Turkish subtítols

← ABD-Meksika sınırında aslında ne oluyor -- ve daha iyisini nasıl yapabiliriz

Obtén el codi d'incrustació
21 llengües

Showing Revision 41 created 01/02/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Haftada iki kez arabayla,
  2. Meksika, Tijuano yakınlarındaki evimden
  3. ABD sınırını geçip
    San Diego'daki büroma gidiyorum.
  4. Sınırın bir yanındaki
    yoksulluk ve çaresizlikle
  5. diğer yanındaki göz alıcı refah
    arasındaki katı zıtlık
  6. beni her defasında sarsıyor.
  7. Fakat sınırda çalışanların
    soğuk bir yakıştırmayla
  8. "Kara Delik" dedikleri
    binanın yanından geçerken
  9. zıtlık daha da çıplak bir şekilde
    hissediliyor.
  10. Kara Delik, San Ysidro sınır kapısındaki

  11. Gümrük ve Sınır Koruma
  12. yani CBP binası
  13. ve lüks bir AVM'nin hemen yanında.
  14. Ve ayrıca orada, günün her saati
  15. binanın altındaki soğuk
    ve pis beton hücrelere kapatılmış
  16. 800 kadar göçmen oluyor.
  17. Yukarısı: Alışveriş poşetleri
    ve frappuccinolar.
  18. Aşağısı: ABD göçmenlik sistemi gerçekleri.
  19. Ve orası CBP'nin oğlundan ayırdığı
  20. Anna'ya ulaşma çabasıyla
  21. Eylül 2018'de gittiğim yer.
  22. ABD-Meksika sınırının her iki tarafında

  23. göçmenlere yardım eden
    iki uluslu ve kâr amacı gütmeyen
  24. bir kurum olan Al Otro Lado'da
    göçmen avukatı ve yöneticiyim.
  25. Anna ile Tijuana büromuzda
    birkaç hafta önce tanışmıştık,
  26. Mesika'da oğlu ve kendisinin
    öldürülmesinden korkuyordu.
  27. Biz de onu sığınma talebinde
    bulunması için CBP'ye teslim olma
  28. sürecine hazırladık.
  29. Birkaç gün sonra yardım istemek için
    sınır kapısına gitti
  30. ve ABD'deki aile üyelerinden
  31. telaşlı bir telefon aldık,
  32. CBP görevlileri oğlunu Anna'dan almıştı.
  33. Şimdi, bu büyük bir sorun olmazdı

  34. ama Anna'nın oğlunun
    özel ihtiyaçlı olduğunu biliyordum.
  35. Ve bir kez daha,
  36. bu haber içimde günlük mesaimin
    simgesi hâline gelen
  37. panik ve kötü bir şey olacağı
    hissi yarattı.
  38. Anna'nın avukatı olarak
    imzalı vekâletnamem vardı
  39. ve hemen sınır kapısına gidip
  40. müvekkilimle konuşma imkânı aradım.
  41. CBP yetkilileri Anna ile konuşmama
    izin vermedikleri gibi
  42. orada olup olmadığını bile söylemediler.
  43. Anna'nın oğlunun özel ihtiyaçlı
    olduğuna dair kanıtları sunmak için
  44. bir müdürden diğerine gidip
    yalvardım durdum
  45. ama benimle konuyu bile konuşmadılar.
  46. Bu ölüm kalım meselesinin ortasında
  47. tembel tembel alışveriş yapanları izlemek
    gerçeküstü bir duyguydu.
  48. CBP'nin engellemeleriyle geçen
    birkaç saaten sonra
  49. oradan çıktım.
  50. Birkaç gün sonra,

  51. Anna'nın oğlunu bakıcı aile
    sisteminde buldum.
  52. Ama Anna'ya ne olduğunu öğrenmem
  53. bir haftayı geçti,
  54. birkaç kilometre doğudaki
    bir tecrit kampında çıktı.
  55. Şimdi, Anna'ın bir suç kaydı yoktu
  56. ve sığınma talep ederken
    yasalara uygun davranmıştı
  57. ama göç idaresi yetkilileri
    onu yine de biz tahliye emri alana
  58. ve oğlu ile bir araya getirene kadar
  59. üç ay daha tuttu.
  60. Size anlatabileceğim tek öykü
    Anna'nınki değil.

  61. Mateo, 18 aylık bir oğlan,
  62. babasının kollarından çekip alındı,
  63. binlerce kilometre uzaktaki
    bir devlet sığınağına gönderildi
  64. ve orada aylarca doğru dürüst
    bir banyo bile yaptırmadılar.
  65. Amadou,
  66. Afrikalı yalnız bir çocuk,
  67. CBP'nin korkunç tesislerinde
    28 gün boyunca yetişkinlerle tutuldu.
  68. Daha da üzücü olanı Maria,
  69. hamile bir sığınmacı
    ve tıbbi bir müdahale için
  70. sekiz saat yalvardıktan sonra
    CBP gözaltısında düşük yaptı.
  71. CBP görevlileri onu üç hafta daha tutup
  72. Meksika'ya geri gönderdi
  73. ve ABD'de bir sığınma duruşması için
  74. aylarca beklemeye zorlandı.
  75. Bu dehşeti her gün yaşamak
    beni değiştirdi.

  76. Partilerde eskiden eğlenirdim
  77. ama şimdi kaçınılmaz olarak
    kendimi insanlara
  78. devletimizin sınırda ve kamplarda
  79. mültecilere nasıl işkence yaptığını
    anlatırken buluyorum.
  80. İnsanlar konuyu değiştirmeye çalışıyor
  81. ve Anna gibi insanlara yardım etmekle
    büyük bir iş başardın diye kutluyorlar.
  82. Ama şunu anlamalarını nasıl
    sağlarım bilemiyorum,
  83. şimdiye kadar düşünmedikleri
    bir güçle mücadele etmezsek
  84. Anna'nın kaderini yaşayacak
    sıradaki kişi hangimiz olacak bilemeyiz.
  85. Trump'ın güney sınırında yaptığı
  86. kitlesel sığınmacı aileleri
    parçalama uygulaması
  87. dünyanın vicdanını sarstı
  88. ve pek çok kişiye ABD göç
    sistemindeki acımasızlığı gösterdi.
  89. Öyle görünüyor ki bugün
  90. her zamankinden daha çok kişi
    göçmen hakları için mücadele ediyor.
  91. Ama maalesef durum daha iyiye gitmiyor.
  92. Binlerce kişi ailelerin parçalanmasına
    son verilmesi için gösteri yapıyor

  93. ama hükûmet aileleri
    parçalamaya devam ediyor.
  94. Haziran 2018'den bu yana
    900'den fazla çocuk
  95. ailelerinden alındı.
  96. Sınırda binlerce başka çocuk
    dede ve ninelerinden,
  97. kardeşlerinden veya yakınlarından alındı.
  98. 2017'den beri
  99. en az iki düzine insan
    göçmenlik gözaltısında öldü.
  100. Çocuklar dahil daha fazlası ölecek.
  101. Biz avukatlar hükûmetin
    müvekkillerimize yaptığı acımasızlığı
  102. durdurmak için yasal yollara
    başvurmaya devam edeceğiz
  103. ama göçmenlere insanca
    davranılmasını istiyorsak
  104. kanunların kıyısını köşesini
    kurcalamakla gidemeyiz.
  105. Bu yönetim bizi, aileleri ayırmak
    ve çocukları gözaltına almak

  106. zorunda olduğumuza,
    çünkü bunun daha fazla sığınmacının
  107. sınırımıza gelmesini engelleyeceğine
    inandırmaya çalışıyor.
  108. Fakat bunun doğru olmadığını biliyoruz.
  109. Aslına bakılırsa 2019'da
  110. güney sınırımızdaki endişe verici rakam
  111. daha da arttı.
  112. Sınırda insanlara her gün şunu söylüyoruz
  113. "Eğer Amerika'dan sığınma istiyorsanız
  114. ailenizin parçalanma riski var
  115. ve belirsiz bir süre
    gözaltında kalma riskiniz var."
  116. Ama çoğu için alternatif daha kötü.
  117. İnsanlar pek çok farklı nedenle
    ABD'ye iltica etmek istiyor.

  118. Tijuana'da 50 farklı ülkeden
    14 farklı dil konuşan
  119. mültecilerle karşılaştık.
  120. Bütün dünyadan LGBT göçmenleri gördük
  121. ve bu kişiler ülkelerinde
    kendilerini güvende hissetmiyordu.
  122. Bütün dünyadan kadınlarla karşılaştık
  123. kendi devletleri onları aile içi şiddetten
  124. veya baskıcı toplumsal
    kurallardan korumayı reddetmişti.
  125. Tabii ki Orta Amerikalı
    ve çete şiddetinden kaçan
  126. ailelerle de karşılaştık.
  127. Fakat Rus muhaliflerle de karşılaştık.
  128. Venezuelalı aktivistlerle,
  129. Çinli Hristiyanlar ve Çinli Müslümanlarla
  130. ve her türden eziyet ve işkenceden kaçan
  131. binlerce ama binlerce diğer mülteciyle.
  132. Uluslararası yasal tanıma göre
    bu insanların pek çoğu

  133. mülteci olarak nitelenebilir.
  134. Mülteci Sözleşmesi,
    2. Dünya Savaşı'ndan sonra,
  135. ırkı, dini, milliyeti, siyasi görüşü
    veya belirli bir sosyal gruba
  136. üyeliği nedeniyle uğradığı
    baskı ve eziyetten kaçan insanlara
  137. koruma sağlamak için oluşturuldu.
  138. Ama uluslararası tanıma göre
    mülteci sayılanlar bile
  139. ABD'den sığınma hakkı kazanamayacak.
  140. Çünkü 2017'den bu yana
  141. ABD Adalet Bakanlığı, daha az kişinin
    ABD'den koruma hakkı kazanması için
  142. sığınma yasalarında
    köklü değişiklikler yapıyor.
  143. Şimdi, bu yasaların çoğu
    Orta Amerikalı kişileri
  144. ve onları ülke dışında tutmayı hedefliyor
  145. ama bu diğer mültecileri de etkiliyor.
  146. Sonuç şu; ABD çoğu kez
    mültecileri sınır dışı edip
  147. eziyet ve ölüme gönderiyor.
  148. ABD ayrıca gözaltında tutmayı,
    mültecileri caydırma

  149. ve davalarını kazanmayı zorlaştırma
    aracı olarak kullanıyor.
  150. Bugün ABD'de 55.000'den fazla
    gözaltında göçmen var
  151. ve çoğu yasal bir yardıma çok uzaktaki
  152. tecrit kamplarında.
  153. Burası çok önemli
  154. çünkü bu sivil bir durum,
    bir suç gözaltısı değil.
  155. Bir kamu avukatı sistemi yok
  156. ve bu nedenle göçmenlerin çoğunun
    davalarına yardım edecek
  157. bir avukatı olmayacak.
  158. Avukatı olan bir göçmenin
  159. davayı kazanma olasılığı, olmayana göre
  160. 10 kat fazla.
  161. Yani size kötü haberler
    vermekten nefret ediyorum

  162. ama mülteci ailelerin bugünkü durumu
  163. ailelerin parçalandığı dönemden
    çok daha kötü.
  164. Ocak 2019'dan beri
  165. ABD'nin uyguladığı politika
  166. 40.000'den fazla mülteciyi
    ABD'de yapılacak iltica duruşmalarını
  167. Meksika'da kalarak beklemeye zorladı.
  168. Bu mültecilerin çoğu aileler
  169. ve dünyadaki en tehlikeli
    bazı şehirlerde saplanıp kalıyor
  170. ve oralarda suç örgütleri tarafından
    tecavüze uğruyor, kaçırılıyor
  171. ve gasbediliyorlar.
  172. Ve sığınma duruşması gününe
    sağ salim ulaşabilseler bile
  173. yüzde birinden daha azı
    davalarına yardım edecek
  174. bir avukat bulabiliyor.
  175. Bu insanların gerçek mülteci olmadığını
    ileri süren ABD hükûmeti
  176. iltica talebi kabulünde
    en düşük orana sahip
  177. ve aslında mülteci yasası
    bu insanlara karşı
  178. bir engel olarak tasarlanmış.
  179. Sınırdaki her göçmen bir mülteci değil.

  180. Pek çok ekonomik göçmenle karşılaştım.
  181. Örneğin Amerika'ya çalışmak için,
    anne babalarının sağlık giderlerini
  182. veya memleketteki çocuklarının
    okul masraflarını ödemek için
  183. gitmek isteyenler.
  184. Sayıları giderek artan
    iklim mültecileri de görüyorum.
  185. Özellikle, artık çiftçilikle geçinemeyen
  186. pek çok Orta Amerika yerlisi görüyorum
  187. çünkü bölgede afet ölçeğinde
    bir kuraklık var.
  188. Bugün biliyoruz ki
  189. insanlar iklim değişikliği
    yüzünden göç ediyor
  190. ve gelecekte daha da çoğu göç edecek.
  191. Fakat bu tür bir göçle baş edecek
    bir yasal sistemimiz yok.
  192. Bu nedenle başlangıç için
  193. örneğin mülteci tanımına
  194. iklim mültecilerini de dahil etmek
    mantıklı geliyor.
  195. Ama bu değişimleri savunacak
    pozisyonda olanlarımız
  196. mevcut yasalar altında
    mültecilerin yararlandığı
  197. yasal korumaların devam etmesi için
    hükûmeti dava edemeyecek kadar meşgul.
  198. Ve biz çok yorulduk
  199. ve artık neredeyse çok geç.
  200. Şunu biliyoruz ki

  201. bu sadece Amerika'nın sorunu da değil.
  202. Avustralya'nın acımasız kıyı ötesi
    tecrit kamplarından,
  203. İtalya'nın Akdeniz'de boğulan göçmenlere
    yardım etmeyi suç saymasına,
  204. birinci dünya ülkeleri
    mültecileri kıyılarından uzak tutmada
  205. ölümcül aşırılıklara gidiyor.
  206. Fakat sadece mülteci tanımını
    daraltmakla da kalmadılar.
  207. Buna paralel faşizan üsluplu
    yasal sitemler de oluşturdular.
  208. Bu yasalarda mülteciler,
    sığınma istedikleri bu ülkelerin
  209. sözde temeli olan demokrasinin özünü
    oluşturan hakların hiçbirine sahip değil.
  210. Tarih bize şunu der; bir kesimi kötüleyip
  211. haklarını elinden alırsanız
    sıra diğer kesimlere de gelecektir.
  212. Çoğu Amerikalı ve Avrupalı
  213. vatandaş olmayanlara uygulanan
    bu muğlak ve adaletsiz yasaları
  214. kabullenmiş görünüyor
    çünkü kendini ayrıcalıklı sanıyor.
  215. Ama bu otoriter fikirler
  216. eninde sonunda palazlanıp
    vatandaşları da etkiler.
  217. Bunu ilk elden yaşadım.

  218. Amerikan devleti, sınırda göçmenlere
    yardım ettiğim işim yüzünden
  219. beni yasa dışı bir takip listesine aldı.
  220. 2019 Ocağında bir gün
  221. San Diego'daki büromdan çıkıp
  222. sınırı geçip Meksika'daki
    evime gidiyordum.
  223. Geçerli bir vize vermelerine rağmen
    Meksikalı görevliler beni durdurdu
  224. ve ülkeye giremeyeceğimi söyledi
    çünkü dediklerine göre
  225. yabancı bir devlet pasaportuma
    seyahat uyarısı koymuş
  226. ve beni bir ulusal güvenlik riski
    olarak belirlemişti.
  227. Saatlerce pis bir odada
    alıkonuldum ve sorgulandım.
  228. Meksikalı yetkililere
  229. Meksika'ya girme ve o zamanlar
    henüz 10 aylık olan oğlumu
  230. alma izni vermeleri için yalvardım.
  231. Ama bunu reddettiler
  232. ve üstüne beni
    CBP görevlilerine teslim ettiler
  233. ve zorla ABD'ye geri döndürüldüm.
  234. Meksika'ya gidebilmek için
    başka bir vize almam haftalar sürdü
  235. ve elimde vize, sınır kapısına gittim.
  236. Fakat yine alıkonuldum ve sorgulandım
  237. çünkü pasaportumda
    hâlâ seyahat uyarısı vardı.
  238. Kısa bir süre sonra
  239. CBP'nin iç yazışmaları dışarı sızdı
  240. ve kendi devletimin bana karşı
  241. bu seyahat uyarısını koymada
    dahli olduğu doğrulandı.
  242. O zamandan beri herhangi bir
    ülkeye seyahat etmedim
  243. çünkü alıkonulmaktan ve o ülkelerden de
  244. sınır dışı edilmekten korkuyorum.
  245. Bu seyahat uyarıları, alıkonulmalar

  246. ve küçük oğlumdan ayrı kalmak
  247. bir ABD vatandaşı olarak
    yaşayacağımı hiç düşünmediğim şeylerdi.
  248. Ama göçmenlere yardım etmekten
    suçlu sayılan tek kişi de hiç değilim.
  249. ABD ve başka ülkeler
    hayat kurtarmayı suç sayıyor
  250. ve sadece işini yapmaya çalışan bizleri
  251. insanlığımız ve özgürlüğümüz
    arasında seçim yapmaya zorluyor.
  252. Beni umutsuzluğa sevk eden şey ise
  253. hepiniz aynı seçimle karşı karşıyasınız
  254. ama bunu henüz anlamadınız.
  255. İyi insanlar var, biliyorum.
  256. Ailelerin parçalanmasına karşı
    gösteri yapan
  257. binlercenizi gördüm
  258. ve bu, resmi politikanın büyük
    ölçüde sone ermesini sağladı.
  259. Ama biliyoruz ki hükûmet hâlâ çocukları
    ailelerinden ayırıyor
  260. ve aslında işler daha da kötüye gidiyor.
  261. Bugün ABD hükûmeti,
    sığınmacı çocukları süresiz olarak

  262. hapishane kamplarında tutma hakkı
    elde etmeye uğraşıyor.
  263. Bu iş bitmedi.
  264. Buna duyarsız kalamaz
    veya başımızı çeviremeyiz.
  265. Uygulamaları, tecrit, ayırma ve ölüme
  266. neden olan ülkelerin
    vatandaşları olan bizler
  267. hangi tarafta olduğumuza
    hemen karar vermeliyiz.
  268. Özellikle de ekonomik göçmenler
    ve iklim mültecileri dahil
  269. sınırlarımızda yardım arayan
    mülteciler olmak üzere
  270. yasalarımızdan tüm insanların insanlık
    onuruna saygılı olmasını talep etmeliyiz.
  271. Ülkelerimizden yardım isteyen mültecileri
  272. başkanın siyasi kaprislerinin
    kurbanı olmaktan çıkarıp
  273. kurumlara ulaşma imkânı sağlayarak
  274. ve adil mahkemeler oluşturarak
  275. adil bir şans elde etmelerinin
    sağlanmasını talep etmeliyiz.
  276. Bu çok büyük iş, biliyorum

  277. ve bu da klişe bir söz gelecek
  278. ama seçilmiş temsilcilerimizi aramalı
  279. ve bu değişiklikleri talep etmeliyiz.
  280. Bunu daha önce de duydunuz
  281. ama peki onları aradınız mı?
  282. Bu aramalar fark yaratacaktır.
  283. Birinci dünya ülkelerinde oluşturulan
    bu distopik göç politikaları

  284. bunun sizin de başınıza
    geleceğini düşünmüyorken
  285. hükûmetlerin diğer insanların da
    haklarını ellerinden almada
  286. ne kadar ileri gitmelerine
    razı olacağınızın bir testi.
  287. Ama hükûmete, yasal süreç olmaksızın
  288. insanların çocuklarını elinden alma
  289. ve insanları süresiz şekilde
    tecrit kamplarına atma izni verirseniz
  290. testten başarısız olursunuz.
  291. Şu anda göçmenlerin başına gelenler
  292. harekete geçmezsek hepimizin
    nereye gittiğinin bir fragmanı.
  293. Teşekkür ederim.

  294. (Alkışlar)