Return to Video

(h) TROM - 2.6 Politikacılar, Seçimler ve Demokrasi

  • 0:04 - 0:08
    [Politikacılar, Seçimler ve Demokrasi]
  • 0:13 - 0:19
    Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.
  • 0:20 - 0:27
    Dolayısıyla politikacılar parlemento ortamına girdiklerinde ona göre davranırlar.
  • 0:30 - 0:34
    - İnsanların kurduğu devletler binlerce yıldır var. - Şüphesiz.
  • 0:35 - 0:41
    Ve bir birleriyle savaşıp bir birlerini öldürüyorlar. Tüm devletler temelde yolsuzdur.
  • 0:42 - 0:46
    'Grubun içindeki' kişilere hizmet ederler. - Başka türlü seçilmeleri mümkün değil.
  • 0:46 - 0:52
    İşte burada toplumu düzelttiğini, iyileştirdiğini, hükümete iyi insanları soktuğunu
  • 0:53 - 1:00
    düşünüp oturuyorsun. Bunların hepsi hayal. Paraya dayalı olmayan bir devlete ihtiyacın var.
  • 1:00 - 1:10
    Mal ve hizmetleri dağıtan, ırka, dine veya kisisel inançlara bakmadan dağıtan makinelere sahip olan bir devletiniz olması gerekir
  • 1:10 - 1:15
    Yani, insanların istedikleri şekilde yaşamasına izin verilmesi gerekiyor.
  • 1:15 - 1:18
    Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.
  • 1:18 - 1:24
    Çıkıp, doğru yolun senin yolun olduğunu, böyle büyüdüğünü söylersen,
  • 1:24 - 1:29
    bu, seni haklı yapmaz, sadece senin için uygun olanın bu olduğu anlamına gelir.
  • 1:29 - 1:35
    Gelecek, bugünden çok farklı olacak. Geleceği şekillendirecek sorular da:
  • 1:35 - 1:43
    Sistem işliyor mu? Mümkün olan en fazla sayıda insana hizmet ediyor mu? Paylaşılan değerler sağlıklı ilişkiler kurmaya yarıyor mu?
  • 1:43 - 1:49
    Veya sistem bunlara zarar veriyor mu? olacak. Seçilecek sisteme böyle karar veriyoruz.
  • 1:49 - 1:56
    Sistem ne kadar iyi işliyor? Mühendislik standartlarına göre bu, yapılacak son test,
  • 1:56 - 1:59
    ve geçerliliği olan tek test.
  • 2:00 - 2:04
    Peki, bahsettiğimiz sistem bir demokrasi mi? İnsanlar bana hep bunu soruyor.
  • 2:05 - 2:14
    Bunun cevabını bilmiyorum. - Peki katılımcı bir demokrasi mi? Ben katılmayı seviyorum. Bzen buraya geldiğimde hemen katılımda bulunmak istiyorum.
  • 2:14 - 2:19
    Bu iyi! Peki arabaların bir birine çarpmasını nasıl önleyeceksin. - Bilmiyorum.
  • 2:20 - 2:24
    Peki binaların yanmasını nasıl önleyeceksin? - Bilmiyorum.
  • 2:24 - 2:30
    Nasıl katılımda bulunuyorsun? Uzay Programı için oy verdin mi? Kimse Vietnam Savaşı için oy verdi mi?
  • 2:31 - 2:37
    Herhangi bir kimse herhangi bir savaş için oy verdi mi? Aya çıkılırken kimse oy verdi mi?
  • 2:37 - 2:40
    Bu nasıl katılım, anlamadım.
  • 2:43 - 2:49
    Yapılan bir araştırmaya göreAmerikalı yetişkinlerin sadece yarısı
  • 2:49 - 2:51
    dünyanın güneş etrafında döndüğünü anlıyor.
  • 2:51 - 2:55
    Neyse ki şüpheyle yaklaşılan genetik mühendisliği ve nükleer enerji gibi alanlardaki
  • 2:55 - 3:00
    araştırmaya destek fazla. Ulusal Bilim Kurumu'nun verdiği temel ekonomi ve bilim bilgisi
  • 3:00 - 3:04
    anketinden geçen Amerikalı yetişkinler
  • 3:04 - 3:08
    toplumun sadece %25'ini oluşturuyor. Bu senin şarkını söylüyor değil mi?
  • 3:08 - 3:12
    Evet, Zebanilerin Dünyası isimli kitabımda tam da bundan bahsediyorum.
  • 3:12 - 3:21
    Charlie, ben sahte bilimin, batıl inançların
  • 3:21 - 3:27
    'new age' gibi şeylerin, inançların ve kökten dinciliğin ve bağnazlığın yeni olduğunu düşünmüyorum.
  • 3:27 - 3:30
    Bence bunlar insanlık kadar eski.
  • 3:31 - 3:38
    Ancak biz, teknolojik gücümüzün çok yüksek olduğu bilim ve teknoloji çağında yaşıyoruz.
  • 3:38 - 3:42
    - Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor.
  • 3:42 - 3:46
    - Evet! Ancak biz bunu anlamıyoruz. 'Biz' derken kastettiğim kamunun geneli.
  • 3:47 - 3:50
    Eğer insanlar "Ben fenden anlamam, bir şey bilmem"
  • 3:50 - 3:56
    diyorsa, o zaman çocuklarımızın yaşayacağı geleceği belirleyecek bilim ve teknoloji
  • 3:56 - 4:00
    ile ilgili kararları kim veriyor? Kongre üyeleri mi?
  • 4:00 - 4:05
    Ancak bir avuç vekilden başka kongrede bilim temelli kimse yok.
  • 4:05 - 4:11
    Ve de çoğunluğu Cumhuriyetçilerden oluşan kongre kendi teknoloji değerlendirme komitesini feshetti.
  • 4:11 - 4:16
    Bu organizasyon onlara bilim ve teknoloji konusunda yetkin bir fikir veriyordu.
  • 4:16 - 4:18
    Diyorlar ki "Biz bunları bilmek istemiyoruz."
  • 4:18 - 4:22
    İki tür tehlike var: Biri az önce bahsettiğim.
  • 4:22 - 4:25
    Kimsenin bilim ve teknolojiden anlamadığı
  • 4:25 - 4:29
    bir bilim ve teknoloji toplumu yarattık.
  • 4:29 - 4:35
    Cehalet ve gücü böyle tehlikeli bir biçimde bir araya getirdik ve
  • 4:35 - 4:40
    bu önünde sonunda patlayacak. Bilim ve teknolojinin hiç bilinmediği bir demokraside
  • 4:40 - 4:42
    bilim ve teknolojiyi kim yönetiyor?
  • 4:43 - 4:48
    Bilim ve teknolojinin beni endişelendirmesinin ikinci sebebi de
  • 4:48 - 4:53
    bilim ve teknolojinin bir bilgi bütününden ziyade bir düşünme tarzı olması.
  • 4:53 - 4:56
    Bilim, insanın hata yapabileceğini çok iyi anlayan
  • 4:56 - 4:59
    ve evreni şüpheci bir şekilde sorgulayan bir düşünce tarzı.
  • 5:00 - 5:08
    Eğer bize bir şeylerin doğru olduğunu söyleyenleri, otorite sahibi insanları
  • 5:09 - 5:13
    şüpheci bir şekilde sorgulayamıyorsak, o zaman bir sonraki şarlatan
  • 5:13 - 5:19
    dini lidere veya politikacıya kurban gitmeye hazırız.
  • 5:19 - 5:24
    - Şeyden bahsettik mi... belki sen söylemiştin... Bir devlet başkanı bilim hakkında
  • 5:24 - 5:34
    en son ne zaman konuştu? Bundan şunu anlıyoruz: Bilim, bizim için bir anlamda en önemli şey değil
  • 5:34 - 5:36
    bir anlamda öğrenmek istemiyoruz.
  • 5:37 - 5:42
    - Bak, insanlar borsada olup bitenleri takip ediyorlar,
  • 5:42 - 5:44
    ekonomiyle ilgili gazeteleri takip ediyorlar. Çok karmaşık bir mesele.
  • 5:44 - 5:47
    - Bunlara bakıp kendilerinin nasıl etkileneceğini biliyorlar.
  • 5:47 - 5:50
    - Ortada bir motivasyon var. Ve insanlar, pek çok sayıda insan, bunu becerebiliyor.
  • 5:50 - 5:55
    İnsanlar spor istatistiklerine bakabiliyorlar. Bunu yapabilen ne kadar çok insan olduğuna bakar mısın?
  • 5:55 - 6:00
    Bilimi anlamak bundan daha zor değil. Daha karmaşık bir enteklektüel faaliyete ihtiyaç duymuyor.
  • 6:01 - 6:11
    Bilim, evrenin gerçekliğini takip ediyor, bizi iyi hissettiren şeyleri değil.
  • 6:11 - 6:17
    Pek çok doktor, doğruyu değil bizi iyi hissettiren şeyleri
  • 6:17 - 6:20
    bulmak için rekabet halinde.
  • 6:21 - 6:28
    Politikacıların ise sorunları çözecek teknik yetenekleri yok.
  • 6:28 - 6:32
    Dürüst olsalar bile sorunları
  • 6:32 - 6:34
    nasıl çözeceklerini bilmiyorlar.
  • 6:34 - 6:38
    Suyu tuzdan arındırma tesislerini kuranlar teknisyenler,
  • 6:38 - 6:43
    sana elektrik sağlayanlar teknisyenler, motorlu araçları üretenler,
  • 6:43 - 6:46
    kışın evini ısıtanlar, yazın evini soğutanlar hep teknisyen.
  • 6:46 - 6:49
    Sorunu çözen şey teknoloji,
  • 6:49 - 6:54
    politika değil. Politikacılar sorunları çözemezler, çünkü sorun çözmek için eğitilmemişler.
  • 6:55 - 7:01
    Kongredeki temsilcine mektup yazman gerçekten çok iyi bir şey. İnsanlar, bir şeyin yapılmasını istiyorsan kongredeki temsilcine mektup yazmanı söylerler.
  • 7:01 - 7:05
    Washington'daki adamların teknolojinin en ön saflarında bulunmaları gerekiyor.
  • 7:05 - 7:09
    İnsanlarla ilişkili, suçla ilgili araştırmaların, insan davranışlarını inceleyen
  • 7:09 - 7:14
    araştırmaların en ön saflarında bulunmaları gerekiyor. Bunlar konusunda kongre temsilcilerine mektup yazman gerekmemeli.
  • 7:14 - 7:18
    Bunlar nasıl insanlar ki, bunlara bir iş veriliyor
  • 7:18 - 7:23
    ve otoyolu aşındırıcı bir malzemeyle kaplayıp, yağışlı havada kaygan olmamasını sağlamak yerine
  • 7:23 - 7:26
    yola "Dikkatli sürün, yağışlı havada kaygan olabilir" diye işaret koyuyorlar?
  • 7:26 - 7:31
    Biri arabaya sarhoş binince araba sağa sola savruluyorsa
  • 7:31 - 7:34
    sağa sola savrulup arabayı hemen sağa
  • 7:34 - 7:38
    çekecek bir sarkaç koymak gerekiyor. İhtiyaç olan bir kanun değil bir çözüm.
  • 7:38 - 7:43
    Her arabaya bir sonar ve bir radar koy ki çarpışmasınlar.
  • 7:43 - 7:47
    İnsanlar, ortaya çıkan problemlerle başa çıkmak için
  • 7:47 - 7:51
    kanunları yarattılar. Çözümünü bilmedikleri sorunlar için kanun ürettiler.
  • 7:53 - 7:59
    Dolayısıyla, yönetilen bir dünyada yaşıyorsun. Gelecekte çocukların dönüp sana, çözüm açık değil miydi diyecek.
  • 7:59 - 8:04
    Diyecek ki istediklerini almak için senatörlere, hükümetlere
  • 8:04 - 8:09
    farklı kişilere rüşvet verdin. Bu belli değil mi? Sanırım değil.
  • 8:09 - 8:19
    Dolayısıyla parasal sistemden kurtulursan, uyuşturucu satılmaz, senatörler rüşvet alamaz. İnsanları satın alamazsın.
  • 8:19 - 8:24
    Anlıyor musun? Para olduğu sürece kimi seçersen seç.
  • 8:24 - 8:29
    Diyorsun ki, "Belki iyi insanları seçsek..." Hiç farketmez.
  • 8:29 - 8:33
    Dünyadaki en iyi kiliselerden en iyi insanları bile seçsen
  • 8:34 - 8:38
    kaynak tükenince onlar da yalan söyleyecek, hile yapacak, insan öldürecek ve çalacak.
  • 8:39 - 8:44
    İhtiyacın olan kaynak, para değil. Kaynaklara erişim.
  • 8:45 - 8:51
    Ancak elimizde ihtiyacımız olandan fazla kaynak mevcut. 2. Dünya Savaşı için harcanan kaynak miktarını hiç düşündün mü?
  • 8:51 - 8:53
    Bu kadar kaynakla dünyadaki tüm varoşları yok edebilir,
  • 8:53 - 8:56
    tüm insanları eğitebilir, ve en iyi üniversiteleri inşa edip bedava eğitim verebilirdin.
  • 8:57 - 9:00
    Bunu neden bedavaya yapıyoruz?
  • 9:00 - 9:03
    Çocuklarımız ne kadar zekiyse, hepimiz o kadar zenginiz.
  • 9:03 - 9:08
    Çocuklar uyuşturucu alıyor, alışveriş merkezlerinde aylak aylak geziyorlar. Neden? Çünkü gidecekleri başka bir yer yok.
  • 9:08 - 9:16
    İnsanların gidebileceği sanat merkezleri, müzik merkezleri, kültür merkezleri, tiyatro grupları inşa etmeliyiz.
  • 9:16 - 9:20
    Gidip alış veriş merkezlerinde, mağazalarda takılıyorlar çünkü gidebilecekleri başka yer yok.
  • 9:21 - 9:29
    Bunu devletin yapması gerekiyor. Devlet, insanları hiç ama hiç önemsemiyor.
  • 9:29 - 9:36
    İşte size ispatı. Bir kere fason iş yaptırmazlardı. Eğer büyük bir fabrikam varsa ve herkese asgari ücret vermezsem
  • 9:36 - 9:40
    ve de devlet işi Çin'e devrederse ayakta kalamam. Anlıyor musun?
  • 9:41 - 9:47
    Parayı, çocuklarına oyun parkı üreten kadınların çalıştığı bir fabrikaya yatırmazsın.
  • 9:47 - 9:53
    Parayı reklama yatırıp karını artırmak için kullanırsın. Yatırımını böyle yaparsın.
  • 9:53 - 9:56
    Dolayısla, parasal sistemde hepimiz hergele gibi davranıyoruz.
  • 9:56 - 9:58
    Sistem bizi buna itiyor.
  • 10:09 - 10:13
    Ama bunların hepsinin bir sebebi var. Bunun bir sebebi var, eğitimin kötü olmasının bir sebebi var.
  • 10:13 - 10:17
    Ve bu, bizim asla ve asla kurtulamayacak olmamızın sebebiyle aynı.
  • 10:17 - 10:22
    Durumumuz asla iyileşmeyecek. Aramayı bırak. Sahip olduklarından memnum ol.
  • 10:22 - 10:25
    Çünkü bu ülkenin sahipleri iyileşmemizi istemiyor.
  • 10:25 - 10:31
    Şimdi ülkenin gerçek sahiplerinden bahsediyorum. Büyük ve zengin olan şirketlerin çıkarlarından bahsediyorum.
  • 10:31 - 10:33
    Her şeyi onlar kontrol ediyorlar ve bütün önemli kararları onlar veriyorlar.
  • 10:33 - 10:38
    Politikacıları unut. Politikacıların tek fonksiyonu sana tercih özgürlüğün olduğu fikrini aşılamak.
  • 10:39 - 10:41
    Ancak bu yalan! Tercihin filan yok!
  • 10:41 - 10:47
    Sahiplerin var, birileri sana sahip, birileri her şeye, tüm önemli topraklara sahip.
  • 10:48 - 10:49
    Bu insanlar şirketlere sahip olan ve onları kontrol eden kişiler.
  • 10:49 - 10:55
    Uzun süre önce senatoyu, kongreyi, yerel yönetimleri belediyeyi parasını verip satın aldılar. Yargıçlar arka ceplerinde.
  • 10:55 - 11:00
    Bütün büyük medya şirketlerine de sahipler. Ondan sana ulaşan tüm haber ve bilgiyi de kontrol ediyorlar.
  • 11:00 - 11:05
    Seni hayalarından yakalamış durumdalar. Her yıl lobi yapmak için milyarlarca dolar harcıyorlar.
  • 11:05 - 11:09
    İstediklerini elde etmek için lobi yapıyorlar.
  • 11:09 - 11:13
    Ama ne istediklerini biliyoruz. Kendileri daha fazlasını alsın, geri kalan da daha azını alsın istiyorlar.
  • 11:13 - 11:19
    Ama sana istemedikleri bir şey söyleyeyim: Eleştirel düşünce yetisine sahip bir nüfus, düşünen vatandaşlar istemiyorlar.
  • 11:19 - 11:23
    Bilgili, eğitimli ve eleştirek düşünebilen insanlar istemiyorlar.
  • 11:23 - 11:27
    Bu, onların sevdiği bir şey değil, çünkü onlara bir faydası yok! Bu, işlerine gelmiyor!
  • 11:27 - 11:29
    Doğru duydun!
  • 11:29 - 11:31
    Akıllı insanların mutfak masasına oturup
  • 11:31 - 11:34
    sistemin ağızlarına s**tığını konuşan akıllı insanlar istemiyorlar.
  • 11:34 - 11:38
    Onları otuz sene önce yok ettiler. Onlar bunu istemiyorlar! Ne istiyorlar, biliyor musun?
  • 11:38 - 11:42
    İtaat eden işçiler istiyorlar! İtaat eden işçiler!
  • 11:42 - 11:45
    Ancak makineleri işletip formları dolduracakkadar kafası çalışan,
  • 11:45 - 11:50
    ve de pasif olarka git gide b**tanlaşan işleri olduğu gibi kabul edecek kadar aptal insanlar istiyorlar.
  • 11:50 - 11:54
    Daha az paraya daha uzun mesailer. Hak yok, fazla mesai ücreti yok.
  • 11:54 - 11:56
    Emeklilik birikimlerin ise bankadan çekmeye kalktığın anda yok oluveriyor.
  • 11:56 - 12:02
    Şimde de sosyal güvenlik fonunun peşindeler. Evet, emekli maaşını istiyorlar!
  • 12:02 - 12:06
    O parayı geri istiyorlar! Bu parayı alıp Wall Street'teki haydut arkadaşlarına vermek istiyorlar!
  • 12:06 - 12:10
    Şaşırtıcı olan ne biliyor musun? Bu parayı alacaklar. Bu paranın hepsini senden önünde sonunda alacaklar!
  • 12:10 - 12:16
    Çünkü bu b**tan yerin sahibi onlar! Bu büyük bir klüp ve sen üyelerden biri değilsin!
  • 12:16 - 12:19
    Sen ve ben büyük klübe üye değiliz!
  • 12:19 - 12:23
    Bu arada, hayatın boyunca kafana vuranlar da bunlar... Sana diyorlar...
  • 12:23 - 12:26
    Şuna inanacaksın diyorlar... Kafana vurup duruyorlar. Medya
  • 12:26 - 12:29
    sana neye inanacağını, neyi düşüneceğini ve neyi satın alacağını söylüyor...
  • 12:29 - 12:35
    Masa yamuk, oyunda hile var ve kimse farketmiyor, kimse önemsemiyor.
  • 12:36 - 12:40
    İyi, dürüst çok çalışan insanlar, beyaz yaka, mavi yaka, rengi farketmez
  • 12:40 - 12:44
    iyi, dürüst çok çalışan insanlar... bunlar imkanları fazla olmayan insanlar....
  • 12:44 - 12:48
    bunlar da gidip gidip onları iplemeyen bu zengin hıyarlara oy veriyorlar!
  • 12:48 - 12:53
    Seni ipledikleri yok, evet tamamen önemsizsin!
  • 12:53 - 12:57
    Hiç, hiç, hiç önemin yok!
  • 12:58 - 12:59
    Yaa!
  • 13:01 - 13:03
    Ve kimse farkında değil, kimse önemsemiyor.
  • 13:03 - 13:08
    Ülkenin sahipleri neye güveniyor, biliyor musun? Amerikalıların çoğu büyük ihtimal cahil kalmayı tercih edecek...
  • 13:08 - 13:13
    Her gün g*tlerine giren kırmızı, beyaz ve mavi y*ğı görmek istemeyecekler.
  • 13:13 - 13:18
    Çünkü bu ülkenin sahipleri gerçeklerin farkında. Bunun adı Amerikan rüyası...
  • 13:18 - 13:21
    ama bu rüyayı görmek için uyuyor olman lazım.
  • 13:28 - 13:35
    -- Alternatif Çözümler
  • 13:37 - 13:41
    Kararlar, kişisel fikirleri yansıtmamalı.
  • 13:41 - 13:45
    Eylemler bilimsel araştırmalara göre yapılmalı.
  • 13:45 - 13:50
    Politikacıların teknik bir bilgisi yok, dolayısıyla karar verirken
  • 13:50 - 13:52
    bir faydaları da yok.
  • 13:52 - 13:59
    Benim bildiğim yeni düzende kararlara varılır, karar verilmez.
  • 13:59 - 14:05
    Karar varmak da şu demek: Tüm kararlarını test et ve işliyorlar mı gör.
  • 14:06 - 14:08
    Kararları gerçekleştirmek için bilimsel becerilerini kullan.
  • 14:09 - 14:15
    Bu sayede diğer ülkelerle daha iyi anlaşabiliriz.
  • 14:16 - 14:19
    Bence tüm ülkeler aynı şeylere ihtiyaç duyuyor:
  • 14:19 - 14:24
    Temiz hava, temiz su, tarıma uygun topraklar,
  • 14:25 - 14:27
    sağlık güvencesi
  • 14:28 - 14:32
    ve de yiyeceğe ve diğer ihtiyaçlara erişim.
  • 14:32 - 14:38
    Birlikte çalışıp bu sorunlara çözüm getirmezsek
  • 14:38 - 14:44
    bence bu sorunlar çok daha kötüye gidecek, fena olacak.
  • 14:44 - 14:51
    Çünkü bu sorunların ortaya çıkardığı gerçek durumlara
  • 14:51 - 14:54
    bu değerlerin nasıl ortaya çıktığına hiç bakmıyoruz.
  • 14:56 - 15:00
    Dolayısıyla, karar vermek yerine karara varmamız lazım dediğim zaman
  • 15:00 - 15:06
    önce gezegenin kapasitesine bakman gerekiyor, gezegenin ne kadar insanı barındırabileceğine.
  • 15:06 - 15:12
    Ondan sonra şehirlerini tasarlaman, ve çevrenin taşıyabileceği nüfus yoğunluğunu
  • 15:12 - 15:15
    tutturman gerekiyor.
  • 15:16 - 15:21
    İnsanlara karara varın, karar vermeyin dediğimde kastettiğim de bu.
  • 15:21 - 15:26
    Bir denizaltında ne kadar oksijen olması gerektiğini nasıl buluyorsun?
  • 15:27 - 15:30
    E, bu denizaltında kaç kişi olduğuna
  • 15:30 - 15:33
    ve ne kadar su altında kalacağına bakar.
  • 15:37 - 15:38
    Peki denizaltında ne kadar su taşıyacağını nasıl buluyorsun?
  • 15:39 - 15:43
    Ne kadar yiyecek taşıyacağını? Ne kadar elektriğe ihtiyacın olduğunu?
  • 15:43 - 15:46
    O denizaltıda görmek istediğin performansa bakar.
  • 15:47 - 15:50
    Ona göre denizaltını işletecek
  • 15:50 - 15:53
    elektriği depolarsın.
  • 15:53 - 15:57
    Mürettebatı besleyecek miktarda yiyeceğin ve bunları saklayacak
  • 15:57 - 16:04
    soğuk dolabın olması gerekiyor. Eğer onları beslemezsen teknoloji çalışır, mürettebat çalışmaz.
  • 16:04 - 16:10
    Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.
  • 16:11 - 16:18
    İhtiyaçlarla alakası olan isteklerimiz en önemli mesele. Ve bunları gezegenin kaynaklarına göre belirlememiz gerekiyor.
  • 16:19 - 16:23
    Ama bu fikir parasal sisteme tamamen ters.
  • 16:23 - 16:26
    Dolayısıyla, farklı bir sisteme ihtiyacımız var.
  • 16:51 - 16:55
    Gerçek neyse odur, ve tek bir gerçeklik vardır.
  • 16:55 - 16:58
    Bu gerçekliği tanımlamanın en iyi yolu ise bilimsel gözlemdir.
  • 16:59 - 17:01
    İnsanların yapabileceği yegane şeyle gözlemlemek
  • 17:01 - 17:05
    ve kararlarını ve eylemlerini yanlış fikirlere göre değil
  • 17:05 - 17:09
    gözlemlerine göre belirlemektir.
Τίτλος:
(h) TROM - 2.6 Politikacılar, Seçimler ve Demokrasi
Περιγραφή:

http://tromsite.com - Çok kapsamlı ve çok iyi organize edilmiş bir belgesel. (indir, youtube'dan izle, altyazılar, jenerik, paylaş, katkıda bulun, ve daha pek çok şey)

Belgeselin içeriği :
-------------------------------------------------------------------------
TROM (Benim Gerçekliğim), şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı belgeseldir. Ayrıca, şimdiye kadar her şeyi analiz etmeye çalışan tek belgeseldir: bilimden parasal sisteme kadar herşeyi içeren TROM, herkesin hayatını iyileştirecek somut çözümler de sunuyor.

Dünyayı görmenin yeni ve 'gerçekçi' bir yolu.

"Büyük Patlamadan bugüne ve geleceğe."
-------------------------------------------------------------------------

more » « less
Video Language:
English
Duration:
17:17
harunkucuk edited Τουρκικά subtitles for (h) TROM - 2.6 Politicians, voting and democracy
harunkucuk added a translation

Turkish subtitles

Incomplete

Αναθεωρήσεις Compare revisions