YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Dağlar, bulutlar ve volkanlardan ilham alan kentsel mimari

Get Embed Code
27 Languages

Showing Revision 9 created 12/24/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Ben bir mimarım.
  2. Bu resim benim doğup büyüdüğüm şehre ait.
  3. Pekin, Çin.
  4. Pekin eskiden doğa ile iç içe olan
  5. çok güzel bir bahçeye benziyordu.
  6. Ben çocukken
  7. bu gölde yüzmeyi öğrendim
  8. ve okuldan sonra her gün
    dağlara tırmanırdım.
  9. Ancak büyüdükten sonra
  10. gitgide daha fazla modern bina
    inşa edildi.
  11. Hepsi de birbirine benziyor.
  12. Hepsi kibrit kutusu gibi görünüyor.
  13. Neden tüm modern binalar ve şehirler
    böyle kutu gibi şekillerden oluşuyor?

  14. Aslında bu fotoğrafta
    iki farklı şehir görüyorsunuz.
  15. Soldaki New York,
  16. sağdaki ise Tianjin,
  17. Çin'in inşaat halindeki bir şehri.
  18. İkisinin de silüeti çok benzer.
  19. Muhtemelen ikisi de aynı prensibe göre
    inşa ediliyor.
  20. İkisinde de sıkışıklık yüzünden
    bir mücadele var,
  21. boş alan için bir mücadele,
  22. alanın verimli kullanımı
    üzerine bir mücadele.
  23. Yani, modern mimari,
  24. sermaye ve gücün bir sembolü
    haline gelmiş.
  25. Çin şehirlerinde çok fazla inşaat var.

  26. Sadece boş alan ve yükseklik
    için rekabet etmekle kalmıyor,
  27. aynı zamanda,
  28. Amerika'nın şehircilik prensiplerini
    de taklit ediyorlar
  29. ve her bir şehirde bu durum
    sürekli tekrarlanıyor.
  30. Bunu 1000 şehrin tek bir yüze sahip olması
    gibi düşünebiliriz.
  31. Çin'de yaşayan bir mimar olarak
    kendime soruyorum,

  32. bu konuda ben ne yapabilirim?
  33. Bir gün, sokakta yürürken
  34. balık satan insanlar gördüm.
  35. Balığı küp biçiminde bir kaba
    koymuşlardı.
  36. Ben yine aynı soruyu sordum,
  37. neden balık küp şeklinde bir kaba konur?
  38. Balıklar küp şeklindeki
    alanları mı seviyorlar?
  39. (Kahkahalar)

  40. Tabii ki hayır.

  41. Belki kübik alan ve kübik mimari
  42. daha ucuzdur, yapması daha kolaydır.
  43. O yüzden küçük bir araştırma yaptım.
  44. Bir kamera yerleştirdim ve balıkların
    bu kübik alandaki
  45. davranışlarını gözlemledim.
  46. Muhtemelen mutlu olmadıklarını
    fark ettim.
  47. Kübik alan, onlar için
    en iyi ev değildi.
  48. Onlar için yeni bir balık kabı
    tasarlamaya karar verdim.
  49. Bence daha organik olmalıydı,
  50. içeride daha akışkan alanlar olmalıydı.
  51. Daha karmaşık iç alanlar.
  52. Böyle bir yerde yaşadıklarında
    daha mutlu olacaklarını düşündüm.
  53. Ancak bilemezdim,
    çünkü benimle konuşamazlardı.
  54. (Kahkahalar)

  55. Ancak bir yıl sonra,

  56. insanlar için gerçek bir bina tasarlama
    fırsatı yakaladık.
  57. Bunlar aslında bir çift kule.
  58. Mississauga'da inşa ettik,
    Toronto'nun dışında bir şehir.
  59. İnsanlar bunlara
    Marilyn Monroe kuleleri diyorlar.
  60. (Kahkahalar)

  61. Kavisleri yüzünden.

  62. Çıkış noktamız, çok katlı,
    içinde yaşanabilecek
  63. bir kule inşa etmekti,
    ancak bu bir kutu şeklinde olmamalıydı.
  64. Doğadan ilham aldık,
  65. güneş ışığından ve rüzgar dinamiklerinden.
  66. İlk kulenin tasarımlarını
    bitirdikten sonra,
  67. bize dediler ki,
  68. "İkinciyi ayrıca tasarlamanıza gerek yok,
  69. aynı tasarımı tekrar edin yeter,
  70. size ikisi için de ödeme yapacağız."
  71. Ben de dedim ki, "Burada iki tane
    Marilyn Monroe duramaz."
  72. Doğa kendini hiçbir zaman tekrar etmez.
  73. Böylece birbiriyle dans eden
    iki binamız oldu.
  74. Kendime sorduğum bir soru var.

  75. Neden, modern şehirlerde,
  76. çoğunlukla mimariyi bir makine
    gibi düşünüyoruz, bir kutu gibi?
  77. Ben de insanların geçmişte doğaya
    ne şekilde baktığını görmek istedim.
  78. Geleneksel Çin resimlerini inceledim.
  79. Fark ettim ki, çoğunlukla, doğa ile
  80. insan üretimi olan yapay olanı
    çarpıcı bir şekilde karıştırmışlar
  81. ve böylelikle dokunaklı sahneler
    yaratmışlar.
  82. Yani, modern şehirler için,
    sorum şu:
  83. Binaları ve doğayı birbirinden
    ayırmak yerine,
  84. birbiri ile birleştirmenin
    bir yolu var mıdır?
  85. Bu da Çin'de yaptığımız bir proje.

  86. Oldukça büyük bir yerleşim alanı.
  87. Çok güzel bir doğal alan içerisinde.
  88. Dürüst olmak gerekirse,
    burayı ilk ziyaret ettiğimde
  89. o kadar güzel olduğunu düşündüm ki,
  90. neredeyse projeyi geri çeviriyordum.
  91. Çünkü burada bir şey inşa etmek,
    insana kendisini suçlu hissettiriyor.
  92. Suçlu olmak istemiyorum.
  93. Ancak tekrar düşününce,
  94. eğer ben yapmazsam,
  95. buraya, her hâlükârda,
    standart şehir kuleleri inşa edecekler.
  96. Yazık olacaktı.
  97. O yüzden denemeye karar verdim.
  98. Şu şekilde yaptık:

  99. Kontur çizgilerini
    çevredeki dağlardan aldık
  100. ve bu çizgileri binalara çevirdik.
  101. Yani bu kuleler aslında şekillerini
  102. ve geometrilerini doğadan alıyorlar.
  103. Her bir binanın farklı bir şekli var,
  104. farklı ölçüler, farklı yükseklikler.
  105. Kendi konumlarında
  106. doğanın bir uzantısı haline geldiler.
  107. Biliyorsunuzdur,

  108. insanlar bu şekilde bir mimariyi
  109. bilgisayar üzerinde
    tasarladığımızı düşünürler,
  110. ama ben aslında çok fazla
    el çizimi kullanıyorum
  111. çünkü el çizimlerindeki rastlantısallıklar
    hoşuma gidiyor.
  112. Bir tür duygu barındırıyor,
  113. bilgisayarla bu elde edilemiyor.
  114. Mimari, insanlar ve doğa
    bir arada var olabilir

  115. ve bu fotoğrafta aralarında iyi bir ilişki
    olduğu görünüyor.
  116. Bu fotoğraftaki kişi, ekibimizdeki
    mimarlardan birisi.
  117. Bence güzel doğa manzarasının
    keyfini çıkarıyor
  118. ve kendini rahatlamış hissediyor
    çünkü suçlulardan biri değil.
  119. (Kahkahalar)

  120. Sonuç olarak.

  121. Tekrar şehre dönelim,

  122. Pekin'de bu şehir kulelerini
    tasarlamamız istendi.
  123. Ben de bu modeli tasarladım.
  124. Bu mimari bir model,
  125. küçük dağlara
    ve küçük vadilere benziyor.
  126. Bu modeli masamın üzerine yerleştirdim
    ve her gün üzerine bir şeyler ekledim.
  127. Yıllar sonra bu binayı tamamladık.
  128. El çizimlerimin
  129. gerçek binaya nasıl dönüştüğünü
    görebilirsiniz.
  130. Birbirlerine oldukça benziyorlar.
  131. Siyah bir dağı andırıyor.
  132. Bu da binanın şehirde nasıl
    yerleştiğini gösteriyor.
  133. Bu güzel parkın kenarında.
  134. Çevredeki binalardan farklı, çok farklı
  135. çünkü diğer binalar doğayla
    aralarında bir duvar oluşturuyorlar.
  136. Ancak burada yapmaya çalıştığımız,
  137. binanın kendisini doğanın bir parçası
    haline getirmek,
  138. ki böylelikle doğa parktan şehre
    doğru uzansın.
  139. Yani, amacımız buydu.
  140. Çinli bir sanat eleştirmeni
    bu tabloyu çizdi.

  141. Bizim binayı
    tablonun içerisine yerleştirdi.
  142. Küçük siyah dağı görebiliyor musunuz?
  143. Bu tabloya çok uymuş görünüyor.
  144. Ancak, yaşadığımız gerçeklikte,
  145. tasarımımız etraftakilerden
    çok farklı göründüğü için eleştirildi.
  146. Tasarımımda değişiklikler
    yapmamı istediler,
  147. renginde veya şeklinde,
  148. ki çevreye uyum sağlayabilsin.
  149. Ancak benim burada
    sorduğum soru şuydu;
  150. neden bu bina geleneksel,
    doğal olan çevreye
  151. gerçekliğe oranla
    daha iyi uyum sağlıyor?
  152. Belki gerçeklikle ilgili
    bir yanlış vardır?
  153. Belki bu durumla ilgili bir sorun vardır.
  154. Çin'in en kuzeyinde,

  155. bu opera binasını yaptık.
  156. Nehrin kıyısında bir opera binası,
  157. sulak bir arazide.
  158. Bu binanın çevredeki manzaranın
    bir parçası olmasını
  159. ve ufukla birleşmesini istedik.
  160. Bina kelimenin tam anlamıyla
    karlı bir dağa benziyor.
  161. İnsanlar binanın üzerinde
    yürüyebiliyorlar.
  162. Gün içerisinde veya opera olmadığında
  163. insanlar buraya gelebiliyor ve
    manzaranın keyfini çıkarabiliyor
  164. ve parktan binaya doğru
  165. yolculuklarına devam edebiliyorlar.
  166. Binanın çatısına vardıklarında
  167. gökyüzüne doğru şarkı
    söyleyebilecekleri
  168. gökyüzünü çevreleyen bir
    amfitiyatro görürler.
  169. Operanın içerisinde,
  170. bol doğal ışık alan bir lobi bulunuyor;
  171. burada yarı açık yarı kapalı alanın
    keyfini çıkarabiliyorlar
  172. ve çevrelerindeki güzel manzarayı
    görebiliyorlar.
  173. Birçok dağ inşa ettim,

  174. burada size, buluta benzediğini
    düşündüğüm
  175. bir binayı göstereceğim.
  176. Bu, Lucas Museum of Narrative Arts,
  177. Los Angeles'ta inşa ediliyor.
  178. George Lucas tarafından
    yaratılmış bir müze,
  179. "Yıldız Savaşları" filmlerinin yapımcısı.
  180. Neden bulut gibi görünen bir bina?
  181. Çünkü bence, benim hayalimde,
    bulutlar çok gizemli.
  182. Doğanın bir parçası.
  183. Bu doğal öğe şehre indiğinde
    sürreal bir durum oluşuyor.
  184. Merak uyandırıyor,
  185. keşfetmek istiyorsunuz.
  186. İşte bu şekilde bu bina yeryüzünde
    hayat buldu.
  187. Bu müzeyi yukarı kaldırıp
  188. yeryüzünün üzerinde
    yüzmesini sağlayarak
  189. binanın altında çok fazla alan
    yaratabiliyoruz.
  190. Aynı zamanda, binanın üzerinde
  191. ziyaret etmeye açık,
    manzaranın izlenebildiği
  192. bu teras bahçesini yaratabiliyoruz.
  193. Bu müze 2022 yılında tamamlanmış olacak,
  194. hepiniz davetlisiniz.
  195. Tüm bu dağları ve bulutları
    inşa ettikten sonra,

  196. şimdi de volkanlar inşa ediyoruz.
  197. Çin'de.
  198. Bu aslında kocaman bir spor parkı.
  199. İçerisinde dört tane stadyum var,
  200. Stadyumlardan birisi 40.000 kişilik.
  201. Yani çok büyük bir proje.
  202. Bu fotoğrafta da görüyorsunuz,
  203. neresi bina, neresi doğa, ayırt etmek zor.
  204. Yani bina doğanın bir parçası
    hâline geliyor.
  205. Adeta bir doğa sanatına dönüşüyor,
  206. çünkü insanlar,
    bu volkan parkında gezerken
  207. binanın etrafında dolanabiliyor,
  208. üzerine tırmanabiliyorlar.
  209. Bu görsel, volkanlardan birinin
    içerisindeki bir alanı gösteriyor.
  210. Bu aslında bir yüzme havuzu,
  211. yukarıdan doğal ışık geliyor.
  212. Yani, yaratmaya çalıştığımız şey,

  213. mimari ve doğa arasında
  214. belirgin sınırların olmadığı bir çevre.
  215. Böylelikle, mimari, içinde yaşanan
    fonksiyonel bir makineden ibaret olmasın.
  216. Aynı zamanda çevredeki
    doğayı da yansıtsın.
  217. Ruhumuzu ve tabiatımızı yansıtsın.
  218. Bir mimar olarak ben,
  219. gelecekte bu ruhsuz kibrit kutularını
    tekrarlamamamız gerektiğini düşünüyorum.
  220. Benim arayışım,
  221. insanlar ve doğa arasında ahengin olduğu
  222. bir gelecek yaratma fırsatı.
  223. Çok teşekkürler.

  224. (Alkışlar)