YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← İnternet dünyasında derine inmek | Zeynep Tufekci | TEDxUNC

Get Embed Code
5 Languages

Showing Revision 4 created 06/12/2017 by Meric Aydonat.

  1. Herkese merhaba.
  2. Adım gerçekten de Zeynep Tüfekçi,
  3. doğru yazılmış, bunun
    için çok minnettarım.
  4. Her 100 vakanın birinde başıma geliyor.
  5. (Kahkaha)
  6. Aslen Türküm ve bu konuşmalar
    hakkında konuşmak istiyorum.
  7. Fikirlerin bu dünyada hayata geçişi
    hakkında konuşmak istiyorum.
  8. Daha derine inmek için
  9. konuların nasıl tartışıldığı,
    nasıl sorgulandığı
  10. ve sahip olduğumuz bu bilgilerin
    nasıl kullanılacağı hakkında
  11. konuşmak istiyorum.
  12. Kony 2012 ile söze başlamak istiyorum.
  13. Sizi göremiyorum, eğer bu bir sınıf olsa,
    hemen sorardım:
  14. ''Kaçınızın bundan haberi var?''
  15. Herkes elini kaldırırdı, çünkü neredeyse
    herkesin haberi var olurdu.
  16. Bu olay 2 yıl önce bir video paylaşılınca,
  17. şu an 100 milyon kez
    izlendiğini görüyorsunuz,
  18. bu oranın çoğu ilk birkaç hafta
    içinde gerçekleşti.
  19. Video Josep Kony hakkındaydı,
  20. Uganda'da yaşayan
  21. resmi bir savaş suçlusu,
  22. bu 30 dakikalık etkileyici, ilginç video
  23. çok kesin ve sert çizgilerle
  24. bize bir iyi ve kötü hikayesi anlatıyordu.
  25. Öyle ki pek çoğumuz izledik bunu,
  26. insanlar etkilendi,
  27. ünlüler konu hakkında tvit attılar,
  28. internette hızla yayıldı.
  29. Bariz ve basit bir hikaye
    gibi görünüyordu.
  30. Hakkında konuşan bu insanlar
    tarafından yayılıyordu.
  31. Bu tabloya bakınca,
  32. on milyonlarca insanın Joseph Kony
    ve ''Let's Stop it'' sloganı hakkında
  33. konuştuğunu görürsünüz,
  34. tüm bu kaynaklar bu soruna aktarılmalı.
  35. Hikayeyi dinlediğimiz insan Jason Russell.
  36. Bu Gavin.
  37. Hikayeyi oğluna anlatıyor.
  38. Bunu tanımlamak bizim için çok kolay:
  39. Jason sıradan bir insana benziyor,
  40. oğlu da çok sevimli.
  41. Bu filmde iyi adamların
    kim olduğunu merak ediyorsanız,
  42. --çünkü film gibi--
  43. muhtemel adaylarımız.
  44. Kötü adamlar kim peki? Buyurun.
  45. Joseph Kony, eğer ana fikri kaçırdıysanız,
  46. Hitler var biliyorsunuz.
  47. Tarihteki en kötü adam kendisi;
  48. videonun algısı bu muhtemelen.
  49. Şimdi, bu olanlar gerçek:
  50. Joseph Kony resmi bir savaş suçlusu.
  51. Bu ciddi bir sorun.
  52. Gerçek sorunu veya sivil savaş sonrası
  53. Uganda'da yaşanan asıl sorunları
  54. küçültecek hiçbir şey yok.
  55. Yani ortada çok fazla sorun var
  56. fakat hikaye bize o kadar koyu,
  57. kalbimizi söküp alan
    bir edayla anlatıldı ki
  58. fazla basitti.
  59. Tamamen doğru bile değildi.
  60. Çok basite indirgendi
    ve sindirebileceğimiz bir şekle sokuldu.
  61. YouTube'u açıp
  62. konuyu aramaya başlarsanız,
  63. Twitter veya başka bir
    sosyal medya hesabı olsun,
  64. Rosebell Kagumire'a rastlarsınız,
  65. kendisi Ugandalı blogger ve gazeteci.
  66. Dünya gerçekten harika bir yer,
  67. çünkü tüm yaptığı şey dizüstünü açıp
  68. kamerasını kullanmaktı,
  69. kaliteli yapım yok burada.
  70. Orijinal ''Stop Kony'' videosu,
  71. 30 dakikalık harika bir
    yapım ve anlatıydı;
  72. burada ise yanlış ışıklandırma,
    şu arka plana bir bakın,
  73. çalışma masasında ve sadece konuşuyor.
  74. Ancak onu dinlerseniz,
  75. - ve Twitter'da onu
    takip etmenizi öneriyorum,
  76. harika biri -
  77. Savaşa dair karışık bir hikaye anlatıyor,
  78. kaynakların ve kaynak
    yetersizliğinin sebep olduğu,
  79. insanların ötekileştirilmesi,
  80. Kony olayının üstünden 6.7 yıl geçtiği,
  81. Uganda'da asıl sorunun şu an bu olmadığı,
  82. bu adam yakalanacak olsa dahi,
  83. Uganda'da hiçkimsenin sırf bu adamı
  84. yakalamak için
    kaynaklarını kullanmayacağı,
  85. savaş sonrası hayata geçişin karmaşası,
  86. barışın nasıl sağlanacağı ve nasıl -
    burada duruyorum.
  87. Burada konu şu, Kony videosunu izleyen
    100 milyondan insandan biriyseniz
  88. hikayenin sandığınız kadar basit
    olmadığını fark ediyorsunuz.
  89. Rosebell'i izleyen 600,000 insandan
    biriyseniz eğer,
  90. o halde derine iniyorsunuz,
    ve bir adım ileri gidebilirsiniz.
  91. Bu benim için gerçekten ilginç bir andı
  92. çünkü, bakın, Türkiye'de büyüdüm.
  93. İngilizce bilmeden büyüdüm.
  94. Bu yoktu zamanımda, Türkçe Wikipedia.
  95. Biraz Türkçe öğrenirsiniz diye düşündüm.
  96. Çok iyi bir şey, çok faydalı.
  97. Bir hayli karışık bir dil aslında,
    İngilizceye hiç benzemiyor.
  98. Yine de 'Vikipedi'.
  99. İşt Türkçe bir kelime öğrendiniz.
  100. (Kahkaha)
  101. Bizim zamanımızda bu yoktu.
  102. Hoca bize Wikipedia'yı
    kullanmamızı söyler mi?
  103. Evet söyler, ''alıntı yapmayın ama.''
  104. Başlamak için harika bir yer.
  105. Sözüme güvenebilirsiniz.
  106. Hepimiz bunu yaşamadık mı?
  107. Wikidrift; bir konuyu okumaya
  108. başlıyorsunuz, 3 saat sonra kendinizi
  109. salyangozların sindirim
    sistemini okurken buluyorsunuz.
  110. (Kahkaha)
  111. Bayılıyorum buna.
  112. Ama bende yoktu.
  113. Wikipedia yoktu ama bu vardı.
  114. Bu benim 92 yaşındaki büyükannem.
  115. 3D yazıcılar icat edilse
    ve büyükanne yazdırabilseler,
  116. muhtemelen yazdırdıkları buna benzer.
  117. O bir prototip büyükanne.
  118. (Kahkaha)
  119. Mükemmel biri.
  120. Türkiye'de, kızların okula gitmediği
  121. koşullar altında yetişmişti.
  122. Okuldan alındığında 12 yaşındaydı,
  123. ''Bu kadarı yeterli'' denildi kendisine,
  124. ''Evlenme zamanın geldi artık.''
  125. Bir mucize oldu:
    bir öğretmen olaya el attı,
  126. ''Kızlar için bir burs sınavı var,
  127. Türkiye'nin en iyi okullarında
    okuyabilirler.'' dedi.
  128. Bu öğretmen, aileden gizli bir şekilde,
  129. sınava kaydetti ve büyükannem kazandı.
  130. Sonra çok tartışma çıktı
  131. ama taşlar yerine oturdu
    ve mucize gerçekleşti,
  132. büyükannem İstanbul'a,
    o yeni ve büyük şehre,
  133. elit bir yatılı okulda okumak üzere
    izin almayı başardı.
  134. Elinde tuttuğu bu şey
    mezuniyetinin 75. yılı şerefine
  135. ona verdikleri bir kupa.
  136. Önce liseden, sonra
    üniversiten mezun oldu,
  137. ailesi bir yana, şehrinde bunu
    başaran ilk kişiydi belki de.
  138. Bir öğretmen oldu.
  139. Okula gitmeyi isteyerek büyüdüğü
    ve sonra okuldan alındığı
  140. ve mucize eseri gitmeyi başardığı için
  141. kitap ve eğitimin sunduğu
    fırsata çok değer verdi.
  142. Çalıştığı ve benim de
    ilkokul öğrencisi olarak
  143. gittiğim okula ne zaman biri gelse,
  144. ne zaman biri ansiklopedi satmaya gelse,
  145. Ne olduklarını biliyor musunuz? Hayır.
  146. (Kahkaha)
  147. Kitap benzeri şeyler?
  148. Kapı kapı dolaşıp
    onları satan insanlar vardı.
  149. Türkiye'de de vardı bu satıcılar.
  150. Hepsinin rehberlerinde
    benim numaram olurdu,
  151. O zamanlar dijital değildi rehberler.
  152. ''Alıcı Zeynep, enayi büyükanne''
  153. yani onları büyükanneme
    götürdüğüm zaman, ne satıyorlarsa alırdı.
  154. Okumayı çok severdim,
    ansiklopedileri de öyle.
  155. O satıcılar ne zaman gelse,
  156. ''Bu okulda bir Zeynep varmış'' dese,
  157. Aradan sıyrılırdım ve ''bizi
    büyükannene götür.'' derlerdi,
  158. büyükannem de alabileceğim
    her şeyi alırdı:
  159. tüm Türkçe çocuk ansiklopedisine sahiptim.
  160. (Kahkaha)
  161. Harikaydı.
  162. Sürekli okurdum.
  163. Kitap okursunuz ya?
    Çizgi roman veya benzeri?
  164. İşte onları okur gibi okurdum.
  165. ''Bugün P harfini okuyacağım.'' derdim
  166. ve P harfini okurdum.
  167. Bazı ansiklopediler konusal olurdu,
  168. ''Bugün ulaşımı okuyacağım.'' derdim.
  169. Cilt cilt okurdum.
    Her birinde neler yazdığını bilirdim.
  170. Türkçe olduklarını unutmayın,
    yani limitli bir koleksiyondu bu.
  171. Dolayısıyla kafamda sorular
    oluşurdu; limite ulaşırdım.
  172. Cevaplarını ansiklopedilerimde bulamazdım.
  173. Bir türlü cevaplara ulaşamazdım.
  174. Artık bu dünyada yaşamıyorsunuz.
  175. Gittikçe daha derine inebilirsiniz.
  176. Arayıp sorup sorgulayabilirsiniz,
  177. ben de artık bu dünyada yaşamıyorum.
  178. Her gün telefonumu çıkarıp şöyle diyorum:
  179. ''Her bilgiye ulaşabilirim.''
  180. Topluma açık bir kayıt varsa,
    muhtemelen onu bulurum.
  181. İnsanlara, uzmanlara sorabilirim.
  182. Kafamı kurcalayan bir sorum olursa,
  183. ilgili birine ulaşır, e-posta gönderirim.
  184. Bu müthiş bir şey.
  185. Söylemek istediğim,
  186. böyle bir konuşma dinlerseniz,
  187. Bill Gates'inki gibi
  188. çok başarılı bir TED konuşması mesela.
  189. Konuşmasını dinleyince,
  190. bundan çıkarılacak sonuç,
  191. konuşmasında söylediği sözler değil,
  192. onu başarılı kılan dünyaya bakmak,
  193. bunun ne kadarı kendisiydi,
  194. temelde ne vardı,
    sahip olduğu fırsatlar nelerdi,
  195. onu engelleyen hususlar var mıydı?
  196. Bill Gates çok fırsat edinmişti mesela,
  197. ailesi varlıklıydı,
  198. üniversitelerde bile
    bilgisayarın olmadığı dönemde
  199. bilgisayarları olan özel
    bir okula gitmişti,
  200. genç yaşta programcı oldu,
  201. genç yaşta programlama
    ve mesleki işler yapıyordu,
  202. bu da ona yazılımın
    ticarileşmesiyle birlikte
  203. bir ilk olma fırsatını tanıdı;
  204. karışık bir hikaye.
  205. Ana fikrim tek bir şey değil.
  206. Ana fikrim şu ki bu konuşmalara
    bir soru işaretiyle bakın.
  207. Arkanıza yaslanarak bir şeyler başarabilen
  208. biri olabilecek bir dünyada değiliz artık.
  209. Yazılım sektöründe, küçük aygıtları
    tasarlayanların bir lafı vardır:
  210. öne eğilme aygıtları
    ve arkaya yaslanma aygıtları.
  211. Arkaya yaslanma aygıtları,
  212. pek katılım göstermeden, arkanıza
    yaslanarak çalışmanıza izin veren,
  213. öne eğilme aygıtları ise
  214. katkıda bulunduğunuz ve sizi
    meşgul kılan aygıtlardır.
  215. Bu konuşmalar, ne kadar harika olsalar da
  216. onlara soru işaretiyle yaklaşmazsanız,
  217. arkaya yaslan konuşmaları gibi olurlar.
  218. ''Vay be, ne hikaye ama'' dersiniz
  219. çünkü 12-15 dakikada basitleştirilmiştir.
  220. Bir şeyi basitleştirelim.
  221. Yeni bir şey duyduğunuzda,
    telefonunuzu çıkarın.
  222. Neslin tükenmesini
    açıklayan bir alternatif var mı?
  223. Bu hikayenin devamı var mı?
  224. CIA başka ne yapabilirdi?
  225. NSA neler yapıyor?
  226. Güvenlik ve gözlem arasındaki
    denge en iyi nasıl sağlanır?
  227. Başka hangi soruları sorabiliriz?
  228. Çok güzel sorular.
  229. Dinlemekle yetinmeyin
    çünkü her zaman karışıktır.
  230. (Kahkaha)
  231. Her zaman karışıktır.
  232. Cevaplanacak her soru,
    çözülecek her sorun,
  233. insan faktörü, sosyal ve siyasi faktörler
  234. sebebiyle karışık bir hale gelecektir.
  235. 100 milyon kez izlenen videoyla yetinmeyip
  236. sonra 600.000 kez izlenen
    Rosebell'i izleyen insanlar,
  237. sonrasında okuyacaklar,
  238. bunların kimisi belki de aktivist olacak,
  239. kimisi belki de politikacı olacak,
  240. belki de seçimlerde aday olacak,
  241. seçimlere katılan o kimseler belki sonra
    bir organizasyonu yönetecek, kim bilir?
  242. Uzaktan izleyerek
    bu halihazır konuşmaların
  243. sizin için gerekeni yapacağı
    bir dünyada değiliz.
  244. Çözmek istediğiniz bir sorun varsa,
  245. bu dünyaya bir işaret
    bırakmak istiyorsanız,
  246. bir nokta ile değil,
  247. her zaman bir soru işaretiyle yaklaşın.
  248. Yalnız benim sözümle de kalmayın.
    Derine inin, daha derine inin.
  249. Teşekkür ederim.
  250. (Alkış)