Turkish Untertitel

← Çizgi romanlar eğitimin bir parçasıdır

Einbettcode generieren
29 Sprachen

Zeige Revision 41 erzeugt am 08/02/2018 von Meric Aydonat.

  1. Beşinci sınıftayken,
  2. sahafçımdaki eğri büğrü bir raftan
    bir "DC Comics Presents #57"
  3. çizgi roman dergisi aldım
  4. ve o çizgi roman hayatımı değiştirdi.
  5. Sözcüklerle resimlerin uyumu,
    daha önce hiç yaşamadığım
  6. bir şeyi bana yaşatmıştı
  7. ve hemen çizgi roman medyasına
    hayran olmuştum.
  8. Çizgi roman delisi olmuştum,
  9. ancak onları asla okula götürmedim.
  10. Çünkü bu çizgi romanların
    sınıfa ait olmadıklarını biliyordum.
  11. Ailem kesinlikle bu romanların
    hayranı değildi
  12. ve öğretmenlerimin de onlara
    hayran olmayacağından emindim.
  13. Her şeyden önce, onlar çizgi romanları
    asla öğretmek için kullanmazlardı,
  14. çizgi ve grafik romanlar uzun süreli
    sessiz okuma için uygun değillerdi
  15. ve yıllık kitap fuarımızda
    asla satılmazlardı.
  16. Buna rağmen, çizgi roman okumaya
    devam ettim
  17. ve hatta kendim çizmeye başladım.
  18. Sonunda geçinmek için
    yazdığı ve çizdiği
  19. çizgi romanları yayınlanan bir
    karikatürist olmuştum.
  20. Aynı zamanda bir lise öğretmeni olmuştum.

  21. Burası eğitim verdiğim yer:
  22. Kaliforniya'nın Oakland şehrindeki
    Bishop O'Dowd Lisesi.
  23. Biraz matematik ve biraz da el işi
    dersleri veriyordum,
  24. ancak genelde bilgisayar dersleri
    veriyordum
  25. ve 17 yıl boyunca orada çalıştım.
  26. Yepyeni bir öğretmenken,
  27. çizgi romanları sınıfıma getirmeyi
    denedim.
  28. Okulun ilk günü her sınıftan öğrencilerime
    aynı zamanda bir karikatürist olduğumu
  29. söylediğimi hatırlıyorum.
  30. Onlara çizgi romanlarla öğretmeyi
    planlamada pek sıkıntı yoktu,
  31. çizgi romanların onlara havalı olduğumu
    düşündürmesini bekliyordum.
  32. (Gülüşmeler)

  33. Ama yanılmıştım.

  34. 90'lardı,
  35. çizgi romanlar bugünkü gibi
    kültürel değere sahip değildi.
  36. Öğrecilerime göre havalı değildim.
    Bir çeşit aptal olduğumu düşünüyorlardı.
  37. Hatta daha da kötüsü,
    sınıfımda işler karışınca
  38. çizgi romanları beni rahatsız etmenin
    bir yolu olarak kullanıyorlardı.
  39. Ellerini kaldırıp bana şöyle sorular
    soruyorlardı:
  40. "Bay Yang, sizce bir kavga olsa
    kim yenerdi,
  41. Superman mi yoksa Hulk mu?
  42. (Gülüşmeler)

  43. Öğretimimi ve çizimlerimi ayrı tutmak
    zorunda olduğumun hemen farkına vardım.

  44. Görünen o ki beşinci sınıftaki
    içgüdülerim doğruydu.
  45. Çizgi romanlar sınıflara ait değillerdi.
  46. Ama yine, yanılmıştım.

  47. Öğretim kariyerimde birkaç yılın ardından,
  48. çizgi romanların eğitim potansiyelini
    doğrudan kavramıştım.
  49. Bir sömestr, benden Cebir 2 sınıfına
    vekil öğretmen olmam istendi.
  50. Uzun süreliğine vekalet edecektim ve
    kabul etmiştim, ama bir problem vardı.
  51. O zamanlar, okulun ayrıca eğitim
    teknolojileri uzmanıydım,
  52. bu da her iki haftada bir Cebir 2
    sınıfının bir ya da iki dersini
  53. kaçırmak zorunda olduğum
    anlamına geliyordu
  54. çünkü başka bir sınıfta başka bir
    öğretmene bilgisayarla ilgili işlerde
  55. yardım ediyordum.
  56. Bu Cebir 2 sınıfı öğrencileri için
    korkunç bir şeydi.
  57. Yani, uzun süreliğine vekil öğretmenden
    ders almak yeterince kötüyken,
  58. peki vekil öğretmenin yerine başka
    bir vekil öğretmen ? Bu en kötüsüdür.
  59. Öğrencilerim için bir çeşit tutarlılık
    sağlamak için,
  60. dersler verdiğim videolar
    hazırlamaya başladım.
  61. Daha sonra bu videoları öğrencilerime
    izletmesi için vekil öğretmene verdim.
  62. Mümkün olduğunca dikkat çekici videolar
    hazırlamaya çalıştım.
  63. Bu küçük özel efektleri bile ekledim.
  64. Örneğin, tahtada bir problemi
    çözdükten sonra,
  65. alkışlıyordum
  66. ve tahta sihirli bir şekilde siliniyordu.
  67. (Gülüşmeler)

  68. Çok muhteşem olduğunu düşünüyordum,

  69. öğrencilerimin de buna
    bayılacaklarına emindim,
  70. ama yanılmıştım.
  71. (Gülüşmeler)

  72. Bu ders videoları tam bir facia olmuştu.

  73. Öğrencilerim yanıma gelip
    şöyle diyorlardı,
  74. "Bay Yang, çok sıkıcı biri olduğunuzu
    düşünüyorduk,
  75. ama videolarda daha da çekilmezsiniz."
  76. (Gülüşmeler)

  77. Böylece umutsuz bir ikinci girişim olarak,

  78. bu dersleri çizgi romanlardaki
    gibi çizmeye başlamıştım.
  79. Çok az bir planlamayla bunları
    hızlıca yapıyordum.
  80. Gittiğimde anlatmak istediğim konuları
    anlamaları için
  81. birbiri ardına karelerde çizimler
    hazırlıyordum.
  82. Bu çizgi roman dersleri
  83. dört ila altı sayfa arasında değişiyordu.
  84. Bunların fotokopisini çekiyordum,
    fotokopileri vekil öğretmene
  85. öğrencilerime dağıtması için veriyordum.
  86. Ve çok şaşırmıştım,
  87. bu çizgi roman dersleri çok beğenilmişti.
  88. Öğrencilerim kendileri için bu videolardan
    hazırlamamı istediler
  89. şahsen orada olmama rağmen.
  90. Çizilmiş beni, gerçek benden daha çok
    beğenmiş gibiydiler.
  91. (Gülüşmeler)

  92. Bu beni şaşırtmıştı, öğrencilerim ekran
    başında yetişen bir nesil olduğu için

  93. bir sayfa kâğıttansa daha çok ekrandan
  94. öğrenmek istediklerini düşünmüştüm.
  95. Ama öğrencilerimle
    bu çizgi roman derslerini
  96. neden bu kadar çok sevdikleri hakkında
    konuştuğumda,
  97. çizgi romanların eğitimsel potansiyelini
    anlamaya başladım.
  98. Öncelikle, matematik ders kitaplarının
    aksine,
  99. bu çizgi roman dersleri görsel açıdan
    öğretiyordu.
  100. Öğrencilerimiz görselliği zengin bir
    kültürde yetiştiler,
  101. bu yüzden bilgiyi de aynı şekilde almaya
    alışıklar.
  102. Ama diğer görsel anlatıcıların aksine,
  103. örneğin televizyondaki bir filmde ya da
    videodaki bir animasyonda,
  104. kalıcı olan çizgi romanlardır.
  105. Çizgi romanda geçmiş, şimdiki ve gelecek
    zaman hepsi aynı sayfada bir aradadır.
  106. Bu, bilgi akışının kesin olarak
    okuyucunun ellerinde
  107. olduğu anlamına gelir.
  108. Çizgi roman videosundaki bir şeyi
    anlamadıklarında,
  109. metni ihtiyaçlarına göre hızlı ya da yavaş
    tekrar okuyabiliyorlar.
  110. Onlara bilgiyi kontrol etmeleri için
    uzaktan kumanda vermiş gibiydim.
  111. Aynı şey video derslerim için
    geçerli değil
  112. ve hatta kendi kişisel derslerim
    için de geçerli değil.
  113. Konuştuğumda, bilgiyi istediğim gibi yavaş
    ya da hızlı bir şekilde aktarabiliyorum.
  114. Böylece bazı öğrenciler
    ve bazı tipteki bilgiler için,
  115. çizgi roman medyasının bu iki yönü,
    görsel ortamı ve kalıcılığı,
  116. onu inanılmaz derecede güçlü bir eğitim
    aracı kılıyor.
  117. Cebir 2 sınıfına ders veriyorken

  118. Cal State East Bay'de yüksek lisans
    eğitimim üzerine çalışıyordum.
  119. Ve bu çizgi roman dersleriyle edindiğim bu
    deneyimden o kadar çok etkilenmiştim ki
  120. son yüksek lisans projemde çizgi romanlar
    üzerine odaklanmaya karar verdim.
  121. Amerikalı eğitimcilerin tarih boyunca
    sınıflarda çizgi roman kullanmaya
  122. neden bu kadar isteksiz
    olduklarını anlamak istedim.
  123. İşte bulduklarım:
  124. Çizgi romanlar ilk olarak 1940'larda
    her ay milyonlarca satan

  125. kopyalarıyla bir kitle aracı oldular
  126. ve o zamanlarda eğitimcilerin
    dikkatini çekmişti.
  127. Pek çok yenilikçi öğretmen, denemek için
    çizgi romanları
  128. sınıflarına getirmeye başlamıştı.
  129. Hatta 1944'te,
    "Eğitim Sosyolojisi Dergisi"
  130. bu konuyu derginin tamamında yer vermişti.
  131. İlerleme kaydediliyor gibiydi.
  132. Öğretmenler durumu anlamaya başlıyordu.
  133. Ama sonra bu adam ortaya çıktı.
  134. Çocuk psikoloğu Dr. Fredric Wertham.
  135. 1954'te "Masumların Yoldan Çıkarılması"
    adında çizgi romanların çocukları
  136. suç işlemeye teşvik ettiğini savunan
    bir kitap yazdı.
  137. (Gülüşmeler)

  138. Ama yanılıyordu.

  139. Dr.Wertham aslında oldukça
    iyi bir adamdı.
  140. Kariyerinin çoğunu çocuk suçları üzerine
    çalışarak geçirdi
  141. ve çalışmalarında çoğu müşterisinin
    çizgi roman okuduğunu fark etti.
  142. Dr. Wertham'ın farkına varamadığı şey ise,
    1940'lar ve 50'lerde
  143. Amerika'da neredeyse her çocuk
    çizgi roman okuyordu.
  144. Dr. Wertham, davasını kanıtlayan
    oldukça şüpheli bir iş yapıyordu

  145. ama kitabı Amerika Birleşik Devletleri
    Senatosu'na aslında çizgi romanların
  146. çocukları suç işlemeye
    teşvik edip etmeyeceğini
  147. tespit etmek üzere bir dizi
    duruşma yapmak için ilham veriyordu.
  148. Bu duruşmalar yaklaşık iki ay kadar
    sürmüştü.
  149. Kesin bir sonuca ulaşamadan bitirmişlerdi,
    ama Amerika halkının gözünde
  150. çizgi romanların saygınlığına çok büyük
    bir hasar vermeden önce değil.
  151. Bunun ardından, saygın Amerikan
    eğitimcilerin hepsi geri çekildi

  152. ve onlarca yıl boyunca uzak durdular.
  153. Birkaç cesur ruh 1970'lerde
  154. geri dönüş yoluna girene kadar
    durum buydu.
  155. Ve bu yakın zamana kadar da olmamıştı,
  156. belki son on yılda ya da daha fazla,
  157. bu çizgi romanlar
    Amerikalı eğitimciler arasında
  158. daha yaygın kabul görmüştür.
  159. Çizgi ve grafik romanlar bugün nihayetinde
    Amerikan sınıflarına

  160. geri dönüş yapacak şekilde ilerliyorlar
  161. ve bu öğrettiğim yer Bishop O'Dowd'da
    bile oluyor.
  162. Benim önceki meslektaşlarımdan Bay Smith,
  163. derslerinde ve film sınıflarında Scoot
    McCloud'un "Çizgi Romanları Anlamak"
  164. adlı kitabını kullanıyordu, çünkü bu kitap
    öğrencilerine sözcükler ve resimler
  165. arasındaki ilişkiyi tartışacak
    bir dil sunuyordu.
  166. Bay Burns, her yıl öğrencilerine
    bir çizgi roman metni gönderir.
  167. Öğrencilerinin resimlerde düzyazı kulla-
    narak bir roman oluşturmalarını isterken,
  168. Bay Burns onlardan sadece
    hikâye hakkında değil
  169. aynı zamanda o hikâyenin nasıl
    anlatıldığıyla ilgili de
  170. derinlemesine düşünmelerini ister.
  171. Bayan Murrock, İngilizce 1 öğrencileriyle
    benim "Amerikan Doğan Çinli"
  172. adındaki çizgi romanımı dersinde işliyor.
  173. Ona göre grafik romanlar,
  174. Ortak Temel Standart'ını gerçekleştirmek
    için harika bir yoldu.
  175. Standart, öğrencilerin
    görsel ögelerin metnin anlamına, üslubuna
  176. ve güzelliğine nasıl katkıda bulunduğunu
    analiz edebilmeyi belirler.
  177. Bayan Counts, kütüphanede
    Bishop O'Dowd Lisesi için

  178. oldukça etkileyici bir grafik roman
    koleksiyonunu bir araya getirdi.
  179. Şu an, Bayan Counts ve kütüphaneci
    meslektaşlarının hepsi
  180. çizgi roman savunmasında
    ön sıralarda yer alıyor.
  181. Tam olarak 80'lerin başından beri, bir
    okul kütüphanesine ait dergi makalesinde
  182. kütüphanede var olan grafik romanların
  183. kullanımlarının %80 oranında arttığını
  184. ve çizgi roman dışı malzemelerin
    yayılımının da
  185. yaklaşık %30 arttığını açıklamıştır.
  186. Amerikalı eğitimcilerden kaynaklanan
    bu yenilenmiş ilgiden ilham alarak,

  187. Amerikalı karikatüristler artık
    K-12 pazarı için hiç olmadığı kadar
  188. daha açık bir şekilde
    eğitici içerikler üretiyor.
  189. Bunun birçoğu dil sanatlarına
    yönlendirilmiştir,
  190. ancak daha fazla çizgi ve grafik roman
  191. matematik ve fen konularını
    ele almaya başlıyor.
  192. STEM çizgi ve grafik romanları,
    gerçekten bilinmeyen bir bölge gibi
  193. keşfedilmeye hazır.
  194. Amerika sonunda çizgi romanların çocukları

  195. suç işlemeye teşvik etmediği
    gerçeğine uyandı.
  196. (Gülüşmeler)

  197. Gerçekten onlar her eğitimcinin
    araç takımında bulunmalıdır.

  198. Çizgi ve grafik romanları, K-12
    eğitiminden uzak tutmak için
  199. mantıklı bir sebep yok.
  200. Görsel olarak eğitiyorlar,
  201. öğrencilerimize uzaktan kontrol edebilme
    imkânı sunuyorlar.
  202. Eğitim potansiyeli,
  203. sizin gibi yaratıcı insanlar tarafından
  204. kullanıma hazır bir şekilde
    orada bekliyor.
  205. Teşekkürler.

  206. (Alkış)