Turkish subtítols

← Antibiyotik direnç krizini nasıl çözebiliriz? - Gerry Wright

Obtén el codi d'incrustació
29 llengües

Showing Revision 6 created 03/24/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Antibiyotikler, perde arkasında modern
    tıbbın çoğuna olanak sağlarlar.
  2. Bunları bulaşıcı hastalıkları tedavi etmek
  3. ve ameliyattan kemoterapiye
    organ nakillerine kadar her şeyi
  4. güvenli bir şekilde
    kolaylaştırmak için kullanıyoruz.
  5. Antibiyotikler olmadan,
  6. rutin tıbbi prosedürler bile hayatı
    tehdit eden enfeksiyonlara yol açabilir.
  7. Onları kaybetme riskiyle
    karşı karşıyayız.
  8. Antibiyotikler, bakterilerin
    büyümesini önleyen kimyasallardır.

  9. Ne yazık ki, bazı bakteriler
    şu anda mevcut olan
  10. tüm antibiyotiklere dirençli
    hale gelmiştir.
  11. Aynı zamanda yenilerini
    keşfetmeyi bıraktık.
  12. Yine de, sorunun önüne
    geçebileceğimize dair umudumuz var.
  13. Ama öncelikle, bu duruma nasıl geldik?

  14. İlk yaygın olarak kullanılan antibiyotik,
  15. 1928'de Alexander Fleming
    tarafından keşfedilen penisilindi.
  16. 1945 Nobel Ödülü
    kabul konuşmasında Fleming,
  17. bakteri direncinin antibiyotik
    mucizesini mahvetme potansiyeline
  18. sahip olduğu konusunda uyardı.
  19. Haklıydı. 1940'larda ve 50'lerde
  20. dirençli bakteriler
    ortaya çıkmaya başladı.
  21. O zamandan 1980'lere kadar,

  22. ilaç şirketleri birçok
    yeni antibiyotik keşfederek
  23. direnç sorununu ortadan kaldırdı.
  24. İlk başta bu son derece başarılı
    ve kârlı bir girişimdi.
  25. Zamanla, birkaç şey değişti.

  26. Yeni keşfedilen antibiyotikler
    genellikle sadece
  27. dar bir enfeksiyon spektrumu
    için etkili iken,
  28. ilk antibiyotikler
    geniş çapta uygulanabilirdi.
  29. Bu kendi başına bir sorun değildir
  30. ancak bu daha az dozda ilaç
    satılabileceği anlamına gelir,
  31. bu da onları daha az karlı hale getirir.
  32. Önceleri antibiyotikler
    üzerinde hiçbir etkisi olmayan
  33. viral enfeksiyonlar gibi neredeyse
    her şey için reçete edildi.
  34. Reçeteler konusundaki inceleme arttı,
    bu iyi bir şeydi ancak satışları düşürdü.
  35. Aynı zamanda şirketler
    kan basıncı ve kolesterol ilaçları,
  36. daha sonra anti-depresanlar
    ve anti-anksiyete ilaçları gibi
  37. hastanın yaşamı
    boyunca alacağı ilaçları
  38. daha fazla geliştirmeye başladı.
  39. Süresiz olarak alındıkları için
    bu ilaçlar daha kârlıdır.
  40. 1980'lerin ortalarına kadar, yeni
    kimyasal antibiyotik sınıfı keşfedilmedi.

  41. Ancak bakteriler,
    tek tek bakteriler arasında
  42. ve hatta türler arasında
    genetik bilgi paylaşarak
  43. direnç kazanmaya ve aktarmaya devam etti.
  44. Birçok antibiyotiğe karşı
    dirençli bakteriler yaygındır
  45. ve giderek bazı nesiller mevcut
    tüm ilaçlarımıza karşı dirençliler.
  46. Peki bu konuda ne yapabiliriz?

  47. Mevcut antibiyotiklerin
    kullanımını kontrol etmeli,
  48. yenilerini yapmalı, yeni ve mevcut
    ilaçlara karşı dirençle savaşmalı
  49. ve bakteriyel enfeksiyonlarla
    savaşmanın yeni yollarını bulmalıyız.
  50. En büyük antibiyotik tüketicisi, sadece
    enfeksiyonları tedavi etmek için değil
  51. aynı zamanda gıda
    hayvanlarının büyümesini
  52. teşvik etmek için
    antibiyotik kullanan tarımdır.
  53. Büyük miktarlarda antibiyotik kullanmak,
  54. bakterilerin antibiyotiklere
    maruz kalmasını
  55. ve dolayısıyla direnç
    geliştirme fırsatını artırır.
  56. Salmonella gibi hayvanlarda yaygın olan
    birçok bakteri insanlara bulaşabilir,
  57. ilaca dirençli versiyonlar
    gıda zincirinden bize geçebilir,
  58. uluslararası ticaret
    ve seyahat ağlarından yayılabilir.
  59. Yeni antibiyotik bulma açısından

  60. doğa en umut verici
    yeni bileşikleri sunmaktadır.
  61. Diğer mikroplar ve mantar gibi
    organizmalar rekabetçi ortamlarda
  62. yaşamak için milyonlarca yıldan
    fazla bir süredir evrimleşmiştir.
  63. Bu da bazı bakterilere karşı
    hayatta kalma avantajı sağlamak için
  64. genellikle antibiyotik bileşikler
    içerdikleri anlamına gelir.
  65. Antibiyotikleri direnci önleyen
    moleküller ile de sarmalayabiliriz.

  66. Bakterilerin direnç geliştirmesinin
    bir yolu ilacı ayrıştıran
  67. proteinlerinden geçer.
  68. Antibiyotik antibiyotiği ayrıştırıp bloke
    eden moleküller ile sarmalayarak
  69. işini yapabilir.
  70. Bakterilere saldıran ancak insanları
    etkilemeyen virüsler olan fajlar,

  71. bakteriyel enfeksiyonlarla mücadele
    etmek için umut verici yeni bir yoldur.
  72. Bu arada yaygın enfeksiyonlar
    için aşı geliştirilmesi
  73. ilk etapta hastalığın
    önlenmesine yardımcı olabilir.
  74. Tüm bu yaklaşımlar için en büyük zorluk

  75. dünya genelinde
    sıkıntı yaratan fonlardır.
  76. Antibiyotikler o kadar kârsızdır ki,
    birçok büyük ilaç şirketi
  77. onları geliştirmeye çalışmayı bırakmıştır.
  78. Bu arada, başarılı bir şekilde yeni
    antibiyotikleri piyasaya süren
  79. Amerikan şirketi Achaogen gibi
    küçük şirketler hala iflas ediyor.
  80. Faj ve aşılar gibi yeni
    tedavisel teknikler
  81. geleneksel antibiyotiklerle aynı
    temel problemle karşı karşıyadır:
  82. Eğer iyi çalışıyorlarsa
    sadece bir kez kullanılırlar,
  83. bu da para kazanmayı zorlaştırır.
  84. Uzun vadede direnişe başarılı
    bir şekilde karşı koymak için
  85. yeni antibiyotikleri yaratıcıları
    için kârı daha da azaltarak
  86. idareli kullanmamız gerekecek.
  87. Kârları satılan antibiyotik hacminden
    uzaklaştırmak olası bir çözümdür.

  88. Örneğin, Birleşik Krallık
    sağlık hizmeti sağlayıcılarının
  89. antibiyotik abonelikleri
    satın aldığı bir modeli test ediyor.
  90. Hükümetler antibiyotik gelişimini
    teşvik etmenin yollarını ararken
  91. bu programlar hala erken aşamalarda.
  92. Bütün ülkelerin çok daha
    fazlasını yapması gerekecek
  93. ancak antibiyotik gelişimi
    için yeterli yatırım
  94. ve mevcut ilaçlarımızın
    kontrollü kullanımı ile
  95. hâlâ direnişin önüne geçebiliriz.