YouTube

Teniu un compte YouTube?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtítols

← Akademik araştırmaları halk finanse ediyor -- ama neden halka açık değil?

Obtén el codi d'incrustació
27 llengües

Showing Revision 35 created 02/11/2020 by Nevaz Mescioğlu.

  1. Hiç kendinizi bir sohbet sırasında
  2. gerçek anlamda okumadığınız
    bir çalışmaya değinirken buldunuz mu?
  3. (Gülüşmeler)

  4. Geçen gün bir arkadaşımla kahve içiyordum

  5. ve "Biliyor musun kahvenin kadınlarda
    depresyon riskini azalttığına dair
  6. yeni bir araştırma okudum." dedim.
  7. Ama okuduğum şey aslında bir tweetti.

  8. (Kahkahalar)

  9. Şöyle diyordu:

  10. "Yeni bir araştırmaya göre kahve içmek

  11. kadınlarda depresyon riskini azaltabilir."

  12. (Gülüşmeler)
  13. Ve tweette "New York Times" bloguna
    yönlendiren bir link vardı.

  14. Burada da misafir bir bloggerın
  15. "Live Science" makalesinden çevirdiği
    bulgular vardı.
  16. Bu bulguların orijinal bilgileri de
  17. Harvard Halk Sağlığı Okulu'nun
    haber sitesindendi.
  18. Ki bu site akademik bir dergide yayımlanan
  19. gerçek çalışmanın özetinden
    özetlenerek alınmıştı.
  20. (Gülüşmeler)

  21. Bu, altı derece uzaklık gibiydi.

  22. Ama araştırmayla.
  23. (Gülüşmeler)

  24. Yani, ben bir çalışma okudum dediğimde

  25. aslında okuduğum şey
    10 yıllık bir çalışmanın
  26. 59 karakterlik bir özetiydi.

  27. (Gülüşmeler)

  28. Yani, ben bir çalışmayı okudum dediğimde
  29. çalışmanın bana ulaşmadan önce
  30. gerçek yazarı olmayan
    dört farklı yazar tarafından
  31. bir araya getirilmiş
    küçük parçalarını okuyordum.
  32. Bu doğru görünmüyor.
  33. Ama orijinal araştırmalara ulaşmak zor
  34. çünkü akademisyenler popüler medyayla
    düzenli bir şekilde ilgilenmiyorlar.
  35. Kendinize şunu soruyor olabilirsiniz:
  36. Neden akademisyenler bununla ilgilenmiyor?
  37. Onlar, medya alimlerinden daha doğru
    bilgi kaynaklarıymış gibi görünüyor.
  38. Değil mi?

  39. (Gülüşmeler)

  40. 4.100'ün üzerinde yüksekokul
    ve üniversitenin olduğu bir ülkede
  41. bu normal olmalıymış gibi geliyor.
  42. Ama değil.

  43. Bu noktaya nasıl geldik?
  44. Akademisyenlerin popüler medyayla
    neden ilgilenmediklerini anlamak için
  45. önce üniversitelerin nasıl
    çalıştığını anlamalıyız.
  46. Son 6 yılda,
  47. dört farklı eyalette 7 farklı
    üniversitede çalıştım.
  48. Biraz fazla sıra dışıyım.

  49. (Gülüşmeler)

  50. Aynı zamanda doktorama devam ediyorum.
  51. Tüm bu farklı kurumlarda,
  52. araştırma ve yayımlama
    süreçleri aynı işliyor.
  53. Önce, akademisyenler kendi
    alanlarında bir araştırma yürütür.
  54. Araştırmalarını finanse etmek için
    özel burs ve devlet burslarına başvururlar
  55. ve araştırma bitince
  56. bulgularını içeren bir makale yazarlar.
  57. Sonra makalelerini ilgili
    akademik dergilere sunarlar.
  58. Daha sonra makale,
    akran denetimi denen
  59. diğer uzmanların araştırmanın
    doğruluk ve güvenilirliğini
  60. değerlendirdikleri bir süreçten geçer.
  61. Araştırma bir kez yayımlandıktan sonra,
  62. kâr amaçlı şirketler bu bilgiyi,
  63. dergi ve veritabanı abonelikleriyle
  64. üniversitelere ve halk
    kütüphanelerine tekrar satarlar.
  65. Sistem budur.
  66. Araştır, yaz, gözden geçir,
    yayımla, tekrar et.
  67. Arkadaşlarım ve ben buna
    canavarı beslemek diyoruz.

  68. Ve bunun bazı problemler
    yaratabileceğini görebilirsiniz.
  69. İlk problem çoğu akademik çalışmanın
  70. devlet tarafından finanse edilip
  71. özel olarak dağıtılması.
  72. Her yıl federal hükûmet
  73. araştırmalara 60 milyar dolar harcıyor.
  74. ABD Ulusal Bilim Vakfı'na göre
  75. bunun %29'u devlet araştırma
    üniversitelerine gidiyor.
  76. Yani, hesaplamada hızlıysanız
  77. bu 17,4 milyar dolar demek.
  78. Vergi dolarları.
  79. Çoğu devlet fonlu
    araştırmanın dağıtılmasından
  80. sadece beş kurum sorumlu.
  81. 2014'te, bu şirketlerden yalnızca
    bir tanesi 1,5 milyar dolar kâr elde etti.
  82. Bu büyük bir iş.

  83. Buradaki ironiyi görebiliyorsunuz.
  84. Devlet araştırmaları finanse ediyor
  85. ama daha sonra sonuçlara ulaşmak için
  86. tekrar ödeme yapıyoruz.
  87. Bu, iki kere ödeme yapmak gibi.
  88. Diğer bir büyük problem ise
  89. çoğu akademisyen, bu prestijli
    ve abonelik bazlı çalışmaları
  90. dışarıda yayımlamaya pek de istekli değil.
  91. Üniversiteler imtiyaz
    ve tanıtım sistemlerini
  92. akademisyenlerin yayın
    sayısına göre inşa ederler.
  93. Yani, kitaplar ve bilimsel makaleler

  94. akademisyenler için bir tür döviz şekli.
  95. Daha çok makale yayımlamak
  96. görev süresince size daha çok
    imtiyaz ve hibe sağlar.
  97. Fakat akademisyenler

  98. çalışmalarını popüler medyada
    yayımladıklarında ödüllendirilmiyorlar.
  99. Yani mevcut durum bu.
  100. Şu anki akademik ekosistem.
  101. Ama ben böyle olması
    gerektiğini düşünmüyorum.
  102. Senaryoyu tersine çevirmek için
    birkaç basit değişiklik yapabiliriz.
  103. Önce erişimi tartışarak başlayalım.
  104. Üniversiteler mevcut duruma
    bilim insanlarını makalelerini
  105. sadece abonelik bazlı yerlerde değil
  106. popüler medyanın yanında
    erişime açık yayımladıklarında
  107. onları ödüllendirerek
    meydan okumakla başlayabilirler.
  108. Artık pek çok alanda erişime açık hareketi
  109. ilerleme kaydetmeye başladı.
  110. Şans bu ki
  111. diğer büyük oyuncular
    bunu fark etmeye başladı.
  112. Google Scholar, bulması kolay
  113. ve araştırılabilir erişime açık
    bir platform oluşturdu.
  114. Kongre geçen yıl bir fatura sundu.
  115. Bu fatura, 100 milyon
    ya da daha fazla fonu olan araştırmaların
  116. erişime açık bir politika
    geliştirmesini öneriyor.
  117. Ve bu yıl NASA, tüm araştırma
    kütüphanesini halka açtı.
  118. Yani, bu fikrin tutulmaya
    başladığını görebilirsiniz.
  119. Ama bu erişim bir doküman
    veya çalışmaya sahip olmak şeklinde değil.
  120. Aynı zamanda, bir çalışmanın
    kolayca anlaşılabilmesinden emin olmak.
  121. Haydi çeviri hakkında konuşalım.
  122. Ben bu çeviriyi zihnimde
    daha önce bahsettiğim gibi
  123. altı dereceli bir ayrım
    şeklinde canlandırmıyorum.
  124. Onun yerine bilim insanları
    yaptıkları araştırmayı alabilse,
  125. popüler medyada çevirebilse
    ve halkla yakın ilişki kurma şansı olsa?
  126. Bilim insanları bunu yaparsa
  127. halkla araştırma arasındaki
    ayrılma derecesi
  128. epeyce azalırdı.
  129. Yani gördüğünüz gibi ben araştırmanın
    basitleştirilmesini önermiyorum.
  130. Ben araştırma için para ödeyen halkın da
  131. yetki dairesinin değiştirilerek
    ve sade bir dil kullanılarak
  132. araştırmadan yararlanmasını öneriyorum.
  133. Bu yaklaşım için farklı yararlar da var.
  134. Vergi dolarlarının nasıl fon olarak
    kullanıldığını halka gösterirsek
  135. onlar da üniversite kimliklerini
    tekrar tanımlamaya başlayabilirler.
  136. Üniversitelerin sadece futbol takımı
  137. ya da istedikleri puanlara bağlı değil de
  138. burada üretilen araştırmalara da
    bağlı olduğunu gösterebiliriz.
  139. Ve halkla bilim insanları
    sağlıklı bir ilişki kurarsa
  140. bu, halkı araştırmaya
    katılmakta teşvik eder.
  141. Bunun nasıl olabileceğini
    hayal edebiliyor musunuz?
  142. Toplum bilimciler yerel polise
    duyarlılık eğitimlerini
  143. tekrar dizayn etmelerinde yardım etse
  144. ve daha sonra beraber iş birliği içinde
    bir eğitim modeli için kılavuz yazsalar?
  145. Ya da eğitim profesörlerimiz,
    risk altındaki öğrencilere
  146. nasıl müdahale edilebileceği hakkında
  147. yerel devlet okullarına danışsa
  148. ve beraber bir gazete haberi yazsalar?
  149. Çünkü fonksiyonel demokrasi,
  150. halkın iyi eğitimli ve bilgili
    olmasını gerektiriyor.
  151. Araştırmanın ödeme duvarları
  152. ve bürokrasinin arkasında
    gerçekleşmesi yerine,
  153. gözümüzün önünde gerçekleşmesi
    daha iyi olmaz mıydı?
  154. Şu an, bir doktora öğrencisi olarak
  155. katılmak istediğim bir kulübü
    eleştirdiğimi fark ettim.
  156. (Gülüşmeler)
  157. Bu yapılması tehlikeli bir şey.
  158. Çünkü birkaç yıl içinde akademik
    iş marketinin içinde olacağım.
  159. Ama mevcut durum, akademik araştırmaları
  160. halka hiç ulaşmayan
  161. kâr amaçlı makaleleri
    yankı odasında yayımlamaksa
  162. cevabımın "Hayır." olacağına
    inanmanız gerekir.
  163. Ben halkla konuşan, toplumla çalışan,
  164. kapsayıcı ve demokratik
    araştırmaya inanıyorum.
  165. Ben, halkın sadece değerli
    bir seyirci olarak görülmediği,
  166. aynı zamanda katılımcı ve bileşen olduğu
    bir akademik kültürde çalışmak istiyorum.
  167. Bazı durumlarda uzman
    bile olduğu bir kültürde.
  168. Bu sadece size erişimin verilmesiyle
    alakalı değil arkadaşlar.
  169. Bu, yayından pratiğe,
  170. konuşmaktan uygulamaya kadar
  171. akademik kültürün tamamen
    değişmesiyle alakalı.
  172. Ve bu fikrin,
  173. bu umudun sadece bana
    ait olmadığını bilmelisiniz.
  174. Ben, bu harekette daha çok
    kişinin dahil edilmesini savunan
  175. pek çok bilim insanı,
    öğretmen, kütüphaneci
  176. ve toplum üyelerinin
    omuzlarında duruyorum.
  177. Umarım siz de bu harekete dahil olursunuz.
  178. Teşekkürler.

  179. (Alkış)