Turkish subtitles

← Dünyayı kadınlar yönetseydi... | Rebecca Robertson | TEDxFolkestone

Get Embed Code
15 Languages

Showing Revision 5 created 08/08/2020 by Nihal Aksakal.

  1. Günaydın! Herkes nasıl?
  2. Pekala,
  3. bugün burada çok tutkulu olduğum
    bir şeyden bahsedeceğim.
  4. Ama benim hakkımda değil,
  5. işim sırasında denk geldiğim
    insanlarla ilgili.
  6. Size Catherine adında bir
    kadının hikayesini anlatmak istiyorum.
  7. Catherine karşılaştığım diğer tüm
    kadınlara çok benziyordu.
  8. 50'lerindeydi
  9. ve emekliliğine yaklaşık
    on, on beş sene vardı.
  10. Kariyerine büyük emek harcamıştı
    ve iki işte birden uzun saatler çalışmıştı
  11. ve şimdilerde 23 yaşında olan
  12. küçük çocuğuna bakıyordu.
  13. O kadar çok çalıştığınızı
  14. ve yine de bankanın size
  15. önümüzdeki yıl içinde
  16. evinizi satıp taşınmanızı
  17. bildirdiğini düşünün.
  18. Erteleyip durdunuz
  19. ama tarih yaklaşmaya devam etti.
  20. Sevgiyle inşa ettiğiniz,
  21. tüm güzel eşyalarınızı yerleştirdiğiniz,
  22. duvarlarını boyadığınız ve zevkinize göre
    dekore ettiğiniz evin
  23. artık size ait olmadığı
  24. ve satıp taşınmanız gerektiği söyleniyor
  25. ve siz nereye gideceğinizi bilmiyorsunuz.
  26. Bunun oldukça korkutucu bir durum
    olduğunda sanırım hemfikiriz.
  27. Bu, kesinlikle ailemin
    veya tanıdıklarımın
  28. başına gelmesini istemeyeceğim bir şey.
  29. Ancak görüyorum ki bu,
    birçok kadının karşılaştığı bir durum.
  30. O yüzden ben de "Neden?" diye soruyorum.
  31. Sık sık yaşanan bu tür olaylarla
    neden karşı karşıya kalıyoruz?
  32. Bu yüzden ben de
    ufaktan araştırmaya başladım.
  33. 30'larındaki erkeklerin %60'ının kadınlara
    göre daha fazla birikimi olabiliyor.
  34. 50'lerindeki kadınların
  35. %70'i kendilerini emekli olmaya
    hiç de hazır hissetmiyor.
  36. 20'lerindeki kadınların
  37. %54'ü
  38. finansal danışmanlık alma konusunda
    nereden başlayacağını bilemiyor.
  39. Bu beni oldukça etkiledi
  40. ve günlük hayatımdaki
  41. örneklerinden gördüğüm kadarıyla
    durum gayet netti.
  42. Bu durum kadınlar biraz aptal diye
  43. ya da o kadar zeki değil diye mi böyle?
  44. Hm...
  45. Hayır, bu fikre kesinlikle katılmıyorum.
  46. Aslına bakarsanız
  47. kadınlar
  48. veya genç kızlar
  49. GOÖS seviyelerinde erkeklerden
    %10 daha fazla
  50. puan almaya meyilli.
  51. Üzgünüm erkekler.
  52. Üniversite seviyesinde ise
  53. (Öksürür)
  54. kadınlar erkeklerden %11 daha fazla
    üniversiteye girmeye meyilli.
  55. (Öksürür) Pardon, İngiliz
    soğukluğuna yakalanmak üzereyim.
  56. (Gülüşmeler)
  57. Bildiğiniz üzere, eminiz ki
  58. hepimiz aynı fırsatlara sahibiz,
    hepimiz aynı gemideyiz.
  59. Peki o zaman neden durum böyle?
  60. Bu durum beni eğitim sistemini
    incelemeye yöneltti,
  61. belki de eğitim bana
    birkaç cevap sunacaktı.
  62. Uzun süren kampanyaların sonucunda
  63. 2016'da ulusal ortaokul seviyesinde
  64. bütçelendirme konusu
  65. müfredata girdi.
  66. Bütçelendirme,
    zorunlu derslerden değildi
  67. ama tüm öğrencilerin üzerinden
    geçmeye başlayacağı bir şeydi.
  68. Dünyada işlerin nasıl yürümesi
    gerektiğini açıklamada
  69. tek başına bütçelendirme yeterli değil.
  70. Ders, birleşik faizi veya ilk evinizi
  71. nasıl alacağınızı açıklıyor mu?
  72. Ya da kredi kartı faizlerinin nasıl
    hesaplandığını?
  73. Ya da nasıl tasarruf yapıp
    parayı kenara atabileceğini?
  74. Hayır, pek sayılmaz.
  75. Ders aslında yeterli değil.
  76. Çocuklarımızın eğitiminde bu tür
    bir sisteme güvenemeyiz.
  77. Hadi benim okul yıllarıma geri gidelim
  78. ve konu matematik olduğunda
    verilen eğitime bir bakalım.
  79. Hepimiz "Mary'nin on dokuz lirası var
  80. ve pazara gider."
    şeklindeki soruyu hepimiz hatırlarız.
  81. (Gülüşmeler)
  82. Elmanın tanesi 1 lira ve
    Mary 3 elma almak istiyor.
  83. Mary ne kadar para üstü alır?
  84. Sanki bu para konusuna yararlıymış
  85. ve de paranı nasıl biriktirip
    harcayacağını açıklarmış gibi.
  86. Cidden.
  87. (Gülüşmeler)
  88. O yüzden,
  89. bugün burada
  90. bağımsız bir finansal danışman olarak,
  91. kendi danışmanlık firmamın
    oldukça gurur duyduğum
  92. prensibi gereği huzurunuzdayım.
  93. Birçok ödül almış bir şirketin sahibiyim
  94. ve ileri finansal planlama sınavlarım var.
  95. Fakat ben üniversiteye gitmedim.
  96. 15 yaşında okulu bıraktım.
  97. Okuldaki zekilerden biri olmadığımı da
    söyleyebilirim.
  98. Bunu söylerken de güzelleme yapıyorum.
  99. Ve aslına bakarsanız...
  100. (Fısıldayarak) Kimseye demeyin ama
  101. matematikten çaktım.
  102. (Gülüşmeler)
  103. Bu gerçek.
  104. Ancak,
  105. benim muazzam işler başarabilmem
  106. bizim hikayenizi etkilemiyor.
  107. Maceralarımız ve hikayelerimiz,
  108. başladığımız
    ve şu an olduğumuz yer
  109. gelecekte nerede olacağımızı
    kesin olarak belirlemiyor.
  110. Hikayemi değiştirmek için
    çok derinlere inmem,
  111. kendi geleceğim ve aileminki için
    değişiklikler yapmam gerekti.
  112. Biliyorum ki bu odadaki ve dünyadaki
  113. herkes aynısını yapabilir.
  114. O zaman eğitim sistemi bize tüm
    cevapları veren şey değilse
  115. başka neyi incelemeliydim?
  116. Hadi maaşlar ve paradan bahsedelim.
  117. Kadınların %52'si, erkeklerin %13'üne
    kıyasla yarı zamanlı çalışıyor.
  118. Hepimiz bunu biliyor sayılırız, değil mi?
  119. Bu biraz aşikar.
  120. Konu maaşa geldiğinde,
  121. 20'lerinde kadın ve erkeklerin
    maaşı kısmen aynı,
  122. neredeyse aynı miktarda kazanıyorlar.
  123. Ancak yaşları ilerledikçe
  124. 30'larında kadınlar erkeklerden %13,
  125. 50'lerinde ise %16 daha az kazanıyorlar.
  126. Arada büyük bir farklar var
  127. ve küresel olarak da bu farkla ilgili
  128. bir çok şey yaşanıyor.
  129. Buna rağmen bugün karşı karşıya
    olduğumuz durum bu.
  130. Demek ki
  131. finansal danışmanlık konusunda
  132. kadınların danışmanlık almak için
    daha fazla sebebi var.
  133. İstihdam konusunda büyük farklar var,
  134. emekli maaşı ve yatırımlarımız konusunda
    büyük farklar var,
  135. ayrılmış ve boşanmış olmaktan
    bahsetmiyorum bile
  136. ki bunun da kadınlar üzerinde
    oldukça kötü etkileri var.
  137. Benim 8 aylık bir bebeğim var.
  138. O yüzden sizlere hamilelik iznindeyken
  139. emeklilik kesintilerinden feragat etmem
    gerektiğini anlatabilirim.
  140. Bu mecbur kaldığım bir şeydi
  141. çünkü hem işimi döndürüp
  142. faturalarımı ödeyip,
  143. kendi maaşımı alıp
  144. hem de emeklilik kesintimi ayıramıyordum.
  145. Bu kısa bir süreliğine geçerliydi.
  146. Ama kendimi bilmeme
    ve sahip olduğum niteliklere rağmen
  147. oldukça dikkatli düşünmem gerekti.
  148. Şartlar çerçevesinde pozitif bir karar
    almak zorundaydım.
  149. Bununla birlikte,
  150. kadınların yalnızca %7'sinin
  151. daha makul gerekçelerimiz olmasına rağmen
  152. emeklilikleri için finansal danışmanlık
    hizmeti alma ihtimali var.
  153. Bu da beni 18 yıldır parçası olduğum
    finans sektörünün bizzat kendisini
  154. irdelemeye itti.
  155. Hükümet bazı şahane işlere imza attı
  156. ve muazzam bir bilgi hazinesi olan
    Mali Danışmanlık Büroları'nı
  157. yani ipotekleri düzenlediler.
  158. Ayrıca mali destek alınabilinecek
  159. birçok web sitesi mevcut .
  160. Fakat ihtiyaçlarım veya
    benim için geçerli olan ne
  161. gibi daha spesifik danışmanlık
    konularına gelindiğinde
  162. bu sitelerin çoğu sizi
    serbest mali müşavirlere yönlendiriyor.
  163. Yürürlükteki düzenleme gereği
  164. Mali Tutum Otoritesi'nce
    Ticari Dağılım Denetimi anlamına gelen
  165. TDD diye bir düzenleme de mevcut.
  166. Bununla mali müşavirlerin müşterilerinden
    nasıl ücret alacağı belirlenir.
  167. Malesef bu demek oluyor ki
  168. gün içindeki saat sayısı
    sınırlı olduğundan
  169. serbest mali müşavirlerin bir çoğu
  170. kendilerine en çok parayı kazandıracak
    olan müşteriye yöneliyor.
  171. Peki.
  172. Bu hayatın bir gerçeği.
  173. Ancak bu şu anlama geliyor;
  174. tüm mali müşavirler aynı tip
    müşterinin peşinde
  175. ve gayet makul kazançları olan
    sıradan insanlar
  176. görmezden geliniyor
  177. ve ihtiyaçları olan
    finansal danışmanlığı alamıyor.
  178. Bu durum çok farklı şekillerde
    yeniden yaşanıyor.
  179. 2008 yılındaki ekonomik durgunluk
    sırasında
  180. 1.3 milyon insan işsiz kaldı.
  181. Durgunluk İngiltere'de
    zirve noktasındayken
  182. İngiltere'nin borç seviyesi de
    zirve noktasına ulaştı.
  183. Bu tür muazzam bileşenler
    söz konusu olduğunda
  184. çözüm nedir?
  185. Bu döngüyü nasıl değiştirebilir
    ve gerçekten fark yaratabiliriz?
  186. Bence bunun cevabı kadınlarda.
  187. Bu, daha az harcamalılar demek değil,
  188. bilhassa ayakkabılara,
  189. çünkü açıkçası ayakkabılarımı seviyorum.
  190. Gelgelelim bu, kendilerine göre doğru anda
  191. doğru mali kararı vermekle ilgili.
  192. Daha çok sayıda kadının ev ekonomisi ile
    ilgilenmesiyle birlikte
  193. artık bu kadınların bir adım öne çıkma
  194. ve sadece kendileri için değil,
  195. çocuklarının geleceği için de
    fark yaratma zamanı geldi demek.
  196. Zira gerçekten
  197. daha çok kadının sağlam ve eğitimli
    mali kararlar aldıkça
  198. ve bunun pozitif etkisini gördükçe,
  199. sonradan çocuklarıyla
    ve daha sonra torunlarıyla paylaşacakları
  200. kendi varlıklarını oluşturuyor
  201. ve kendi miraslarını
    arttırıyor olacağına inanıyorum.
  202. Bu sayesde gerçekten de toplumsal
    zenginlik daha çok dağılacak
  203. ve zenginlik yalnızca zenginlere
    has bir şey olmaktan çıkacaktır.
  204. O zaman size biraz Catherine'e
    ne olduğundan bahsedeyim mi?
  205. Evet mi?
  206. Catherine evinden taşınmak,
  207. hiçbir mülkü
    veya bankada parası olmaksızın
  208. emekli olmak zorunda kaldığı
    bir durumdaydı.
  209. Kira oranları sebebiyle eğer taşınıp
    kiraya çıkacak olsaydı
  210. sahip olduğu az miktar para da
    oldukça kısa sürede tükenecekti.
  211. Bu emekli olmak üzereyken
    yaşamak istemeyeceğiniz bir durum.
  212. Çünkü ödenecek kiraya rağmen
  213. büyük miktarlarda kira ödeyebilecek
  214. kadar çalışmak istemiyor olacaksınız.
  215. Neyse ki
  216. Catherine oldukça güzel bir
    sürece girdi ve bu süreç
  217. onun için öğrenme eğrisi oldu.
  218. Evini satmadı
  219. ama taşındı.
  220. Taşındı
  221. ve evini başka bir çifte kiraladı.
  222. Bu şekilde ipoteğini bir başkası
    onun adına ödemiş oldu.
  223. Eski bankasına borcunu ödeyerek
    evini yeniden ipotek ettirdi
  224. ve ikinci bir ev almak için bir
    miktar daha borçlandı.
  225. Sahip olduğu ikinci mülkü de kiraladı.
  226. İki mülkün kira geliri kendi kirasını
    ödeyecek geliri sundu.
  227. Bu şeklide emekli olduğunda
  228. gerçek bir geliri vardı.
  229. Bu, mülklerini satma
  230. veya birini satıp
  231. diğerine yerleşme konusunda
  232. seçeneği olmuştu.
  233. Bu, ona opsiyon sunmuştu.
  234. Zenginlik ve para esasında
    "mali planlama" ile ilgili değildir,

  235. aslında mali planlama size
    hayatta seçenek sunmakla ilgilidir.
  236. 3.6 milyar insanın geliri
  237. sekiz adamın gelirine denk.
  238. Doğru parmaklarım havada, değil mi?
  239. Güzel.
  240. Bu her zaman panik anı olur.
  241. Bir kere daha söyleyeceğim:
  242. Dünyadaki 3.6 milyar insanın geliri
  243. sekiz adamın gelirine denk.
  244. Bu, aslında dünyanın yarısı demek.
  245. O sekiz adamın
  246. kadın olduğunu hayal edin.
  247. Ne tür bir dünyada
    ya da toplumda yaşıyor olurduk?
  248. Şöyle hissediyorum:
  249. Dünyanın zenginliği daha yaygın
    ve daha adaletli olabilirdi
  250. ve hatta,
  251. dünyanın zenginliği safi sekiz adamda
    ya da insanda toplanmaz,
  252. farklı etnik gruplardan,
    toplumun farklı kesimlerinden
  253. hayatta farklı noktalarda olan
    ve faklı geçmişe sahip
  254. her türlü insan
    bu zenginliğe erişebilirdi.
  255. Zenginliğin gerçekten sadece zenginlere
    has olmadığına inanıyorum
  256. ve esasında zengin olmak
    hepimiz için mümkün.
  257. Eğer hali hazırda
  258. paranızın kontrolü sizdeyse
    ve işleriniz iyiyse
  259. sizleri yardıma ihtiyacı olanlara
  260. destek olmaya ve maceralarına katkı
    sağlamaya davet ediyorum.
  261. Aynı şekilde
  262. yardıma ihtiyacınız varsa istemekten
    çekinmemeye davet ediyorum.
  263. Çünkü gerçekten birlikte bir şeyleri
    değiştirebileceğimize inanıyorum.
  264. Çok teşekkür ederim.
  265. (Alkışlar)