Turkish subtitles

← Zihinsel bakımdan güçlü olmanın sırrı | Amy Morin |TEDxOcala

Get Embed Code
25 Languages

Showing Revision 28 created 11/17/2017 by Figen Ergürbüz.

  1. Facebookta bir arkadaşım var
    hayatı mükemmel görünüyor.
  2. Şahane bir evde yaşıyor
  3. ve kariyeri gerçekten tatminkâr.
  4. Arkadaşım ve ailesi
  5. hafta sonları macera dolu
    gezilere çıkıyorlar.
  6. Yemin ederim yanlarına
  7. profesyonel bir fotoğrafçı
    alıyor olmalılar
  8. (Kahkahalar)
  9. çünkü nereye gitseler
    ne yapsalar
  10. bütün aile çok güzel görünüyor.
  11. Paylaşımları hep
    ne kadar mutlu olduğu
  12. ve sahip olduğu hayat için
    ne kadar şükrettiği üzerine.
  13. Bana öyle geliyor ki
    bunları sadece lafta söylemiyor
  14. Facebook hatırına da değil,
    gerçekten öyle düşünüyor.
  15. Kaçınızın böyle bir
    arkadaşı var?
  16. Peki, kaçınız böyle birinden
  17. bazen gıcık alıyor?
  18. (Kahkahalar)
  19. Bunu hepimiz yaparız, doğru mu?
  20. Gıcık olmamak zor.
  21. Ancak bu tarz düşünmek
    bize zarar verir.
  22. Bugün sizinle konuşmak istediğim şey bu--
  23. kötü alışkanlıkların
    bize maliyeti nedir.
  24. Facebookta gezinirken
    hasetini farkedip
  25. "Ne olmuş yani gözlerimi devirdiysem?
  26. sadece beş saniye sürdü
  27. bana ne zararı olabilir ki? " diyebilirsin
  28. Şey, araştırmacılar şunu söylüyor
  29. Facebookta arkadaşlarını kıskanmak
  30. sahiden depresyona yol açıyor.
  31. Bu aklımızın bize kurduğu
    tuzaklardan sadece biri.
  32. Hiç patronundan şikayet ettin mi?
  33. veya arkadaşlarının hayatına bakıp
  34. "Şans neden hep onlara gülüyor"
    diye düşündün mü?
  35. Bu şekilde düşünmemek elinde değil
    doğru mu?
  36. O anda bu düşünceler önemsiz görünebilir.
  37. Aslında, bir anlığına kendini daha iyi
    bile hissedersin.
  38. Ancak bu biçimde düşünmek
    zihinsel gücünü yiyip bitirir.
  39. Üç tür yıkıcı inanç vardır
  40. bunlar bizi etkisizleştirir
  41. ve zihinsel gücümüzü bizden alır.
  42. Birincisi kendimiz hakkındaki
    sağlıksız düşüncelerimiz.
  43. Kendimize üzülmeye eğilimliyiz.
  44. Kötü bir olay olduğunda üzülmek normaldir
  45. ama kendine acımak bunu çok aşar.
  46. Şanssızlığını büyütmekle başlar.
  47. Şöyle düşünürsün:
  48. "Bunlar neden sürekli
    benim başıma geliyor?"
  49. "Bunlarla uğraşmak zorunda mıyım?"
  50. Bu düşünceler çıkmazda
    kalmana yol açar,
  51. soruna odaklanmana yol açar,
  52. seni çözüm bulmaktan alıkoyar.
  53. Temelli bir çözüm üretemesen bile
  54. kendinin veya başkasının hayatını
    iyileştirecek adımlar vardır
  55. ama o adımı atamazsın
  56. çünkü kendine acıma partisinde
    ev sahibisindir.
  57. Bizi durduran ikinci
    yıkıcı inanç türü
  58. diğer insanlar hakkındaki
    sağlıksız düşüncelerimiz.
  59. Diğer insanların bizi kontrol
    edebileceğini sanarız
  60. ve gücümüzü onlara veririz.
  61. Özgür bir ülkede yaşayan bir yetişkinsin
  62. yapmak zorunda olduğun çok az şey var.
  63. Yani "fazla mesai yapmak zorundayım"
    dediğin an
  64. gücünü başkasına teslim edersin.
  65. Biliyorum fazla mesai yapmazsan
    bazı sonuçları olur
  66. ama bu yine de bir seçimdir.
  67. Veya "Kaynanam beni çıldırtıyor" dediğinde
  68. gücünü başkasına teslim edersin.
  69. Belki dünyadaki en tatlı insan değildir
  70. ama nasıl karşılık vereceğin
    sana bağlıdır
  71. çünkü kontrol sendedir.
  72. Bizi durduran
    üçüncü yıkıcı inanç
  73. dünya hakkındaki sağlıksız düşüncelerdir.
  74. Dünyanın bize bir borcu olduğunu düşünürüz
  75. "Eğer yeterince sıkı çalışırsam
  76. başarıyı hak ederim" diye düşünürüz.
  77. Ama başarının kucağınıza
    düşmesini beklemek
  78. bir tür kozmik ödül gibi,
  79. sadece hayal kırıklığına yol açar.
  80. Biliyorum kötü zihinsel alışkanlıkları
    bırakmak zor.
  81. Bu sağlıksız inançlardan kurtulmak zor
  82. onları çok uzun süre taşıyıp durduk,
  83. ama onlardan vazgeçmemek
    daha pahalıya malolur.
  84. Çünkü er yada geç hayatında
    bir an gelecektir
  85. toplayabildiğin bütün zihinsel
    güce ihtiyaç duyacağın bir an.
  86. 23 yaşındayken,
  87. hayatı tamamen çözdüğümü düşünüyordum.
  88. lisans üstünü tamamlamıştım,
  89. terapist olarak
    ilk önemli işime başlamıştım,
  90. evlenmiştim,
  91. hatta bir ev bile almıştım.
  92. Şöyle düşünüyordum
    " Şahane olacak"
  93. "Başarıya giden yolda
    inanılmaz bir başlangıç yaptım"
  94. Ne ters gidebilirdi ki?
  95. Her şey bir günde değişti.
  96. Kızkardeşim aradı,
  97. annemizin tepkisiz bir halde bulunduğu
  98. ve hastaneye kaldırıldığını söyledi.
  99. Kocam Lincoln ve ben arabaya atladık
    ve hızla hastaneye sürdük.
  100. Sorunun ne olabileceğini düşünemiyorduk.
  101. Annem daha 51 yaşındaydı,
  102. daha önce hiçbir sağlık problemi
    de yaşamamıştı.
  103. Hastaneye ulaştığımızda,
  104. doktorlar bir beyin anevrizması
    geçirdiğini söyledi.
  105. Annem 24 saat içinde,
  106. sabah uyandığında "Yaşamak için
    çok güzel bir gün" diyen annem,
  107. hayata gözlerini yumdu.
  108. Bu haber benim için çok yıkıcıydı.
  109. Annemle birbirimize çok yakındık.
  110. Bir terapist olarak kederle entellektüel
    düzeyde nasıl baş edileceğini biliyordum
  111. ama bir şeyi bilmekle onu yapmak
    çok farklı iki şey olabiliyor.
  112. Gerçekten iyileşmeye başladığımı
    hissetmem çok zaman aldı.
  113. Sonra annemin üçüncü
    ölüm yıldönümünde,
  114. birkaç arkadaş aradı,
  115. Lincoln ve beni basketbol
    maçına davet ettiler.
  116. Maç tesadüfen,
  117. annemi son gördüğüm yerde
    aynı spor salonundaydı,
  118. vefatından bir gece önceydi.
  119. Oraya bir daha hiç gitmemiştim.
  120. Bu defa gitmek istediğimden de
    emin değildim.
  121. Lincoln ile konuştuk ve sonunda
  122. "Belki de anısını yaşatmak
    için iyi bir yol"olur dedik.
  123. O maça gittik
  124. ve arkadaşlarla gerçekten
    iyi vakit geçirdik.
  125. Gece eve dönerken,
  126. o spor salonuna sonunda
  127. tekrar gidebilmiş olmanın
    ne iyi olduğunu konuştuk
  128. ve annemi bütün o üzüntü yerine
  129. bir gülümsemeyle hatırladım.
  130. O gece eve geldikten hemen sonra
    Lincoln kendimi iyi hissetmiyorum dedi.
  131. Birkaç dakika sonra yere yığıldı.
  132. Ambulansı aradım
  133. Lincoln'ün ailesi beni acilde karşıladı.
  134. Sonsuzmuş gibi gelen bir beklemeydi,
  135. sonunda doktorun biri çıktı
  136. ama bizi Lincoln'e götürmek yerine
  137. özel bir odaya aldı
  138. ve bizi oturttu.
  139. Bize açıklaması; Lincoln
  140. hayatta gördüğüm en maceracı adam,
  141. gitmişti.
  142. O zaman bilmiyorduk
    ama kalp kriziymiş.
  143. Sadece 26 yaşındaydı,
  144. hiç kalp sorunu olmamıştı.
  145. Kendimi bir anda 26 yaşında dul buldum
  146. üstelik annem de yoktu.
  147. Aklımdan "bunu nasıl atlatacağım?"diyordum
  148. Bunu hayatımda acı bir dönem olarak
    tanımlamak
  149. bana yetersiz geliyor.
  150. Bu dönemde şunu fark ettim
  151. gerçekten zor zamanlardan geçiyorsan
  152. iyi alışkanlıklar yetmiyor.
  153. Sadece bir veya iki küçük kötü alışkanlık
  154. seni aşağı çekmeye yetiyor.
  155. Bütün gücümle çabaladım
  156. sadece iyi alışkanlıklar
    edinmek için değil
  157. o küçüklerden kurtulmak için de
  158. ne kadar küçük görünseler de.
  159. Bütün bu süreçte,
  160. hayatın bir gün
    düzeleceği umuduna tutundum
  161. ve sonunda düzeldi.
  162. Birkaç yıl sonra Steve ile tanıştım,
  163. birbirimize aşık olduk,
  164. tekrar evlendim.
  165. Lincoln ve benim yaşadığımız
    evi sattık,
  166. başka bir bölgede yeni bir ev aldık
  167. ve yeni bir işe girdim.
  168. Daha yeni, rahat bir nefes almıştım ki
  169. yeni bir başlangıç yapmıştım ki
  170. Steve'in babasının son aşama
    kanser olduğunu öğrendik.
  171. Düşünmeye başladım
  172. "Bu şeyler neden sürekli olmak zorunda?"
  173. "Bütün sevdiklerimi neden
    kaybetmek zorundayım?"
  174. "Bu hiç adil değil"
  175. Ama eğer öğrendiğim bir şey varsa
  176. o da böyle düşünmenin beni durduracağıydı.
  177. Biliyordum ihtiyacım olacaktı,
  178. toplayabildiğim tüm zihinsel güce
    ihtiyacım vardı,
  179. bir kaybı daha aşmak için.
  180. Oturup bir liste yaptım
  181. zihinsel bakımdan güçlü insanlar
    neleri yapmazdı.
  182. Listeyi tekrar okudum
  183. o bütün kötü alışkanlıklar
    için bir hatırlatma notuydu
  184. şu yada bu zaman yaptığım ve
    beni çıkmazda tutan alışkanlıklar.
  185. Listeyi tekrar tekrar okumaya devam ettim.
  186. Buna gerçekten ihtiyacım vardı
  187. çünkü listeyi yazdıktan birkaç
    hafta sonra,
  188. Steve'in babası aramızdan ayrıldı.
  189. Benim yolculuğum bana zihinsel bakımdan
    güçlü olmanın sırrının,
  190. kötü zihinsel alışkanlıkları bırakmak
    olduğunu öğretti.
  191. Zihinsel güç fiziksel güce
    çok benzer.
  192. Fiziksel bakımdan güçlü olmak istersen
  193. spor salonuna gidip
    ağırlık kaldırman gerekir
  194. ama gerçekten sonuç görmek istersen,
  195. abur cubur yemeyi de bırakmalısın.
  196. Zihinsel güç de aynıdır.
  197. Zihinsel bakımdan güçlü olmak istersen
  198. iyi alışkanlıklara ihtiyacın vardır
    düzenli şükretmek gibi
  199. ama kötü alışkanlıkları da bırakmalısın
  200. başkalarının başarısını kıskanmak gibi.
  201. Ne sıklıkta olduğu hiç fark etmez
  202. bu seni aşağı çeker.
  203. Peki, beynine farklı düşünmeyi
    nasıl öğreteceksin?
  204. O kötü zihinsel alışkanlıkları
    yanında taşıyıp durduğun
  205. alışkanlıkları nasıl bırakacaksın?
  206. Bahsettiğim sağlıksız alışkanlıklara,
  207. sağlıklı olanla karşı koymakla başlar.
  208. Örneğin, kendimiz hakkındaki
    sağlıksız inançlarımız
  209. çoğunlukla kendi duygularımızdan
    rahatsız olmamızdan gelir.
  210. Üzülmek, incinmek, öfkelenmek
    veya korkmak,
  211. bütün bu duygular rahatsızlık verir.
  212. Bu sıkıntıdan kaçmak için
    her yola başvururuz.
  213. Ondan kaçmaya çalışırız
  214. kendine acıma partisi gibi
    şeyler yaparak.
  215. Geçici bir süre dikkatimiz dağılsa bile
  216. bu, acıyı sadece uzatır.
  217. Rahatsız edici duyguları aşmanın
    tek yolu,
  218. onlarla baş etmenin tek yolu,
    onları yaşamaktır.
  219. Üzülmekten korkmamak
    ve sonra hayatına devam etmektir.
  220. Yetilerine olan güveni artırmak
  221. ve bu sıkıntıyla yüzleşmektir.
  222. Diğer insanlar hakkındaki
    sağlıksız düşünceler
  223. kendimizi onlarla karşılaştırmamızdan
    kaynaklanır.
  224. Onlar ya bizden yukarıda
    yada aşağıdadır veya
  225. onların duygularımızı
    yönlendirebileceğini sanırız
  226. yada bizim onların davranışlarını
    kontrol edebileceğimizi.
  227. Bazen de onları bizi engellemekle suçlarız
  228. ama aslında bunu yapmak
    kendi seçimimizdir.
  229. Şunu kabul etmek zorundasın
    sen kendine aitsin
  230. ve diğer insanlar senden ayrıdır.
  231. Kendinle karşılaştırman
    gereken tek kişi
  232. dünkü sendir.
  233. Dünya ile ilgili sağlıksız düşünceler
  234. derinlerimizde, dünyanın adil
    olmasını istemekten gelir.
  235. Hayırlı şeylere yeterince vakit harcarsak
  236. bize de o kadar iyi şeyler
    olacağına inanırız.
  237. Yeterince kötü zamana katlanırsak,
  238. bir tür ödül alacağımızı düşünürüz.
  239. Son tahlilde şunu kabul etmek zorundasın,
    hayat adil değildir.
  240. Bu kabul seni özgür kılabilir.
  241. Evet, iyiliklerin için
    ille de ödül alman gerekmiyor.
  242. Aynı zamanda bu
    ne kadar acı çekersen çek
  243. sürgit acı çekmenin
    kaderin olmadığı anlamına gelir.
  244. Hayatta işler böyle yürümüyor.
  245. Kendi dünyanı kendin kurarsın.
  246. Ancak şüphesiz,
    hayatını değiştirmeden önce,
  247. bunu yapabileceğine inanman şart.
  248. Yıllardır diabeti olan
    bir adamla çalışmıştım.
  249. Doktoru onu terapiste havale etmiş
  250. çünkü bazı zihinsel
    kötü alışkanlıkları vardı
  251. ve fiziksel sağlığını
    etkilemeye başlamıştı.
  252. Annesi genç yaşta diabet komplikasyonları
    nedeniyle ölmüştü,
  253. bu nedenle
    kaderinin bu olduğunu düşünüyordu.
  254. Kan şekerine dikkat etmeyi
    çoktan bırakmıştı.
  255. Son zamanlarda şekeri öyle yüksekti ki
  256. görüş kabiliyetini etkilemeye başlamıştı
  257. ve ehliyeti elinden alınmıştı.
  258. Dünyası küçülüyordu.
  259. Ofisime geldiğinde, şu açıktı
  260. kan şekerini düzenlemek için yapılacak
    her şeyi biliyordu
  261. ama bunun boş bir çaba
    olacağını düşünüyordu.
  262. Sonunda küçük bir değişiklik
    yapmayı kabul etti.
  263. Tamam "Günde iki litre Pepsi içmeyi
    bırakacağım,
  264. diyet Pepsiyle değiştireceğim" dedi.
  265. Şekerinin nasıl bu kadar hızlı
    düştüğüne inanamıyordu.
  266. Her hafta geldiğinde diyet pepsinin
  267. ne kadar iğrenç bir tadı olduğunu
    hatırlatsa da,
  268. sözüne sadık kaldı.
  269. Görüşünde birazcık düzelme fark edince
  270. "Biraz da diğer alışkanlıklara mı baksak,
  271. bir kase gece dondurmamı,
  272. daha az şekerli bir şeyle
    değiştiriyorum" dedi.
  273. Arkadaşları ile ikinci el
    mağazasında gezerken,
  274. külüstür bir egzersiz bisikleti görmüş,
  275. birkaç dolar verip bisikleti almış
  276. ve eve getirip TV'nin önüne koymuş
  277. başlamış pedallamaya
  278. her gece sevdiği programları izlerken.
  279. Sadece kilo vermedi
  280. bir gün fark etti ki televizyonu
  281. öncekinden biraz daha net görüyordu.
  282. Birdenbire şu düşünce çaktı
  283. belki de gözlerindeki hasar
    kalıcı değildi.
  284. Böylece yeni bir amaç belirledi--
  285. ehliyetini geri almak.
  286. Ve o günden itibaren uçuşa geçti.
  287. Görüşmelerin sonuna doğru
    her hafta geliyor
  288. ve "Tamam bu hafta ne yapacağız?" diyordu
  289. Çünkü nihayet,
    hayatını değiştirebileceğini anlamıştı
  290. ve onu değiştirecek
    zihinsel gücü de vardı.
  291. Böylece zihinsel kötü alışkanlıklarını
    bırakabilmişti.
  292. Her şey küçük bir adımla başlamıştı.
  293. Sizi şunu düşünmeye davet ediyorum:
  294. Hangi zihinsel kötü alışkanlıkların
    seni hapsediyor?
  295. Hangi sağlıksız inançlar
  296. senin ulaşabileceğin zihinsel güç
    kapasiteni engelliyor?
  297. Ve bugün atabileceğin o küçük adım ne ?
  298. Şimdi ve tam burada.
  299. Teşekkür ederim.
  300. (Alkışlar)