Turkish subtitles

← Antik metinlerin sırlarını nasıl keşfediyorum?

Get Embed Code
31 Languages

Showing Revision 11 created 04/21/2016 by Sancak Gülgen.

  1. 26 Ocak 2013 günü,
  2. El-Kaide'li militan grup, Sahra Çölü'nün
    güney kıyısında bulunan
  3. Timbuktu antik kentine girdi.
  4. Orada bir orta çağ kütüphanesinde
    bulunan, Arapça ve
  5. çeşitli Afrika dillerinde,
    astronomiden coğrafyaya,
  6. tarihten tıbba kadar uzanan
    konularda yazılı, belki de sertleşme sorunu
  7. tedavisi hakkında yazılmış ilk
  8. kitabı da içerisinde barındıran,
    30.000 el yazmasını ateşe verdiler.
  9. Batıda bilinmeyen,
  10. bu tüm kıtanın bilgi
    birikimiydi ve
  11. aynı zamanda Afrika'nın olmadığını
    düşündüğü anda sesi olduğuydu.
  12. Olayı gören Bamako belediye başkanı,
    el yazmalarının
  13. yakılmasının "dünya kültür mirasına
  14. karşı bir suç olduğunu." belirtti.
  15. Ve haklıydı da--
  16. ya da gerçekte yalan söylediği durumu
    olmasaydı haklı olabilirdi.
  17. Aslında olan, Afrikalı bilimciler

  18. eski kitapları rastgele bir
    seçimle toplayıp geriye kalanları
  19. teröristlerin yakması için bırakmasıydı.
  20. Bugün, Mali'nin başkenti Bamako'da,
  21. varlığı yalanlanan,
    bu saklı
  22. koleksiyon,
    yüksek rutubetten çürümekte.
  23. Şimdi ise türlü dolaplar sayesinde
  24. kurtarılanlar çevre şartlarından
  25. dolayı tehlike altında.
  26. Ancak sadece Afrika ve dünyanın

  27. ücra köşelerindeki değil,
  28. ana yerlerde bulunan dünya kültür
    tarihini değiştirebilecek el yazmaları da
  29. tehlike altında.
  30. Bir kaç yıl önce, Avrupa araştırma
    kütüphaneleri için çalışma yürüttüm
  31. ve şunu keşfettim;
    en az 60.000
  32. el yazmasının
  33. öncelikli olarak 1500'ü
  34. su hasarından, renk solmasından,
    küflenmeden ve kimyasal
  35. maddelerden dolayı okunamaz halde.
  36. Gerçek rakam bunun iki katı kadarı
  37. ve Rönesans el yazmaları, modern
  38. el yazmaları ve haritalar gibi kültürel
  39. miras objelerini işin
    içine katmıyoruz bile.
  40. Peki eğer bu kaybolan ve gizli eserleri

  41. kurtarabilecek bir teknolojimiz
    olsaydı ne olurdu?
  42. Geçmişteki gizli kalan, yüzlerce,
    binlerce yıllık metinlerin,
  43. dünya çapında,
    tarihi bilgilerimizi radikalce
  44. nasıl değiştirebileceğini hayal edin.
  45. Keşfedebileceğimiz gizli klasiklerin
    edebi, tarihi, felsefi,
  46. müzikal ilkelerin--
    ya da daha etkili bir biçimde,
  47. kültürel kimliklerimizi
  48. yeniden tanımlayarak,
    insanlar ve kültürler arasında
  49. yeni köprüler oluşturduğunu hayal edin.
  50. Bu soruları bana, metin bilimcilerin
  51. arasında bulunan bir orta çağ alimi,
  52. bir metin okuyucusu yöneltti.
  53. "Okuyucu" ne kadar da tatminsiz
    bir kelime.

  54. Benim açımdan, koltukta boş boş oturup,
    bilginin ona
  55. küçük bir kutuda gelmesini
  56. bekleyen birinin,
    hareketsizliğinin
  57. resmini yansıtıyor.
  58. Geçmişte keşfedilmemiş bir ülkede
  59. gizli yazıtları arayan
    bir maceracı olsaydı
  60. ne kadar da iyi olabilirdi.
  61. Akademisyen olarak, sadece
    bir okuyucuydum.
  62. İnsanların yüzlerce yıldır
    okuyup, öğrettiği
  63. Virgil, Ovid, Chaucer, Petrarch--
  64. gibi benzer klasikleri okudum ve öğredim.
  65. Yayınladığım her bilimsel makaleyle,
  66. insanlığın bilgi birikimine ufak ufak
    katkı sağladım.
  67. Geçmişte olmak istediğim şey
  68. bir arkeolojist,
  69. bir bilgi kaşifi,
  70. bir kırbaçsız Indiana Jones olmaktı--
  71. ya da aslında kırbaçlı.
  72. (Gülüşmeler)

  73. Bunu sadece kendim için değil
    öğrencilerim içinde istedim.
  74. Böylelikle altı yıl sonra kariyer
    gidişatını değiştirdim.

  75. Bir zaman, Avrupa Orta Çağı'nın
    hiç düzenlenmemiş,
  76. son önemli uzun şiiri olan
    "The Chess of Love,"
  77. üzerinde çalıştım.
  78. Düzeltilememişti çünkü var olan
    tek el yazması, 2. Dünya Savaşı
  79. esnasında gerçekleşen Dresden
    bombalaması sırasında
  80. kötü bir biçimde
  81. hasar görüp, yitirildiği bilimciler
    tarafından bildirilmişti.
  82. Beş yıl boyunca, morötesi lambasıyla
    yazmaların kalıntılarını
  83. kurtarmaya çalıştım ve
  84. teknolojinin el verdiği ölçüde,
  85. bu konuda ilerledim.
  86. Yani çoğu insanın yaptığını yaptım.

  87. İnternet üzerinden,
  88. ünlü Yunan matematikçi Arşimet'in,
  89. 13. yüzyılda palimpsestlerinden
    kayıp iki eseri,
  90. çok bantlı görüntüleme kullanarak
  91. nasıl kurtarıldığını öğrendim.
  92. Palimpsest, silinmiş ve
    üzeri tekrar yazılmış el yazmasıdır.
  93. Ve birdenbire,

  94. Arşimet palimpsest projelesinin
  95. baş görüntüleme bilimcisi,
  96. Profesör Roger Easton'a
    plan
  97. ve talep yazısı
    yazmaya karar verdim.
  98. Aslında sürpriz olan, bana geri döndü.
  99. Onunda yardımıyla, ABD'den,
    taşınabilir bir
  100. çoklu bant laboratuvarı inşa etmek
    için teminat aldım.
  101. Bu laboratuvar ile yakılmış ve
    solmuş olan bir dağınıklığı,
  102. yeni bir orta çağ klasiğine çevirdim.
  103. Peki çoklu bant görüntüleme
    aslında nasıl çalışıyor?

  104. Çoklu bant görüntülemenin
    arkasındaki fikir,
  105. kızılötesi gece görüş gözlüğüne
    aşina olanlar
  106. hemen anlayacak,
  107. görebileceğimiz ışık spektrumu
  108. toplam olanın sadece çok ufak bir parçası.
  109. Aynı şey görünür yazılar içinde geçerli.
  110. Sistemimiz, morötesi ve
    kızılötesi arasında bulunan
  111. 12 ışık dalga boyunu kullanıyor ve
  112. bunlar yukarıdaki LED yığınlarından,
    el yazmalarının
  113. üzerine düşüyor.
  114. Bir diğer çok bantlı ışık kaynağıysa,
  115. tek olarak direkt sayfaya gönderiyor.
  116. Çok güçlü dijital kameralar
    kullanılarak sayfanın,
  117. her bir dizesi için 35
    görüntü oluşturuluyor.
  118. Dünyada 5 tane var olan,
  119. kuvarstan yapılma lenslere sahipler.
  120. Bu görüntüleri çektiğimiz zaman,
  121. onları istatiksel algoritma
  122. kullanarak, iyileştirip temizliyoruz.
  123. Bu yazılım aslında uydu görüntüleme,
  124. jeo-uzamsal bilimciler gibileri ve CIA
  125. tarafından kullanılıyor.
  126. Sonuçlar şaşırtıcı olabiliyor.

  127. Yavaş yavaş jelatinleşen
  128. Ölü Deniz Parşömenleri'ne
  129. ne olduğunu duymuşsunuzdur.
  130. Kızılötesi kullanarak, Ölü Deniz
    Parşömenleri'nin en siyahlanmış
  131. kısımlarını okuyabiliyoruz.
  132. Bunun yanında, risk altındaki
  133. diğer İncil metinlerinden de
    haberdar olmayabilirsiniz.
  134. Örnek olarak, burada görüntülediğimiz,

  135. el yazması sayfası
  136. belkide dünyadaki
    en değerli Hristiyan İncili.
  137. Codex Vercellensis, Latince'deki
    en eski İncil çevirisi ve
  138. dördüncü yüzyılın ilk yarısı tarihli.
  139. Bu bizi, Hristiyanlığın
  140. İmparator Konstantin
    tarafından kurulduğu zamana,
  141. ve aynı zamanda Hristiyanlık
    temel ilkelerinin
  142. kabul edildiği İznik Konseyi zamanına
  143. en çok yaklaştıran İncil.
  144. Bu yazma, ne yazık ki çok kötü
    bir biçimde zarar görmüş.
  145. Çünkü yüzyıllar boyu, kilisedeki
  146. yemin seramonileri esnasında
  147. kullanılmış ve elle tutulmuş.
  148. Aslında, sol kısımda gördüğünüz
    mor leke,
  149. bir mantar olan Aspergillus ki
  150. veremli bir kişinin yıkanmamış
  151. ellerinden ortaya çıkar.
  152. Görüntülememiz, bu el yazmasının
    250 sene içerisindeki,
  153. ilk yazımını bulmamı sağladı.
  154. İhtiyaç halinde, koleksiyona seyahat
    edebilen bir laboratuvar,

  155. çözümün sadece bir kısmı.
  156. Teknoloji çok pahalı ve az bulunur.
  157. Görüntüleme ve görüntü işleme becerileri
    olağan dışı.
  158. Bunun anlamı, kurtarılanların
  159. montajını, çoğu araştırmacıdan ziyade,
    varlıklı enstitüler yapabilir.
  160. Bu, bireysel çalışan araştırmacılara
    ve bütçesiz,
  161. daha ufak enstitülere,
  162. çoklu bant görüntüleyici
    sağlayabilmek adına
  163. kar amacı gütmeyen,
    Lazarus Projesi'ni kurmamın sebebi.
  164. Geçen beş yılda,
  165. görüntüleme bilimcisi takımımız,
    bilimcilerimiz ve öğrencilerimiz
  166. yedi farklı ülkeye seyahat ettiler ve
  167. içerisinde İngilizce en eski kitap
    olan Vercelli Book, Gal dilindeki
  168. en eski kitap olan Black Book of
    Carmarthen ve
  169. eski Sovyet Gürcistan'ındaki
    bazı çok değerli erken
  170. dönem İncilleri'nin de bulunduğu,
    dünyanın zarar görmüş,
  171. en kıymetli, bazı yazmalarını kurtardılar.
  172. Yani görüngelsel görüntüleme,
    kayıp metinleri kurtarabiliyor.

  173. Dahası her bir eşyanın
    arkasındaki, kimin, neden, nasıl
  174. yazdığına dair ikinci bir hikayeyi ve
    bazen yazarın, yazım esnasında
  175. ne düşündüğünü de ortaya çıkarabiliyor.
  176. Örnek olarak, bir kaç yıl önce
    bazı arkadaşlarım,
  177. Kongre Kütüphanesi'nde bulunan,
    Thomas Jefferson'ın
  178. kendi elleriyle yazdığı,
    Bağımsızlık Bildirisi'nin
  179. taslağını görüntülediler.
  180. Kuratörler bir kelimenin baştan sona
  181. karalanıp tekrar yazıldığını fark ettiler.
  182. Tekrar yazılan kelime "vatandaşlar" idi.
  183. Belki de altındaki kelimeyi
    tahmin edebilirsiniz.
  184. "Yurttaşlar"
  185. Orada, bayanlar ve baylar,
    Thomas Jefferson'ın
  186. ellerinde gelişen Amerikan
    demokrasisi var.
  187. Ya da Yale'in Beinecke El Yazmaları
    Kütüphanesi'nde görüntülediğimiz,

  188. 1491 yapımı Martellus Haritası'nı
    ele alalım.
  189. Bu büyük ihtimalle, Columbus'un Yeni Dünya
  190. yolculuğuna çıkmadan
    önce başvurduğu
  191. ve Asya'nın neye benzediği
    ile Japonya'nın yeri
  192. fikirlerini ona veren harita.
  193. Bu haritayla ilgili sorunumuz,
    mürekkebi ve pigmentleri
  194. zamanla ağarmış ki bu durum,
  195. yaklaşık 2 metre büyüklüğündeki
    bu haritada,
  196. dünyayı dev bir çöle çevirmiş.
  197. Şu ana kadar Columbus'un dünya hakkında
    ne bildiğiyle ve dünya kültürlerinin
  198. nasıl resmedildiği ile ilgili
  199. çok az, detaylı fikrimiz vardı.
  200. Haritayla ilgili yaygın efsane, normal
    ışık altında tümüyle okunamadığıydı.
  201. Morötesi ışık çok az yardımda bulunmuştu.
  202. Çok bantlı görüntüleme bize hepsini verdi.
  203. Asya'da, tüm vücudunu
    kaplayan uzunlukta kulaklara
  204. sahip canavarların var olduğunu öğrendik.
  205. Afrika'da ise, toprakta islenmeye
    neden olan bir yılan var.
  206. Tıpkı bir yıldız ışığı gibi, Evrenin
  207. uzak geçmişindeki
    görüntüleri bize getirebiliyor.
  208. Yani çok bantlı ışık bizi eşyaların
    yaratıldığı emekleme
  209. anlarına götürebiliyor.
  210. Bu lensler aracılığıyla hatalara,
    fikir değişikliklerine, toyluklara,
  211. sansürsüz düşüncelere, insanın
  212. hayal gücünün kusurlarına
    tanıklık ediyoruz.
  213. Ki bu kutsallaşmış eşyaları ve
    onların yazarlarını
  214. daha gerçekçi kılarak tarihi
  215. bize daha yakın bir hale sokuyor.
  216. Peki geleceğe dair ne var?

  217. Geçmiş adına çok daha fazlası var ve
  218. bunları sonsuza kadar kaybolmadan
  219. kurtarabilecek beceride çok az insan var.
  220. Bu, "metin bilimi" dediğim
    bu yeni karma disiplini
  221. öğretmeye başlamamın nedeni.
  222. Metin bilimi, geleneksel
  223. edebi bilimcilik becerisiyle,
    eski dilleri ve
  224. el yazılarını okuyabilme
    kabiliyetinin bir birleşimi.
  225. Görüntüleme bilimi, mürekkep ve
  226. pigment kimyası, bilgisayar destekli optik
  227. karakter algılama gibi yeni tekniklerle,
    metinlerin
  228. nasıl oluşturulduğunu, konumlandırıp
  229. zamanlandırarak öğrenme şansı veriyor.
  230. Geçen sene, sınıfımdaki
    Latince ve Yunanca'ya

  231. hakim bir birinci sınıf
  232. öğrencisi Roma'da ünlü
  233. bir kütüphanede fotoğrafladığımız
  234. bir palimpsestin görüntüsünü işliyordu.
  235. O çalıştıkça, metinin arkasında, küçücük
    Yunanca bir yazı belirmeye başladı.
  236. Herkes etrafında toplandı ve
  237. o Yunan komedi yazarı Menander'in
  238. kayıp işlerinden bir mısra okudu.
  239. Bu kelimeler, üzerinden
    binlerce yıl geçtikten
  240. sonra, ilk defa sesli bir
    şekilde telaffuz edildi.
  241. Şu anda kendisi bir bilimci oldu.
  242. Bayanlar ve baylar,
    bu geleceğin geçmişi.

  243. Hepinize çok teşekkürler.

  244. (Alkış)