Turkish subtítols

← DNA teknolojisini çiftçilerin ekin hastalıkları savaşına yardım için nasıl kullanıyoruz

Obtén el codi d'incrustació
24 llengües

Showing Revision 11 created 03/17/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Yataktan iki sebepten
    dolayı kalkarım.
  2. Birincisi, küçük çaplı aile çiftçileri
    daha çok besine ihtiyaç duyduğu için.
  3. 2019'da bizi besleyen çiftçilerin
    aç olması çılgınca.
  4. İkincisi bilimin daha çeşitli
    ve kapsayıcı olması gerektiği için.
  5. Ağır bir fakirlik içinde yaşayan
    milyonların besin güvencesi gibi
  6. gezegen üzerindeki
    en zor sorunu çözeceksek,
  7. bu konuda hepimizin
    bir şeyler yapması gerekecek.
  8. Gezegendeki en kapsamlı
    ekiplerle birlikte

  9. çiftçilerin daha çok
    yiyeceğe ulaşması için
  10. en yeni teknolojiyi
    kullanmak istiyorum.
  11. Ben bir işlemsel biyoloğum.
  12. Biliyorum-- Bu nedir ve bize açlığı
    bitirmemizde nasıl yardımcı olacak?
  13. Aslında bilgisayarları
    ve biyolojiyi severim
  14. ve bir şekilde, bunları
    bir araya getirmek bir meslek.
  15. (Gülme sesleri)

  16. Küçük yaştan itibaren
    biyolog olmayı isteme

  17. gibi bir hikayem yok.
  18. Gerçek şu ki
    üniversitede basketbol oynadım.
  19. Mali destek paketimin parçası, çalışarak
    öğreneceğim bir işe ihtiyacım olmasıydı.
  20. Ve bir gün,
  21. yurt odama en yakın
    binaya doğru yol aldım.
  22. Tesadüfe bakın ki
    bu biyoloji binasıydı.
  23. İçeri girdim ve iş ilanlarına baktım.
  24. Evet, bu internet öncesi dönemdi.
  25. Ve bir dizin kartında
  26. herbaryumda çalışılacak
    bir iş ilanı gördüm.
  27. Numarayı hızlıca not aldım,
  28. çünkü ilanda "esnek saatler" yazıyordu.
  29. Buna, basketbol programımla uyumlu
    olması için ihtiyacım vardı.
  30. Bir herbaryumun ne olduğunu
    anlamak için kütüphaneye koştum.
  31. (Gülme sesleri)

  32. Meğerse

  33. herbaryum, ölü ve kurumuş
    bitkileri sakladıkları yermiş.
  34. İşi kaptığım için şanslıydım.
  35. Yani, benim ilk bilimsel işim
  36. ölü bitkileri saatlerce durmaksızın
    kağıtlara yapıştırmaktı.
  37. (Gülme sesleri)

  38. Bu çok büyüleyici.

  39. İşte böyle işlemsel biyolog oldum.
  40. O zamanlar,
  41. genomik ve programlama
    giderek gelişiyordu.
  42. Ben de yüksek lisansıma
  43. biyolojiyi ve bilgisayarları
    birleştirerek devam ettim.
  44. O sırada,

  45. Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'nda
  46. teorik biyoloji ve biyofizik
    grubunda çalıştım.
  47. İşte orada ilk defa
    bir süper bilgisayarla tanıştım
  48. ve resmen beynim durdu.
  49. Steroitler üzerinde birbirine bağlı
    binlerce bilgisayardan oluşan
  50. süper bilgisayarların gücüyle,
  51. grip ve hepatit C'nin karmaşıklıklarını
    ortaya çıkarabiliyorduk.
  52. İşte bu süre boyunca, insanlık
    için bilgisayarları ve biyolojiyi
  53. birleştirmenin gücünü gördüm.
  54. Ve bunun kariyer yolum olmasını istedim.
  55. Böylelikle 1999'dan beri,
  56. bilimsel kariyerimin çoğunu
  57. oldukça pahalı ekipmanlarla donatılmış
  58. ileri teknoloji laboratuvarlarda geçirdim.
  59. Birçok kişi bana

  60. nasıl ve neden Afrika'daki
    çiftçiler için çalıştığımı soruyor.
  61. Bilgisayar becerilerimden dolayı,
  62. 2013'te Doğu Afrikalı bilim
    insanlarından oluşan bir ekip
  63. manyokları kötü durumundan kurtarmak
    için ekiplerine katılmamı istedi.
  64. Manyok, kökleri ve yapraklarıyla
    dünya çapında 800 milyon insanı,
  65. Doğu Afrika'da ise 500 milyon
    insanı doyuran bir bitki.
  66. Yani neredeyse 1 milyara yakın insan,
  67. günlük kalorilerini bu bitkiden sağlıyor.
  68. Eğer küçük çaplı bir aile çiftçisi
    yeterli manyoğa sahipse
  69. ailesini besleyebilir
  70. ve okul ihtiyaçları,
    sağlık giderleri ve birikim için
  71. bunu pazarda satabilir.
  72. Ama manyok,
    Afrika'da bir saldırı altında.

  73. Beyaz sinekler ve virüsler,
    manyoğu tahrip ediyor.
  74. Beyaz sinekler, 600'den fazla
    bitkinin yapraklarıyla
  75. beslenen küçük böceklerdir.
  76. Bunlar kötü haberler.
  77. Birçok tür var;
  78. böcek ilaçlarına dirençli hâle geliyorlar
  79. ve manyok kahverengi çizgili hastalığı ile
  80. manyok mozaik hastalığına sebep olan
  81. yüzlerce bitki virüsünü bulaştırıyorlar.
  82. Bu, bitkiyi tamamen öldürüyor.
  83. Eğer hiç manyok olmazsa,
  84. milyonlarca insanın yiyeceği
    ve geliri de olmaz.
  85. Bu kadınların biraz yardıma
    ihtiyacı olduğunu fark etmem

  86. Tanzanya'ya yaptığım bir geziyle oldu.
  87. Çoğunluğu kadın olan
  88. bu inanılmaz,
    güçlü, küçük çaplı aile çiftçileri
  89. bu işi zorluklarla yapıyorlardı.
  90. Ailelerini beslemek için yeterli
    yiyeceğe sahip değillerdi
  91. ve bu ciddi bir kriz.
  92. Olan şey şu ki
    yağmur mevsimi geldiğinde
  93. gidip tarlalara manyok ekiyorlar.
  94. Dokuz ay sonra,
  95. bu haşereler ve patojenler
    yüzünden ortada hiçbir şey yok.
  96. Kendi kendime düşündüm,
  97. nasıl olur da çiftçiler aç kalabilir?
  98. Böylece yardımcı olabileceğim
    herhangi bir becerim varsa

  99. diye görmek için çiftçiler
    ve bilim insanları ile
  100. bölgede biraz zaman
    geçirmeye karar verdim.
  101. Bölgedeki durum şok ediciydi.
  102. Beyaz sinekler proteini için
    yenilen yaprakları,
  103. virüsler ise nişastası için
    yenilen kökleri tahrip etmişlerdi.
  104. Koskoca bir üreme mevsimi geçecek,
  105. çiftçiler koskoca bir yıllık gelir
    ve yiyeceği kaybedecek
  106. ve aile uzun bir açlık sezonu acı çekecek.
  107. Bu tamamen önlenebilir.
  108. Eğer çiftçi tarlasına
  109. bu virüs ve patojenlere dirençli olacak
  110. hangi tür manyok ekmesi
    gerektiğini bilseydi
  111. daha fazla yiyeceği olabilirdi.
  112. Gereken tüm teknolojiye sahibiz;

  113. fakat bilgi ve kaynaklar,
  114. dünya geneline eşit şekilde dağıtılmıyor.
  115. Yani özellikle söylemek istediğim şey,
  116. bu böcek zararlıları ve patojenlerdeki
  117. karmaşıklıkları ortaya
    çıkarmak için gerekli
  118. eski genomik teknolojilerinin
  119. Sahraaltı Afrika için yapılmadığı.
  120. Milyonlarca dolardan
    fazlasına mal oluyorlar.
  121. Devamlı enerji ve uzmanlaşmış
    insan gücüne ihtiyaçları var.
  122. Bu makineler, Afrika'da
    oldukça nadir bulunuyor.
  123. Dolayısıyla ön saflarda savaşan
    bu bilim insanlarına
  124. örnekleri denizaşırı göndermek
    dışında başka şans bırakmıyor.
  125. Örnekleri denizaşırı gönderdiğinizde ise
  126. çözünüyorlar ve çok fazla
    paraya mal oluyorlar.
  127. Zayıf bir internet üzerinden
    verileri geri getirmeye çalışmak
  128. neredeyse imkansız.
  129. Bazen sonuçları çiftçiye
    ulaştırmak altı ay sürüyor.
  130. Sonrasında ise artık çok geç.
  131. Ekin çoktan tükenmiş,
  132. bu da daha fazla fakirlik
    ve açlıkla sonuçlanıyor.
  133. Bunu düzeltebileceğimizi biliyorduk.

  134. 2017'de,
  135. Oxford Nanopor MinION isimli
  136. bu elde taşınabilir, portatif
    DNA dizileyiciyi duymuştuk.
  137. Bu makine Batı Afrika'da ebolayla
    savaşmak için kullanıldı.
  138. Düşündük ki,
  139. neden bunu Doğu Afrika'daki çiftçilere
    yardım etmek için kullanmıyoruz?
  140. Yaptığımız şey bunu
    gerçekleştirmek için yola koyulmaktı.
  141. O zamanlar bu teknoloji
    henüz çok yeniydi
  142. ve birçoğu, aynısını çiftlikte
    yapabileceğimizden şüphe etti.
  143. Bunu yapmaya koyulduğumuzda
  144. Birleşik Krallık'taki ortaklarımızdan biri
  145. bırakın çiftliği, Doğu Afrika'da bile
    bunu asla çalıştıramayacağımızı söyledi.
  146. Biz de bu meydan okumayı kabul ettik.
  147. Hatta bu kişi, makineyi asla
    çalıştıramayacağımıza dair
  148. en iyisinden 2 şişe şampanyasına
    bizimle bahse girecek kadar ileri gitti.
  149. 2 kelime:
  150. şampanya zamanı.
  151. (Gülme sesleri)

  152. (Alkışlar)

  153. Evet, çünkü başardık.

  154. Yüksek teknoloji moleküler
    laboratuvarın tamamını
  155. Tanzanya, Kenya ve
    Uganda'daki çiftçilere götürdük
  156. ve buna "Ağaç Laboratuvarı"
    adını verdik.
  157. Peki ne yaptık?
  158. Öncelikle kendimize
    bir ekip adı verdik:
  159. "Manyok Virüsü Eylem Projesi"
  160. Bir internet sitesi yaptık.
  161. Genomik ve programlama
    topluluklarından destek topladık
  162. ve uzaktaki çiftçilere gittik.
  163. Ağaç Laboratuvarı'mız
    için gereken her şey
  164. buradaki ekip tarafından taşındı.
  165. Hasta bitkileri teşhis
    etmek için ihtiyaç duyulan
  166. tüm moleküler ve işlemsel
    gereksinimler orada.
  167. Aslında hepsi aynı zamanda sahnede.
  168. Şunu fark ettik ki
    probleme ve çiftçiye

  169. ne kadar yakın veri elde edebilirsek
  170. bitkisindeki sorunu ona
    daha hızlı söyleyebiliriz.
  171. Sadece sorunu söylemekle kalmıyor,
  172. çözüm de sunuyoruz.
  173. Çözüm ise tarlasını
  174. ve tarlasındaki böceklere
  175. ve patojenlere dirençli
    bitki türlerini yakmak.
  176. Öncelikle DNA izolasyonu
    yapmak zorundaydık.
  177. Bu makineyi burada kullandık.
  178. kısaca PDQeX diyoruz ama
    ''Acayip Hızlı Çıkarma'' anlamında.
  179. (Gülme sesleri)

  180. Biliyorum.

  181. Arkadaşım Joe oldukça havalı.
  182. DNA izolasyonu yapmadaki
    en büyük zorluklardan biri
  183. genellikle çok pahalı
    ekipmanlar gerektirmesi
  184. ve saatler sürmesi.
  185. Ama bu makineyle
  186. bunu 20 dakikada
    maliyetinin çok altında yapabiliyoruz.
  187. Bir motorsiklet bataryasıyla çalışıyor.
  188. Oradan DNA özünü alıp
    bir DNA kütüphanesine hazırlıyoruz,
  189. buradaki portatif elde taşınır
    genomik dizileyiciye

  190. yüklemeye hazır hale getiriyoruz.
  191. Sonra bunu küçük bir
    süper bilgisayara takıyoruz,
  192. buna da MinIT deniyor.
  193. Bunların her ikisi de portatif
    bir batarya kutusuna bağlı.
  194. Böylece bir küçük çaplı aile çiftliğindeki
  195. en kısıtlayıcı 2 faktör olan
  196. temel güç ve internet gereksinimlerini
    ortadan kaldırabiliyorduk.
  197. Verileri hızlıca analiz etmek de
    bir sorun olabilir.
  198. Ama bu benim bir işlemsel biyolog
    olmamın işe yaradığı bir nokta.
  199. Tüm o ölü bitkileri yapıştırmak,
  200. ölçüm yapmak
  201. ve programlamak
  202. sonunda gerçek dünyada
    gerçek zamanlı olarak bir işe yaradı.
  203. Kişiselleştirilmiş veritabanı
    yapabiliyordum
  204. ve sonuçları çiftçilere altı ay yerine
    üç saat içinde verebiliyorduk.
  205. (Alkışlar)

  206. Çiftçiler çok sevinçliydi.

  207. Peki bir etkimiz olduğunu nasıl biliyoruz?
  208. Ağaç Laboratuvarı'ndan dokuz ay sonra
  209. Asha hektar başına hiç mahsül alamazken
  210. kırk ton almaya başladı.
  211. Ailesini doyuracak kadarına sahipti
  212. ve bunu pazarda satıyordu.
  213. Şimdi ise ailesi için bir ev inşa ediyor.
  214. Evet, harika.
  215. (Alkışlar)

  216. Peki Ağaç Laboratuvarı'nı
    nasıl ölçeklendiririz?

  217. Durum şu ki
  218. Afrika'da çiftçiler zaten ölçeklenmiş.
  219. Bu kadınlar çiftçi grubunda çalışıyor.
  220. Asha'ya yardım etmek aslında
    köydeki 3000 kişiye yardım etti
  221. çünkü Asha sonuçları ve aynı
    zamanda çözümü de paylaştı.
  222. Tanıştığım her bir çiftçiyi hatırlıyorum.

  223. Acıları ve neşeleri
  224. hafızama kazındı.
  225. Bilimimiz onlar için.
  226. Ağaç Laboratuvarı onlara
    daha fazla yiyeceği korumada
  227. yardım etmek için en iyi girişimimiz.
  228. Hayatımda en iyi bilimi, en ileri
    teknoloji genomik aletlerle
  229. Doğu Afrika'nın bu kısmında yapacağımı
    asla hayal etmezdim.
  230. Ama ekibimiz
  231. çiftçilere altı aydansa üç saat içinde
    cevap verebilmeyi hayal etti
  232. ve bunu başardık.
  233. Çünkü bu bilimdeki farklılık
    ve kapsamanın gücü.
  234. Teşekkürler.

  235. (Alkışlar)

  236. (Tezahüratlar)