YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Cesur kızlar yetiştirmek için macerayı teşvik edin

Get Embed Code
41 Languages

Showing Revision 24 created 05/06/2017 by Eren Gokce.

  1. Çocukken, Guinnnes Rekorlar
    Kitabı'na bayılırdım ve
  2. kendi rekorumu kırmayı
    gerçekten çok istiyordum.
  3. Ama küçük bir problem vardı:
  4. Ciddi anlamda yeteneksizdim.
  5. Ben de herhangi bir yetenek gerektirmeyen
  6. bir şeyle ilgili
    rekor kırmaya karar verdim.
  7. Emeklemekte
  8. dünya rekoru.
  9. (Gülüşmeler)

  10. O zamanki rekor 20 km. idi

  11. ve bu kesinlikle yapılabilir
    gibi geliyordu.
  12. (Gülüşmeler)

  13. Arkadaşım Anne'den yardım aldım

  14. ve birlikte antreman yapmaya bile gerek
    olmadığına karar verdik.
  15. (Gülüşmeler)

  16. Rekor deneme günü geldiğinde

  17. uğurlu kotlarımızın dışına
    keçeden pedler yerleştirdik
  18. ve emeklemeye başladık.
  19. Çok zaman geçmeden başımız beladaydı,
  20. çünkü kot pantalon cildimizi tahriş etmişti
  21. ve dizlerimiz sürtünmeden
  22. dolayı acıyordu.
  23. Saatler sonra
  24. yağmur yağmaya başladı.
  25. Anne pes etti.
  26. Daha sonra hava karardı
  27. ve dizlerim pantalonumun
    içinde kanıyordu ve
  28. soğuktan ve acıdan dolayı
  29. halüsinasyonlar görüyordum.
  30. Ve gerçekten nasıl çok
    acı çektiğimi şöyle anlatayım:
  31. Lisenin parkuru etrafındaki ilk tur
    10 dakika sürdü.
  32. Son tur ise 30 dakika.
  33. 12 saatlik emeklemeden sonra

  34. durdum ve
  35. toplamda 13 km. katetmiştim.
  36. Yani rekorun 7 km. gerisindeydim.
  37. Yıllar boyunca bu deneyimimin küçük
    düşürücü bir şey olduğunu düşündüm,

  38. fakat şu anda farklı olarak bakabiliyorum,
  39. çünkü bu rekoru kırmak isterken
  40. üç şey yapıyordum.
  41. Rahatlık bölgemden çıkıp
  42. dayanıklılığımı test ederek
  43. kendime olan güvenimi bulmaya çalışıyordum
  44. ve kendi kararlarımı verebiliyordum.
  45. O zaman bunu fark etmemiştim
  46. ama bu bir başarısızlık örneği değildi.
  47. Bu cesaretin bir örneğiydi.
  48. 1989 yılında 26 yaşımda

  49. San Francisco'da itfaiyeciliğe başladım
  50. ve içinde 1500 erkek
    olan birimde, 15. kadındım.
  51. (Alkışlar)

  52. Tahmin edebileceğiniz üzere,

  53. bu işi yapıp yapamayacağıma dair bir
    çok şüphe vardı.
  54. 175 cm. 68 kiloluk bir kürek
    sporcusu olmama ve
  55. 12 saatlik diz ağrılarına dayanabilen
    biri olmama rağmen --
  56. (Gülüşmeler)

  57. Gücümü ve sağlamlığımı kanıtlamam
    gerektiğini biliyordum.

  58. Bir gün, bir yangın çağrısı aldık ve

  59. elbette ekibimiz olay yerine vardığında
  60. dar sokaktaki bir binadan siyah
    dumanlar çıkıyordu.
  61. Skip adlı iri yarı arkadaşımla beraberdim.
  62. O, hortumun hemen başındaydı ve
    ben hemen arkasındaydım.
  63. Tipik bir yangın vakasıydı.
  64. Ortalık dumanlı ve sıcaktı.
  65. Aniden bir patlama
  66. meydana geldi
  67. ve Skip ile ben arkaya doğru uçtuk,
  68. maskem sağa sola vurdu
  69. ve bir süre şaşkınlık yaşadım.
  70. Ayağa kalktım ve
  71. hortumu elime alarak
  72. bir itfaiyecinin yapması gereken
    şeyi yaptım:
  73. İleri doğru bir hamle yaparak
  74. suyu açtım ve
  75. yangını kendim söndürmeye çalıştım.
  76. Patlamanın sebebi bir su ısıtıcısıydı.
  77. Kimse yaralanmamıştı ve çok
    büyütülecek bir şey yoktu.
  78. Daha sonra Skip yanıma geldi ve
  79. şaşırmış bir ses tonuyla:
  80. 'İyi iş çıkardın, Caroline' dedi.
  81. (Gülüşmeler)

  82. Bu tepkisine şaşırmıştım, çünkü yangın
    fiziksel olarak çok da zorlayıcı değildi.

  83. Öyleyse neden bana şaşkınlık
    içerisinde bakıyordu?
  84. Olay daha sonra açıklığa kavuştu.
  85. Çok nazik ve iyi bir itfaiyeci olan Skip,
  86. sadece kadınların
  87. bu kadar güçlü olabileceğini değil
    aynı zamanda
  88. bu kadar cesur olabileceğini de
    düşünmemişti.
  89. Ve bunu düşünen sadece o değildi.
  90. Arkadaş, eş dost, beni tanıyan tanımayan,
  91. herkes kariyerim boyunca
  92. bana bu soruyu sordular:
  93. 'Caroline onca ateşin ve tehlikenin içinde
  94. hiç korkmadın mı?'
  95. Doğrusu, bir erkek itfaiyeci
    hiç böyle bir soru sormamıştı.
  96. Ben de merak etmeye başladım.
  97. Cesaret neden kadınlardan
    beklenen bir şey değil ki?
  98. Cevabı arkadaşlarımdan birinin bana

  99. genç kızının çok ürkek bir yapıya
  100. sahip olduğunu yakınmasıyla aldım.
  101. Kızının ürkek olduğunu
  102. ama bunun da ötesinde ailelerinin
  103. kızlarından daha çok
    ürkek olduklarını fark ettim.
  104. Kızlarına sürekli 'dikkatli ol,'
    'dikkat et,' 'hayır'
  105. deyip duruyorlardı.
  106. Arkadaşlarım kötü ebeveyn değillerdi.
  107. Sadece çoğu ebeveynin yaptığı
    şeyleri yapıyorlardı.
  108. Kızlarını, erkek çocuklarından
    daha fazla tembihliyorlardı.
  109. Parkta oynayan çocukları inceleyen
    bir araştırmada,

  110. araştırmacılar ironik bir şekilde itfaiye
    direğiyle oynamak isteyen küçük kızların
  111. anne ve babaları tarafından
    uyarıldığını ve kız çocukları
  112. bu direkle oynamakta ısrar ettiklerinde,
    ebeveynlerden birinin
  113. mutlaka yardım ettiğini söylüyor.
  114. Peki erkek çocuklar?
  115. Herhangi bir kaygının aksine,
    aileleri tarafından
  116. cesaretlendirilerek genellikle
  117. kendi başlarına oynamaları
    konusunda yönlendiriliyorlardı.
  118. Bunun kız ve erkek çocuklara nasıl
    bir mesaj verdiğini düşünün.
  119. Kızların narin ve yardıma
    daha çok ihtiyacı olduğu,
  120. erkeklerin ise zor görevlerin üstesinden
    kendi başlarına gelebildikleri algısı.
  121. Mesaj, kızların korkak, erkeklerin ise
  122. gözü pek olması gerektiğini söylüyor.
  123. Küçük yaştaki kız ve erkek çocukların
    fiziksel olarak

  124. oldukça benzer yapıda
    olması da ayrı bir ironi.
  125. Aslında, kızlar genellikle ergenliğe
    kadar daha güçlü
  126. ve daha olgundur.
  127. Ama, yine de biz yetişkinler,
  128. kızlar daha narinmiş
  129. ve yardıma ihtiyaçları varmış
  130. gibi davranırız.
  131. Bu çocukken özümsediğimiz ve
  132. büyüdükten sonra da
    devam ettirdiğimiz bir mesaj.
  133. Kadınlar ve erkekler olarak
    bunun böyle olması
  134. gerektiğine inanıyoruz.
  135. Biz de, ebeveyn olduğumuzda,
    aynı şeyi kendi çocuklarımıza yapıyoruz
  136. ve böyle devam ediyor.
  137. Artık cevabımı aldım.

  138. Bu yüzden kadınların, hatta itfaiyeci
    kadınların bile
  139. korkması bekleniyordu.
  140. Bu yüzden kadınlar genelde korkuyordu.
  141. İçinizden bazılarının bu söylediğime
    inanmayacağını biliyorum,

  142. ama ben korkuya karşı değilim.
  143. Bunun önemli bir his olduğunu ve bizi
    korumak için var olduğunu biliyorum.
  144. Ama sorun, kızların konfor
    alanlarının dışında herhangi bir şeyle
  145. karşılaştıklarında onlara öğrettiğimiz
  146. ve teşvik ettiğimiz ilk tepkilerinin
    korku olmasıdır.

  147. Bu yüzden yıllarca yamaç paraşütü
    pilotluğu yaptım.

  148. (Alkışlar)

  149. Yamaç paraşütü bir kanat gibidir

  150. ve çok iyi uçar.
  151. Birçok insan için bu,
    birbirine iplerle bağlı
  152. çarşaf gibi bir şeydir.
  153. (Gülüşmeler)

  154. Dağların zirvesinde

  155. çarşafıma sarılıp
  156. uçarak çok zaman geçirdim.
  157. Ne düşündüğünüzü biliyorum.
  158. Sizler, Caroline burada biraz
    korkmak gerekir diyebilirsiniz.
  159. Evet gerçekten haklısınız.
  160. Sizi temin ederim, ben
    o korkuyu hissettim.
  161. Ama bir dağın zirvesinde
  162. rüzgârın doğru zamanda
    gelmesini beklerken
  163. başka şeyler de hissettim:
  164. Canlılık ve kendime güven.
  165. İyi bir pilot olduğumu biliyordum.
  166. İyi olduğumu bilmesem orada olmazdım.
  167. Havada o kadar yüksekte olmanın nasıl iyi
    hissettirebileceğini biliyordum.
  168. Evet, korku oradaydı
  169. ama ona şöyle bir göz atıp
  170. ne kadar yersiz olduğunu anladıktan sonra
  171. ait olduğu yere, hayat enerjimin,
  172. beklentilerimin ve
  173. kendime olan güvenimin önünde tutmayarak
  174. uzaklaştırdım.
  175. Yani korkuya karşı değilim.
  176. Sadece cesaretten yanayım.
  177. Kızlarınızın itfaiyeci ya da paraşütçü

  178. olması gerektiğini söylemiyorum.
  179. Söylemeye çalıştığım, kızlarımızı
    ürkek ve aciz yetiştiriyoruz
  180. ve bu, fiziksel risklere karşı
    uyarılarla başlar.
  181. Öğrendiğimiz korku ve
    öğrenmediğimiz deneyimlerimiz
  182. kadın olunca bizimle kalıyor
  183. ve bazı tavırlarımız, yüksek sesle
    konuşma tereddütümüz,
  184. beğenilmek için gösterdiğimiz tevazu
  185. ve kararlarımızı vermedeki
    güvensizliğimiz gibi
  186. bunların birer yansımasıdır.
  187. Peki nasıl cesur oluruz?

  188. İşte iyi haber.
  189. Cesaret öğrenilir
  190. ve her öğrenilen şey gibi
  191. sadece alıştırma yapılması gerekir.
  192. İlk olarak,
  193. derin bir nefes almalıyız
  194. ve kızlarımızı
  195. kaykaya binme, ağaca tırmanma
  196. ve parktaki itfaiye direğinde oynamaları
    için yüreklendirmeliyiz.
  197. Benim annem de, tam olarak bunu yaptı.
  198. Başlangıçta bilmiyordu,
  199. ama araştırmacılar buna bir isim verdiler.
  200. Buna riskli oyun dediler ve
  201. çalışmalar bu riskli oyunun bütün çocuklar
    için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
  202. Bu, çocuklara risk değerlendirmesini,
  203. geciktirilmiş tatmin duygusunu,
  204. dirençliliği,
  205. kendisine güveni öğretiyor.
  206. Bir başka deyişle,
  207. çocuklar dışarı çıktıklarında ve cesaret
    gösterdiklerinde,
  208. önemli hayat dersleri öğreniyorlar.
  209. İkinci olarak, kızlarımızı
    gerekli gereksiz uyarmaya son vermeliyiz.

  210. Bir dahaki sefere,
  211. 'dikkat et, yaralanacaksın,' veya
  212. 'yapma, çok tehlikeli' derken dikkat edin.
  213. Gerçekte ona söylediğiniz şeylerin,
  214. kendini zorlamaması gerektiği,
  215. gerçekten yeterince iyi olmadığı,
  216. korkması gerektiği anlamlarına
    geldiğini hatırlayın.
  217. Üçüncü olarak,

  218. biz kadınlar da cesaret duygusunu
    hayatlarımızda uygulamalıyız.
  219. Kendimize öğretmediğimiz
    taktirde, kızlarımıza da öğretemeyiz.
  220. Başka bir nokta da şu:
  221. Korku ve neşe
  222. gerçekten çok benzer duygulardır --
  223. Titreyen eller, hızlı kalp atışları,
  224. sinir gerginliği.
  225. Bahse girerim birçoğunuz
  226. en son korktuğunuzu düşündüğünüzde,
  227. aslında kendinizi canlı hissetmişsinizdir
  228. ve şimdi bir fırsatı kaçırdınız.
  229. Öyleyse alıştırma yapın.
  230. Kızlar dışarıdaki hayatta
    cesur olmayı öğrenirken,
  231. yetişkinlerin ağaca tırmanmaktan veya yeni
    şeyleri denemekten çekindiğini görüyorum.
  232. Bu yüzden hepimiz cesur olma
    alıştırması yapmalıyız.
  233. Evde, ofiste,
  234. hatta burada hayranı olduğunuz biriyle
  235. konuşma fırsatını yakalamak
    için cesur olun.
  236. Son olarak, kızınızın bisikletiyle

  237. dik bir tepeden aşağıya inmeye
  238. korktuğunu hissettiğinizde,
    içindeki cesareti keşfetmesine
  239. öncülük edin.
  240. Sonuç olarak, belki de o tepe
    gerçekten çok diktir,
  241. ama bunu korkuyla değil cesaret
    sayesinde öğrensin.
  242. Çünkü bu önündeki dik tepeyle
    alakalı değil.
  243. Bu, onun önündeki hayatla ve
  244. onu koruyamayacağımız
    tehlikeli durumlarla,
  245. ona yol gösteremeyeceğimiz zorluklarla,
  246. buradaki ve dünya üzerindeki
  247. kızlarımızın gelecekte
    karşılaşacakları her şeyle
  248. baş etmesi için
  249. yeterli malzemeye
  250. sahip olduğu gerçeği ile ilgilidir.
  251. Bu arada, yeri gelmişken,

  252. bugünün emekleme rekoru --
  253. (Gülüşmeler)

  254. 56.61 km.

  255. ve bir kızın bu rekoru
    aştığını görmeyi çok isterim.
  256. (Alkışlar)