YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← İmkansızı başarmak, korkuları aşmak | Dan Meyer | TEDxMaastricht

Get Embed Code
75 Languages

Showing Revision 25 created 04/01/2016 by Meric Aydonat.

  1. Teşekkürler.

  2. Bir zamanlar Hindistan'da bir kral,
    bir Maharaja vardı ve doğum gününde
  3. tüm şeflerin ona bir
    hediye getirmesi emredildi.
  4. Bazıları güzel ipekler,
    bazıları ise ihtişamlı kılıçlar getirdi,
  5. kimisi de altın.
  6. Sıranın sonunda kısa boylu
    oldukça yaşlı bir adam vardı.
  7. Köyünden günlerce yürüyerek ve
    denizleri aşarak gelmişti.
  8. Sıra ona geldiğinde, kralın oğlu
    "Kral için ne hediye getirdin?" diye sordu.
  9. Yaşlı adam yavaşça ellerini açtı ve
  10. morla sarının, kırmızıyla mavinin iç içe
    geçtiği çok güzel bir deniz kabuğu çıkardı.
  11. Kralın oğlu:
  12. "Bu ne biçim bir hediye?
    Kral'a layık değil!" diye bağırdı
  13. Yaşlı adam ona doğru baktı ve
    sakince dedi ki:
  14. "Uzun yürüyüş... hediyenin bir parçasıdır"
  15. (Gülüşler)
  16. Birazdan sizlere bir hediye vereceğim,
  17. yayılmaya değeceğine inandığım bir hediye.
  18. Fakat öncesinde, sizlere
  19. uzun yolculuğumdan bahsedeyim.
  20. Çoğunuz gibi, ben de hayata
  21. küçük bir çocuk olarak başladım.
  22. Kaçınız küçük çocuk olarak
    hayata başladı?
  23. Ya da genç doğdu?
  24. Yaklaşık yarınız.. Peki.
  25. (Gülüşler)
  26. Peki ya diğerleriniz?
    Hepiniz hep yetişkin miydiniz?
  27. Dostum, senin annen
    ile tanışmak istiyorum!
  28. İmkansız olan şeylerden konuşalım!
  29. Küçük bir çocuk olarak, hep imkansızı
    başarmak gibi bir hayalim vardı.
  30. Bugün, yıllardır beklediğim bir gün,
  31. çünkü bugün sizlerin gözü önünde
  32. imkansızı başarmayı deneyeceğim,
  33. tam olarak burada, TEDxMaastricht'te.
  34. Sizlere bu işin sonunu
  35. söyleyerek başlayayım:
  36. Size imkansızın imkansız
  37. olmadığını kanıtlayacağım.
  38. Sonunda da sizlere yayılmaya layık
    bir hediye vereceğim:
  39. Sizin de imkansızı başarabileceğinizi
    göstereceğim.
  40. İmkansızı başarma yolculuğumda,
    tüm insanlar için
  41. ortak olan iki şey buldum.
  42. Herkesin korkuları ve
  43. hayalleri var.
  44. İmkansızı başarma yolculuğumda,
    yıllardır yapmakta olduğum
  45. ve benim imkansızı gerçekleştirebilmeme
  46. sebep olan üç şey buldum :
  47. Yakantop ya da sizin deyiminizle
    "Yakar Top",
  48. Süpermen
  49. ve Sivrisinek.
  50. Bunlar sihirli üç kelimem.
  51. Şimdi neden imkansızı
    gerçekleştirdiğimi biliyorsunuz.
  52. Pekala, sizi yolculuğuma,
    uzun yürüyüşüme götüreyim.
  53. Korkulardan hayallere,
  54. kelimelerden kılıçlara,
  55. Yakantoptan
  56. Süpermen'e,
  57. Sivrisineğe.
  58. Sizlere, nasıl imkansızı
  59. gerçekleştirebileceğinizi gösterebilmeyi
    umuyorum.
  60. 4 Ekim 2007.
  61. Harvard Üniversitesi Sanders Sahnesinde
  62. katkıda bulunduğum bir
  63. makale ile Tıp alanında
  64. 2007 lg Nobel Ödülünü almak için
  65. sahneye çıktığımda
  66. kalbim çarpıyor, dizlerim titriyordu.
  67. Makalenin adı ("Sword Swallowing)
    "Kılıçları yutmak
  68. and its Side Effects"
    ("..ve yan etkileri") idi.
  69. (Gülüşmeler)
  70. Daha önce hiç okumadığım
    küçük bir dergide yayınlanmıştı,
  71. British Medical Journal.
  72. Benim için, bu imkansız bir hayalin
    gerçekleşmesi demekti.
  73. Benim gibi biri için
    beklenmedik bir sürpriz,
  74. hiçbir zaman unutmayacağım bir onurdu.
  75. Ama hayatımdaki en unutulmaz an bu değildi.
  76. 4 Ekim 1967'de
  77. bu korkmuş, sessiz, ince, zayıf çocuk
  78. büyük korkular ile mücadele etti.
  79. Sahneye çıkmaya hazır olduğunda,
  80. kalbi yerinden çıkacaktı,
  81. dizleri titriyordu.
  82. Konuşmak için oraya gitti ve
  83. kelimeler bir türlü çıkmadı.
  84. Gözyaşları içinde titriyordu.
  85. Panik ve yaşadığı korku
  86. onu felç etmişti.
  87. Bu korkmuş, sessiz, ince, zayıf çocuk
  88. büyük korkular ile mücadele etti.
  89. Karanlıktan korkardı,
  90. yüksekten korkardı,
  91. örümcekler ve yılanlardan korkardı.
  92. Örümcek ve yılanlardan korkan var mı?
  93. Evet, birkaçınız...
  94. Su ve köpekbalıklarından korkardı..
  95. Doktor ve hemşirelerden, dişçilerden,
  96. iğnelerden ve delici keskin şeylerden.
  97. En çok da
  98. insanlardan korkardı.
  99. O korkmuş, sessiz, ince, zayıf çocuk
  100. bendim.
  101. Başaramamak ve reddedilmekten korkardım.
  102. özgüvenim düşüktü,
    aşağılık kompleksim vardı.
  103. O zamanlar adını bile bilmediğimiz
  104. sosyal endişe bozukluğuna sahiptim.
  105. Çünkü korkardım, çocukların
    beni itekleyip döveceklerinden korkardım.
  106. Bana gülerler ve lakaplar takarlardı.
    Hiçbir oyunlarına beni
  107. dahil etmezlerdi.
  108. Ah, beni dahil ettikleri
    bir oyun vardı ki..
  109. Yakan Top -
  110. toplardan iyi kaçamazdım.
  111. Benim adımı söylerlerdi
  112. ve ben yukarı bakar
    bu kırmızı yakan topların
  113. hızla yüzüme doğru geldiğini görürdüm.
  114. Bam, bam, bam!
  115. Birçok gün okuldan eve yürürken
  116. yüzümün ve kulaklarımın kıpkırmızı
    olduğunu hatırlarım.
  117. Gözlerim ağlamaktan yanıyor
  118. ve söyledikleri sözler
    kulaklarımda çınlıyordu.
  119. Her kim
  120. "Taş ve sopalar kemiklerimi kırabilir,
    fakat kelimeler beni incitemez" derse
  121. yalandır.
  122. Kelimeler bıçak gibi kesebilir.
  123. Kelimeler bir kılıç gibi doğrayabilir.
  124. Kelimeler derinlerde, görülemeyecek
  125. yaralar açabilir.
  126. Yani, korkularım vardı.
    Kelimeler ise en büyük düşmanlarımdı.
  127. Hala da öyleler.
  128. Fakat aynı zamanda hayallerim de vardı.
  129. Eve gidecek ve Süpermen
    çizgi romanlarına dalacaktım.
  130. Süpermen çizgi romanlarını okur ve
  131. onun gibi bir kahraman olmak istediğimi
    hayal ederdim.
  132. Doğruluk ve adalet için savaşmak isterdim.
  133. Zalimlere ve kriptonite karşı savaşmak,
  134. Dünyanın çevresinde uçmak,
    insanüstü şeyler yapmak ve hayat kurtarmak.
  135. Bir de gerçek olan şeylere
    dair bir tutkum vardı.
  136. Guiness Rekorlar Kitabını ve Ripley'in
    İster İnan İster İnanma'sını okurdum.
  137. Aranızda Guiness Rekorlar Kitabı ya da
    Ripley'i okuyan var mı?
  138. Bu kitaplara bayılıyorum!
  139. Gerçek becerileri olan insanlar gördüm.
  140. ve dedim ki "ben de istiyorum"
  141. O çocuklar beni kendi
  142. spor oyunlarında oynatmazlarsa,
  143. ben de bir sihir, marifet
    yapmak isterdim.
  144. Onların yapamayacağı, inanılmaz bir şey
    yapmak istiyordum.
  145. Kendi amacımı ve emelimi bulmak,
  146. hayatımın bir anlamı olduğunu
    bilmek istedim,
  147. dünyayı değiştirecek bir şey
    yapmak istedim,
  148. imkansızın imkansız olmadığını
    kanıtlamak istedim.
  149. Hızlıca 10 yıl ileri gidelim -
  150. 21. yaş günümden bir hafta önceydi.
  151. Bir günde hayatımı tamamen
    değiştirecek iki olay gerçekleşti.
  152. Güney Hindistan'da,
    Tamil Nadu'da yaşıyordum.
  153. Orada misyonerlik yapıyordum
  154. ve akıl hocam ve arkadaşım bana
    şunu sordu :
  155. "Tanelerin var mı, Daniel?"
  156. Ben ise "Taneler? O da ne ki?" dedim.
  157. "Taneler, hayata dair önemli hedeflerdir"
    dedi bana.
  158. Hayaller ve hedeflerin bir karışımıdır,
    tıpkı yapmak istediğin herşeyi
  159. yapabilmek, istediğin yere gidebilmek,
    istediğin kişi
  160. olabilmek gibi.
  161. Nereye giderdin?
    Ne yapardın?
  162. Kim olurdun?
  163. "Ben bunu yapamam! Korkarım.
    Benim çok fazla korkum var!" dedim.
  164. O gece ince yatağımı aldım
    ve kulübemin üstüne çıktım,
  165. yıldızların altında uzandım,
  166. yarasaların sivrisineklere
    bombalama dalışını izledim
  167. Tek düşünebildiğim Tanelerim idi,
    ve hayaller ile hedefler.
  168. Bir de yakan top oyunundaki o çocuklar.
  169. Birkaç saat sonra uyandım.
  170. Kalbim hızla atıyordu,
    dizlerim titriyordu.
  171. Bu kez, korkudan değildi.
  172. Tüm vücudum sarsılmıştı.
  173. İzleyen beş gün boyunca
  174. ölüm döşeğinde bilincim
    bir gidip bir geldi.
  175. Beynim 105 derece
    malaria ateşiyle yanıyordu.
  176. Ne zaman bilincim yerine gelse,
    tek düşünebildiğim taneler oluyordu.
  177. Dedim ki :
    "Hayatımla ne yapmak istiyorum?"
  178. En sonunda, 21. yaş günümden
    bir gece önce
  179. bir aydınlık anında
  180. şunun farkına vardım :
  181. O küçük sivrisinek,
  182. Anofel cinsindeki
  183. o küçük sivrisinek,
  184. 5 mikrogramdan daha hafif olan,
  185. bir tuz tanesinden daha hafif
  186. o sivrisinek, 80 kiloluk
    bir adamı devirdiğine göre,
  187. onun benim kriptonitim olduğunu anladım.
  188. Sonrasında farkettim ki,
    hayır, sivrisinek değil,
  189. sivrisineğin içindeki
    yılda bir milyon kişiyi
  190. öldüren Plasmodium Falciparum
    adındaki parazitti beni mahveden.
  191. Sonrasında ise farkettim ki,
    aslında ondan da küçük
  192. bir şey vardı, fakat bana çok
    daha büyük görünüyordu.
  193. Anladım ki,
  194. benim kriptonitim korkuydu,
  195. hayatım boyunca
  196. beni sakat bırakan ve tüm
    yaşamımı felç eden parazit oydu.
  197. Bilirsiniz, tehlike ile korku
    arasında bir fark vardır.
  198. Tehlike gerçektir.
  199. Korku ise bir seçimdir.
  200. Ben de bir seçim şansım olduğunu gördüm:
  201. Ya korku içinde yaşayacak ve
    o geceki başarısızlığım sonucu ölecektim
  202. ya da korkularımı bir kenara bırakıp
  203. hayallerime erişecek ve
    hayatı yaşamayı seçecektim.
  204. Bilirsiniz, ölüm döşeğinde olmak
  205. ve ölümle bu kadar yakından yüzleşmek
    içinizde hayatı yaşama isteği uyandırır.
  206. Gördüm ki, herkes ölüyor,
    fakat herkes gerçekten yaşamıyor.
  207. Bizler ölmek için yaşıyoruz.
  208. Bilirsiniz, ölmeyi öğrendiğinizde,
  209. yaşamayı da öğrenirsiniz.
  210. Ben de o gece hikayemi değiştirmeye
  211. karar verdim.
  212. Ölmek istemiyordum.
  213. Bu yüzden dua ettim,
    "Tanrım, 21. yaş
  214. günüme kadar yaşamama izin verirsen
  215. hayatımda korkunun egemenliğini
    sonlandıracağım.
  216. Korkularımı ölüme terkedeceğim,
  217. hayallerime erişmek için çalışacağım,
  218. bu tavrımı değiştirmek istiyorum,
  219. hayatımda inanılmaz bir
    şey yapabilmek istiyorum,
  220. yaşama amacımı ve emelimi
    bulmak istiyorum,
  221. imkansızın imkansız olmadığını
    öğrenmek istiyorum."
  222. O gece kurtulup kurtulmadığımı
    söylemeyeceğim, bunu siz tahmin edin.
  223. (Kahkahalar)
  224. O gece 10 Tane'den oluşan
    ilk listemi yaptım :
  225. Ana kıtaları ve dünyanın yedi harikasını
  226. görmek istediğime
    karar verdim,
  227. bir sürü dil öğrenmeye,
  228. çölle kaplı bir adada yaşamaya,
  229. okyanusta bir gemide kalmaya,
  230. Amazon'da bir kızılderili
    kabilesiyle yaşamaya,
  231. İsveç'in en yüksek dağına tırmanmaya,
  232. Gün doğumunda Everest Dağı'nı görmeye,
  233. Nashville'de müzik endüstrisinde
    çalışmaya,
  234. bir sirkte çalışmaya
  235. ve bir uçaktan atlamaya karar verdim.
  236. İzleyen yirmi yıl içinde,
    bunların bir çoğunu başardım.
  237. Listeden tamamladığım her madde
    sonrası,
  238. 5 ya da 10 tane daha ekledim
    ve listem giderek büyümeye başladı.
  239. Bir sonraki yedi yılda,
    Bahamalar'da küçük bir adada yaşadım.
  240. 7 yıl,
  241. sazlardan yapılma bir kulübede,
  242. zıpkınla köpekbalığı ve vatoz avlayarak,
  243. bir peştemal içinde
  244. ve köpekbalıklarıyla yüzmeyi
    öğrenmek zorundaydım.
  245. Oradan, Meksika'ya geçtim
  246. ve sonrasında Ekvador'da
    Amazon nehrinin havzasına,
  247. Pujo Pongo Ekvador'da
    bir kabile ile yaşadım
  248. ve ufak ufak tanelerime olan
    güvenim artmaya başlamıştı.
  249. Nashville'de müzik sektörüne girdim,
    sonra da İsveç'e,
  250. Stockholm'e yerleştim, orada müzik
    yapmaya devam ettim.
  251. Aynı zamanda kutup dairesinin üstüne,
    Kebnekaise dağının tepesine çıktım.
  252. Palyaçoluğu ve
  253. hokkabazlığı öğrendim,
  254. sopalar üstünde cambaz yürüyüşünü,
  255. tek tekerli bisiklete binmeyi,
    alev yutmayı, cam yemeyi.
  256. 1997'de, bir düzineden az kılıç
    yutabilen kişi olduğunu öğrendim
  257. ve dedim ki "Bunu yapmalıyım!"
  258. Bir tanesiyle tanıştım ve
    bazı tüyolar aldım.
  259. Dedi ki "Sana iki ipucu vereceğim:
  260. Bir numara : bu çok tehlikeli,
  261. yapmaya çalışırken ölen insanlar var.
  262. İki numara:
  263. Sakın deneme!"
  264. (Kahkahalar)
  265. Böylece bunu da Taneler listeme ekledim.
  266. Her gün, günde 10 ila 12 kez,
    4 yıl boyunca
  267. antreman yaptım.
  268. Şimdi hesaplıyorum da...
  269. 4x365 [x 12]
  270. Yaklaşık 13.000 başarısız girişimim olmuş.
  271. 2001'de ilk kılıcımı
    boğazımdan geçirene kadar.
  272. Bu sürede bir tane
    daha belirledim
  273. dünyanın en önde gelen kılıç yutma uzmanı
    olacaktım.
  274. Bu yüzden her kitabı, dergiyi,
    makaleyi araştırdım,
  275. her tıbbi raporu okudum,
    fizyoloji ve anatomi çalıştım.
  276. Doktorlar ve hemşireler ile görüştüm,
  277. tüm kılıç yutanlar ile iletişime geçerek,
  278. Uluslararası Kılıç Yutanlar Vakfını kurdum
  279. 2 yıl bir tıbbi araştırma
    üzerinde çalıştım
  280. "Kılıç Yutmak ve Yan Etkileri"
  281. British Medical Journal'da
    yayınlanan işte oydu.
  282. (Gülüşler)
  283. Teşekkürler.
  284. (Alkışlar)
  285. Kılıç yutmayla ilgili muhteşem
    bilgiler edindim.
  286. Hiç düşünmediğiniz, ama artık
    düşüneceğinize emin olduğum şeyler.
  287. Eve gittiğinizde, bıçakla bir
    et keserken
  288. ya da bir kılıç ile, bunu düşüneceksiniz..
  289. Kılıç yutma işi Hindistan'da
    başlamış -
  290. tam da 20 yaşında bir çocuğun bunu
    yaptığını gördüğüm yerde -
  291. 4000 yıl önce, M.Ö. 2000'lerde.
  292. 150 yıl boyunca, kılıç yutanlar
    bilim ve tıp
  293. araştırmalarında kullanılmışlar,
  294. Bu sayede, 1868'de Freiburg, Almanya'da
    Dr. Adolf Kussmaul tarafından
  295. bükülmeyen endoskop icat edilmiş,
  296. 1906'da Galler'de elektro kardiyogram
    keşfedilmiş,
  297. yutma ve sindirim bozuklukları
    araştırılmış,
  298. bronşların içi muayene edilmiş.
  299. Fakat bu 150 yılda,
  300. yüzlerce yaralanma ve
    düzinelerce ölüm olmuş.
  301. İşte bu Dr. Adolf Kussmaul'un bulduğu
    bükülmeyen endoskop.
  302. Fakat geçtiğimiz 150 yılda
    29 ölüm olduğunu tespit ettik,
  303. Londra'da kılıçla kalbini parçalayan
    bu yutucu da dahil olmak üzere.
  304. Ayrıca her yıl 3 ila 8 arası
  305. ciddi kılıç yaralanması
    olduğunu öğrendik.
  306. Biliyorum, çünkü çok telefon aldım.
  307. Bunlardan ikisi,
  308. biri İsveç, diğeri de Orlando'dan
    geçtiğimiz haftalarda geldi,
  309. hastanelerdeki kılıç yutma
    yaralanmaları hakkında.
  310. Yani, bu çok tehlikeli bir iş.
  311. Öğrendiğim bir diğer şey de
    bir kılıcı yutabilmek
  312. çoğu insan için 2 ila 10 yıl arasında
  313. bir zaman alıyor.
  314. Fakat, en muhteşem keşfim ise
  315. bu kişilerin imkansız olanı
    nasıl öğrendiklerine yönelik.
  316. Sizlere küçük bir sır vereceğim :
  317. İmkansız olan %99,9'a odaklanmayın.
  318. Mümkün olan o %0,1'e ve bunu
    nasıl mümkün kılabileceğinize odaklanın.
  319. Şimdi sizi bir kılıç yutucunun zihninde
    bir yolculuğa çıkaracağım.
  320. Bir kılıcı yutabilmek için,
    ciddi bir meditasyon gerekiyor,
  321. bıçak kadar keskin bir konsantrasyon,
    iç organlara değmemesi ve
  322. otomatik vücut reflekslerinden
    etkilenmemesi için hatasız bir ayar
  323. ve beyin hücreleri yardımıyla
    tekrar tekrar denenerek,
  324. 10.000 denemenin ardından
    kas hafızası gelişimi gerekiyor.
  325. Şimdi de sizleri bir kılıç yutucunun
    vücudu içinde yolculuğa çıkartayım.
  326. Kılıcı yutabilmek için,
  327. bıçağı dilimin üstünden kaydırmalı,
  328. cervical esophagusda
    öğürme refleksini baskılamalı,
  329. küçük dilin altına doğru 90
    derecelik bir dönüş ile
  330. yemek borusunun içinden geçirmeli
    ve bu sırada
  331. kusma refleksini önleyerek,
  332. kılıcı ciğerlerimin arasından
  333. göğüs boşluğuna kaydırmalıyım.
  334. Bu noktada,
  335. kalbimi de hafifçe dürtmem gerekiyor.
  336. Dikkatlice izlerseniz,
  337. kalp atışımla kılıcı görebilirsiniz,
  338. çünkü kılıç kalbime dayanmış durumda
  339. yemek borusunun dokusuyla
    arasında 3 milimetre var.
  340. Bu sahte olamayacak bir şey.
  341. Sonra göğüs kafesini geçerek,
  342. yemek borusu ile mide arasında ilerliyor,
  343. midedeki kusma refleksini baskılayarak
    onikiparmak bağırsağına geliyor.
  344. Çocuk oyuncağı.
  345. (Kahkahalar)
  346. Daha da ileri gidersem,
  347. Fallopia kanalına geliyor,
    Flemenkçe'de Fallopian kanalı!
  348. Beyler, bunu sonra
    eşlerinize sorabilirsiniz.
  349. İnsanlar bana hep şunu soruyor,
  350. "Hayatını riske etmek büyük
    cesaret isteyen bir şey olmalı,
  351. kalbini dürtmek ve bir kılıcı yutmak.."
  352. Hayır. Asıl cesaret isteyen
  353. o korkmuş, sessiz, ince, zayıf çocuğun
  354. başarısızlık ve reddedilmeyi
    göze alarak,
  355. kalbinden geçene karşı koyup
  356. gururunu hiçe sayması
  357. ve burada bir dolu yabancının
    önünde dikilerek sizlere
  358. bağırsaklarının dökülmesi pahasına,
    gerçek ve mecazen,
  359. bu hikayeyi, korkularını
    ve hayallerini anlatmasıdır.
  360. Evet - teşekkürler.
  361. (Alkışlar)
  362. Evet, gerçekten inanılmaz olan
  363. hayatımda hep iz bırakacak bir şey
    yapmak istedim
  364. ve şimdi bunu başardım.
  365. Fakat asıl iz bırakıcı şey
    bir seferde 21 kılıcı
  366. yutabilmem veya
  367. suyun 6 metre dibinde,
    88 köpekbalığı ve vatozun arasında
  368. İster İnan İster İnanma,
  369. ya da Stan Lee'nin 1500 derece sıcağa
    dayanıklı süper kahramanı
  370. "Demir Adam" gibi
  371. bu arada o şerefsiz de çok ateşliydi!
  372. Ripley için kılıçla bir arabayı çekmek
  373. ya da Guinness için,
  374. ya da Yetenek Sizsiniz Amerika'da
    finale kalmak,
  375. ya da Tıp alanında 2007 lg Nobel ödülünü
    almak değildi.
  376. Hayır, bunlar iz bırakan şeyler değil.
  377. Bu insanların düşündüğü şey.
    Hayır, hayır. Bunlar değil.
  378. Asıl iz bırakan şey
  379. Tanrı'nın o korkmuş, sessiz, ince, zayıf,
  380. yüksekten korkan,
  381. sudan ve köpekbalıklarından korkan,
  382. doktor ve hemşirelerden,
    iğne ve keskin aletlerden,
  383. insanlarla konuşmaktan
  384. korkan o çocuğu,
    9 km yükseklikte
  385. dünyayı dolaşan,
  386. keskin nesneleri yutabilen,
    köpekbalıklarıyla yüzen,
  387. doktor ve hemşirelerle ve
    sizin gibi topluluklara konuşturmasıdır.
  388. Benim için asıl inanılmaz olan budur.
  389. Hep imkansızı yapabilmek istedim -
  390. Teşekkürler.
  391. (Alkışlar)
  392. Teşekkürler.
  393. (Alkışlar)
  394. Hep imkansızı yapabilmek istedim
    ve işte yaptım.
  395. Hayatımda iz bırakan bir şey yapmak
    ve dünyayı değiştirmek istedim
  396. ve işte yaptım.
  397. Hep dünya çevresinde uçmak
    ve süper güçler ile hayat
  398. kurtarmak istedim,
    işte yaptım.
  399. Biliyor musunuz?
  400. Hala o çocuğun büyük
    hayalleri arasında ufak bir boşluk var
  401. çok derinlerde.
  402. (Gülüşler) (Alkışlar)
  403. Biliyorsunuz, hep kendi amacımı ve
    emelimi bulmak istedim,
  404. işte şimdi onu buldum.
  405. Tahmin edebilir misiniz?
  406. Kılıçlarla veya düşündüğünüz
    gibi güçlü olduğum şeylerle ilgili değil.
  407. Aslında zayıflıklarımla,
    kelimelerimle ilgili.
  408. Amacım ve emelim
    korkularımı yenerek
  409. dünyayı değiştirmek idi,
  410. tek seferde bir kılıç,
    tek seferde bir kelime,
  411. tek seferde bir bıçak,
    tek seferde bir hayat,
  412. insanlara süper kahraman
    olmak ve imkansızı
  413. başarmaları için ilham vermek.
  414. Amacım, insanların kendi
    emellerini bulmasını sağlamak.
  415. Sizinki nedir?
  416. Sizin emeliniz ne?
  417. Bunu yapmak için ortaya ne koyarsınız?
  418. İnanıyorum ki, hepimiz birer
    kahraman olabiliriz.
  419. Sizin süper gücünüz ne?
  420. 7 milyarı aşan dünya nüfusunda
  421. birkaç düzineden az
    kılıç yutabilen insan
  422. kalmış durumda,
  423. fakat tek bir sen varsın.
  424. Sen eşsizsin.
  425. Senin hikayen ne?
  426. Seni farklı yapan ne?
  427. Haydi hikayeni anlat.
  428. Sesin ince ve titrek dahi olsa anlat.
  429. Senin tanelerin neler?
  430. İstediğini yapan, istediği
    yere gidebilen biri olsan
  431. Ne yapardın?
    Nereye giderdin?
  432. Ne yapardın?
  433. Hayatın ile ne yapmak isterdin?
  434. Büyük hayallerin neler?
  435. Küçükken büyük hayallerin neydi?
    Geriye gidip bir düşün.
  436. Eminim bu değildi, değil mi?
  437. Seni farklı,
    anlaşılmaz kılan
  438. en vahşi hayallerin neydi?
  439. Eminim bu onların çok da
    garip olmadığını gösteriyor, değil mi?
  440. Senin kılıcın ne?
  441. Her birinizin bir kılıcı var,
  442. iki uçlu bir kılıç, korkular ve hayaller.
  443. Ne olursa olsun, bu kılıcı yutun.
  444. Hayallerinizin peşinden gidin,
  445. istediğiniz kişi olabilmek için
    hiçbir zaman çok geç değildir.
  446. Benim hiçbir zaman
    imkansızı başaramayacağımı düşünen
  447. yakantop oyunundaki o çocuklar,
  448. onlara bir çift sözüm var:
  449. Teşekkür ederim.
  450. Çünkü suçlular olmasa,
    süper kahramanlara sahip olmazdık.
  451. İmkansızın imkansız olmadığını
    kanıtlamak için buradayım.
  452. Bu çok tehlikeli bir şey,
    hatta beni öldürebilir.
  453. Umarım beğenirsiniz.
  454. (Kahkahalar)
  455. Bir şey için yardımınıza ihtiyacım var.
  456. Seyirciler : İki, üç.
  457. Dan Meyer : Hayır, hayır. Sayma kısmında
    size ihtiyacım olacak, tamam mı?
  458. (Gülüşler)
  459. Kelimeleri biliyorsanız?
    Benimle sayın. Hazır mıyız?
  460. Bir.
  461. İki.
  462. Üç.
  463. Hayır, henüz 2, fakat ana fikri kaptınız
  464. Seyirciler : Bir
  465. İki.
  466. Üç.
  467. (Nefes darlığı)
  468. (Alkışlar)
  469. DM: Evet!
  470. (Alkışlar) (Kutlamalar)
  471. Çok teşekkürler.
  472. Teşekkürler, teşekkürler,
    tüm kalbimle teşekkürler.
  473. Gerçekten, midemin en
    derininden teşekkürler.
  474. Size buraya imkansızı yapmaya geldim
    demiştim, işte yaptım.
  475. Ama imkansız olan bu değil,
    bunu her gün yapıyorum.
  476. İmkansız olan o korkmuş, sessiz,
    zayıf, ince çocuğun korkularyla yüzleşerek
  477. burada TEDx sahnesinde olması
  478. ve dünyayı değiştirmesi,
    tek seferde bir kelime,
  479. tek seferde bir kılıç,
    bir hayat.
  480. Eğer size farklı şeyler düşündürebildiysem
  481. imkansızın imkansız olmadığına
    inandırabildiysem,
  482. hayatınızdaki imkansızı
    gerçekleştirebileceğinizi farkettiyseniz
  483. o zaman benim işim tamamdır,
    sizinki ise yeni başlıyor.
  484. Asla hayal kurmayı bırakmayın.
    Asla inanmayı bırakmayın.
  485. Bana inandığınız için teşekkürler
  486. ve hayalimin parçası olduğunuz için de.
  487. Bu da benim size hediyem :
  488. İmkansız...
  489. Seyirciler : imkansız değildir.
  490. Uzun yürüyüş, hediyenin bir parçası.
  491. (Alkışlar)
  492. Teşekkürler.
  493. (Alkışlar)
  494. (Alkışlar)
  495. Sunucu : Teşekkürler, Dan Meyer, vov!