Turkish subtitles

← Eirca Frenkel: Evrensel anestezi makinesi

Bir ameliyatta iken elektrikler giderse ne yaparsınız? Işık yok, oksijen yok - ve anestezi gazınız duruyor. Dünya çapında sürekli gerçekleşiyor bu, rutin işlemleri trajediye çeviriyor. Erica Frenkel bir çözüm sunuyor: evrensel anestezi makinesi.

Get Embed Code
29 Languages

Showing Revision 1 created 02/22/2012 by Ahmet M. ATEŞ.

  1. Sizinle bugün düşük bütçeli medikal
  2. teknoloji tasarımlarıyla ilgili konuşacağım.
  3. Bu ülkelerde sağlık sistemlerini araştırıyorum.
  4. Ve buradaki en büyük eksiklerden birisi
  5. neredeyse herkese etki eden
  6. güvenli operasyon imkânı.
  7. Bulduğumuz büyük engellerden birisi
  8. hem bu ameliyatlara imkân vermeyen
  9. hem de imkân olduğunda da güvenliğini
  10. engelleyen anestezi.
  11. Aslında, sorun bu ortamlarda
  12. anestezi yapmasını beklediğimiz
  13. makine modeli.
  14. Burada Amerika'da ya da gelişmiş herhangi bir

  15. ülkede göreceğiniz bir operasyon odası görüntüsü var.
  16. Arka tarafta da çok
  17. karmaşık bir anestezi makinesi var.
  18. Ve bu makine ameliyatları
  19. mümkün kılıp hayat kurtarabiliyor
  20. çünkü kafamızdaki bu ortamda
  21. çalışmak için tasarlandı.
  22. Çalışması için, bu makine resimdeki hastanenin
  23. sağladığı bir takım şeylere ihtiyaç duyuyor.
  24. Ameliyat boyunca gaz akışını
  25. kontrol etmek ve hastaları anestezi halinde
  26. tutmak için karmaşık makineler ile uzun yıllar
  27. boyunca çalışmış ve çok iyi eğitim görmüş
  28. bir anestezisyene ihtiyaç duruyor.
  29. Bilgisayar algoritması ile çalışan hassas bir makine
  30. çalışması için özel ilgi ve itinaya ihtiyaç duyuyor
  31. ve çok kolay bozulabiliyor.
  32. Bozulduğunda da düzelmesi için makinenin karmaşasını
  33. anlayabilen, düzeltebilen ve parçalarını bir araya
  34. getirip hayat kurtarmaya devam etmesini
  35. sağlayabilen bir biyomedikal mühendis takımı gerekiyor.
  36. Oldukça pahalı bir makine.

  37. Bütçesi 50 ya da 100,000
  38. dolara mal olan bir makineyi
  39. kaldıracak bir hastane olması gerekiyor.
  40. Belki de en bariz olanı
  41. ve de en önemli olanı
  42. ki hakkında duyduğumuz konseptlerin
  43. gidişatı da bunu gösteriyor,
  44. kesintisiz elektrik ve
  45. sıkıştırılmış oksijen kaynağı
  46. ve bu makinenin işlevi
  47. için önemli olan diğer medikal
  48. ihtiyaçları sağlayabilecek
  49. bir altyapı gerektiriyor.
  50. Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin
  51. veremeyeceği bir sürü şey istiyor.
  52. Bu Malavi kırsalındaki bir

  53. hastanenin elektrik şebekesi.
  54. Bu hastanede,
  55. anestezi için vasıflı bir tek kişi var
  56. ve bu bayan da 12 ya da 18
  57. aylık anestezi eğitimi
  58. olduğu için vasıflı.
  59. Bu hastane ve bütün bölgede
  60. tek bir biyomedikal mühendis yok.
  61. Yani makine bozulduğunda
  62. çalıştırmaları gereken bu makine bozulduğunda
  63. denemek ve çözüm bulmak zorundalar ama çoğu zaman bu son nokta oluyor.
  64. Bu makineler meşhur hurda deposuna gidiyor.
  65. Ve bahsettiğim makinenin
  66. fiyatı bu hastanenin yıllık
  67. faaliyet bütçesinin üçte biri
  68. ya da çeyreği kadar.
  69. Son olarak, görebileceğiniz üzere alt yapı çok güçlü değil.

  70. Hastane çok zayıf bir elektrik şebekesine bağlı
  71. ve bu da sıklıkla kesiliyor.
  72. Yani ara sıra çalışıyor, bütün hastane
  73. bir jeneratör ile çalışıyor.
  74. Ve jeneratörün bozulacağı ya da
  75. yakıtının biteceği aklınıza gelebilir.
  76. Ve Dünya Bankası da bunu biliyor
  77. ve düşük gelirli bir ülkede bu koşullardaki
  78. bir hastanenin ay başı 18 defaya kadar
  79. elektrik kesintisi yaşayacağını tahmin ediyor.
  80. Benzer şekilde sıkıştırılmış oksijen ve
  81. diğer medikal gereçler gerçekten lüks
  82. ve sıklıkla aylarca hatta bir yıl boyunca
  83. stoklarda bulunamayabiliyor.
  84. Çılgınca görünebilir ama şu andaki

  85. sistem ilk göstermiş olduğum koşullar
  86. için tasarlanan bu makineleri alıyor
  87. ve bu koşullara sahip hastanelere
  88. satıyor veya bağışlıyor.
  89. Sadece yakışıksız değil
  90. güvensiz bir hale geliyor.
  91. Johns Hopkins'teki ortaklarımızdan birisi

  92. yaklaşık bir yıl önce Sierra Leone'daki
  93. ameliyatları gözlemliyordu.
  94. Ve günün ilk ameliyatı bir doğum vakasıydı.
  95. Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun
  96. hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.
  97. Her şey gayet elverişli başladı.
  98. Cerrah göreve hazırdı ve müdahale başladı.
  99. Hemşire oradaydı.
  100. Hastayı çabucak anestezi edebildi
  101. ve durumun aciliyeti gereği bu önemliydi.
  102. Ve her şey iyi başlamıştı
  103. ta ki elektrik gidene kadar.
  104. Şimdi ameliyatının tam ortasında
  105. cerrah ameliyatı bitirmek için saatle yarışıyor
  106. ki bunu yapabilir de - bir pupa feneri var.
  107. Ama hemşire tam anlamıyla
  108. karanlık ameliyat odasında dört dolanıyor
  109. hastasını uykuda tutmak, anestezi etmek için
  110. kullanabileceği bir şey arıyor.
  111. Çünkü makinesi elektrik olmadığı zaman çalışmıyor.
  112. Birçoğunuzun yaşamış olduğu, muhtemelen
  113. diğerlerinin de ürünü olduğu rutin bir ameliyat
  114. bir trajediye dönüştü.
  115. Asıl moral bozucu olan şey bunun tek bir vaka olmaması
  116. bu gelişen ülkelerin hepsinde meydana geliyor.
  117. Her yıl, güvenli anestezi olmadan
  118. 35 milyon ameliyata teşebbüs ediliyor.
  119. Meslektaşım Dr. Paul Fenton

  120. bu durumu yaşıyordu.
  121. Malavi'de bir eğitim hastanesinde
  122. anesteziyoloji başkanıydı.
  123. Her gün bunun gibi bir
  124. ameliyat odasında çalışıyor,
  125. hastanesinde güvenilemez
  126. ve açıkçası sağlıksız bir hale
  127. gelen aynı ekipman ile anestezi yapmaya
  128. ve diğerlerine nasıl yapılacağını öğretmeye çalışıyordu.
  129. Ve sayısız ameliyattan sonra
  130. hayal edebileceğiniz gibi, anlatılamaz bir trajedi gerçekten
  131. "Tamam. Benden bu kadar. Bu kadarı yeter.
  132. Daha iyi bir yolu olmalı." dedi.
  133. Böylece bütün mortu çeken makinelerin
  134. olduğu odaya indi,
  135. sanırım bilimsel terim bu,
  136. ve etrafı kurcalamaya başladı.
  137. Buradan bir parça oradan bir parça aldı
  138. ve içinde yaşadığı şartlarda
  139. çalışacak bir makine yapmaya çalıştı.
  140. Ve ortaya çıkardığı şey bu

  141. Evrensel Anestezi Makinesinin prototipi
  142. hastanesinin sunabileceği imkânlar
  143. ne olursa olsun çalışacak ve
  144. hastaları anestezi edecek bir makine.
  145. Burada, yeniden evinde
  146. aynı hastanede, 12 yıl sonra biraz daha gelişmiş olarak
  147. çocuklardan yaşlılara bütün hastalarda kullanılıyor.
  148. Şimdi bu makinenin nasıl çalıştığını göstereyim size biraz.

  149. Tadâa!
  150. İşte kızımız.
  151. Elektrik olduğu zaman
  152. makinedeki her şey alt kısımda başlıyor.
  153. Yerleşik bir oksijen yoğunlaştırıcı var burada.
  154. Benim birkaç kez oksijenden bahsettiğimi duydunuz.
  155. Temelde, anestezi yapmak için
  156. olabildiğince saf oksijene ihtiyacınız var
  157. çünkü nihayetinde oksijeni
  158. gaz ile seyreltmeniz gerekecek.
  159. Ve hastanın soluyacağı karışımın
  160. en azından belli bir miktarda oksijen olması gerekiyor
  161. aksi halde tehlikeli olabilir.
  162. Elektrik olmadığı zaman işte burada
  163. oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.
  164. Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu
  165. biliyoruz, çokça bulunuyor
  166. ve halihazırda yüzde 21 oksijen.
  167. Yani yoğunlaştırıcının tek yaptığı oda havasını
  168. çekmek, filtre etmek
  169. ve yüzde 95 saf oksijeni buraya
  170. yukarıya, anestetik etken ile karıştığı yere göndermek.
  171. Şimdi bu karışım

  172. hastanın ciğerlerine gitmeden önce
  173. buradan geçerek gidiyor
  174. siz göremiyorsunuz ama burada bir oksijen filtresi var
  175. bu ekranda verilen oksijenin
  176. oranı görüntüleniyor.
  177. Şimdi, eğer elektriğiniz yoksa
  178. ya da Allah göstermesin ameliyatın yarısında kesilirse
  179. makine dokunmaya bile gerek kalmadan
  180. otomatik olarak oda havasını
  181. bu girişten çekmeye başlıyor.
  182. Başka her şey aynı.

  183. Tek fark artık sadece
  184. yüzde 21 oksijen ile çalışıyorsunuz.
  185. Şimdi bu eskiden tehlikeli görülen bir şeydi
  186. çünkü sadece bir sefer az oksijen verseniz kötü bir şey olurdu.
  187. Ama biz buraya uzun ömürlü bir destek bataryası koyduk.
  188. Burası bataryayla desteklenen tek kısım.
  189. Ama bu tedarikçiye idare sağlıyor,
  190. güç olsun ya da olmasın,
  191. çünkü hastaya verdikleri oksijen oranına
  192. bakarak gaz akışını düzenleyebilirler.
  193. İki durumda da,

  194. güç olsun ya da olmasın,
  195. bazen hasta nefes almak için yardıma ihtiyaç duyar.
  196. Anestezinin bir gerçeği. Akciğerler felç olabilir.
  197. Bu yüzden bu manüel körüğü ekledik.
  198. Hastalara bununla oksijen verdiğimiz
  199. üç-dört saatlik ameliyatlar yaptık.
  200. Dolambaçsız bir makine.

  201. Basit deyince irkiliyorum
  202. dolambaçsız.
  203. Ve tasarımı öyle.
  204. Ve bu makineyi kullanmak için
  205. iyi eğitimli, uzman bir anestezist olmanıza gerek yok
  206. ki bu iyi bir şey çünkü bu kırsal kesim hastanelerinde
  207. bu eğitim seviyesine ulaşamayacaksınız.
  208. Ayrıca kullanılacağı koşullar için tasarlandı.
  209. Gerçekten dayanıklı bir makine bu.

  210. Makine, bu kırsal bölgelerde
  211. oluşan sıcaklık, aşınma ve
  212. hırpalanmaya dayanmalı.
  213. Yani kolayca bozulmayacak
  214. ama bozulursa da bu makinedeki adeta her parça
  215. bir anahtar ve tornavida ile
  216. çıkarılıp değiştirilebilir.
  217. Son olarak da, düşük maliyetli.
  218. Bu makine daha önce
  219. size gösterdiğim geleneksel
  220. makinenin sekizde biri fiyatına geliyor.
  221. Başka bir deyişle, buradaki
  222. çalışma koşullarına göre tasarlandığı için
  223. ameliyatlara imkân verip hayat kurtarabilen bir makine,
  224. aynen size gösterdiğim ilk makine gibi.
  225. Ama burada durmakla yetinmiyoruz.

  226. Çalışıyor mu?
  227. Bu dışarıda çalışacak tasarım mı?
  228. Şimdiye kadar iyi sonuçlar aldık.
  229. Bu dört ülkede 13 hastanede
  230. ve 2010'dan beri
  231. hiç bir klinik yan etki olmadan
  232. 2,000 üzerinde ameliyat gerçekleştirdik.
  233. Yani çok heyecanlıyız.
  234. Bu gerçekten de çok yaygın olan bir sorun için
  235. uygun maliyetli ve ölçeklenebilir bir çözüm gibi görünüyor.
  236. Ama biz yine de bu makinenin
  237. hastanelere koyabileceğimiz en etkili ve güvenli
  238. makine olduğundan emin olmak istiyoruz.
  239. Bunu yapmak için de üniversiteler

  240. ve sivil toplum örgütleriyle kullanıcı arayüzü,
  241. kullanımın uygun olduğu ameliyat türleri
  242. ve makinenin kendisini geliştirebileceğimiz yollar
  243. üzerinde bilgi toplamak için ortaklıklar kurduk.
  244. Ortaklıklarımızdan birisi de
  245. burada Baltimore'da Johns Hopkins ile.
  246. Baltimore'da gerçekten mükemmel bir anestezi simülasyon laboratuvarları var.
  247. Biz de bu makineyi götürecek
  248. ve makinenin kullanılması planlanan hastanelerde
  249. karşılaşabileceği bazı ameliyat
  250. sorunlarını yeniden yaratacağız
  251. ve kapalı, güvenli bir ortamda
  252. etkinliğini geliştireceğiz.
  253. Böylece bu çalışmanın sonuçlarını
  254. saha deneyimleriyle karşılaştırabileceğiz
  255. çünkü bu makinelerden iki tanesini Johns Hopkins'in
  256. Sierra Leone'da beraber çalıştığı hastanelere koyacağız
  257. buna acil sezaryenin gerçekleştiği o hastane de dahil.
  258. Anestezi hakkında çok konuştum ve buna devam etme niyetindeyim.

  259. Sağlık sisteminin inanılmaz büyüleyici
  260. ve önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum.
  261. Ve gerçekten periferal görünüyor, ona ulaşamadığımız
  262. zamana kadar bunu asla düşünmüyoruz
  263. ama sonra çok önem kazanıyor.
  264. Kim ameliyat olacak kim olmayacak?
  265. Kim güvenli ameliyat olacak kim olmayacak?
  266. Ama bilirsiniz, tasarımın, uygun tasarımın
  267. sağlık sektöründe sonuç vermesi
  268. birçok yönden sadece bir tanesi.
  269. Bu düşük gelirli ülkelerde mücadele veren
  270. daha fazla sağlık çalışanı
  271. kendi tasarım süreçlerini başlatabilse
  272. kendi çözüm arayışlarını
  273. meşhur kutunun dışında
  274. ve hastanenin içinde
  275. diğer bir deyişle, olmasını ümit ettiğimiz
  276. koşullar yerine dünyanın birçok bölgesinde
  277. bulunan koşullar için tasarımlar üretebilsek
  278. birçok hayat kurtarabiliriz.
  279. Çok teşekkür ederim.

  280. (Alkış)