YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Doğal saç kutlaması

Get Embed Code
29 Languages

Showing Revision 26 created 02/06/2018 by Meric Aydonat.

  1. Şikago'nun güney tarafındanım.
  2. 7. sınıfta Jenny isimli bir dostum vardı
  3. ve Şikago'nun güneybatı
    tarafında yaşıyordu.
  4. Jenny beyazdı
  5. ve eğer Şikago'nun ırki demografikleri
    hakkında herhangi bir şey biliyorsanız,
  6. Şikago'nun güneybatı yakasında
    çok fazla siyahi insanın
  7. yaşamadığını biliyorsunuzdur.
  8. Fakat Jenny benim arkadaşımdı,
  9. biz de okul çıkışları ve
    hafta sonları sık sık takılırdık.
  10. Bir gün onların salonunda
    takılıyorduk,
  11. 13 yaş şeyleri hakkında
    konuşuyorduk
  12. ve Jenny'nin küçük kardeşi
    Rosie de bizimleydi.
  13. Arkamda oturmuş, saçımla oynuyordu.
  14. Ne yaptığı hakkında
    çok fazla düşünmüyordum.
  15. Fakat konuşmanın durakladığı bir anda
  16. Rosie omzuma hafifçe dokundu.
  17. Dedi ki: "Sana bir soru sorabilir miyim?"
  18. "Evet, tabii ki Rosie" dedim.

  19. "Siyahi misin?"

  20. (Gülüşmeler)

  21. Oda dondu.

  22. Sessizlik.
  23. Jenny ve Rosie'nin annesi
    çok uzakta değildi.
  24. Mutfaktaydı ve konuşmaya
    kulak misafiri oldu
  25. ve çok utanmıştı.
  26. "Rosie! İnsanlara böyle sorular
    soramazsın." dedi.
  27. Jenny arkadaşımdı ve
    gerçekten utandığını biliyorum.
  28. Onun adına biraz kötü hissettim
    ama aslında alınmamıştım.
  29. Anladım ki, bu, dünyadaki
    on yıllık kısacık hayatında,
  30. Şikago'nun güneybatı yakasında
    yaşayan Rosie'nin kabahati değildi,
  31. sadece siyahi birinin neye benzediğinden
    tam olarak emin değildi.
  32. Hakkı var.
  33. Ama benim için daha şaşırtıcı olan
  34. Jenny ve Rosie'nin ailesiyle geçirdiğim
    onca zamanda
  35. - onlarla takılırken,
  36. oynarken,
  37. hatta fiziksel temas ederken bile -
  38. Rosie, ellerini saçımda
    gezdirene kadar
  39. bana siyahi olduğumu
    sormayı düşünmemişti.
  40. Saçımın yapısının
    etnik kökenim üzerinde
  41. ne kadar büyük rol oynadığını,
    aynı anda da toplumda diğerlerince
  42. nasıl görülmemde oynadığı kilit rolü
    fark ettiğim ilk zamandı.
  43. Garrett A. Morgan ve Madame CJ Walker
    1900'lerin başlarında

  44. siyahi saç bakımı ve güzellik
    endüstrisinin öncülerindendi.
  45. Onlar en çok, buldukları kimyasal bazlı
    saç kremleri
  46. ve siyah saçın yapısını
  47. kalıcı ya da yarı kalıcı şekilde
    değiştiren
  48. saç düzleştiricileri ile biliniyorlar.
  49. Siyahilerin Amerika'daki
    tarihini düşündüğümüzde
  50. sıklıkla çirkin saldırılar
  51. ve ten rengimizden dolayı yaşadığımız
    sayısız haksızlık
  52. aklımıza geliyor.
  53. Aslında, iç savaş sonrası Amerika'sında
  54. bir Afrikalı-Amerikalı kadın ya da erkeğin
  55. Negro statüsünü gösteren
    en çarpıcı özellik
  56. ten renginden çok saçıydı.
  57. Onlar, multi milyon dolarlık
    saç bakım endüstrileriyle
  58. piyasanın ana ürünü olmadan önce,
  59. bu ürünlere olan bağımlılığımız
  60. - saç yumuşatıcı ve saç şekillendirici
    gibi alet ve ürünler -
  61. daha çok kölelik sonrası Amerikasında,
    bir ırk olarak hayatta kalabilmemiz
  62. ve ilerleyebilmemiz içindi.
  63. Yıllar geçtikçe, daha düz ve uzun saçın

  64. daha iyi ve daha güzel anlamına
    geldiği fikrine alıştık.
  65. "Güzel saç" demekten hoşlandığımız
  66. bu saça sahip olma fikrine,
    kültürel olarak
  67. takıntılı hale geldik.
  68. Bu da temelde
  69. saç dalgaları ne kadar gevşekse
    saç o kadar iyi anlamına geliyordu.
  70. Bu kurumsallaşmış fikirlerin yanlış bir
    hiyerarşi algısı yaratmasına izin verdik,
  71. bu da neyin iyi kalite bir saç olarak
    değerlendirilip değerlendirilmediğini
  72. belirleyecekti.
  73. Daha kötüsü, bu yanlış ideolojilerin
  74. kendimizi algılayışımızı
    ele geçirmesine izin verdik
  75. ve günümüz Afrikalı-Amerikalı
    kadınları olarak
  76. hâlâ kültürel kimliğimize
    bulaşmaya devam ediyor.
  77. Peki ne yaptık?

  78. Her altı-sekiz haftada bir kuaföre gittik,
  79. hiç aksatmadan
  80. kafa derimizi çok küçük
    bir yaştan başlayarak
  81. haşin düzleştirici kimyasallara
    maruz bıraktık,
  82. bazen sekiz, 10.
  83. Bu kimyasallar saç dökülmesi,
  84. kelleşen noktalar,
  85. bazen kafa derisinde yanıklara
    bile neden olabiliyordu.
  86. Saçlarımızı neredeyse her gün
    düz görünsünler diye
  87. 230 derecede
  88. kızartıyorduk.
  89. Ya da basitçe saçımızı peruk
    ve örgülerle saklardık,
  90. köklerimizin sadece özelde
    nefes almasına izin verirdik,
  91. kimse gerçekte oranın altında
    ne döndüğünü bilmezdi.
  92. Kendi toplumlarımızda
    bu uygulamaları benimsedik.

  93. O yüzden günümüz profesyonel
    siyahi bir kadının ideal görüntüsünün
  94. değişmesine şaşmamak gerek.
  95. Özellikle Amerika'da
    kurumsal bir şirkette
  96. böyle görünmek isterler,
  97. böyle görünmektense.
  98. Ve kesinlikle, böyle görünmez.
  99. Bu yılın Eylül'ünde,

  100. federal bir mahkeme,
    bir şirket için
  101. rastası olan çalışanların
    işe alımında
  102. ayrıcalık yapılmasını yasal kıldı.
  103. Haliyle,
  104. Mobile, Alabama'da, işe alım müdürü
  105. kayıtta iken şunu söylüyor:
  106. ''Ben seninkilerin dağınık
    olduğunu söylemiyorum
  107. ama...
  108. neden bahsettiğimi biliyorsun.''
  109. Peki, neyden bahsediyordu?
  110. Onların çirkin olduğunu mu düşündü?
  111. Ya da belki onlar birazcık
    fazla afromerkezli
  112. ve aradığından fazla siyahi görünümlüydü.
  113. Belki de Afromerkezli
    olmakla ilgili değil,
  114. sadece profesyonel ortam
    için biraz daha ''şehirli''
  115. olmayla daha alakalıydı.
  116. Belki de ''korkutucu'' göründükleriyle
    ilgili içten kaygıları vardı
  117. ve onlar alıcıları ve
    müşteri tabanını korkutabilirdi.
  118. Tüm bu kelimeler çoğu zaman,
    doğal saç şekillerine
  119. yapıştırılan etiketle ilişkilendirilmiş olanlardır.
  120. Ve bu,
  121. değişmeli.
  122. 2013'te,

  123. Deloitte Yayılma Başkanlık Merkezi
    tarafından bir rapor yayınlandı.
  124. Bu raporda, yönetici liderlik rolleri olan
    3.000 birey üzerinde
  125. iş yerinde görünüş, tarafgirlik,
    kabul ve birliğe dayalı
  126. saklanma konseptiyle ilgili
    bir araştırma yapıldı.
  127. Görünüm odaklı saklanma
    hakkında düşünüldüğünde,
  128. çalışmaya göre renkli kadınların %67'sinin
  129. görünümlerine bağlı olarak
  130. işyerlerinde saklandığını gösterdi.
  131. Görünüm odaklı saklandıklarını
    kabul eden katılımcıların
  132. %82'si profesyonel yükselişi için,
    bunu yapmanın
  133. biraz ile çok önemli aralığında
    gerekli olduğunu söyledi.
  134. Şimdi bu, Ursula Burns.

  135. Kendisi Fortune 500
    şirketlerinden olan Xerox'un
  136. ilk Afrikan-Amerikan kadın CEO'su.
  137. Burada gördüğünüz gibi
  138. imza görünüşü ile bilinir.
  139. Kısa, güzelce kırpılmış,
    iyi manikürlü Afro.
  140. Bayan Burns, bizim "doğal kız"
    demeyi sevdiğimiz kişi.
  141. O, şirket merdivenlerine
    tırmanmak isterken
  142. doğal saçını da kullanmak isteyen
    Afrikan-Amerikan kadınların
  143. yolunu açıp, onlar için neyin
    mümkün olduğunu gösteriyor.
  144. Ama bugün lider, ikon
    ve model olarak gördüğümüz

  145. Afrikan-Amerikan
    kadınların çoğunluğu
  146. hâlâ düz-saç görünümünü tercih ediyor.
  147. Şimdi,
  148. belki gerçekten öyle
    istedikleri içindir
  149. - bu esasen nasıl en iyi
    hissettikleriyle ilgili -
  150. ama belki,
  151. - ve iddia ediyorum -
  152. bir parçaları, bugün sahip oldukları
    başarıya ulaşmak için
  153. bunu yapmaları gerektiğini hissetti.
  154. Ülkede yayılan,
    bir doğal saç akımı var

  155. ve Avrupa'nın bazı yerlerinde de.
  156. Milyonlarca kadın, doğal saça geçişin
    ne demek olduğunu keşfediyor.
  157. Doğal buklelerini tekrar elde etmek için
  158. yıllardır kurumuş, yıpranmış
    uçlarını kesiyorlar.
  159. Biliyorum çünkü yaklaşık son üç senedir
  160. bu akımın savunucusu ve sözcüsü oldum.
  161. 27 senelik aşırı ısı ve
    kimyasallardan sonra,
  162. saçım aşırı yıpranma ve aşınma
    belirtileri göstermeye başlıyordu.
  163. Kopuyordu,
  164. inceliyordu,
  165. aşırı kuru ve kırılgan görünüyordu.
  166. Az önce gördüğümüz
    klasik güzellik imajı peşinden koşma
  167. sonunda
  168. büyük zararını vermeye başlıyordu.
  169. Bunun hakkında bir şey yapmak istedim,
  170. böylece; ''Isı Yok Meydan Okuması''
    dediğim şeyi başlattım.
  171. Altı ay boyunca, saçımda ısılı
    saç şekillendirici araçları
  172. kullanmaktan sakındım.
  173. İyi bir y kuşağının yapacağı gibi
  174. bunu sosyal medyada belgeledim.
  175. (Gülüşmeler)

  176. Kendimi, sevgili saçımı,
    yedi buçuk ile on santim arası

  177. isteksizce keserken belgeledim.
  178. Bu doğal saç stillerinde ustalaşırken
    tüm mücadelemi belgeledim.
  179. Ayrıca, onları sahiplenmede ve
  180. gerçekten güzel göründüklerini
    düşünürken de zorlandım.
  181. Saçımın yapısı yavaşça değişmeye
    başladığını da belgeledim.
  182. Bu yolcuğu açık olarak paylaşarak

  183. bunu yaşayan tek kadın olmadığımı,
  184. hatta, aynısını yapmayı arzulayan
    binlerce ve binlerce
  185. başka kadının olduğunu öğrendim.
  186. Bana ulaşıp şöyle dediler:
  187. ''Cheyenne, o geçen gün gördüğüm
  188. doğal saç şeklini nasıl yaptın?
  189. Saçın yapısı değişmeye başladıkça
  190. kullanmaya başladığın,
    saça daha iyi gelebilecek
  191. ürünler neler?
  192. Veya ''Benimsemem gereken
    bazı doğal saç rutinleri nedir,
  193. saçımın sağlığını yavaşça
    geri kazanabilmem için?''
  194. Ama ayrıca, ilk adımı atmada
    aşırı derecede kararsız olan
  195. çok sayıda kadının olduğunu buldum.
  196. Çünkü korkudan felç olmuşlardı.
  197. Bilinmeyenin korkusu;
  198. şimdi nasıl görüneceklerdi?
  199. Bu doğal saç stilleriyle
    kendilerini nasıl hissediyorlar?
  200. Onlar için en önemlisi ise;
  201. başkaları onları nasıl görüyor?
  202. Son üç yılı boyunca
  203. arkadaşlarımla ve ayrıca
    dünyanın dört bir yanından

  204. tamamen yabancı kişilerle
    yaptığım sayısız sohbetten
  205. Afrikan-Amerikan kadınların
  206. saçları ile nasıl tanımlandıkları hakkında
    gerçekten önemli şeyler öğrendim.
  207. Ve Mobile, Amabama'daki
    işe alım müdürünü
  208. tekrar düşündüğümde
  209. derdim ki: "Aslında, hayır.
  210. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyoruz.''
  211. Ama bildiğimiz başka şeyler var.
  212. Siyahi kadınların doğal saçlarını
    sevmeyi benimsediğinde,
  213. nesilden nesile, siyahın
    doğal haliyle güzel olmadığı
  214. ya da saklanıp örtülmesi
    gereken bir şey olduğu
  215. öğretisini bozmaya
    yardım ettiğini biliyoruz.
  216. Siyahi kadınların, sürekli
    değişik saç stilleri deneyerek
  217. kişiliklerini ifade ettiklerini
  218. ve güçlenme duygusu
    deneyimlediğini biliyoruz.
  219. Ayrıca biliyoruz ki,
  220. iş yerine doğal saçımızla
    gelmeye teşvik edildiğimizde
  221. özellikle değer verildiğimizi hissediyoruz
  222. ve bu da profesyonel
    gelişmemize yardımcı oluyor.
  223. Bununla bitiriyorum.
  224. Irksal ve sosyal gerginlik zamanında,

  225. bu ve bunun gibi
  226. akımları benimsemek
  227. mevcut durumun sınırlamalarının
    üstesinden gelmemize yardımcı oluyor.
  228. O yüzden örgülü veya arkasından
    saçları sarkan bir kadın gördüğünüzde
  229. ya da işe giderken saçlarını
    düzleştirmeyi bırakan
  230. iş arkadaşınızı fark ettiğinizde
  231. hayranlıkla ona yaklaşıp,
  232. ona saçlarına dokunabilir miyim
    diye sormayın.
  233. (Gülüşmeler)
  234. Onu, gerçekten takdir edin.

  235. Alkışlayın onu.

  236. Hatta kendinizi istekli hissediyorsanız
    bir beşlik çakın.
  237. Çünkü bu,
  238. bu bir saç stilinden
    daha fazlası.
  239. Bu öz sevgi ve öz saygıyla ilgili.
  240. Bu, başkalarının beklentilerinin
  241. baskısı altında kalmayacak
    kadar cesur olmakla ilgili.
  242. Standardın dışına çıkma kararının,
  243. kim olduğumuzu
    tanımladığını değil de
  244. yalnızca kim olduğumuzu
    ortaya çıkardığını bilmekle ilgili.
  245. Ve son olarak,
  246. başkalarının sevecenliğine
    güvenebilirsek

  247. cesur olmak daha kolay.
  248. O zaman, bugünden sonra,
  249. kesinlikle öyle umuyorum ki
    size güvenebiliriz.
  250. Teşekkürler.
  251. (Alkışlar)