellikle de
  235. siyahi insanların başarılı olduğu
    bir toplum oluşturabiliriz.
  236. Sonuncusu biraz zor olabilir,

  237. bunu biliyorum ama yine de
    onu bir yerlere koyacağım.
  238. Bir şey gördüğümüzde, bir şey söylemek
    için cesaretimiz olmalı,
  239. sevdiğimiz insanlara bile.
  240. Tatillerde masanın etrafına oturup
  241. güzel zaman geçirecek vaktimiz olacak.
  242. Birçoğumuz, tatilde
  243. masanın etrafındaki sohbetlere
    tanık olacak.
  244. "Büyükannem bir yobaz." demeye
    başlayacaksınız.
  245. (Kahkahalar)
  246. "Joe amca bır ırkçı."
  247. Ama büyükannemizi
    ve Joe amcamızı seviyoruz.
  248. Onlar iyi insanlar ama
    söyledikleri yanlış.
  249. Bir şeyler söyleyebilmeliyiz çünkü
    masada başka kimlerin olduğunu biliyoruz?
  250. Çocuklarımız da masada.
  251. Ön yargıların bitmeyip neden nesilden
    nesile geçtiğini merak ediyoruz.
  252. Çünkü hiçbir şey söylemiyoruz.
  253. Şöyle diyebilmeliyiz: "Büyükanne,
    artık insanlara öyle demeyeceğiz"
  254. "Joe Amca, bu doğru değil,
    o bunu hak etmiyor.
  255. Kimse bunu hak etmiyor."
  256. Eğer siyahi ebeveynlerin, özellikle
  257. siyah erkek çocukları olanların bunu
    yapma lüksü yoksa,
  258. çocuklarımızı ırkçılığın çirkinliğinden
  259. korumamak için istekli olmamız lazım.
  260. Canlarımızı, geleceğimizi alıp
  261. onlara idealleri olan ne kadar güzel
    bir ülkemiz olduğunu anlatmalıyız.
  262. Çok çalıştık, bazı ilerlemeler kaydettik
  263. ama henüz bitirmedik.
  264. Hâlâ üstünlük konusunda eski
    saçmalıklarımız var
  265. ve bu, kurum, toplum
  266. ve nesillerimizin kafasına
  267. bunu sokmamıza neden oluyor.
  268. Bu, umutsuz, uyumsuz ve de yıkıcı
  269. değersizleşmiş siyahi genç
    adamlar oluşturuyor.
  270. Hâlâ mücadele ediyoruz,
    iki rengi birlikte
  271. ve siyahi genç adamların karakterini
  272. görebilmeyi anlatmak zorundasınız
  273. ama beklediğiniz,
  274. bu toplumda bu haksızlığa karşı duracak
  275. değişim güçlerinin bir parçası olmak
    ve diğer her şeyden daha fazla
  276. genç siyahi erkeklerin toplumda kim
    olduklarını görebilmelerini istiyorsunuz.
  277. Birçok muhteşem siyah erkek,

  278. gelmiş geçmiş en muhteşem
    devlet adamı olanlar,
  279. cesur askerler,
  280. harika, çalışkan emekçiler.
  281. Güçlü bir vaiz olan insanlar var.
  282. İnanılmaz bilim adamları,
    sanatçılar ve yazarlar.
  283. Dinamik komedyenler.
  284. Sevecen büyükbabalar
  285. ve önem veren evlatlar.
  286. Güçlü babalar
  287. ve kendi hayalleri olan genç adamlar.
  288. Teşekkürler.

  289. (Alkışlar)