Turkish Untertitel

← Küf mantarından piyasa ve ekonomi dersleri

Einbettcode generieren
22 Sprachen

Zeige Revision 16 erzeugt am 11/17/2020 von Sara Ozturk.

  1. Önünüzde bir evrimsel biyolog,
  2. evrimsel biyoloji profesörü
    olarak duruyorum.
  3. Kulağa süslü bir unvan gibi geliyor.
  4. Normalde birlikte konuşulmayan
    iki konudan bahsedeceğim.
  5. Piyasa ekonomisi ve mantarlar.
  6. Mantar kelimesi tüm dünyada
    farklı telaffuz ediliyor,
  7. bu kelimenin nasıl söyleneceği hakkında
    henüz bir uzlaşma yok.
  8. Şimdi sizden bir piyasa ekonomisi
    hayal etmenizi istiyorum.

  9. Bu öyle bir piyasa ki 400 milyon yaşında,
  10. o kadar yaygın ki dünyadaki
    her ekosistemi yöneten,
  11. milyonlarca tüccarı eş zamanlı olarak
    birbirine bağlayacak kadar büyük
  12. ve o kadar ısrarcı ki kitlesel
    yok oluşlarda hayatta kalmış.
  13. Hayal ettiğiniz o ekonomi burada,
    şu an burnumuzun dibinde,
  14. sadece siz göremiyorsunuz.
  15. Bilişselliğe ve karar vermeye dayanan
    insan ekonomilerinden farklı olarak
  16. bu piyasadaki tüccarlar
  17. düşünmeden dileniyor, ödünç alıyor,
    çalıyor ve hile yapıyorlar.
  18. Bitki kökleri, arbusküler kökmantarlar
    tarafından gizlice kolonileştiriliyor.

  19. Şimdi ise bu mantarlar, pamuk ipliğinden
    bile daha ince filamentlerin
  20. yer altındaki karmaşık
    ağlarını oluşturuyor.
  21. Bu mantarlardan birini takip ettiğimizde
  22. birden fazla bitkiye aynı anda
    bağlandığını görüyoruz.
  23. Bu mantarı her bir kökü bir durak olan,
    vasıtaları dolan ve boşalan
  24. ve çok yoğun bir metro ağı
    gibi düşünebilirsiniz.
  25. Kabaca, tek bir toz içinde metrelerce
    hatta kilometrelerce uzunluktalar.
  26. Bir avuç toprakta 10 futbol sahası
    genişliğinde ve her yerde bulunabiliyor.
  27. Eğer bir ağacın, bir çalının, bir asmanın
  28. hatta küçücük otun yanından bile geçseniz
    bir kökmantar ağından geçmiş oluyorsunuz.
  29. Yaklaşık tüm bitki türlerinin yüzde 80'i
    bu kökmantarlarıyla ilişkili.
  30. Peki mantarlarla kaplı bir kök
    küresel ekonomimizi nasıl etkileyebilir?

  31. Peki neden evrimsel biyolog olarak
  32. hayatımın son 10 yılını
    ekonomi terimlerini öğrenmeye adadım?
  33. İlk olarak anlamamız gerekiyor ki
  34. bitki ve mantar ortaklarının
    yaptıkları ticaret anlaşmaları
  35. bizim yaptıklarımıza şaşırtıcı
    derecede benziyorlar.
  36. Hatta belki daha da stratejikler.
  37. Bitki ve mantar ortaklığında hisse
    senetleri ve tahviller alınıp satılmaz.
  38. Temel kaynaklar değiş tokuş edilir.
  39. Mantarlar için bu şeker ve yağdır.
  40. İhtiyaç duyduğu tüm karbonu ise
    direkt olarak bitki ortağından alır.
  41. Bir sürü karbon, hatta her yıl
    yaklaşık 5 milyar ton karbon
  42. bitkilerden bu metro ağına aktarılır.
  43. Kökler ise azota ve fosfora ihtiyaç duyar.
  44. Karbonlarını vererek ihtiyaç duydukları
    tüm besin maddelerini bu ağdan alırlar.
  45. Yani ticaret yapmak için mantarlar
    ana bitkinin kök hücresine nüfuz eder
  46. ve ''arbüskül'' adında
    ufacık bir yapı oluşturur.
  47. Arbüskül, Latincede ''küçük ağaç'' demek.
  48. Şimdi bunu ticaret piyasasının
    fiziksel borsası olarak düşünebilirsiniz.
  49. Şu ana kadar gayet
    uyumlu gözüküyor, değil mi?

  50. birbirlerinin arkalarını kolluyorlar
    ve her iki taraf da ihtiyacı olanı alıyor.
  51. Fakat işte burada durup
  52. evrimin ve doğal seçilimin
    gücünü anlamamız gerekiyor.
  53. Görüyorsunuz ki bu piyasada
    amatörlere yer yok.
  54. Doğru ticari stratejiyi geliştirmek
  55. kimin yaşayacağını
    ve kimin öleceğini belirliyor.
  56. Ben strateji kelimesini kullanıyorum

  57. ama tabii ki de bitki
    ve mantarların beyinleri yok.
  58. Onlar bu alışverişi yaparken bizim
    düşünce olarak adlandırabileceğimiz
  59. hiçbir şey kullanmıyorlar.
  60. Fakat bilim insanı olarak
  61. aslında organizma DNA'sına işlenen
    davranışları, bazı koşulları, eylemleri
  62. ve tutumları tanımlamak için stratejimiz
    davranış terimlerini kullanmak.
  63. Bu ticaret stratejilerini,
    19 yaşında Panama'da,

  64. tropik yağmur ormanlarında
    yaşarken çalışmaya başladım.
  65. O zamanlarda herkes yeryüzündeki
    muazzam çeşitlilikle ilgileniyordu.
  66. Bu muazzam çeşitlilik tropikal
    yağmur ormanlarıydı.
  67. Ama ben yer altındaki
    karmaşıklıkla ilgilendim.
  68. Ağların mevcut olduğunu
    ve önemli olduğunu biliyorduk.
  69. Tekrar ediyorum, önemli derken
    gerçekten önemli olduğunu kastediyorum.
  70. Çünkü yeryüzünde gördüğünüz her çeşit
    bitki beslenmesinin temeli burası.
  71. Fakat diğer yandan bu ağların
    nasıl çalıştığını bilmiyorduk.
  72. İşlevselliklerini bilmiyorduk.
  73. Neden sadece belirli bitkiler
    belirli mantarlarla etkileşime giriyordu?
  74. Ne zaman ki kendi grubumu kurdum
  75. işte o zaman bu ticari piyasayla
    gerçekten oynamaya başlamıştık.
  76. Görüyorsunuz ki
    bu koşulları değiştirecektik.
  77. Güneşte bitki yetiştirerek
    iyi bir ticari ortaklık
  78. ya da gölgede bitki yetiştirerek
    kötü bir ticari ortaklık kurabilecektik.
  79. Daha sonra bunları mantar
    ağıyla birleştirecektik.
  80. Ama mantarların iyi ve kötü ortakları
    ayırt etmedeki istikrarı ile karşılaştık.
  81. Ana bitkiye daha fazla karbon verebilmek
    için daha fazla karbon ayıracaklardı.
  82. Sonra ana bitkiye
    iyi ve kötü mantar aşıladığımız

  83. karşılıklı deneylere başladık.
  84. Fakat bu iki ortağı
    ayırmada da çok iyilerdi.
  85. Elinizdeki şeyler yeni bir
    piyasa kurmak için mükemmel koşullar.
  86. Basit bir piyasa.
  87. Basit ama her zaman daha iyi bir
    partnerin tercih edildiği bir piyasa.
  88. Fakat adil bir piyasa mı?

  89. Şunu anlamaya hazır olun:
  90. bitki ve mantarlarda tıpkı insanlar gibi
    son derece fırsatçılar.
  91. Mantarın bitki hücresine
    nüfuz ettiği zaman
  92. aslında bitkinin kendi beslenme sistemine
    saldırdığına dair kanıtlarımız var.
  93. Bu saldırıyı bitkinin topraktan besin
    toplama yeteneğini bastırarak yapıyor.
  94. Bu da bitkiyi mantara
    bağımlı hale getiriyor.
  95. Bu, bitkinin kendi kökünden beslenmek
    için mantarı beslemek zorunda olduğu
  96. bir çeşit zehirli bağımlılık.
  97. Ayrıca mantarların besin fiyatlarını
    şişirmekte iyi olduğu da biliniyor.
  98. Bunu topraktan besin çıkartarak yapıyorlar
  99. fakat sonrasında bunu
    ana bitkiyle paylaşmak yerine
  100. kendi ağlarında istifliyorlar.
  101. Böylece bitkiler ve rakip mantarlar için
    kullanılamaz hale getirmiş oluyorlar.
  102. Yani temel ekonomi şu ki
  103. kaynak kullanılabilirliği
    azaldığında değer artıyor.
  104. Bitkiler aynı miktarda kaynağa erişebilmek
    için daha fazla ödemek zorunda kalıyor.
  105. Fakat bunların hepsi
    mantarların lehine değil.

  106. Bitkiler de son derece
    kurnaz olabiliyorlar.
  107. Orkidelerin her zaman dünyadaki
    en sinsi tür olduğunu düşünmüşümdür.
  108. Bazı orkideler var ki bu ağ sistemine
    aniden dalıyor ve tüm karbonu çalıyor.
  109. Bu orkideler fotosentez yapmak için
    yeşil yaprak bile üretmiyorlar.
  110. Bembeyazlar.
  111. Fotosentez yapmaktansa
    bu ağ sistemine dalıp karbonu çalıyorlar
  112. ve karşılığında bir şey vermiyorlar.
  113. Bu tip parazitlerin insan ekonomisinde de
    geliştiğini söyleyebiliriz.

  114. Bu stratejileri çözmeye
    başladığımızda yeni şeyler öğrendik.
  115. İlk olarak bu sistemde
    fedakarlığa yer yok.
  116. Nazik bir ticari ortam yok.
  117. Mantarların direkt olarak
    kendileri yararlanmadıkları takdirde
  118. çürüyen bitkilere yardımcı
    olmadıklarını görüyoruz.
  119. Bunun iyi veya kötü
    olduğunu söylemiyorum.

  120. İnsanların aksine mantarlar
    kendi etiklerini sorgulamıyorlar.
  121. Bir biyolog olarak mantarların planladığı
  122. bu acımasız neoliberal piyasa
    dinamiklerinin savunuculuğunu yapmıyorum.
  123. Fakat bu ticari sistem,
  124. trajedilerin doğal seçilimle şekillendiği,
  125. etikten yoksun milyarlarca yıl boyunca
    biliş tarafından kirletilmemiş,
  126. sadece toplama ve çıkarma
    işlemine dayandırılan
  127. ekonominin neye benzediğine dair
    bize bir ölçüt sunuyor.
  128. Kıskançlık yok, kin yok.
  129. Fakat umut ve neşe de yok.
  130. İşte tam burada
    en temel ticaret ilkelerinin

  131. şifresini çözmede bir yol kat ettik.
  132. Fakat biz bilim insanları
    her zaman daha ileri gitmek isteriz.
  133. Daha karmaşık ekonomik
    ikilemlerle ilgileniriz.
  134. Özellikle eşitsizliğin etkileriyle.
  135. Eşitsizlik bugünün
    ekonomisinde belirleyici bir faktör.

  136. Fakat eşitsizliğin getirdiği zorluklar
    sadece insanlara özgü değil.
  137. İnsanlar olarak her şeyin sadece bize
    özgü olduğunu düşünme eğilimindeyiz.
  138. Fakat doğadaki tüm organizmalar
  139. kaynağa erişmekte sınırsız
    acımasızlıkla karşılaşıyorlar.
  140. Metrelerce uzunluktaki
    mantar nasıl olur da

  141. aynı anda hem zengin hem zayıf
    kanala maruz kaldığında
  142. ticari stratejisini değiştirir?
  143. Daha genel anlamda
  144. doğadaki organizmalar, kaynak ulaşımında
    bir belirsizlikle karşılaştıklarında
  145. ticareti avantaj olarak
    nasıl kullanabiliyorlar?
  146. Size bir sır vereyim.

  147. Yeraltı ticaretini çalışmak
    son derece zor.
  148. Nerede ve ne zaman önemli ticaret
    anlaşmaları gerçekleştiğini göremezsiniz.
  149. Bu yüzden kuantum noktaları denen
    floresan nanopartikülleriyle
  150. besinleri etiketleyebileceğimiz teknolojik
    bir yöntem bulunmasına öncülük ettik.
  151. Kuantum noktaları sayesinde
    besinleri aydınlatabiliyorduk.
  152. Bu sayede besinlerin mantar ağı
    ve ana bitki içindeki
  153. hareketlerini görsel olarak
    takip edebiliyoruz.
  154. Bu, görünmeyeni görebilmemizi sağladı.
  155. Mantarların ana bitkilerle küçük ölçekte
    nasıl pazarlık yaptıklarını araştırdık.
  156. Eşitsizlik üzerine çalışabilmek için
  157. bu yapay manzara karşısında
    bolluk ve kıtlık yollarını taklit eden
  158. floresan fosforun değişen
    konsantrasyonları için
  159. mantar ağına maruz kaldık.
  160. Sonrasında mantar ticaretini
    dikkatlice ölçtük.
  161. İki şey keşfettik.
  162. Bulduğumuz ilk şey

  163. eşitsizliğin mantarları daha fazla ticaret
    yapmak için teşvik etmesiydi.
  164. ''Teşvik etmek'', ''dürtmek''
    ya da ''zorlamak'' diyebilirim.
  165. Fakat asıl önemli olan, kontrol
    koşullarıyla karşılaştırıldığında
  166. eşitsizlik daha yüksek ticaret
    seviyeleri ile ilişkilendiriliyordu.
  167. Bu önemliydi
    çünkü doğada ticaret ortaklığı kurmanın
  168. kaynaklara erişim belirsizliğinde
  169. organizmalara yardımcı
    olabileceğini ileri sürüyordu.
  170. İkinci olarak fark ettik ki
    mantarlar, eşitsizliğe maruz kaldığında

  171. kaynaklarını ağın
    zengin kanallarından alıp
  172. etkin bir şekilde zayıf
    kanallara taşıyorlardı.
  173. Kanallar farklı renklerle aydınlatıldığı
    için bunu görebiliyorduk.
  174. İlk başta bu sonuç inanılmaz
    derecede şaşırtıcıydı.
  175. Zayıf halkaya ''yardım etmek''
    için mi böyle yapıyorlardı?
  176. Hayır, mantarların kaynakları önce talebin
    fazla olduğu kanala taşıyarak
  177. daha fazla kazandıklarını öğrendik.
  178. Basit bir şekilde ağ içindeki yerleşmeleri
    değiştirerek ticaret yapıyorlardı.
  179. Bu kaynakların değerini
    manipüle edebiliyordu.
  180. Bu bizi bilginin nasıl paylaşıldığını
    daha derin incelemeye yönlendirmişti.

  181. Bu, bilinçten yoksun bir organizmanın
  182. üstün ya da en azından orta seviye
    bilgeliğini ileri sürmüştü.
  183. Bir mantar nasıl olur da ağındaki
    piyasa koşullarını hissedip
  184. sonrasında nerede ve ne zaman
    ticaret yapacağını hesaplayabilir?
  185. Bu yüzden bilgiye,
    ağ boyunca nasıl paylaşıldığına
  186. ve mantarların ipuçlarını nasıl
    birleştirdiğine bakmak istedik.
  187. Bunu yapabilmek için daha derine dalmalı

  188. ve ağdan daha yüksek
    çözünürlük elde etmelisiniz.
  189. Mantar ipliklerinin içindeki karmaşık
    akışları incelemeye başladık.
  190. O an gördüğümüz şey,
  191. üzerinde hücresel içeriklerin
    hareket ettiği canlı bir mantar ağıydı.
  192. Bu akış gerçek zamanlı gerçekleşiyor
  193. bu yüzden sol üst köşede
    zaman göstergesini görebilirsiniz.
  194. Şu anda gerçekleşiyor
    yani hızlandırılmış bir video değil.
  195. Tam da şu an burnumuzun
    dibinde gerçekleşiyor.
  196. Dikkatinizi çekmek
    istediğim bir iki şey var.
  197. Bu akış hızlanıyor, yavaşlıyor
    ve yön değiştiriyor.
  198. Bu yüzden bu sıralar
    biyofizikçiler ile birlikte

  199. gördüğünüz karmaşık sistemi parçalara
    ayırıp incelemeye çalışıyoruz.
  200. Bilgiyi paylaşıp işlemek
    ve ticari kararlar almak için
  201. mantarlar bu karmaşık akış
    modellerini nasıl kullanıyorlar?
  202. Mantarlar ticari hesaplamalarda
    bizden daha mı iyiler?
  203. Tam da bu noktada olanaklarımız dahilinde
    doğadan modeller ödünç almalıyız.

  204. Saniyelik zaman diliminde
    kârlı bir ticaret yapabilmemiz için
  205. bilgisayar algoritmalarına giderek
    daha fazla güveniyoruz.
  206. Fakat bilgisayar algoritmaları
    ve mantarların her ikisi de
  207. benzer şekilde bilişsel olmayan
    yollarla çalışırlar.
  208. Mantarlar yaşayan birer makina.
  209. Bu iki ticari stratejiyi karşılaştırır
    ve rekabet ettirirsek ne olur?

  210. Kim kazanır?
  211. Dinozorlar öncesinden beri
    yeryüzünde olan
  212. bu ufacık kapitalistler mi kazanır?
  213. Ben paramı mantarlara yatırıyorum.

  214. Teşekkür ederim.

  215. (Alkış)