Turkish Untertitel

← Herkesin bir hikâyesi var| Shelley Chinn | TEDxCranbrookSchools

Einbettcode generieren
15 Sprachen

Zeige Revision 22 erzeugt am 11/22/2020 von Cihan Ekmekçi.

  1. Teşekkür ederim, tünaydın.
  2. Bugün burada olma sebebim,
  3. herkesin bir hikâyesi olduğuna
    inanıyor olmam
  4. ve bugün sizinle hikâyemin küçük
    bir bölümünü paylaşmak istiyorum.
  5. On yedi yıl önce, ben otuz bir yaşındayken
  6. bana meme kanseri tanısı konuldu.
  7. O zamanlar bunun çok korkunç
    bir teşhis olduğunu düşünmüştüm
  8. ama bu haber bizim için
    tamamen şaşırtıcı değildi.
  9. Ondan tam on iki yıl öncesinde
  10. anneme meme kanseri tanısı konulmuştu.
  11. O zamanlar muayenehanede otururken
    doktora baktığımızda
  12. eşimi ve beni asıl korkutan
  13. doktorun sesindeki paniği
  14. ve gözlerindeki yaşları görmemizdi.
  15. Ameliyatın mümkün olduğunca
    erken yapılması gerektiğini,
  16. onu da tedavinin takip edeceğini söyledi.
  17. Teşhisin konulması ile
  18. ameliyatım arasında geçen süre
    yalnızca dört gündü.
  19. O dört günde,
  20. zaman o kadar yavaş ilerliyordu ki
  21. geriye dönüp baktığımda olanları
    bulanık olarak hatırlıyorum.
  22. Ama o zamanlar
    net hatırladığım bir şey var.
  23. Çocuklarımız çok küçüktü.
  24. Üç aylık ve iki yaşında
    iki küçük kızımız vardı.
  25. İşin tuhafı şu ki, markete gittiğimi,
  26. hiç tanımadığım insanların
    yanından geçtiğimi
  27. ve şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:
  28. "Bu insanların dün bana ne olduğuyla
    ilgili hiçbir fikirleri yok."
  29. Daha sonra onlara baktım ve düşündüm:
    "Acaba onların hikâyeleri ne?"
  30. Şöyle düşündüm: Acaba inanılmaz,
    çok güzel bir hikâyeleri mi var,
  31. hayatlarında harika bir şey mi oldu?
  32. Üzücü bir hikayeleri mi var
    diye merak ettim.
  33. Sevdikleri birini mi kaybettiler
  34. ya da belki önlerinde onları da bekleyen
  35. korkunç bir teşhis vardı.
  36. Ama o zaman kesin olan,
    bir şeylerin değiştiğiydi.
  37. Açıkçası bir daha hiçbir yabancıya
    aynı gözle bakmadım.
  38. Bu söylediklerim zihnimin içinde
    sürekli tekrarlanıyordu.
  39. Yıllar geçtikçe bunları çok
    düşünmemeye başlıyorsunuz
  40. ve bu sadece ailenizle birlikte
    başa çıktığınız bir durum haline geliyor.
  41. Ben ailemden çok sevgi ve destek gördüm,
  42. destekleri bu zor zamanları
    atlatmamıza yardımcı oldu.
  43. Bunun için onlara minnettarım.
  44. Bugün Cranbrook'ta empati hakkında
    konuşmak için bulunuyoruz.
  45. Bana göre empati,
  46. kendini başkalarının yerine
    koyabilme becerisi
  47. ve onların ne hissettiklerini,
    kaygılarının ne olduğunu
  48. ve insanların nasıl hissettiklerini
    tam olarak anlamak.
  49. Ne kadar kendimizi herkesle
    empati yapabilirmiş gibi görsek de
  50. her zaman bunu başaramıyoruz
  51. çünkü başımızdan aynı şeyler geçmedi.
  52. Bu yüzden empati ve sempati arasında
    ince bir çizgi olduğunu düşünüyorum.
  53. Aileme ve arkadaşlarıma,
    ne olduğunu anlattığımı
  54. ve teşhisten bahsetmek
    durumunda kaldığımı hatırlıyorum.
  55. O zamanlar kendimi çok kötü hissetmiştim
  56. çünkü birine böyle bir şeyi
    söylediğiniz an
  57. yanlış bir şey söylemek istemiyorlar
    ve ne diyeceklerini tam bilemiyorlar.
  58. Doğru olanı yapmak istiyorlar
    ama ne yapacaklarını tam bilemiyorlar.
  59. Ama yemin ederim bu süreçte,
  60. kimse yanlış bir şey söylemedi
    ya da yanlış bir şey yapmadı.
  61. Her zaman tam olarak
    yapmaları gerekeni yaptılar
  62. ve bunun bana yardımı dokundu.
  63. Bu Cranbrook topluluğu,
  64. o süreçte ailemi çevreleyen
    insanlardan oluşuyordu.
  65. Onlar hem anlayışlı, hem de sempatiklerdi.
  66. Onlar kibar ve ilgili insanlardı
    ve yardımcı olmaya çalıştılar.
  67. 2009'a geldiğimizde
  68. kızlarımız büyümüşlerdi
    ve Brookside şehrinde yaşıyorlardı.
  69. Ben yapmayı çok sevdiğim şeye dönmüştüm
  70. ve bir sınıfa ders veriyordum.
  71. 2009 yılıydı ve üç yıldır
    Cranbrook şehrindeydim.
  72. Öğle yemeğinde biriyle konuşuyordum,
  73. Cranbrook Envisions a Cure
    etkinliğini duydum.
  74. Bu sonbahar geldiğinde
  75. etkinliğimiz dokuz yıldır
    devam ediyor olacak.
  76. Fakat o zamanlar
    etkinliğin açılış yılıydı.
  77. Cranbrook Envisions a Cure etkinliği,
  78. Cranbrook topluluğunun bir araya geldiği,
  79. topluluğun dışından olan
    insanların da katıldığı,
  80. sonbaharda, Kingswood Gölü'nün yanında
  81. çok güzel bir yerleşkede
    gerçekleştirdiğimiz bir etkinlik.
  82. Kanserle mücadele eden aileler
  83. veya kansere çare bulmak isteyenler
  84. bir araya geliyor, hikâyelerini paylaşıyor
  85. ve Kingswood Gölü etrafında yürüyorlar.
  86. Bu konuda bir şekilde onlara yardımcı
    olabileceğimi düşünüyordum.
  87. Etkinliği başlatan kadınla
    irtibata geçtim,
  88. kendisi de meme kanserini atlatmıştı,
  89. o zaman Brookside Okulu'nda çalışıyordu.
  90. Yardımcı olabilir miyim diye sordum.
  91. Bunun üzerinden sekiz yıl geçti
  92. ve etkinlik her yıl bir öncekinden
    daha da mükemmel oldu.
  93. Biz her yılın etkinliğinden sonra
    bir araya gelir ve nelerin iyi geçtiğini
  94. ve gelecekte etkinliği nasıl daha da
    iyi hale getirebileceğimizi konuşuruz
  95. ve bu özel yılda,
  96. bu etkinlikten daha fazla insanın
    haberdar olmasını
  97. ne kadar istediğimizi düşündük.
  98. Daha çok insanın burada olmasını istedik.
  99. Çünkü insanlardan şunu duyuyorduk:
  100. "Keşke bilseydim, ben de katılırdım."
  101. "Bu etkinlik hakkında
    hiçbir fikrim yoktu."
  102. Bir lise öğretmeni olarak
  103. belki benim yapabileceğim
    bir şeyler vardır diye düşündüm.
  104. Cranbrook Lisesi'nde birçok kulübümüz var.
  105. Ama Cranbrook Envisions a Cure
    kulübümüz yoktu.
  106. Çok akıcı bir isim oldu.
  107. Bazı öğrencilere ulaştım
  108. ve onların yardımı, çalışkanlıkları
    ve kararlılıkları sayesinde
  109. iki yıl önce Cranbrook Envisions a Cure
    kulübünü oluşturduk.
  110. İlk yılımızda çok başarılı bir
    bağış toplama etkinliğimiz vardı
  111. ve geçtiğimiz sonbaharda
  112. etkinliğimize katılan dört ana derneğe
  113. oldukça büyük bağışlar yapabildik.
  114. Her sonbaharda,
  115. Cranbrook camiamızla özel bir bağı olan,
  116. ister mezun olsun, ister öğrenci olsun
  117. ya da kanserle cebellleşen aileler olsun,
  118. Cranbrook Envisions a Cure
    etkinliğimize katılan
  119. her bir hayırsever
    etkinliğimizi özel kılıyor.
  120. Bu yıl da kulübümüz için başarılıydı.
  121. Kulübümüzde yirmi üyemiz var.
  122. Gelecek sonbaharda öne çıkan hayır kurumu,
  123. Gilda's Club olacak.
  124. Önümüzdeki ay kulüpteki öğrenciler
    Royal Oak şehrine gidecekler.
  125. Orada hava ısınır ısınmaz
  126. inşa etmeye başlayacakları
    anıtsal bahçe için
  127. Gilda's Club'a yüklü miktarda
    bağışta bulunacaklar.
  128. Şu ana kadar size,
  129. Cranbrook Envisions a Cure etkinliği
  130. ve bu kulüple bağlantımın
    kısa bir geçmişini anlattım.
  131. Bugün son olarak söylemek istediğim şu:
  132. Kanser teşhisinin her aile için
    korkunç olduğunu biliyorum
  133. ve her zaman umduğumuz
    sonucu alamayabiliyoruz.
  134. Benim ailem de bunu biliyor
    çünkü iki buçuk yıl önce
  135. annemi meme kanserinden kaybettik.
  136. Benim hikâyemde ise,
  137. çok endişeli olduğumuz
    iki küçük kız vardı.
  138. (İç çekiyor)
  139. Özür dilerim.
  140. Geçen Haziran'da, büyük kızıma
  141. Cranbrook'tan aldığı diplomayı
    takdim edebildim.
  142. Bahsettiğim üç aylık kızıma ise,
  143. iki gün önce
  144. lise üçüncü sınıf yüzüğünü verdim.
  145. Bundan dolayı, çok minnettar
    ve müteşekkirim.
  146. Teşekkür ederim.
  147. (Alkış)