Return to Video

re:retail: Getir Kurucu Ortağı Tuncay Tütek ile COVID-19 ve tüketici taleplerini değerlendirdik!

  • 0:05 - 0:07
    Herkese merhaba.
  • 0:07 - 0:10
    Vispera olarak hızlı tüketim
    ve perakende sektörlerinde
  • 0:10 - 0:13
    yaşanan değişimi ele almak
    amacıyla hazırladığımız
  • 0:13 - 0:16
    re:retail programımızda
    bu hafta konuğumuz,
  • 0:16 - 0:20
    Getir Kurucu Ortağı Tuncay Tütek.
    Tuncay Bey hoş geldiniz.
  • 0:20 - 0:22
    Hoş bulduk, merhaba.
  • 0:22 - 0:28
    Merhaba. Genel olarak kişilere
    ve şirketlere baktığımızda
  • 0:29 - 0:31
    birçok sınıflandırma yapılabilir.
  • 0:31 - 0:33
    Ancak iki tane ana grup var.
  • 0:33 - 0:37
    Bir tanesi dijital doğanlar,
    bir de dijital dönüşümü yaşayanlar.
  • 0:38 - 0:42
    Getir dijital doğan
    şirketlerden bir tanesi.
  • 0:42 - 0:47
    Her şeyiyle "pure" dijital, aslında
    ortamın içerisine doğmuş bir şirket.
  • 0:48 - 0:53
    COVID-19 nedeniyle şimdi
    yıllar içinde yaşanacak değişim
  • 0:53 - 0:56
    aylar mertebesinde gerçekleşiyor.
  • 0:56 - 1:02
    Bunu hızlandırılmış bir değişim,
    dönüşüm süreci olarak söyleyebiliriz.
  • 1:03 - 1:07
    Bu süreçte, bu hızlandırılmış
    değişim sürecinde,
  • 1:07 - 1:10
    şirketinizin başarılı olması için
    belirleyici etkenleri
  • 1:10 - 1:12
    bizimle paylaşmanız mümkün olur mu?
  • 1:12 - 1:17
    Tabii ki. Belki şöyle başlarsam
    daha iyi olur,
  • 1:17 - 1:22
    Getir’i hala tam bilmeyenler
    ya da farkını bilmeyenler olabilir.
  • 1:22 - 1:26
    O yüzden ben çok kısaca
    bir iki cümleyle anlatmaya çalışayım.
  • 1:26 - 1:30
    Arıksoy ailesi olarak yoğun bir şekilde
    kullandığımızı söyleyebiliriz.
  • 1:30 - 1:34
    Sağ olun, belki sonradan
    izleyenler bilmeyebilir.
  • 1:34 - 1:40
    Getir ihtiyaç malzemelerini,
    çoğunlukla market ürünlerini,
  • 1:42 - 1:46
    10 dakika gibi bir sürede,
    olduğunuz yere getiren bir uygulama,
  • 1:46 - 1:50
    cep telefonu uygulaması.
    Böyle doğdu Getir.
  • 1:51 - 1:57
    Akabinde yemeği de benzer şekilde,
    yine kendi kategorisinde
  • 1:58 - 2:01
    20-25 dakika arasında getiren
    bir uygulama oldu.
  • 2:01 - 2:06
    Size yemeği getirirken
    onu gösteren, resmini gösteren,
  • 2:06 - 2:10
    kuryenin gelişini gösteren
    ve direkt size gelen bir uygulama oldu.
  • 2:11 - 2:14
    Bunun yaparken de,
    yapmak için de dediğiniz gibi,
  • 2:14 - 2:18
    teknoloji destekli değil,
    teknoloji şirketi olarak bunu yaptı.
  • 2:18 - 2:23
    Biz kendimizi %70 teknoloji,
    %20 perakende
  • 2:23 - 2:26
    ve şimdi işte yemek
    ve damacana diyebiliriz,
  • 2:27 - 2:31
    %10’da bunun tepesinde
    bir lojistik firması olarak görüyoruz.
  • 2:33 - 2:35
    Pandemi ne değiştirdi hayatımızda?
  • 2:36 - 2:40
    Getir zaten alanında öncü olan bir firma.
  • 2:40 - 2:45
    Daha önce Getir gibi bir firma
    dünyada vardı da
  • 2:45 - 2:49
    biz ondan kopya çektik gibi
    bir durum olmadı.
  • 2:49 - 2:54
    Buna bizim dünyalarda...
  • 2:54 - 2:57
    genelde şöyle olur Türkiye’de;
  • 2:57 - 3:01
    yurt dışında bir model çalışır,
    ondan sonra tutar,
  • 3:01 - 3:05
    Türkiye’de ya da bizim coğrafyamızda
    çoğunlukla klonlanır.
  • 3:05 - 3:10
    Buna klonlamak denir.
    Bu o işin bir Türk replikası olur.
  • 3:10 - 3:13
    Getir ise dünyada bir ilk.
  • 3:13 - 3:17
    Getir’den önce hiçbir firma
    10 dakikada mal getirmeyi
  • 3:18 - 3:20
    hayal bile etmiyordu.
  • 3:20 - 3:27
    Biz bu fikri ilk önce iş ortaklarımızla
    paylaştığımızda "Ne gerek var?" dediler;
  • 3:27 - 3:31
    "Ertesi gün gelse,
    saatler içinde gelse,
  • 3:31 - 3:35
    hadi bilemedin 45 dakika içinde
    gelse bize yeter," dediler.
  • 3:35 - 3:39
    Dedik ki biz hemen,
    İngilizcesi de “almost now”,
  • 3:39 - 3:45
    hemen hemen şimdi hissiyatını verecek
    bir duygu yaratmak istiyoruz burada.
  • 3:46 - 3:49
    "Bunu siz müşterilere,
    tüketiciye sordunuz mu?" dediler.
  • 3:49 - 3:51
    "Sormadık" dedik, sormaya gerek yok.
  • 3:52 - 4:00
    iPhone da çıkarken tuşsuz bir telefon
    olsun mu diye müşterilere sorsaydı
  • 4:00 - 4:02
    “Gerek yok ben Blackberry’mden
    memnunum.”,
  • 4:02 - 4:05
    o zamanlar
    Nokia vardı hatırlarsınız,
  • 4:05 - 4:08
    “Nokia’mdan memnunum.”
    cevabı gelecekti büyük ihtimalle.
  • 4:09 - 4:17
    Benim aslında öz geçmişimde,
    15 yıllık hızlı tüketim şirketlerinde
  • 4:17 - 4:20
    marka yönetimi, pazarlama tecrübem var.
  • 4:20 - 4:26
    Hayatım Türkiye’ye, bölgeye,
    dünyaya tüketici testleriyle
  • 4:26 - 4:29
    bir şeyin neden doğru neden yanlış
    olduğunu anlatmakla geçti.
  • 4:30 - 4:33
    Ama Getir modelini açıkçası
    ben test etmek istemedim.
  • 4:33 - 4:38
    Çünkü biz kurucular olarak,
    biz 3 ana kurucuyuz;
  • 4:38 - 4:42
    Nazım Salur, Serkan Borançılı ve ben,
    üçümüzün de inandığı bir modeldi
  • 4:42 - 4:49
    ve o yüzden "pure tech" diyebileceğimiz
    bir şirket olarak doğduk.
  • 4:51 - 4:53
    COVID ile ne oldu?
  • 4:53 - 4:57
    Zaten zamanın öncesinde
    bir fikirdi Getir, dediğim gibi
  • 4:57 - 5:01
    ve biz zamanın öncesinde giderken
    biraz COVID-19 bunu...
  • 5:03 - 5:05
    "Evet bu gerçekten çok gerekli.
  • 5:05 - 5:08
    Ben neden markete gideyim,
    neden risk alayım?
  • 5:09 - 5:12
    Benim ayağıma gelsin."
    Zaten sokağa çıkma yasağı var.
  • 5:13 - 5:16
    Sokağa çıkamayan da
    birçok insan oldu bu süreçte.
  • 5:18 - 5:22
    65 yaş üstü, 20 yaş altı,
    daha sonra 18’e indi,
  • 5:22 - 5:25
    işte bir takım kronik hastalıkları olanlar
    zaten çıkmadılar
  • 5:25 - 5:27
    ve çıkmamaları gerekiyordu.
  • 5:27 - 5:30
    Getir bir anda elzem hale geldi açıkçası.
  • 5:31 - 5:36
    Dediğiniz gibi fütürist
    bir fikir gibi gözükürken
  • 5:36 - 5:41
    bir anda hayatın temel
    ihtiyaçlarından birisi haline geldi.
  • 5:42 - 5:48
    Çok başarılı, aslında
    girişimcinin en önemli özelliği,
  • 5:49 - 5:53
    bazı konularda hislerine dayanarak
    bu konularda yatırım yapması
  • 5:54 - 5:56
    ya da girişimde bulunması.
  • 5:56 - 6:02
    Bazen inanmayan kişilerin olması,
    birçok girişimcinin
  • 6:02 - 6:05
    zaman zaman karşı karşıya
    kaldığı bir durum.
  • 6:05 - 6:09
    Bunu başarılı bir şekilde yapıyor
    olmanız tabii ki takdire şayan,
  • 6:09 - 6:12
    önemli bir başarıya imza attı.
  • 6:13 - 6:16
    Dediğiniz gibi
    birçok uygulamada klonlanması,
  • 6:17 - 6:19
    yabancı bir uygulamanın
    yabancı bir ülkede
  • 6:19 - 6:23
    özellikle Amerika’daki uygulamaların
    Türkiye’de klonlanması
  • 6:23 - 6:25
    çok rastlanan bir durum.
  • 6:26 - 6:30
    Yapılmamış bir şeyi yapmak ise
    ekstra bir başarı olarak gözüküyor.
  • 6:31 - 6:37
    Tabii COVID ile beraber hayatımıza
    başka kavramlar da girdi.
  • 6:37 - 6:40
    Özellikle COVID süreciyle hayatımıza
  • 6:40 - 6:44
    "yeni normal" kavramının
    girdiğini söyleyebiliriz.
  • 6:45 - 6:48
    Tabii "yeni normal" kavramı,
    Türkiye’de "yeni normal" nedir,
  • 6:48 - 6:52
    "eski normal" neydi, bunlar birbirlerine
    ne kadar yakınlar, ne kadar uzaklar
  • 6:52 - 6:57
    tartışılır ama öyle ya da böyle,
    dünyada bir "yeni normal" kavramı var.
  • 6:57 - 6:59
    Sizce "yeni normal" nedir?
  • 6:59 - 7:03
    Bu dönemde iş süreçlerinizi
    destekleyecek teknolojiler için
  • 7:03 - 7:05
    öngörüleriniz nelerdir?
  • 7:07 - 7:13
    "Yeni normal" aslında,
    "eski normal" vardı COVID-19 sonrasında
  • 7:13 - 7:16
    bir tane "yeni normale" geçildi
    gibi bir şey yok,
  • 7:16 - 7:18
    eskisi ve yenisi diye bir şey yok.
  • 7:18 - 7:21
    Aslında her gün bir "yeni normal" oluyor.
  • 7:21 - 7:26
    Yanlış hatırlamıyorsam Türkiye’de
    ilk vaka 11 Mart gibi çıktı.
  • 7:28 - 7:32
    11 Mart'tan beri
    işin ekseni her gün değişiyor.
  • 7:34 - 7:38
    Ne oluyor işte burada,
    insanların duyguları değişiyor her gün.
  • 7:38 - 7:44
    İşte ilk başta birinci vakadan sonra
    vaka sayıları arttı.
  • 7:45 - 7:48
    Ondan sonra vaka sayıları
    bir yere oturdu.
  • 7:48 - 7:51
    Türkiye ile beraber
    dünyayı izlemeye başladık.
  • 7:52 - 7:55
    Ondan sonra maalesef
    ölümler gerçekleşmeye başladı.
  • 7:55 - 7:58
    Ölümleri bir anda kanıksamaya başladık.
  • 7:59 - 8:03
    Son günlerde 20 ve 20’nin altı
    olursa seviniyoruz
  • 8:03 - 8:08
    ama ilk kaybı yaşadığımızda tüm
    Türkiye olarak çok derinden sarsılmıştık.
  • 8:10 - 8:13
    Sokağa çıkma yasakları oldu,
    kısıtlamalar oldu,
  • 8:14 - 8:17
    tedarik sorunları yaşadık.
  • 8:18 - 8:24
    Bir 3-4 gün ofiste çalıştık, 11’inden,
    yanılmıyorsam salı günüydü,
  • 8:24 - 8:28
    perşembe gününe kadar ofisteydik,
    perşembeden sonra biz ofisi kapattık,
  • 8:28 - 8:29
    13 Mart olmalı.
  • 8:31 - 8:34
    Evlerine sandalyelerini
    gönderdik insanların,
  • 8:34 - 8:40
    rahat bir şekilde çalışsınlar diye,
    alıştıkları şekilde çalışsınlar diye.
  • 8:40 - 8:44
    Ondan sonra Haziran başı gibi
    tekrar ofislere dönüş oldu.
  • 8:44 - 8:47
    Ama işte, ben de ofisteyim şu anda,
  • 8:47 - 8:50
    maskeli bir hayatla ofislere geri geldik,
  • 8:50 - 8:52
    şu an etrafımda kimse olmadığı için
    maske takmıyorum.
  • 8:54 - 9:01
    İşte o 1,5 metre kuralı gibi
    bir sürü şey yaşıyoruz şu anda.
  • 9:01 - 9:04
    Şirkette, ofiste
    normalde 450 kişi var.
  • 9:04 - 9:09
    Biz 100 ila 150 kişinin
    gelmesini istiyoruz.
  • 9:11 - 9:15
    Onlara göre servisler ayarlandı.
    Birçok şeyi günbegün değiştiriyoruz.
  • 9:15 - 9:20
    O yüzden tek bir normalden bahsedemeyiz.
    İşte ikinci dalgayı konuşuyoruz.
  • 9:20 - 9:24
    Bunlar çok artık haber programlarında,
    her yerde çok konuşulur oldu.
  • 9:25 - 9:28
    Terimler artık kulağa
    o kadar çok geliyor ki,
  • 9:28 - 9:30
    kabuk bağladı kulağımız,
    öyle söyleyeyim.
  • 9:30 - 9:33
    İkinci dalgadır, şudur, budur.
    Ama geliyor.
  • 9:34 - 9:39
    Bir "yeni normal"i aslında
    günlük, bazen saatlik yaşıyoruz.
  • 9:39 - 9:46
    Çünkü zaten 10 dakika gibi
    bir sürede hizmet veren bir şirket için
  • 9:49 - 9:51
    saniye saymak çok önemli.
  • 9:51 - 9:54
    Biz saniye, dakika
    ve saat sayan bir şirketiz.
  • 9:55 - 10:00
    Saatler içinde kampanya çıkarabiliyoruz,
    bir hizmeti kapatıp açabiliyoruz.
  • 10:00 - 10:03
    O kadar çok çabuk reaksiyon gösteriyoruz.
  • 10:04 - 10:07
    "Yeni normal" için tam bir tanım yok,
  • 10:08 - 10:12
    ama dediğimiz gibi bu iş
    uzun sürede gidilecekken
  • 10:12 - 10:19
    bir anda eve teslimat işi
    ve Getir gibi 10 dakikalık bir model
  • 10:19 - 10:21
    tam da hayatımızın ortasına
    oturdu diyebilirim.
  • 10:22 - 10:28
    Doğru. Çok güzel, gerçekten de
    Getir bir teknoloji şirketi.
  • 10:29 - 10:33
    Yaklaşık 10 yıl önceydi,
    bir "keynote" sunumu sırasında
  • 10:33 - 10:35
    şöyle bir şey demiştim,
  • 10:35 - 10:37
    o gün için birazcık daha
    ütopik görünüyordu,
  • 10:37 - 10:39
    “Bütün şirketler
    teknoloji şirketi olacak,”
  • 10:40 - 10:44
    ve dinleyiciler arasında
    ilaç şirketleri, kimya şirketi, banka,
  • 10:45 - 10:49
    enerji şirketi,
    teknoloji şirketi,
  • 10:49 - 10:53
    farklı portföyde, farklı profilde,
    endüstride şirketler vardı.
  • 10:55 - 10:57
    Gerçekten de 10 yıllık dönem içerisinde
  • 10:57 - 11:01
    şirketler birer
    teknoloji şirketine dönüştüler.
  • 11:01 - 11:06
    Çünkü veriyi anlamlandıran
    bazı yükselen teknolojileri;
  • 11:06 - 11:11
    yapay zeka gibi, yapay görme gibi,
    görüntü işleme gibi
  • 11:11 - 11:16
    veya blok zinciri gibi bazı yenilikçi
    teknolojileri kullanan şirketler
  • 11:17 - 11:20
    gerçek birer teknoloji şirketi
    olmaya doğru adım attılar.
  • 11:21 - 11:26
    Yeni dönemde aralarında yapay zeka,
    yapay görme, görüntü işleme,
  • 11:26 - 11:30
    nesnelerin internetinin de bulunduğu
    yeni teknolojilerin
  • 11:30 - 11:34
    sektörünüze sunabileceği
    faydaları nasıl görüyorsunuz?
  • 11:34 - 11:37
    Bunları eğer örnekler varsa
    bizimle paylaşır mısınız?
  • 11:38 - 11:46
    Tabii, şöyle, teknoloji şirketi olarak
    ilk başta yazılım çok önemlidir.
  • 11:47 - 11:49
    Bir şeyi yazarsınız,
    o kodlama çok önemlidir,
  • 11:50 - 11:53
    kodlandıktan ve makine çalışmaya
    başladıktan sonra da
  • 11:54 - 11:57
    aslında makinanın
    kendi kendini yönetmesi önemli.
  • 11:58 - 12:02
    Bu da şöyle oluyor,
    siz çok hakimsiniz tabii ki de
  • 12:02 - 12:04
    genel izleyici için
    bunu anlatmaya çalışayım,
  • 12:06 - 12:12
    bir kod oluştuktan sonra oluşan
    data ile bir algoritma oluşturuyorsunuz
  • 12:12 - 12:19
    ve bu algoritma artık
    bu kodlama yapan kişilerin yerine
  • 12:19 - 12:21
    karar vermeye başlıyor.
  • 12:21 - 12:25
    Bizim işimiz
    aslında çok pahalı bir iş.
  • 12:26 - 12:27
    Neden pahalı?
  • 12:27 - 12:29
    Bugün bir sohbette,
    yurt dışından birisiyle
  • 12:29 - 12:32
    konuşuyordum telekonferansta.
  • 12:32 - 12:36
    "İşinizin özü ne?" dedi,
    Getir’i bilmeyen birisiydi,
  • 12:37 - 12:40
    hiç Türkiye’de bulunmamış uzun zamandır.
  • 12:40 - 12:45
    Dedim ki işimizin özü; mesela
    İstanbul’dan sadece örnek vereyim,
  • 12:45 - 12:48
    şu an 6 şehirdeyiz
    ama İstanbul gibi bir yerde
  • 12:48 - 12:51
    150 tane minik depomuz var.
  • 12:51 - 12:54
    Bu da şu demek;
    uygulamayı açtığınızda ben size
  • 12:54 - 12:58
    10 dakikalık bir çemberde
    ulaşabileceğim
  • 12:58 - 13:00
    bir deponun stokunu gösteriyorum aslında.
  • 13:02 - 13:10
    Buradan, datadan beslendikten sonra
    ben size depoda neyi önereceğim,
  • 13:10 - 13:14
    neyi kampanya yapacağım,
    kampanya olarak göstereceğim,
  • 13:14 - 13:17
    sizin gibi kaç kişinin
    o ürünü satın alacağı,
  • 13:17 - 13:21
    benim bunu üreten firmaya
    nasıl bir bilgi geçeceğim,
  • 13:22 - 13:27
    her şeyin başında o depoyu nerede
    kuracağım gibi bilgileri ben topluyorum
  • 13:27 - 13:30
    ve artık sistem
    kendi kendine sipariş vermeye,
  • 13:31 - 13:34
    bir depoda kaç kurye olacağına
    kendi kendine karar vermeye
  • 13:34 - 13:36
    ve önermeye başlıyor.
  • 13:36 - 13:39
    Bu bizim işimizin en büyük yapı taşı.
  • 13:40 - 13:43
    Bunun dışında neler yapıyoruz,
    nelerle çok uğraşıyoruz bu dönemde;
  • 13:45 - 13:49
    en çok uğraştığımız şeylerden
    bir tanesi kuryelerimizin güvenliği.
  • 13:49 - 13:53
    Yaklaşık 4 bin tane sistemde kurye var,
  • 13:53 - 13:57
    bayilerimiz üzerinden
    4 bin tane kuryemiz var.
  • 13:58 - 14:03
    Bu kuryelerin güvenliği için
    biz onların cep telefonunda,
  • 14:04 - 14:07
    motosikletleri
    ne yatıklıkta kullanıyorlar,
  • 14:07 - 14:09
    frenleme zamanı ne kadar,
  • 14:09 - 14:13
    hızlanma zamanı nasıl,
    nereden ne hızla geçmiş
  • 14:13 - 14:16
    her birini takip ediyoruz, ölçüyoruz.
  • 14:16 - 14:19
    Ve burada da biz bir start-up’ız
  • 14:19 - 14:22
    ama yavaş yavaş artık bir
    "skill-up" olmaya başladık diyebiliriz.
  • 14:24 - 14:27
    Ölçeklenmiş bir şirketiz şu anda.
  • 14:28 - 14:31
    Burada da bizden daha küçük olan
    bir start-up’la çalışıyoruz.
  • 14:31 - 14:34
    Çünkü benim bu teknolojik
    geliştirmeye ihtiyacım var.
  • 14:35 - 14:39
    Artık sahada bilfiil gidip
    arkadaşları kontrol etmek yerine;
  • 14:40 - 14:46
    panelden, uzaktan kontrol edip
    gerektiğinde gidiyoruz,
  • 14:46 - 14:47
    birebir konuşmalarımızı yapıyoruz.
  • 14:47 - 14:49
    "Sen burada bak hızlanmışsın,
  • 14:49 - 14:51
    burada şöyle bir tehlikeli
    dönüşün var," deyip
  • 14:52 - 14:54
    bunun üzerine "senin puanın bu" diyoruz.
  • 14:55 - 14:59
    Sürekli olumsuz olan birisi olursa da
    kendisine teşekkür ediyoruz.
  • 15:01 - 15:05
    Pandemi öncesinde kırmızı et
    ve beyaz et satmıyorduk.
  • 15:06 - 15:11
    Sonrasında çok istendi ve çok arandı
    ve bunları satmaya başladık.
  • 15:11 - 15:16
    Bunlar da raf ömrü olarak
    çok dikkat edilmesi gereken ürünler.
  • 15:18 - 15:23
    +4 derece dolaplarımızda bunlar bulunur,
    sürekli olarak SKT kontrolüne bakılır.
  • 15:24 - 15:26
    Ama dedik ki bu dolaplarımızın
    biz sıcaklığından
  • 15:26 - 15:28
    sürekli olarak emin olmalıyız.
  • 15:29 - 15:30
    Bunun için bir proje başlattık.
  • 15:30 - 15:34
    Şu anda tüm dolaplarımızın içine ki
  • 15:37 - 15:41
    yaklaşık iki bin tane
    +4 derece dolabımız var,
  • 15:41 - 15:46
    iki bin adet dolabın içine
    ısı sensörleri yerleştiriyoruz.
  • 15:46 - 15:49
    İşte o dolaplar ne kadar açık kalmış,
    ne kadar kapalı kalmış,
  • 15:50 - 15:53
    ani dalgalanmalar var mı;
    bunları takip ediyoruz.
  • 15:55 - 15:58
    Burada aslında en büyük
    iki örnek şu anda hem motosikletin
  • 15:58 - 16:00
    ve aracın benimle konuşmasını
  • 16:00 - 16:04
    hem de dolapların
    benimle konuşmasını sağlıyoruz.
  • 16:06 - 16:10
    Teknolojiyi geliştirmiş olmak için
    geliştirmiyoruz açıkçası.
  • 16:12 - 16:14
    Gerçekten ihtiyaç varsa geliştiriyoruz.
  • 16:14 - 16:21
    Ne yaptık başka, aslında
    dijital bahşiş sistemini sisteme aldık.
  • 16:21 - 16:26
    Çünkü insanların elinde
    artık çok fazla nakit olmuyor,
  • 16:26 - 16:28
    nakdi tutmak istemiyorlar.
  • 16:28 - 16:33
    Yoktu, yaklaşık 5 gün gibi bir sürede
    oturdu bizim teknoloji departmanı,
  • 16:34 - 16:39
    yazılımcı arkadaşlar, 5 gün gibi
    bir sürede dijital bahşişi devreye aldık.
  • 16:40 - 16:43
    Burada sürekli müşteriyi dinliyoruz,
    başta dinlemedik
  • 16:43 - 16:45
    ama çıkarttıktan sonra
    müşteriyi dinliyoruz artık.
  • 16:46 - 16:48
    Neye ihtiyaç varsa ona bakıyoruz.
  • 16:50 - 16:53
    Kapıda teslim büyük
    bir ihtiyaç olarak ortaya çıktı.
  • 16:54 - 16:56
    Kapı kapalıyken
    teslim etmeye başladık.
  • 16:57 - 17:00
    Bu geliştirmeyi yaptık bu süreç içinde.
  • 17:03 - 17:08
    Başka, vefa kolisi diye bir şey başlattık.
  • 17:08 - 17:12
    Böyle bir projenin içinde olduk
    İstanbul Valiliği ile beraber.
  • 17:13 - 17:19
    Bunun için merkez depolarımıza
    bantlama sistemleri kurmaya başladık.
  • 17:19 - 17:25
    Bununla beraber bu bantlama sistemini
    başlattıktan sonra merkez depolarımız,
  • 17:25 - 17:27
    merkez yapılarımız çok büyüdüğü için
  • 17:27 - 17:33
    şu anda içeride
    uçtan uca bant sistemine başladık.
  • 17:34 - 17:39
    Ürün bir ucundan koyulacak,
    minik depolara,
  • 17:40 - 17:42
    küçük depolara götürülmek üzere;
  • 17:42 - 17:47
    ürünleri biz artık kendi kendine
    toplayan bir sisteme geçiyoruz.
  • 17:48 - 17:52
    Bana izin verirseniz daha anlatmaya
    devam ederim de burada keseyim bence.
  • 17:55 - 17:57
    Aklınıza gelen her şeyi dinlemek isteriz.
  • 17:59 - 18:02
    Şöyle özetleyeyim,
    iş neyi gerektiriyorsa
  • 18:02 - 18:08
    biz günler mertebesinde
    bu şeye cevap bulmaya çalışıyoruz
  • 18:08 - 18:11
    teknolojik geliştirmelerle açıkçası.
  • 18:14 - 18:17
    İçeride bir yazılım ekimiz olduğu
    için de bu hızda çalışabiliyoruz,
  • 18:17 - 18:21
    işimiz hızlı olduğu için
    ekibimizin de çok hızlı olması gerekiyor.
  • 18:21 - 18:25
    Bir sorum bir konu başlığı
    altında olabilir.
  • 18:25 - 18:31
    Siz online alışveriş yapan
    bir uygulamanın,
  • 18:31 - 18:35
    bir hizmetin parçası olduğunuz için
    stoku anlık olarak tutuyorsunuz.
  • 18:35 - 18:36
    Mal eğer stoktaysa
  • 18:37 - 18:40
    ve satın alınabilir durumdaysa
    birisi satın alıyor,
  • 18:40 - 18:45
    siz de satın aldığı an itibariyle
    envanterinizden o ürünü düşüyorsunuz.
  • 18:46 - 18:50
    Ama İstanbul’da
    bir de farklı bölgeler var.
  • 18:50 - 18:55
    Eminim ki farklı bölgelerde
    farklı ürünler daha çok satılıyordur
  • 18:55 - 18:58
    ya da daha fazla ihtiyaç vardır.
  • 18:58 - 18:59
    Doğru.
  • 18:59 - 19:00
    Bunun için bir optimizasyon;
  • 19:00 - 19:03
    çünkü bu işin optimizasyonu
    çeşitli metotları,
  • 19:03 - 19:07
    yöntemleri kullanarak yapmak
    en temel konulardan.
  • 19:07 - 19:10
    Hem müşteri hizmetinin
    daha iyi bir yere getirilmesi
  • 19:10 - 19:12
    hem de arka taraftaki verimliliği
  • 19:12 - 19:16
    daha iyi hale getirebilmek için
    önemli olabiliyor.
  • 19:16 - 19:18
    Bu konularda bir şey söylemeniz
    mümkün olur mu?
  • 19:19 - 19:21
    Doğru. Ya var.
  • 19:21 - 19:24
    Beni hep şu çok şaşırtıyor,
    çiğ köfte mesela.
  • 19:24 - 19:26
    Çiğ köfte de sattığımız
    ürünlerden bir tanesi.
  • 19:28 - 19:35
    Nedense işte Küçükçekmece,
    Büyükçekmece, Beylikdüzü taraflarında
  • 19:35 - 19:37
    daha çok tüketiliyor
    diğer yerlere göre,
  • 19:37 - 19:40
    litrelik kola da oralarda
    daha çok tüketiliyor.
  • 19:40 - 19:46
    Beşiktaş tarafında 6*250 mililitrelik
    teneke kolalar tüketilirken
  • 19:46 - 19:48
    orada litrelik daha çok tüketiliyor.
  • 19:49 - 19:51
    Ne yapıyoruz şu anda?
  • 19:52 - 19:57
    Getir’deki genel portföy tecrübesini
    kırmamaya çalışıyoruz.
  • 20:00 - 20:02
    Beşiktaş’ta bir litrelik yok da
  • 20:03 - 20:05
    Küçükçekmece’de var değil,
    iki tarafta da var.
  • 20:05 - 20:09
    Ama biraz önce değindiğiniz gibi
    ben bunun adedini ayarlıyorum.
  • 20:10 - 20:17
    Beşiktaş’ta 2 tane litrelik kola,
    8 tane 250 mililitrelik kola tutarken,
  • 20:17 - 20:20
    Küçükçekmece’de gidiyorum
    8 tane litrelik tutuyorum,
  • 20:20 - 20:25
    oradaki çiğ köftenin stok adedini
    daha yüksek tutuyorum.
  • 20:27 - 20:29
    Öyle bir yönetim yapıyorum tabii ki de
  • 20:29 - 20:33
    orada yok dedirtmemeye ve dememeye
    çalışıyoruz müşterilerimize.
  • 20:34 - 20:36
    Ya perakendenin en önemli
    şeylerinden bir tanesi,
  • 20:36 - 20:39
    mağazaya gelen müşteriye
    bu "online" da olsa
  • 20:39 - 20:42
    "offline" da olsa
    bir şeyi yok dedirtmemek.
  • 20:42 - 20:46
    Onu iyi bir şekilde
    yönetebiliyor olmak önemli.
  • 20:47 - 20:49
    Getir bir sonraki aşamada ne yapacak?
  • 20:50 - 20:56
    Bize bir sonraki aşamada
    ne yapacağınızla ilgili
  • 20:56 - 20:58
    birkaç cümle söylemeniz mümkün olur mu?
  • 21:00 - 21:02
    Şunu söyleyeyim, sürprizlerimiz olacak.
  • 21:03 - 21:05
    Bugün durduğumuz yerde durmayacağız.
  • 21:05 - 21:08
    Bir taraftan yeni hizmetler için
    çalışıyoruz.
  • 21:10 - 21:14
    Şu anda bölge ve şehir bazında
    değişmekle beraber
  • 21:15 - 21:19
    Getir uygulamasını açan birisi
    4 tane sekme görüyor.
  • 21:19 - 21:25
    Bir tanesi Getir, diğeri GetirYemek,
    GetirBüyük ve GetirSu olmak üzere.
  • 21:26 - 21:31
    Yemek ve su İstanbul dışındaki
    şehirlerde şu an için yoklar.
  • 21:33 - 21:39
    Buralarda ve GetirBüyük’te de bu üçünde
    çok genişleme hedeflerimiz var.
  • 21:39 - 21:42
    Genişlemeye devam edeceğiz bu üç şeyde.
  • 21:43 - 21:47
    Yeni dikeylere de gireceğiz,
    üzerinde çalışıyoruz onu söyleyebilirim.
  • 21:51 - 21:55
    2 milyon üzerinde
    müşterisi var Getir’in.
  • 21:56 - 21:58
    Bu büyük bir baz aslında.
  • 21:59 - 22:02
    Bir ürün Getir’de eğer bulunuyorsa,
  • 22:04 - 22:07
    %100 o şehir için bulunurluk demektir.
  • 22:07 - 22:11
    Ben bugün İstanbul’un yaklaşık
    %98’ini kapsıyorum nüfus olarak,
  • 22:11 - 22:14
    %98’in tamamında var demektir aslında.
  • 22:16 - 22:17
    Şöyle diyeyim,
  • 22:18 - 22:21
    ben eski tüketim ürünleri
    geçmişli olduğum için;
  • 22:22 - 22:24
    bir ürün çıkarttıktan sonra
    onu rafa koymak,
  • 22:24 - 22:26
    bulunur yapmak son derece zordur.
  • 22:26 - 22:30
    İşte %40-50 bulunurluklar iyidir,
  • 22:30 - 22:35
    70-80'ler çok iyidir,
    90 ve üzeri mükemmeldir.
  • 22:37 - 22:42
    İstanbul’da yaklaşık
    20 binin üzerinde bakkal var,
  • 22:42 - 22:44
    ciddi sayıda da market var.
  • 22:46 - 22:51
    Sizin o %90 bulunurluğu sağlamak için
    18 bin bakkalda olmanız lazım.
  • 22:52 - 22:56
    Oysa ki ben Getir sayesinde
    o ürün sahibine
  • 22:56 - 22:59
    %100 bulunurluk sağlayan bir şirketim.
  • 23:00 - 23:02
    Aynen. Gerçekten çok başarılı.
  • 23:04 - 23:05
    Tuncay Bey re:retail’e katılarak
  • 23:05 - 23:08
    bizlere vakit ayırdığınız için
    çok teşekkür ederiz.
  • 23:08 - 23:12
    Bahsettiğiniz gibi
    özellikle bu süreçte iş dünyası
  • 23:12 - 23:16
    hep birlikte şahit olduğumuz
    gerçekten çok ciddi bir dönüşüm yaşıyor.
  • 23:16 - 23:21
    Getir de bu dönüşümün gerçekten
    önemli oyuncularından bir tanesi.
  • 23:22 - 23:25
    Verdiğiniz bilgiler için ve paylaştığınız,
  • 23:26 - 23:29
    herkesin ilgisini çekebilecek
    konular için
  • 23:30 - 23:33
    kendim adına ve izleyiciler adına
    teşekkür ediyorum.
  • 23:35 - 23:36
    Rica ederim.
  • 23:36 - 23:41
    Evet, biz bir taraftan bir kamu işine de
    döndük bu süreçte demin dediğim gibi.
  • 23:41 - 23:43
    Vefa kolileri işte-
  • 23:43 - 23:45
    O da çok başarılı.
    Onun için de teşekkürler.
  • 23:45 - 23:49
    Sağ olun, 65 yaş üzerine
    özel hizmetlerimiz oldu.
  • 23:49 - 23:51
    Turkcell’le bir iş birliği yaptık orada.
  • 23:51 - 23:53
    Telefonla sipariş aldık ilk defa,
  • 23:54 - 23:57
    65 yaş üzerine, doktor
    ve sağlık çalışanlarımıza
  • 23:57 - 24:00
    indirimler yaptık,
    özel kampanyalar yaptık.
  • 24:01 - 24:04
    Övünülmez, yapılan iyiliktir,
    iyiliği yaparsınız
  • 24:04 - 24:11
    ve onu suya atarsınız
    ama kamu hizmeti beklentisi oldu.
  • 24:11 - 24:15
    Bizim omuzlarımızın üzerine
    bir sorumluluk yüklendi.
  • 24:16 - 24:18
    Altından kalkmaya çalıştık,
    öyle söyleyeyim.
  • 24:19 - 24:22
    Türk şirketi, Türk yazılımcılarla
  • 24:22 - 24:27
    bu işi yapmak gurur verdi bize,
    öyle söyleyeyim.
  • 24:30 - 24:33
    Halkımıza hizmet etmekten
    mutluluk duyduk biz bu süreç içinde.
  • 24:34 - 24:36
    Biz de bütün bu yaptıklarınız
  • 24:36 - 24:39
    ve sağladığınız hizmetler için
    çok teşekkür ediyoruz.
  • 24:39 - 24:41
    Ben de çok teşekkür ederim.
Titel:
re:retail: Getir Kurucu Ortağı Tuncay Tütek ile COVID-19 ve tüketici taleplerini değerlendirdik!
Beschreibung:

Hızlı tüketim ve perakende sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirdiğimiz re:retail programının onuncu bölümünde, Getir Kurucu Ortağı Tuncay Tütek ile COVID-19’dan ötürü tüketicilerin talep değişimlerini ve e-ticaret kullanımının artışını değerlendirdik!

COVID-19 sürecinde Getir’e avantaj kazandıran etkenler neler oldu?

Getir, bu süreçte tüketicilere ne tür faydalar sağlıyor?

Pandemi sırasında kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusuna iş süreçlerini nasıl geliştirdi?

Her Perşembe günü, saat 09:00’dan itibaren YouTube kanalımızda yayınlanan re:retail programını takip etmek için kanalımıza abone olmayı unutmayın:

https://www.youtube.com/c/vispera

Çözümlerimiz hakkında bilgi almak için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz:

https://vispera.co/solutions

more » « less
Video Language:
Turkish
Duration:
24:47

Untertitel in Turkish

Revisionen Compare revisions