Return to Video

Dağlar, bulutlar ve volkanlardan ilham alan kentsel mimari

  • 0:02 - 0:04
    Ben bir mimarım.
  • 0:04 - 0:08
    Bu resim benim doğup büyüdüğüm şehre ait.
  • 0:08 - 0:10
    Pekin, Çin.
  • 0:10 - 0:14
    Pekin eskiden doğa ile iç içe olan
  • 0:14 - 0:16
    çok güzel bir bahçeye benziyordu.
  • 0:16 - 0:18
    Ben çocukken
  • 0:18 - 0:20
    bu gölde yüzmeyi öğrendim
  • 0:20 - 0:23
    ve okuldan sonra her gün
    dağlara tırmanırdım.
  • 0:23 - 0:25
    Ancak büyüdükten sonra
  • 0:25 - 0:28
    gitgide daha fazla modern bina
    inşa edildi.
  • 0:28 - 0:30
    Hepsi de birbirine benziyor.
  • 0:30 - 0:34
    Hepsi kibrit kutusu gibi görünüyor.
  • 0:35 - 0:42
    Neden tüm modern binalar ve şehirler
    böyle kutu gibi şekillerden oluşuyor?
  • 0:42 - 0:44
    Aslında bu fotoğrafta
    iki farklı şehir görüyorsunuz.
  • 0:44 - 0:47
    Soldaki New York,
  • 0:47 - 0:51
    sağdaki ise Tianjin,
  • 0:51 - 0:52
    Çin'in inşaat halindeki bir şehri.
  • 0:52 - 0:55
    İkisinin de silüeti çok benzer.
  • 0:55 - 0:58
    Muhtemelen ikisi de aynı prensibe göre
    inşa ediliyor.
  • 0:58 - 1:01
    İkisinde de sıkışıklık yüzünden
    bir mücadele var,
  • 1:01 - 1:02
    boş alan için bir mücadele,
  • 1:02 - 1:06
    alanın verimli kullanımı
    üzerine bir mücadele.
  • 1:06 - 1:09
    Yani, modern mimari,
  • 1:09 - 1:12
    sermaye ve gücün bir sembolü
    haline gelmiş.
  • 1:13 - 1:15
    Çin şehirlerinde çok fazla inşaat var.
  • 1:15 - 1:21
    Sadece boş alan ve yükseklik
    için rekabet etmekle kalmıyor,
  • 1:21 - 1:22
    aynı zamanda,
  • 1:22 - 1:26
    Amerika'nın şehircilik prensiplerini
    de taklit ediyorlar
  • 1:26 - 1:30
    ve her bir şehirde bu durum
    sürekli tekrarlanıyor.
  • 1:30 - 1:34
    Bunu 1000 şehrin tek bir yüze sahip olması
    gibi düşünebiliriz.
  • 1:34 - 1:37
    Çin'de yaşayan bir mimar olarak
    kendime soruyorum,
  • 1:37 - 1:40
    bu konuda ben ne yapabilirim?
  • 1:40 - 1:44
    Bir gün, sokakta yürürken
  • 1:44 - 1:46
    balık satan insanlar gördüm.
  • 1:46 - 1:49
    Balığı küp biçiminde bir kaba
    koymuşlardı.
  • 1:49 - 1:51
    Ben yine aynı soruyu sordum,
  • 1:51 - 1:54
    neden balık küp şeklinde bir kaba konur?
  • 1:54 - 1:56
    Balıklar küp şeklindeki
    alanları mı seviyorlar?
  • 1:56 - 1:57
    (Kahkahalar)
  • 1:57 - 1:59
    Tabii ki hayır.
  • 1:59 - 2:03
    Belki kübik alan ve kübik mimari
  • 2:03 - 2:05
    daha ucuzdur, yapması daha kolaydır.
  • 2:06 - 2:09
    O yüzden küçük bir araştırma yaptım.
  • 2:09 - 2:14
    Bir kamera yerleştirdim ve balıkların
    bu kübik alandaki
  • 2:14 - 2:16
    davranışlarını gözlemledim.
  • 2:16 - 2:21
    Muhtemelen mutlu olmadıklarını
    fark ettim.
  • 2:21 - 2:24
    Kübik alan, onlar için
    en iyi ev değildi.
  • 2:24 - 2:27
    Onlar için yeni bir balık kabı
    tasarlamaya karar verdim.
  • 2:27 - 2:30
    Bence daha organik olmalıydı,
  • 2:30 - 2:33
    içeride daha akışkan alanlar olmalıydı.
  • 2:34 - 2:37
    Daha karmaşık iç alanlar.
  • 2:39 - 2:43
    Böyle bir yerde yaşadıklarında
    daha mutlu olacaklarını düşündüm.
  • 2:43 - 2:46
    Ancak bilemezdim,
    çünkü benimle konuşamazlardı.
  • 2:46 - 2:48
    (Kahkahalar)
  • 2:48 - 2:50
    Ancak bir yıl sonra,
  • 2:50 - 2:55
    insanlar için gerçek bir bina tasarlama
    fırsatı yakaladık.
  • 2:55 - 2:57
    Bunlar aslında bir çift kule.
  • 2:57 - 3:01
    Mississauga'da inşa ettik,
    Toronto'nun dışında bir şehir.
  • 3:03 - 3:06
    İnsanlar bunlara
    Marilyn Monroe kuleleri diyorlar.
  • 3:06 - 3:07
    (Kahkahalar)
  • 3:07 - 3:09
    Kavisleri yüzünden.
  • 3:11 - 3:14
    Çıkış noktamız, çok katlı,
    içinde yaşanabilecek
  • 3:14 - 3:18
    bir kule inşa etmekti,
    ancak bu bir kutu şeklinde olmamalıydı.
  • 3:18 - 3:20
    Doğadan ilham aldık,
  • 3:20 - 3:23
    güneş ışığından ve rüzgar dinamiklerinden.
  • 3:26 - 3:29
    İlk kulenin tasarımlarını
    bitirdikten sonra,
  • 3:30 - 3:33
    bize dediler ki,
  • 3:33 - 3:35
    "İkinciyi ayrıca tasarlamanıza gerek yok,
  • 3:35 - 3:37
    aynı tasarımı tekrar edin yeter,
  • 3:37 - 3:39
    size ikisi için de ödeme yapacağız."
  • 3:41 - 3:44
    Ben de dedim ki, "Burada iki tane
    Marilyn Monroe duramaz."
  • 3:46 - 3:48
    Doğa kendini hiçbir zaman tekrar etmez.
  • 3:48 - 3:54
    Böylece birbiriyle dans eden
    iki binamız oldu.
  • 3:57 - 4:00
    Kendime sorduğum bir soru var.
  • 4:01 - 4:03
    Neden, modern şehirlerde,
  • 4:03 - 4:07
    çoğunlukla mimariyi bir makine
    gibi düşünüyoruz, bir kutu gibi?
  • 4:08 - 4:13
    Ben de insanların geçmişte doğaya
    ne şekilde baktığını görmek istedim.
  • 4:13 - 4:15
    Geleneksel Çin resimlerini inceledim.
  • 4:16 - 4:19
    Fark ettim ki, çoğunlukla, doğa ile
  • 4:19 - 4:26
    insan üretimi olan yapay olanı
    çarpıcı bir şekilde karıştırmışlar
  • 4:26 - 4:29
    ve böylelikle dokunaklı sahneler
    yaratmışlar.
  • 4:29 - 4:32
    Yani, modern şehirler için,
    sorum şu:
  • 4:32 - 4:36
    Binaları ve doğayı birbirinden
    ayırmak yerine,
  • 4:36 - 4:39
    birbiri ile birleştirmenin
    bir yolu var mıdır?
  • 4:39 - 4:42
    Bu da Çin'de yaptığımız bir proje.
  • 4:42 - 4:46
    Oldukça büyük bir yerleşim alanı.
  • 4:46 - 4:50
    Çok güzel bir doğal alan içerisinde.
  • 4:51 - 4:53
    Dürüst olmak gerekirse,
    burayı ilk ziyaret ettiğimde
  • 4:53 - 4:55
    o kadar güzel olduğunu düşündüm ki,
  • 4:55 - 4:59
    neredeyse projeyi geri çeviriyordum.
  • 4:59 - 5:05
    Çünkü burada bir şey inşa etmek,
    insana kendisini suçlu hissettiriyor.
  • 5:07 - 5:09
    Suçlu olmak istemiyorum.
  • 5:10 - 5:12
    Ancak tekrar düşününce,
  • 5:12 - 5:13
    eğer ben yapmazsam,
  • 5:13 - 5:18
    buraya, her hâlükârda,
    standart şehir kuleleri inşa edecekler.
  • 5:18 - 5:20
    Yazık olacaktı.
  • 5:20 - 5:23
    O yüzden denemeye karar verdim.
  • 5:24 - 5:26
    Şu şekilde yaptık:
  • 5:26 - 5:30
    Kontur çizgilerini
    çevredeki dağlardan aldık
  • 5:30 - 5:34
    ve bu çizgileri binalara çevirdik.
  • 5:34 - 5:36
    Yani bu kuleler aslında şekillerini
  • 5:36 - 5:39
    ve geometrilerini doğadan alıyorlar.
  • 5:39 - 5:41
    Her bir binanın farklı bir şekli var,
  • 5:41 - 5:43
    farklı ölçüler, farklı yükseklikler.
  • 5:43 - 5:46
    Kendi konumlarında
  • 5:46 - 5:49
    doğanın bir uzantısı haline geldiler.
  • 5:49 - 5:52
    Biliyorsunuzdur,
  • 5:52 - 5:54
    insanlar bu şekilde bir mimariyi
  • 5:54 - 5:56
    bilgisayar üzerinde
    tasarladığımızı düşünürler,
  • 5:56 - 5:59
    ama ben aslında çok fazla
    el çizimi kullanıyorum
  • 5:59 - 6:04
    çünkü el çizimlerindeki rastlantısallıklar
    hoşuma gidiyor.
  • 6:04 - 6:08
    Bir tür duygu barındırıyor,
  • 6:08 - 6:10
    bilgisayarla bu elde edilemiyor.
  • 6:13 - 6:18
    Mimari, insanlar ve doğa
    bir arada var olabilir
  • 6:18 - 6:22
    ve bu fotoğrafta aralarında iyi bir ilişki
    olduğu görünüyor.
  • 6:22 - 6:26
    Bu fotoğraftaki kişi, ekibimizdeki
    mimarlardan birisi.
  • 6:26 - 6:33
    Bence güzel doğa manzarasının
    keyfini çıkarıyor
  • 6:33 - 6:38
    ve kendini rahatlamış hissediyor
    çünkü suçlulardan biri değil.
  • 6:38 - 6:39
    (Kahkahalar)
  • 6:40 - 6:41
    Sonuç olarak.
  • 6:42 - 6:43
    Tekrar şehre dönelim,
  • 6:43 - 6:48
    Pekin'de bu şehir kulelerini
    tasarlamamız istendi.
  • 6:48 - 6:50
    Ben de bu modeli tasarladım.
  • 6:50 - 6:52
    Bu mimari bir model,
  • 6:52 - 6:56
    küçük dağlara
    ve küçük vadilere benziyor.
  • 6:56 - 7:00
    Bu modeli masamın üzerine yerleştirdim
    ve her gün üzerine bir şeyler ekledim.
  • 7:00 - 7:05
    Yıllar sonra bu binayı tamamladık.
  • 7:05 - 7:09
    El çizimlerimin
  • 7:09 - 7:11
    gerçek binaya nasıl dönüştüğünü
    görebilirsiniz.
  • 7:11 - 7:13
    Birbirlerine oldukça benziyorlar.
  • 7:14 - 7:16
    Siyah bir dağı andırıyor.
  • 7:16 - 7:21
    Bu da binanın şehirde nasıl
    yerleştiğini gösteriyor.
  • 7:21 - 7:24
    Bu güzel parkın kenarında.
  • 7:24 - 7:27
    Çevredeki binalardan farklı, çok farklı
  • 7:27 - 7:32
    çünkü diğer binalar doğayla
    aralarında bir duvar oluşturuyorlar.
  • 7:32 - 7:33
    Ancak burada yapmaya çalıştığımız,
  • 7:34 - 7:38
    binanın kendisini doğanın bir parçası
    haline getirmek,
  • 7:38 - 7:42
    ki böylelikle doğa parktan şehre
    doğru uzansın.
  • 7:42 - 7:44
    Yani, amacımız buydu.
  • 7:46 - 7:50
    Çinli bir sanat eleştirmeni
    bu tabloyu çizdi.
  • 7:50 - 7:52
    Bizim binayı
    tablonun içerisine yerleştirdi.
  • 7:54 - 7:57
    Küçük siyah dağı görebiliyor musunuz?
  • 7:57 - 8:01
    Bu tabloya çok uymuş görünüyor.
  • 8:03 - 8:06
    Ancak, yaşadığımız gerçeklikte,
  • 8:06 - 8:12
    tasarımımız etraftakilerden
    çok farklı göründüğü için eleştirildi.
  • 8:12 - 8:14
    Tasarımımda değişiklikler
    yapmamı istediler,
  • 8:14 - 8:16
    renginde veya şeklinde,
  • 8:16 - 8:21
    ki çevreye uyum sağlayabilsin.
  • 8:21 - 8:24
    Ancak benim burada
    sorduğum soru şuydu;
  • 8:24 - 8:30
    neden bu bina geleneksel,
    doğal olan çevreye
  • 8:30 - 8:32
    gerçekliğe oranla
    daha iyi uyum sağlıyor?
  • 8:32 - 8:35
    Belki gerçeklikle ilgili
    bir yanlış vardır?
  • 8:35 - 8:37
    Belki bu durumla ilgili bir sorun vardır.
  • 8:38 - 8:41
    Çin'in en kuzeyinde,
  • 8:41 - 8:43
    bu opera binasını yaptık.
  • 8:43 - 8:46
    Nehrin kıyısında bir opera binası,
  • 8:46 - 8:48
    sulak bir arazide.
  • 8:48 - 8:53
    Bu binanın çevredeki manzaranın
    bir parçası olmasını
  • 8:53 - 8:56
    ve ufukla birleşmesini istedik.
  • 8:57 - 9:00
    Bina kelimenin tam anlamıyla
    karlı bir dağa benziyor.
  • 9:00 - 9:04
    İnsanlar binanın üzerinde
    yürüyebiliyorlar.
  • 9:05 - 9:07
    Gün içerisinde veya opera olmadığında
  • 9:07 - 9:10
    insanlar buraya gelebiliyor ve
    manzaranın keyfini çıkarabiliyor
  • 9:10 - 9:13
    ve parktan binaya doğru
  • 9:13 - 9:14
    yolculuklarına devam edebiliyorlar.
  • 9:15 - 9:17
    Binanın çatısına vardıklarında
  • 9:17 - 9:20
    gökyüzüne doğru şarkı
    söyleyebilecekleri
  • 9:20 - 9:23
    gökyüzünü çevreleyen bir
    amfitiyatro görürler.
  • 9:25 - 9:26
    Operanın içerisinde,
  • 9:26 - 9:29
    bol doğal ışık alan bir lobi bulunuyor;
  • 9:29 - 9:33
    burada yarı açık yarı kapalı alanın
    keyfini çıkarabiliyorlar
  • 9:33 - 9:37
    ve çevrelerindeki güzel manzarayı
    görebiliyorlar.
  • 9:39 - 9:41
    Birçok dağ inşa ettim,
  • 9:41 - 9:43
    burada size, buluta benzediğini
    düşündüğüm
  • 9:43 - 9:46
    bir binayı göstereceğim.
  • 9:46 - 9:49
    Bu, Lucas Museum of Narrative Arts,
  • 9:49 - 9:53
    Los Angeles'ta inşa ediliyor.
  • 9:53 - 9:57
    George Lucas tarafından
    yaratılmış bir müze,
  • 9:59 - 10:01
    "Yıldız Savaşları" filmlerinin yapımcısı.
  • 10:02 - 10:05
    Neden bulut gibi görünen bir bina?
  • 10:05 - 10:10
    Çünkü bence, benim hayalimde,
    bulutlar çok gizemli.
  • 10:10 - 10:12
    Doğanın bir parçası.
  • 10:13 - 10:19
    Bu doğal öğe şehre indiğinde
    sürreal bir durum oluşuyor.
  • 10:19 - 10:22
    Merak uyandırıyor,
  • 10:22 - 10:24
    keşfetmek istiyorsunuz.
  • 10:26 - 10:30
    İşte bu şekilde bu bina yeryüzünde
    hayat buldu.
  • 10:30 - 10:31
    Bu müzeyi yukarı kaldırıp
  • 10:32 - 10:35
    yeryüzünün üzerinde
    yüzmesini sağlayarak
  • 10:35 - 10:39
    binanın altında çok fazla alan
    yaratabiliyoruz.
  • 10:39 - 10:41
    Aynı zamanda, binanın üzerinde
  • 10:41 - 10:43
    ziyaret etmeye açık,
    manzaranın izlenebildiği
  • 10:43 - 10:47
    bu teras bahçesini yaratabiliyoruz.
  • 10:47 - 10:50
    Bu müze 2022 yılında tamamlanmış olacak,
  • 10:50 - 10:55
    hepiniz davetlisiniz.
  • 10:57 - 11:01
    Tüm bu dağları ve bulutları
    inşa ettikten sonra,
  • 11:01 - 11:04
    şimdi de volkanlar inşa ediyoruz.
  • 11:04 - 11:05
    Çin'de.
  • 11:05 - 11:08
    Bu aslında kocaman bir spor parkı.
  • 11:08 - 11:11
    İçerisinde dört tane stadyum var,
  • 11:11 - 11:16
    Stadyumlardan birisi 40.000 kişilik.
  • 11:18 - 11:21
    Yani çok büyük bir proje.
  • 11:21 - 11:23
    Bu fotoğrafta da görüyorsunuz,
  • 11:23 - 11:27
    neresi bina, neresi doğa, ayırt etmek zor.
  • 11:27 - 11:30
    Yani bina doğanın bir parçası
    hâline geliyor.
  • 11:30 - 11:32
    Adeta bir doğa sanatına dönüşüyor,
  • 11:32 - 11:34
    çünkü insanlar,
    bu volkan parkında gezerken
  • 11:34 - 11:36
    binanın etrafında dolanabiliyor,
  • 11:36 - 11:40
    üzerine tırmanabiliyorlar.
  • 11:42 - 11:47
    Bu görsel, volkanlardan birinin
    içerisindeki bir alanı gösteriyor.
  • 11:47 - 11:50
    Bu aslında bir yüzme havuzu,
  • 11:50 - 11:52
    yukarıdan doğal ışık geliyor.
  • 11:54 - 11:57
    Yani, yaratmaya çalıştığımız şey,
  • 11:57 - 12:00
    mimari ve doğa arasında
  • 12:00 - 12:03
    belirgin sınırların olmadığı bir çevre.
  • 12:03 - 12:09
    Böylelikle, mimari, içinde yaşanan
    fonksiyonel bir makineden ibaret olmasın.
  • 12:09 - 12:12
    Aynı zamanda çevredeki
    doğayı da yansıtsın.
  • 12:12 - 12:15
    Ruhumuzu ve tabiatımızı yansıtsın.
  • 12:16 - 12:18
    Bir mimar olarak ben,
  • 12:18 - 12:23
    gelecekte bu ruhsuz kibrit kutularını
    tekrarlamamamız gerektiğini düşünüyorum.
  • 12:23 - 12:27
    Benim arayışım,
  • 12:27 - 12:31
    insanlar ve doğa arasında ahengin olduğu
  • 12:31 - 12:33
    bir gelecek yaratma fırsatı.
  • 12:33 - 12:34
    Çok teşekkürler.
  • 12:34 - 12:37
    (Alkışlar)
Title:
Dağlar, bulutlar ve volkanlardan ilham alan kentsel mimari
Speaker:
Ma Yansong
Description:

Doğadan ilham alan mimar Ma Yansong, birçok modern şehrin kutular halindeki simetrik biçimini alt üst eden nefes kesici yapılar tasarlıyor. Hayat dolu ve zarif çalışmaları -birbiriyle "dans" eden kıvrımlı bir çift gökdelenden, tepesi karla kaplı bir dağa benzeyen opera binasına kadar- standartlara meydan okuyan mimarinin güzelliğini gözler önüne seriyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
12:51

Turkish subtitles

Revisions