Turkish subtítols

← Meriem Bennani: Diller Arasında | Art21 "New York Close Up"

Obtén el codi d'incrustació
15 llengües

Showing Revision 5 created 03/25/2021 by Şevval Ertik.

  1. "Party on the CAPS" eserimin
    montajını yapıyoruz.
  2. Üç parçaya böldüğümüz şu eğimli duvar,
  3. yeniden bir araya gelecek, boyanacak
  4. ve sonunda montajı yapılacak.
  5. Bu aslında bir ekrana dönüşecek.
  6. Bazı parametrelerim var:
  7. Ses, düzenleme ve animasyon.
  8. Her şey film için tasarlandı.
  9. Sonra ben de alanları ekledim,
  10. kaç tane ekran olacağını
  11. ve ölçüyü belirledim.
  12. Yani her şey bir araya geliyor
  13. ve son dokunuşta da
  14. video, oluşturduğumuz
    yüzeylerin üzerine ekleniyor.
  15. Sorun şu ki aynı seviyede olanlar
    hiçbir zaman düz görünmüyor.
  16. Burası filmimi düzenlediğim aşama
  17. fakat burada zaman yerine
    mekan kullanıyorum.
  18. Süreçte kare kare ilerliyorum
  19. ve her bir karede
  20. neyi nerede gördüğünüze
    karar veriyorum.
  21. Bazı yerleri kesebiliyorum
  22. ama ayrıca bir şeyi
    farklı noktalarda da gösterebiliyorum.
  23. Bu da filmimi izleme biçiminizi etkiliyor.
  24. ["Meriem Bennani: Diller Arasında"]
  25. Heykeller de aklıma gelen
    filmlerle birlikte ortaya çıkıyor.
  26. Yani filmle uyuşmayan
    bir heykel asla yapmıyorum.
  27. Başka düşünme biçimleri olan özellikleri
  28. bir araya getiriyorsunuz.
  29. Mizahla ilişkili olan animasyondan
  30. bir şeyler öğreniyorsunuz.
  31. Sonra da komik heykeller yapabiliyorsunuz.
  32. Böylece sizin film olarak izleyeceğiniz
    ana videoyu oluşturuyorum,
  33. sonra da heykelleri yapıyorum.
  34. Heykeller benim hayal ettiğim
  35. bir dijital dünyadan geliyor.
  36. Ardından heykeller üretiliyor.
  37. Yani tüm bu parçalar zıt yerlerden gelip
    ortada buluşuyorlar.
  38. [Okul zili sesi]
  39. Liseyi Rabat, Fas'ta okudum
  40. ve sonraları orada
    bir grup genci filme aldım.
  41. ["Mission Teens"]
  42. Mission Teens belgeselinin konusu
  43. Fas'ta Fransızca konuşan
    insanların kültürü.
  44. [Fransızca konuşuyor]
  45. Kreşten itibaren
  46. Fransız sisteminde eğitim aldım.
  47. [Bennani]
  48. Fransızların bu gücü ellerinde tutmasının
  49. en önemli yolu eğitim.
  50. [Koyun Fransızca konuşuyor]
  51. Çocuklarınızın "Mission"
    projesinde yer alması
  52. prestijli bir şey.
  53. [Bennani]
  54. Film, Fransızcanın Fas'a özgü
    bir dil olmasından ziyade
  55. daha çok Fransızların neden politik olup
  56. yumuşak güç kullandıkları hakkında.
  57. [Öğretmen Fransızca konuşuyor]
  58. Üçüncü dünya ülkelerini
    iyice öğrenmeniz gerek!
  59. [Bennani] Ben Fransız eğitimi aldım.
  60. Fransız tarihini
  61. ve Fransız coğrafyasını öğrendim.
  62. Düşünme biçimim,
  63. eleştirel olabilmeyi
    geliştirmek yönündeydi.
  64. Tüm bu söylediklerim
    Fransız okullarının ürünleri.
  65. Bunun hakkında konuşabilmek için
  66. kendimi bu durumdan kurtarmak zorundaydım.
  67. [Fransızca konuşuyor]
  68. Fransızların misyonu,
  69. yaşadığımız ülkeye
    çok odaklanmamak üzerine kurulu.
  70. Biz Fransız okulunda okuyor olsak bile
  71. sonuçta Fas'taydık
  72. ve Fransızların Fas'a ve İslam'a
    daha çok önem vermelerini isterdim.
  73. [Ev şarkı söylüyor]
    Rabat'ta lüks bir evim ben.
  74. [Bennani]
  75. Fransız okuluna giden birçok
    kişinin yaşadığı mahallelerdeki
  76. bazı evleri de filme aldım.
  77. [Ev şarkı söylüyor]
    Bana altın bir kapı aldılar.
  78. [Ev şarkı söylüyor]
  79. Herkesin hayran olduğu kişiyim ben.
  80. [Bennani] Evlerin mimarisine bakarak
  81. insanların ne tür bir yaşam tarzı
    istediklerini anlayabilirsiniz.
  82. "Mission Teens",
  83. ilk kez Whitney Bienali'nde
  84. bu terastaki heykellerin
    içinde sergilendi.
  85. Onlara "görüntüleme istasyonları"
    adını verdim.
  86. [Ev şarkı söylüyor] Palmiye ağaçları
  87. ve mermer döşemeler.
  88. [Bennani] Butona bastığınızda
  89. video öteki heykele geçiyor.
  90. O videoyu izlemeye başlayan
    kişi de butona basıyor.
  91. Böylece video aynı anda var olabiliyor.
  92. (Gülüyor)
  93. Eserimdeki temaları
  94. bilinçli şekilde seçmedim
  95. ve "Postkolonyalizm hakkında
    konuşmak istiyorum." demedim.
  96. Ben sadece büyülendiğim şeylerin
    peşinden öylece gittim.
  97. "Party on the CAPS" eserimde
  98. ışınlanmanın mümkün olduğu
    bir dünya hayal ettim.
  99. [Timsah]
  100. Uçakların yerini ışınlanmanın aldığı
    zamanı hatırlıyor musunuz?
  101. [Bennani] Bu, gelecekteki göçmenlik
    gibi bir şeydi.
  102. ["America's bouncer"] İçeri giremezsiniz.
  103. İçeri giremezsiniz.
  104. Hayır, giremezsiniz.
  105. [Bennani] Eğer ışınlanma mümkün olsaydı
  106. Amerika ve Avrupa
  107. sınırları tehlikeye
    gireceği için çıldırırdı.
  108. "The Caps" Atlantik Okyanusunun
    ortasında bir ada.
  109. Şimdiki ABD Göçmenlik
    ve Gümrük Muhafaza Birimi'nin
  110. yeni bir versiyonu olan
    Amerikalı süvarilerin
  111. Afrika'dan Amerika'ya
    ışınlanmaya çalışan insanların
  112. yolunu kestiği bir ada burası.
  113. Ardından ada kontrolden çıkıyor.
  114. Bütün Caps adası
  115. diaspora kavramının
    fiziksel bir analojisi.
  116. Diaspora; göçmenlerin tamamen
    asimile olması mı,
  117. yoksa geldikleri vatana geri dönmeleri mi?
  118. Aslında bu ikisinin arasında kalan
  119. üçüncü bir alternatif de var.
  120. Başlangıç noktasını lenslerin
    bulunduğu yere alabilir misiniz?
  121. İşte ekran buraya denk gelmeli.
  122. Bir şey benim ilgimi çektiğinde
  123. ilk başta ona neden
    ilgi duyduğumu anlayamıyorum.
  124. Bu ilgiyi açıkça ifade etme çabası
  125. benim işim.
  126. Vücut diliyle veya sözcüklerle
  127. kendimi istediğim kadar ifade edemiyordum.
  128. Bence kendimi açıkça ifade edebilmem,
  129. burada on yıldır yaşamak,
  130. ikinci dil olarak İngilizce konuşmak
  131. ve ana dilimi az da olsa
    unutmaya başlamakla ilgili bir durum.
  132. Ana dilimi unutmak çok ilginç bir his.
  133. Ben her zaman dillere ilgi duyardım
  134. ve şunu keşfettim:
  135. Televizyon, sinema, heykel
  136. ve enstalasyon sanatıyla içli dışlı olmak
  137. ve bu deneyimi
  138. birçok farklı dille
  139. haşır neşir olarak yaşamak,
  140. isabetli sözler söylememi sağladı.”