YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Nanopartiküller kanser tedavisini nasıl değiştirebilir?

Get Embed Code
23 Languages

Showing Revision 74 created 02/10/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Bu yılın Nisan ayında,
    bir pazar öğleden sonrasıydı.
  2. Telefonum çalıyordu, açtığımda ise
  3. telefondaki ses, "Ben Rebecca.
  4. Seni cenazeme davet etmek için
    arıyorum." dedi.
  5. "Rebecca, neden bahsediyorsun?" dedim.
  6. "Joy, arkadaşım olarak
    gitmeme izin vermelisin.
  7. Vaktim doldu." dedi.
  8. Ertesi gün, ölmüştü.
  9. Rebecca öldüğünde 31 yaşındaydı.

  10. Meme kanseri ile 8 yıl mücadele etti.
  11. Hastalığı 3 kez tekrarladı.
  12. Onu yarı yolda bıraktım.
  13. Bilim dünyası onu yarı yolda bıraktı.
  14. Tıp dünyası onu yarı yolda bıraktı.
  15. Yalnızca onu da değil.
  16. Her beş saniyede bir,
  17. bir kişi kanser yüzünden
    hayatını kaybediyor.
  18. Bugün, tıbbi araştırmacılar olarak
  19. kendimizi, Rebecca ve onun gibi hastaların
  20. yüzüstü bıraktığımız
    son hastalardan olmasına adadık.
  21. ABD hükûmeti 1970'lerden beri
    hastaların hayatını kurtarmada

  22. kısıtlı ilerleme gösteren
    bazı kanser türleri üzerine
  23. yapılan araştırmalar için
    100 milyar dolardan fazla para harcadı.
  24. Özellikle bazı kötü huylu
    kanser türleri için.
  25. Bir değişime ihtiyacımız var.
  26. Çünkü açıkça, şu ana kadar
    yaptığımız şeyler bir işe yaramıyor.
  27. Tıpta yaptığımız şey ise
    sanki kanser büyük bir yangınmış gibi

  28. itfaiyeciler yollamak.
  29. Bu itfaiyeciler ise
    kanser ilaçları oluyor.
  30. Ama onları itfaiye aracı olmadan,
  31. ulaşım, merdiven ve gerekli ekipmanları
    tedarik etmeden yolluyoruz.
  32. Bu itfaiyecilerin yüzde 99'undan
    fazlası yangına hiç ulaşamıyor.
  33. Kanser ilaçlarının yüzde 99'undan fazlası
    asla tümöre ulaşamıyor.
  34. Çünkü onları hedefledikleri yere götürecek
  35. ekipmanları ve ulaşım araçları yok.
  36. Anlaşılıyor ki bütün olay
    konum, konum ve konum.
  37. (Gülme sesleri)

  38. Yani onları doğru yere götürecek
    bir itfaiye aracına ihtiyacımız var.

  39. Buraya size, nanopartiküllerin itfaiye
    araçları olduğunu anlatmak için geldim.
  40. Kanser ilaçlarını
    nanopartiküllere yükleyebiliriz.
  41. Bu şekilde nanopartiküller
    kanser ilacını
  42. tümörün kalbine götürecek, taşıma aracı
    ve gerekli ekipman görevi görebilirler.
  43. Peki nanopartikül nedir

  44. ve nano boyutta olmak ne anlama geliyor?
  45. Birçok farklı materyalden yapılmış
    birçok farklı nanopartikül vardır.
  46. Metal bazlı nanopartiküller
  47. ya da yağ bazlı nanopartiküller gibi.
  48. Fakat nano boyutun ne demek olduğunu
    daha iyi resmedebilmek adına
  49. bir saç telimi aldım
    ve mikroskoba yerleştirdim.
  50. Çok ince bir saçım var,
  51. yaklaşık 40.000 nanometre çapında.
  52. Bu şu anlama geliyor,
    400 adet nanoparçacığı alıp
  53. üst üste koyarsak tek bir saç telinin
    kalınlığına anca ulaşabiliyoruz.
  54. Kanser ve diğer hastalıklarla
    savaşmak için Jacksonville, Mayo Clinic'te

  55. bir nanopartikül laboratuvarı yönetiyorum.
  56. Mayo Clinic'te,
  57. araştırmalarımızı destekleyen
    hibeler ve cömert bağışlar sayesinde
  58. hastalar için gerçekten
    fark yaratacak ekipmanlarımız var.
  59. Peki bu nanopartiküller,
    ilaçları tümöre nasıl ulaştırıyor?
  60. Geniş bir alet çantaları var.
  61. Nanopartiküller olmadan kanser ilaçları
    böbrekler tarafından kolayca atılıyorlar.

  62. Çünkü çok küçükler.
  63. Elekte su taşımak gibi bir şey yani.
  64. Tümöre ulaşacak yeterli vakitleri yok.
  65. Burada bunun bir resmini görüyoruz.
  66. İtfaiyecilerimiz yani kanser ilaçları,
    kanda dolaşıyorlar
  67. ancak hızlıca vücuttan atılıyorlar
    ve tümörün içine ulaşamamış oluyorlar.
  68. Fakat bu kanser ilaçlarını
    nanopartiküllerin içine yerleştirirsek
  69. vücuttan atılmayacaklar
    çünkü nanopartiküller fazla büyük
  70. ve kanda dolaşmaya devam edecekler.
  71. Tümörü bulmak için daha fazla
    zamanları olacak.
  72. Burada kanser ilacını, itfaiyecileri
  73. itfaiye aracı, yani
    nanopartiküllerin içinde görüyoruz.
  74. Kanda dolaşıyorlar, vücuttan atılmıyorlar
  75. ve gerçekten tümöre ulaşıyorlar.
  76. Peki nanopartiküller
    başka neler yapabiliyor?

  77. Kanser ilaçlarını vücutta
    yok olmaya karşı koruyorlar.
  78. Kandaki enzimler
    nedeniyle çabucak yok olan
  79. çok önemli ancak hassas bazı ilaçlar var.
  80. Eğer nanopartikül koruması olmazsa
    görevlerini yapamazlar.
  81. Nanopartiküllerin bir diğer özelliği ise
  82. tümöre birebir uyan
    ve ona parmaklarıyla tutunan
  83. küçük ellere benzeyen yüzey uzantılarıdır.
  84. Yani nanopartiküller kanda dolaşırken
    kanser hücrelerine tutunarak
  85. işlerini yapabilmeleri için
    kanser ilaçlarına zaman kazandırabilirler.
  86. Bunlar, nanopartiküllerin
    pek çok işlevinden sadece birkaçı.
  87. Bugün, kanser için

  88. klinik olarak onaylanmış
    10'dan fazla nanopartikül,
  89. dünyanın her yerinde hastalara sunuluyor.
  90. Ancak hâlâ, Rebecca gibi
    kaybettiğimiz hastalarımız var.
  91. Peki onaylanmış olan
    nanopartiküllerin getirdiği
  92. zorluklar ve kısıtlamalar neler?
  93. Büyük bir zorluk karaciğer.
  94. Çünkü karaciğer vücudun
    filtrasyon sistemidir.
  95. Virüsler, bakteriler
    hatta nanopartiküller gibi
  96. yabancı cisimleri algılar ve yok eder.
  97. Ayrıca karaciğerdeki bağışıklık hücreleri
    nanopartikülleri yiyerek
  98. onların tümöre ulaşmalarını engeller.
  99. Burada, böbreklerin
    artık bir sorun teşkil etmediği
  100. fakat itfaiye araçlarının,
    yani nanopartiküllerin
  101. karaciğerde takıldığı ve çok daha azının
    tümöre ulaştığı bir resim görüyoruz.
  102. Gelecek nesil nanopartikülleri
    daha da geliştirebilmek için

  103. karaciğerdeki bağışıklık hücrelerini
    geçici olarak devre dışı bırakabiliriz.
  104. Peki bu hücreleri nasıl
    devre dışı bırakabiliriz?
  105. Bağışıklık hücrelerinin, nanopartikülleri
    yemelerini engellemede işe yarayabilecek
  106. başka belirtiler için
    klinik olarak onaylı ilaçları inceledik.
  107. Ve beklenmedik bir şekilde,
    klinik öncesi çalışmalarımızdan birinde
  108. 70 yıllık bir sıtma ilacının
    bağışıklık hücrelerinin,
  109. nanopartikülleri yemesine
    engel olduğunu bulduk.
  110. Böylece karaciğerden kaçabilecekler
  111. ve tümöre giden yolculuklarına
    devam edebilecekler.
  112. Burada, karaciğerin
    engellendiğini görüyoruz.
  113. Nanopartiküller, karaciğer yerine
    tümörün içine gidebiliyorlar.
  114. Bazen, bilimde beklenmedik bağlantılar
    yeni çözümlere yol açabilir.
  115. Nanopartiküllerin karaciğere takılmasını
    engelleyen bir diğer strateji ise

  116. vücudun kendine ait
    nanopartiküllerini kullanmaktır.
  117. Evet sürpriz, sürpriz!
  118. Siz, siz ve siz, hepimizin vücudunda
    nanopartiküller dolaşıyor.
  119. Ve vücudumuzun bir parçası oldukları için
  120. karaciğer onları yabancı olarak
    tanımlamaya daha az meyilli.
  121. Bu biyolojik nanopartiküller;
  122. tükürükte, kanda, idrarda
    ve pankreas sıvısında bulunabilir.
  123. Onları vücudumuzdan alıp
  124. kanser ilaçları için
    itfaiye araçları olarak kullanabiliriz.
  125. Böylelikle
  126. karaciğerdeki bağışıklık hücreleri
    biyolojik nanoparçaları yemeye
  127. daha az meyilli olur.
  128. Bu nedenle karaciğeri kandırmak için
  129. Truva Atı benzeri
    bir konsept kullanıyoruz.
  130. Burada kanda dolaşan
    biyolojik nanopartikülleri görüyoruz.
  131. Karaciğer tarafından fark edilmiyorlar
    ve tümöre ulaşabiliyorlar.
  132. Gelecekte, kanser ilaçlarının
    yanlış bölgede bulunmalarını engelleyerek,
  133. doğanın kendi nanopartiküllerinden
    kanser ilacı teslimatı için faydalanmak,
  134. yan etkileri azaltmak
    ve hayat kurtarmak istiyoruz.
  135. Ancak büyük bir sorunla karşı karşıyayız.

  136. Büyük miktarda nanopartikül,
    hasar vermeden nasıl izole edilebilir?
  137. Bunu yapabilmek için
    laboratuvarım bir yöntem geliştirdi.
  138. Vücuttan alınan
    büyük miktarda sıvıyı işleyerek
  139. biyolojik nanopartiküllerin
    yüksek konsantrasyonda
  140. ve yüksek kalitede
    formülasyonlarını üretebiliriz.
  141. Bu nanopartiküller
    henüz klinik kullanımda değil.
  142. Çünkü laboratuvardan
    ecza dolabınıza bir şey koymak
  143. ortalama 12 yıl sürüyor.
  144. Ve bu, hayatını bu mücadeleye adamış
    bilim insanları ve doktorlardan oluşan

  145. bir ekibin birlikte çalışmasını
    gerektiren bir zorluk.
  146. Hastalardan aldığımız ilham sayesinde
    çalışmaya devam ediyoruz.
  147. İnanıyorum ki bu nano ilaçlar üzerinde
    çalışmaya devam edersek
  148. sağlıklı organlara
    verilen hasarı azaltmayı,
  149. yaşam kalitesini artırmayı
  150. ve gelecekteki hastaları
    kurtarmayı başarabiliriz.
  151. Öyle zannediyorum ki

  152. bu tedaviler Rebecca için de
    ulaşılabilir olsaydı
  153. ondan gelen o arama, o davet,
  154. cenazesi için değil de
  155. düğünü için olabilirdi.
  156. Teşekkür ederim.

  157. (Alkış sesleri)