YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaşamak nasıl bir his

Get Embed Code
36 Languages

Showing Revision 3 created 11/14/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Ben bir astronotum.
  2. İki kez uzay taşıma aracında uçtum
  3. ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nda
    yaklaşık altı ay geçirdim.
  4. İnsanlar genellikle aynı şeyi soruyorlar,
    ''Uzayda yasam nasıl?''
  5. Bu bir sırmış gibi.
  6. Uzay hepimize ait.
  7. Ben de sizlere bunun neden hepimiz için
    sihirli bir yer olduğunu anlatacağım.
  8. 50. yaş günümden sonraki gün

  9. bir Rus kapsülünde yerimi aldım,
  10. Rusya'da
  11. ve uzaya kalkış yaptık.
  12. Kalkış, yaptığımız en tehlikeli şey
  13. en korkutucu şey aynı zamanda.
  14. Üç, iki, bir... kalkış!
  15. Dünya'dan bizi uzaklaştırırken
  16. o roket motorlarının kontrollü öfkesini
    iliklerime kadar hissettim.
  17. Giderek daha da hızlandık,
  18. ta ki sekiz buçuk dakika sonra
    motorlar kasten durana kadar --
  19. ve ta ta!
  20. Artık ağırlığımız yoktu.
  21. Görev ve sihir başladı.
  22. Dmitry, Paolo ve ben
    küçücük uzay aracımızda

  23. Dünya'nın etrafında dönüyor,
  24. uzay istasyonuna dikkatlice yaklaşıyorduk.
  25. Bu aslında saatte 28 bin km hızla
    gerçekleşen bir dans,
  26. bir Smart Car boyutunda olan kapsülümüz
  27. ve bir futbol sahası büyüklüğünde
    olan uzay istasyonu arasında.
  28. İki araç nazik bir sesle
    birleşirken varıyoruz.
  29. Kapakları açıyoruz,
  30. birbirimize
    sıfır yer çekimiyle sarılıyoruz
  31. ve şimdi altı kişiyiz.
  32. Anında bir uzay ailesi oluveriyoruz.
  33. Yukarılarda yaşamanın en sevdiğim yanı

  34. işin uçma kısmıydı.
  35. Bunu çok seviyordum.
  36. Peter Pan olmak gibiydi.
  37. Konu kayarak gitmek değil.
  38. Parmağınızla birine dokunmak bile
  39. o kişiyi uzay istasyonun
    diğer ucuna itebiliyor
  40. ve sonra ayak parmaklarınızla
    sabit durmaya çalışıyorsunuz.
  41. En sevdiğim şeylerden biri
    sessizce kayıp gitmekti,
  42. gece boyunca ilerleyen
  43. uzay istasyonunun dört bir yanında.
  44. Bazen orada olduğumu
    biliyor mu diye merak ediyordum,
  45. öyle sessizce.
  46. Ama o ekiple o merakı paylaşmak da
  47. benim için önemli olan şeylerin
    bir parçasıydı.
  48. Uzayda sıradan bir gün
    kusursuz bir işe gidişle başlıyor.

  49. Uyanıyorum, laboratuvara iniyorum
  50. ve en güzel sabah
    manzarasını selamlıyorum.
  51. Gerçekten hızlı bir işe başlayış,
    sadece 30 saniye sürüyor
  52. ve o pencereden bakmaktan
    hiç bıkmıyorsunuz.
  53. Sanırım bize hâlâ Dünya'ya
    çok yakın olduğumuzu hatırlatıyor.
  54. Ekibimiz Kanadalı robot kolu
    kullanan ikinci ekip,

  55. bu kol, bir okul servisi boyutunda
    tedarik gemisini yakalamayı sağlıyor,
  56. içinde bir düzine farklı deneyler var
  57. ve de önümüzdeki dört ay boyunca
    görebileceğimiz tek çikolata.
  58. Çikolata bir yana,
    o deneylerin her biri,
  59. burada, Dünya'da
    cevaplayamayacağımız bir sorunun
  60. cevaplanmasını sağlıyor.
  61. Farklı bir lens takmak gibi,
  62. şu tarz soruların
    cevabını görmenizi sağlıyor:
  63. ''Tutuşma nasıl?''
  64. ''Sıvı dinamikleri nasıl?''
  65. İşin uyku kısmı da harika.

  66. Yani baş aşağı da olabilirsiniz,
    sa kısmınız havada da olabilir --
  67. en sevdiğim pozisyonsa
    küçük bir topa bürünüp serbestçe uçmak.
  68. Çamaşır mı? Yok öyle bir şey.

  69. Kirli çamaşırlarımızı boş bir
    tedarik gemisine yüklüyoruz
  70. ve uzaya gönderiyoruz.
  71. Ve de banyo.

  72. Herkes bilmek istiyor.
  73. Anlaması biraz güç,
    o yüzden bir video çektim
  74. çünkü çocukların şunu anlamasını istedim,
  75. vakum ilkesi günü kurtarıyor
  76. ve biraz da nazik bir rüzgârla
  77. her şey gitmesi gereken yere gidiyor.
  78. Yani gerçek hayatta öyle.
  79. (Gülme sesleri)

  80. Geri dönüşüm de var tabii.

  81. İdrarımızı alıp saklıyor,
    filtreden geçiriyor ve içiyoruz.
  82. Aslında lezzetli.
  83. (Gülme sesleri)

  84. Bir masanın etrafında oturuyor

  85. ve kötü görünen ama aslında
    tadı bayağı güzel şeyler yiyoruz.
  86. Ama önemli olan şey
    masanın etrafında toplanmak.
  87. Sanırım bu Dünya'da olduğu kadar
    uzayda da öyle
  88. çünkü ekibi bir arada tutan şey bu.
  89. Benim için dünyanın geri kalanıyla
    bağlantılı kalmanın yolu müzikti.

  90. Uzay uçuşunun 50. yıl dönümünde
  91. Jethro Tull'un Ian Anderson'ından
  92. Dünya ve uzay arasında bir düet çaldım.
  93. Aileyle irtibatta kalmak çok önemliydi.

  94. Orada olduğum süre boyunca
    ailemle her gün konuştum.
  95. Birlikte zaman geçirmek adına
    oğluma kitaplar bile okudum.
  96. Çok önemli.
  97. Uzay istasyonu Massachusetts
    üzerinden giderken
  98. ailem dışarıya koşar
  99. ve gökyüzündeki en parlak yıldızı
    izlemeye koyulurlardı.
  100. Aşağı baktığımda evimi göremezdim
  101. ama benim aşağı bakarken
    en sevdiklerimin yukarıya bakıyor olması
  102. benim için çok şey ifade ediyordu.
  103. O yüzden uzay istasyonu, benim için,
    görev ve büyünün buluştuğu yer.

  104. Bu görev, işin kendisi
  105. gezegenimizden öteye
    gitmek için bir araştırma
  106. ve Dünya'da sürdürülebilirliği
    anlamak adına şart.
  107. Bunun bir parçası olmak çok güzeldi.
  108. Keşke ailemi de götürebilseydim,
  109. o zaman hiç geri dönmezdim.
  110. İstasyondan baktığım manzara
    bana şunu gösterdi ki

  111. hepimiz aynı yerden geliyoruz.
  112. Hepimizin bir rolü var.
  113. Çünkü bizim gemimiz Dünya.
  114. Uzay bizim evimiz.
  115. Biz de Dünya uzay gemisinin ekibiyiz.
  116. Teşekkürler.

  117. (Alkışlar)