Turkish subtitles

← Kadınların aday olma zamanı geldi

Get Embed Code
34 Languages

Showing Revision 44 created 09/03/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Bir kadın olmak için genellikle dünyadaki
  2. en iyi yer olarak kabul edilen
  3. bir ülkeden geldiğim için
  4. kendimi çok şanslı hissediyorum.
  5. 1975 yılında, ben yedi yaşındayken,

  6. İzlanda'daki kadınlar grev yaptılar.
  7. İşleri de olsa
  8. ev hanımı da olsalar
  9. o gün çalışmadılar.
  10. Reykjavik merkezine yapılan yürüyüşe
  11. kadınların %90'ı katıldı
  12. ve barış içinde, dayanışmayla
  13. eşitlik istediler.
  14. O gün İzlanda'da hiçbir şey
    yolunda gitmedi
  15. çünkü kadınlar çalışmadığında
    hiçbir iş yürümez.
  16. (Alkış)

  17. Beş yıl sonra İzlandalılar

  18. dünyada bir kadını cumhurbaşkanı olarak
  19. demokratik yollarla seçme cesaretini
    gösteren ilk ülke oldu.
  20. O günü asla unutmayacağım;
  21. kendisini adıyla tanıdığımız Başkan Vigdís
    seçimi kazandığında
  22. yanında kızıyla birlikte
  23. bekar bir anne olarak
    evinin balkonuna çıktı.
  24. (Alkışlar)
  25. Bu kadın, ben ve o zamanlarda büyümüş olan

  26. herkes için inanılmaz bir rol modeldi.

  27. Buna erkekler de dahil.
  28. Birkaç kez daha göreve seçildikten sonra
  29. genç bir oğlan çocuğunun ona gelip
  30. "Erkekler de gerçekten
    başkan olabilir mi?"
  31. diye sorduğunu sık sık anlatır.
  32. (Gülüşmeler)
  33. Rol modeller gerçekten önemlidir

  34. ancak bu kadar güçlü rol modelleri
    olmasına rağmen

  35. ki varlıklarına gerçekten minnettarım,
  36. başkan adaylığı için
    cesaretlendirildiğimde
  37. ilk tepkim şuydu:
    Ben kimim de başkan adayı olacağım?
  38. Ben kimim de başkan olacağım?
  39. Anladık ki kadınların aday olması
  40. erkeklere göre daha az görülmüş bir durum.

  41. 2011 yılında ABD'de yapılan bir çalışma
  42. erkeklerin %62'sinin başkan
    adayı olmayı düşünürken
  43. bu oranın kadınlarda ise %45
    olduğunu gösterdi.
  44. Arada %16'lık bir fark var
  45. ve bu 10 yıl önceki farkla aynı.
  46. Bu gerçekten utanç verici
  47. çünkü dünyanın daha fazla kadın lidere,
  48. ilkelerine daha bağlı yönetimlere
    ihtiyacı olduğuna cidden inanıyorum.

  49. Yani aday olma kararım

  50. doğrudan doğruya
  51. bir şeyler yapmam gerektiğini hissettiğim,
  52. her ne kadar politikada bir
    tecrübem olmasa da
  53. harekete geçip çocuklarımız için
    oluşturacağımız
  54. anlamlı ve sürdürülebilir
    bir dünya yaratmak
  55. ve tamamen kendileri olabilecekleri
    bir dünya oluşturma amacı ile ilgiliydi.
  56. Bu hayatımın macerası oldu.

  57. İnanılmazdı.
  58. Macera, 20 potansiyel adayla başladı.
  59. Sonradan sayı 9 uygun adaya düştü
  60. ve nihayetinde yarışta dört kişi kaldık.
  61. Üç erkek ve ben.
  62. (Alkışlar)

  63. Fakat olay bundan ibaret değil.

  64. Bütün olayların ABD'de
    olduğunu düşünebilirsiniz
  65. ama emin olun ---
  66. (Gülüşmeler)

  67. İzlanda'da da kendi olaylarımız var.

  68. 20 yıldır koltuğun
    sahibi olan başkanın
  69. aday olmayacağını açıklaması
  70. muhtemelen birçok kişinin aday olmayı
  71. düşünmesine sebep oldu.
  72. Daha sonra Başbakan,
  73. kendisini ve ailesini etkileyen
  74. yüz kızartıcı Panama Belgeleri'ni takiben
  75. istifa ettiğinde
    Başkan fikrini değiştirdi.
  76. İzlanda'da epey büyük
    protestolar yapıldı.
  77. Başkan da güvenilir bir lidere
  78. ihtiyaç duyduklarını düşündü.
  79. Birkaç gün sonra Başkan'ın eşinin
    ve aile şirketleriyle ilişkisinin de
  80. Panama Belgeleri'nde
    yer aldığı ortaya çıktı
  81. ve o da tekrardan yarıştan
    çekilmek zorunda kaldı.
  82. Bunu yapmadan önce de
  83. artık yerini doldurabileceğini
    düşündüğü iki kalifiye adam olmasını
  84. çekilme kararının nedeni olarak gösterdi.
  85. 9 mayısta, yani seçimlerden 45 gün önce

  86. benim için işler hiç de iyi görünmüyordu.
  87. Gazete anketlerinde bile yer almamıştım.
  88. Anketler bana %1 oy vermişti.
  89. Ama bu hala adaylığını
  90. açıklayan bir kadın için en yüksek orandı.
  91. O yüzden kendimi kabul ettirmek
  92. ve televizyona çıkabilmek için
  93. çok çalıştığımı söylemek çabamı
    azımsamak olur.
  94. Çünkü yayıncılar anketlerde

  95. yalnızca %2,5 ve üzeri oran alanları
  96. televizyondaki ilk münazaraya
    çıkarmaya karar vermişti.
  97. İlk münazaranın yapılacağını
    ve 3 erkekle birlikte
  98. benim de münazaraya katılacağımı
    o öğlen öğrendim.
  99. Canlı yayında, ilk münazara gününde
  100. anketlerde tam olarak
    %2,5 oy aldığımı öğrendim.
  101. (Alkışlar)

  102. Zorluklar.

  103. Bu yolculukta karşılaşmam
    ve üstesinden gelmem gereken
  104. en önemli zorluklar
    medya, güç ve parayla ilgiliydi.
  105. Medyayla başlayalım.
  106. İş medya ve politikaya geldiğinde
  107. cinsiyetin önemi olmadığını
    söyleyenler var.
  108. Hemfikir olduğumu söyleyemem.
  109. Medya erişimi sağlamamın ve görünür
    olmamın daha zor olduğu ortaya çıktı.
  110. Hatta liderlik yarışını önde götüren aday
  111. seçim süresinde 87 kez TV'ye çıkarken
  112. ben sadece 31 kez çıktım.
  113. Bunu medyanın bilinçli
    yaptığını söylemiyorum.
  114. Bence bu daha çok bilinçsiz ön yargı.
  115. Çünkü her alanda
    olduğu gibi medyada da
  116. bilinçli veya bilinçsiz
    ön yargılarımız var.
  117. Eğer bunu değiştirmek istiyorsak bu
    konuda konuşabilecek cesaretimiz olmalı.
  118. Nihayet TV'ye çıktığımda
  119. aldığım ilk soru "Bırakacak mısınız?" oldu

  120. ve bu zor bir soruydu.
  121. Tabii ki %1'den %2,5'e çıkmak
    belki anlaşılabilirdi.
  122. Ama medya gerçekten önemli
    ve televizyonda her göründüğümde
  123. anketlerde artış olduğunu gördük.
  124. Yani medyanın önemini
    ilk elden tecrübe ettim.
  125. İşte bu yüzden bunu konuşmalıyız.
  126. Dört finalist aday arasında ön sayfada
    yer alamayan tek kişi bendim.
  127. Bazen diğer adaylara sorulan soruların
  128. ve seçim haberlerinin dışında bırakıldım.
  129. Bunlarla karşılaştım
  130. ama İzlanda medyasını övmeden
    geçemeyeceğim:
  131. En azından saçım ve kıyafetimle
    ilgili birkaç yorum aldım.
  132. (Alkışlar)
  133. Bu alkışlar onlara.

  134. Ama önemli olan bir başka tecrübem var.

  135. Ben bağımsız bir adaydım,
  136. arkamda herhangi bir parti
    ya da güç yoktu.
  137. Deneyimsizlik ve kaynak sıkıntısı
  138. muhtemelen kampanyamız
    için pahalıya mal oldu.
  139. Ama bizim daha yaratıcı olmamızı ve
    daha farklı politikalar yapmamızı sağladı.
  140. Pozitif bir kampanya yürüttük
  141. ve bunu yaparak diğerleri
    için de seçimin rengini değiştirdik.
  142. Bu yüzden televizyona daha az
    çıkmış olabilirim
  143. çünkü diğerlerine saygı göstermek istedim.
  144. Medyaya ulaşmanın çok zor
    olduğunu gördükten sonra

  145. kendi medya işlerimizi yürütmeye başladık.
  146. Facebook'ta canlı yayınlar yaptım,
  147. orada da seçmenlerden her türlü soru aldım
    ve hemen yanıtladım.
  148. Tüm soruları ve cevapları Facebook'ta
    açık bir şekilde yayınladık.
  149. Çünkü güven duyulmasını istiyorsak
    şeffaf olmanın önemli olduğunu düşündük.
  150. Genç seçmenlere ulaşmanın da
    zor olduğunu görünce
  151. Snapchat kullanıcısı oldum.
  152. Kullanmayı bana öğretecek
    gençler buldum
  153. ve kampanyanın son ayağında
    tüm Snapchat filtrelerini kullandım.
  154. İyi bir kullanıcı olmadığımdan
  155. espri yapmak ve tevazu göstermek
    zorunda kaldım.
  156. Fakat böyle yaparak gençler
    arasında da takipçilerimizi arttırdık.
  157. Farklı tür bir kampanya
    yürütmek mümkün.
  158. Ama ne yazık ki para konusuna değinmeden
    politikadan bahsedemeyiz.

  159. Böyle olduğu için üzgünüm ama doğru
  160. ve bizim de diğerlerine göre
    çok daha az finansal kaynağımız vardı.
  161. Sanırım bunun nedeni de
  162. finansal destek için yardım istemekte
    çok zorlanmamdı.
  163. Bir de daha azla daha fazla şey
    yapma hırsım vardı.
  164. Kimileri çok kadınca
    davrandığımı söyleyebilir.
  165. Medyanın ve finansal kaynakların
    üçte biriyle

  166. ve sadece girişimci bir ekiple bile
    -ki oldukça iyi bir ekip-
  167. seçim gecesi ilk sonuçlar açıklandığında
  168. herkesi şaşırtmayı başardık.
  169. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi
    ben de şaşkındım.
  170. (Gülüşmeler)

  171. İlk sonuçlarda

  172. önde giden adayla burun burunaydım.
  173. (Tezahüratlar)

  174. Kutlamak için erkendi
    çünkü kazanamadım.

  175. Ama ikinci oldum.
  176. Toplam oyların yaklaşık üçte birini alarak
  177. %1'den oldukça uzun bir yol gelmiştik
  178. ve anketlerde beklenmeyen
    bir başarı göstererek
  179. son tahminden %10 daha fazla oy aldık.
  180. Çoğu kişi bu yüzden bana
    seçimin gerçek kazananı dedi

  181. ve tekrar aday olmam
    için çok fazla destek geldi.
  182. Ama beni asıl gururlandıran şey
  183. genç insanlardan oldukça fazla
  184. destek kazanmış olmam
  185. ve birçok insanın 2040 seçimleri için
    kızımı desteklemesi.
  186. (Alkışlar)

  187. 13 yaşında

  188. ve daha önce televizyona hiç çıkmamıştı.
  189. Seçim günü,
    onu televizyonda defalarca izledim.
  190. Akıllı ve kendine güveniyordu,
  191. samimi ve annesinin destekçisiydi.
  192. Bu, kampanyamın belki de
    en önemli noktasıydı.
  193. (Alkışlar)

  194. Ama başka bir an daha vardı:

  195. Bunlar yolda yürüyen
    anaokulu öğrencisi kızlar.
  196. Bir otobüs durağında posterimi görmüşler
  197. ve onu öpmek istemişler.
  198. (Aaaaa!)

  199. Bu görüntü benim için
    yeterli bir kazanımdı.

  200. Gördüğümüz şey olabiliriz.
  201. Korkuyu ve zorlukları boşverin.
  202. (Alkışlar)

  203. Kadınların adaylığı önemli

  204. ve artık kadınların aday
    olma zamanı geldi.
  205. Bu, bir CEO'nun ofisi
    ya da başkanlık ofisi olabilir.
  206. Sizin "New Yorker" derginiz
    üzerinde de bir etki bıraktım.
  207. Yeni bir unvan kazandım,
    "Samimiyetin canlı emojisi"
  208. (Tezahüratlar)

  209. Bu, belki de en gurur duyduğum unvanım.

  210. Sebebiyse kadınların çoğu zaman
  211. benim duygusal sermaye dediğim şeyi
  212. kullandıkları için cezalandırılmaları.
  213. Ama tecrübelerimden de biliyorum ki
  214. bu sermayeyi kullandığımızda
    çok başarılı oluyoruz.
  215. (Alkışlar)

  216. Bunu daha çok kullanmalıyız.

  217. Seçim gecesi kazanmışız gibi
    kutlama yaptık.

  218. Çünkü böyle hissediyorduk.
  219. Yani aslında o ofise
    ulaşmanıza da gerek yok.
  220. Harekete geçmelisiniz
  221. ve aileniz, arkadaşlarınız,
    sizinle çalışan herkes bunu yaparsa
  222. daha önce hiç deneyimlemediğiniz
    şeyler yaşayacaksınız.
  223. Güzel zaman geçirdik.

  224. Bu süreçte çok fazla şey öğrendim
  225. muhtemelen bugün burada
  226. anlatabileceğimden fazlasını yaşadım.
  227. Ama emin olun oldukça zorlu bir süreçti.
  228. O aylarda oldukça uykusuz kaldım.
  229. Bırakmamak için azim
    ve psikolojik sağlamlık gerekliydi.
  230. Ama %1 oy aldığım günden daha önce
    bildiğim bir şey öğrendim:
  231. Kendi sesinizi gerçekten
    içtenlikle dinlerseniz
  232. ve onunla işbirliği içinde çalışırsanız
  233. ancak o zaman iyi olabilirsiniz.
  234. İyi bir kız arkadaşımın dediği gibi
  235. sezgilerini yanıltabilirsin
  236. ama sezgilerin seni asla yanıltmaz.
  237. Bence oldukça önemli
    ve hepiniz de biliyorsunuz;

  238. hangi maceraya atılırsanız atılın
  239. yanınıza aldığınız ekip önemlidir.
  240. Değerlerinizi, görüşlerinizi paylaşan
  241. ama diğer her yönden farklı
    olan insanlara sahip olmak
  242. benim için başarının formülüdür.
  243. Şanlıyım çünkü inanılmaz bir eşle,
  244. (Alkışlar)
  245. inanılmaz bir aileyle,
  246. (Alkışlar)

  247. şahane arkadaşlarla buradayım.

  248. Siyaset arenasında
    girişimciler olarak bir araya geldik
  249. ve herkesin imkansız dediği
    bir şeyi başardık.
  250. Doğrusu, bir reklam uzmanı
    kararımı vermeden önce
  251. bana şöyle demişti:
  252. %7 alırsam gayet iyi yapmış sayılırmışım.
  253. Bakış açısını takdir ettim
    çünkü muhtemelen haklıydı
  254. ve deneyimlerine
    dayanarak konuşuyordu.
  255. Ama %1 aldığım gün
  256. ona hatalı olduğunu burada
    kanıtlamaya karar verdim.
  257. Bundan bahsetmem oldukça önemli çünkü
    çok fazla uykusuz kaldım,

  258. çok çalıştım ve bunu
    benimle olan herkes yaşadı:
  259. Kendimize bakmayı unutursak
    asla ilerleyemeyiz.
  260. Önemli olduğunu düşündüğüm
    iki şey daha var:
  261. Sizi teşvik eden insanlar ve
    düşüncelerle çevrili olmak.
  262. Ama belki daha da önemlisi
  263. enerjinizi emen insanlardan
  264. ve düşüncelerden kurtulacak
    cesareti göstermek.
  265. O muazzam bloggerlar ve
    yorumcular da buna dahil.
  266. Bunu yaparken başkalarından
    fazlasıyla destek aldım
  267. ve diğerleri düşerken ben yükselmeye
    karar verdim.
  268. Yaşananlar boyunca enerjimi
    kısmen bu sayede korudum.
  269. Bir anlığına enerjimi kaybettiğimde
  270. -- ki zaman zaman da kaybettim,
    kolay olmadı --
  271. neden başladığımı düşündüm,
  272. kendi yarışımı nasıl yürütmeye
    karar verdiğimi düşündüm.
  273. Buna 4G kampanyası dedim,

  274. G'ler İzlandaca kelimelerden geliyor.
  275. İlki "Gagn."
    [İyi olanı yap]
  276. İyi şeyler yapmak, hizmet vermek için
  277. aday oldum.
  278. Kampanyada çalışan herkese
  279. hizmet eden bir lider olmak istedim.
  280. İkincisi "Gleði" ya da keyif.
  281. Yolculuktan keyif almaya karar verdim.
  282. Hedefe ulaşmış olayım ya da olmayayım
  283. bu yolculuktan çıkarılacak çok ders vardı.
  284. Başkalarına da elimden geldiğince
    ilham vermeye çalıştım.
  285. Üçüncüsü "Gagnsæi."
    [Şeffaflık]
  286. Her soruya açıktım.
  287. Sır saklamadım.
  288. Facebook'ta, internet sitelerinde
    her şey açıktı.
  289. Çünkü eğer başkanınızı seçiyorsanız
  290. sorularınıza cevap alabilmelisiniz.
  291. Sonuncu ama bir o kadar da önemlisi
  292. bunu burada açıklama ihtiyacı duymuyorum.
  293. Kız gücünün ilkelerine
    göre kampanya yaptık.
  294. (Tezahüratlar)

  295. Seçime katılma cesareti gösterdiğim için
    çok mutluyum.

  296. Başarısız olmayı göze aldık
    ama başardık hem de birçok alanda.
  297. Size bunun kolay olduğunu söyleyemem.
  298. Ama şunu söyleyebilirim
  299. ve takımım da benimle hemfikirdir:
  300. Her şeye değerdi.
  301. Teşekkürler

  302. (Alkışlar)

  303. Teşekkürler

  304. Teşekkürler
  305. (Alkışlar)

  306. (Alkışlar)

  307. HT: Ne güzel bir topluluk.

  308. Muhtemelen herkesin İzlanda'ya yerleşmeye
    ve sana oy vermeye hazır olduğunu

  309. söylemeden seni gönderemem.
  310. Ama muhtemelen orada oy kullanamayız
  311. ancak İzlanda'dan alabileceğimiz
    ve hep aldığımız bir şey var:
  312. İlham.
  313. 1975'te İzlandalı kadınların yürüyüşünü
    hatırlayacak yaştayım.
  314. Bu, kadın hareketi için
    oldukça önemli bir olaydı.
  315. Resme tekrar bakarak
    senin de bahsettiğin gibi
  316. ülkenin nasıl birlik olduğunu
    göstermek isterim.
  317. Bunu bilmiyor olabilirsiniz
  318. çünkü Amerikan medyası yayımlamadı:
  319. İzlandalı kadınlar pazartesi günü,
    tekrardan protesto yaptı, değil mi?
  320. Bize bundan bahseder misin?

  321. Asıl grevden 41 sene sonra

  322. kadın olarak yaşamak için
    en iyi yerde olsak da
  323. işimiz bitmedi.
  324. Pazartesi günü saat 14:38'de
  325. İzlandalı kadınlar işi bıraktı
  326. çünkü günlük maaşlarını almışlardı.
  327. (Alkış)

  328. HT: Alkışlar onlara.
  329. Bu konuda asıl havalı olan şey

  330. genç kadın ve erkeklerin her zamankinden
  331. daha çok katılım göstermiş olmasıydı.
  332. Çünkü artık maaş farkını
    kapatma zamanımız geldi.
  333. Şu an Halla'dan sonraki adımını

  334. açıklamasını istemeyeceğim.
  335. Ancak söylemeliyim ki
    tekrardan aday olmak istersen
  336. arkanda bir gönüllü ordusu var.
  337. Teşekkürler Halla.
  338. Herkese teşekkürler.

  339. (Alkış)