YouTube

Teniu un compte YouTube?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtítols

← Kimliğim, benim süper gücüm -- bir engel değil

Obtén el codi d'incrustació
28 llengües

Showing Revision 10 created 06/15/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Ailemin evinde bir odadaki
    kırmızı fayansların üzerinde

  2. Bette Midler'ın oynadığı
    televizyon filmi "Gypsy" ile
  3. dans eder ve şarkı söylerdim.
  4. (Şarkı söyler) "Bir hayalim var.

  5. Harika bir hayal, baba."
  6. Gerçekten de bir hayali olan
    dokuz yaşında bir çocuğun

  7. acelesi ve heyecanlı
    arzusuyla söylerdim şarkıyı.
  8. Benim hayalim aktris olmaktı.
  9. Televizyonda ya da filmlerde
    benim gibi görünen
  10. birisini görmediğim doğru;
  11. evet, ailem, arkadaşlarım ve
    öğretmenlerim beni Hollywood'da
  12. benim gibilerin iş yapmadığına
    dair uyarmıştı.
  13. Ama ben bir Amerikalıydım.
  14. Bana ten renkleri
    ne olursa olsun,
  15. ailem Honduras'tan göçmüş de olsa,
    param olmasa da
  16. herkesin her şeyi başarabileceğine
  17. inanmak öğretilmişti.
  18. Hayalimin kolay olmasına gerek yoktu,
  19. sadece mümkün olması gerekti.
  20. 15 yaşındayken

  21. ilk profesyonel seçmeme katıldım.
  22. Kablolu yayın üyeliği ya da
    kefalet bonosu reklamıydı,
  23. gerçekten hatırlamıyorum.
  24. (Gülüşmeler)

  25. Hatırladığım şey ise kast
    yönetmeninin bana şunu soruşu:

  26. "Yaptığını tekrarlar mısın, ama
    bu sefer biraz daha Latin gibi konuş."
  27. "Peki.

  28. Yani İspanyolca mı konuşmamı
    istiyorsunuz?" diye sordum.
  29. "Hayır, hayır, İngilizce konuş,
    ama Latin gibi."

  30. "Tamam da ben Latinim,
    Latin biri zaten böyle konuşmaz mı?"

  31. Uzun ve tuhaf bir sessizlik oldu

  32. ve sonunda,
  33. "Peki, tatlım, boşver,
    geldiğin için teşekkürler, hoşça kal!"
  34. "Latin gibi konuş" derken bozuk İngilizce
    konuşmamı istediğini anlamam

  35. eve dönüş yolumun büyük bir kısmını aldı.
  36. Gerçek, fiili, otantik bir Latin

  37. olduğum gerçeği neden önemsizdi,
  38. çözemiyordum.
  39. Neyse, işi almadım.

  40. İnsanların beni görmek istedikleri
    işlerin pek çoğunu almadım:
  41. çete sahibinin sevgilisi,
  42. arsız mağaza hırsızı,
  43. iki numaralı hamile chola.
  44. (Gülüşmeler)

  45. Bunlar, benim gibi biri için
    var olan rollerdi.

  46. Bakıp da çok kahve tenli,
    çok şişman,
  47. çok fakir, çok kaba
    olarak gördükleri biri için.
  48. Bunlar basmakalıp rollerdi
  49. ve benim gerçekliğimden
    ve oynamayı hayal ettiğim rollerden
  50. ancak bu kadar uzak olabilirlerdi.
  51. Ben, kompleks ve çok boyutlu,
  52. kendi hayatının merkezinde olan
    insanları oynamak istiyordum.
  53. Başkalarının hayatının arka planında duran
    kartonumsu figürleri değil.
  54. Ama bunu menajerime söyleme
    cesareti bulduğumda --

  55. bu, bana fırsatları yakalamada yardım için
    para ödediğim insan oluyor --
  56. onun cevabı şuydu,
  57. "Birinin bu kıza beklentilerinin
    gerçekçi olmadığını söylemesi lazım."
  58. Haksız da değildi.
  59. Yani, kovdum adamı ama haksız değildi.
  60. (Gülüşmeler)

  61. (Alkışlar)

  62. Çünkü her kötü yazılmış ve basmakalıp
    olmayan bir rolü almaya çalışmamda,

  63. şunu duyardım,
  64. "Bu role farklı görünen birilerini
    seçmeyi düşünmüyoruz."
  65. Ya da, "Bayıldık ona,
    ama o çok, çok etnik görünümlü."
  66. Veya, "Maalesef, bu filmde
    zaten bir Latin oyuncumuz var."
  67. Aynı mesajı, kimliğimin
    aşmam gereken bir engel olduğu mesajını,
  68. tekrar tekrar alıp durdum.
  69. Şöyle düşündüm ben de,
  70. "Hadisene, karşımdaki engel.
  71. Ben bir Amerikalıyım.
    Benim adım America.
  72. Tüm hayatım boyunca bunun için çalıştım,
    kitabına göre oynayacağım,
  73. daha sıkı çalışacağım."
  74. Çalıştım da. İnsanların bende
    olduğunu söylediği
  75. sorunları aşmak için çalışabileceğim
    en sıkı şekilde çalıştım.
  76. Güneşten uzak durdum ki tenim
    çok fazla yanmasın,
  77. saçımdaki lüleleri
    itaate zorlayıp düzleştirdim.
  78. Sürekli kilo vermeye çalıştım.
  79. Daha süslü, daha pahalı
    kıyafetler satın aldım.
  80. Sırf insanlar bana baktığında,
  81. çok şişman, çok kahve tenli,
    çok fakir bir Latin görmesinler diye.
  82. Bana baktıklarında neler
    yapabileceğimi göreceklerdi.
  83. Belki de bana bir şans vereceklerdi.
  84. Kaderin bir oyunu olarak

  85. sonunda tüm hayallerimi
    gerçek yapan bir rol aldığımda,
  86. bu rol, tam olarak olduğum kişi
    olmamı gerektiren bir roldü.
  87. "Kadın Dediğin"deki Ana,
  88. kahve tenli, fakir, şişman
    bir Latin kadındı.
  89. Onun gibi birini, kendim gibi birini,
    hiç görmemiştim
  90. kendi hayat hikâyesinin merkezinde.
  91. Bu filmle, Amerika'nın her yerine
  92. ve daha pek çok ülkeye gittim,
  93. insanların yaşlarından, milliyetlerinden
    ve vücutlarının şeklinden bağımsız olarak
  94. Ana'da kendilerini gördükleri yerlere.
  95. 17 yaşındaki tombul Meksikalı Amerikalı,
    pek mümkün görünmeyen hayalini
  96. gerçekleştirmek için
    kültürel normlara karşı koyan o kız.
  97. Hayatım boyunca bana söylenilenin aksine

  98. ilk elden insanların benim gibilerin
    hikâyelerini görmek istediklerini gördüm.
  99. Kendimi, kültürümün içinde
    gerçekçi bir şekilde
  100. temsil edilirken görme beklentilerimin,
    başka insanların da beklentileri
  101. olduğunu gördüm.
  102. "Kadın Dediğin"
  103. eleştirel, kültürel ve ekonomik
    bir başarıydı.
  104. "Harika," diye düşündüm,
    "İşte yaptık!
  105. Hikâyelerimizin değeri
    olduğunu kanıtladık.
  106. Şimdi değişecek bir şeyler."
  107. Ama çok az şeyin
    değiştiğine şahit oldum.

  108. Bir dönüm noktası olmamıştı.
  109. Endüstrideki hiç kimse, o hikâyeleri
    izlemek için aç ve para ödemeye istekli
  110. kimselerin hikâyelerini
    anlatmak için koşuşturmuyordu.
  111. Dört yıl sonra,
    Çirkin Betty'yi oynamaya başlayınca,

  112. aynı olayın yaşandığını gördüm.
  113. "Çirkin Betty" Birleşik Devletler'de
    16 milyon izleyiciyle prömiyer yaptı
  114. ve ilk yılında
    11 Emmy ödülüne aday oldu.
  115. (Alkışlar)

  116. Ama "Çirkin Betty"nin başarısına karşın,

  117. sekiz yıl boyunca Amerikan televizyonunda
  118. başrolü Latin bir aktris olan
  119. başka bir televizyon şovu olmayacaktı.
  120. Ben başrol olarak bir Emmy kazanan
  121. ilk ve tek Latin kadın olalı
  122. 12 yıl geçti.
  123. Bu gurur duyulacak bir şey değil.
  124. Bu, derin bir hüsran sebebi.
  125. Ödüller bizim değerimizi
    belirlediği için değil
  126. ama dünyada kimin gelişip
    serpildiğini görmek
  127. bize kendimizi nasıl göreceğimizi,
  128. kendi değerimiz üzerine düşünmeyi
  129. ve geleceğimiz hakkında
    hayal kurmayı öğrettiği için.
  130. Ne zaman bundan şüphe duysam,

  131. Pakistan'ın Swat Vadisinde yaşayan,
  132. eline kendi yazarlık hayallerinin
    yansımasını gördüğü
  133. bir televizyon şovunun DVD'leri geçen
  134. küçük bir kız olduğunu hatırlıyorum.
  135. Malala, otobiyografisinde şöyle yazıyor:
  136. "Kendi sözlerimin
  137. nasıl bir değişim yaratabileceğini
    gördükten sonra,
  138. bir de Amerika'daki bir dergideki
    hayatı "Çirkin Betty" DVD'lerini
  139. izledikten sonra gazeteciliğe
    ilgi duymaya başladım.
  140. (Alkışlar)

  141. Kariyerimin 17 yılı boyunca

  142. sesimizin, kültürde yer edinebildiğinde
  143. sahip olduğu güce şahit oldum.
  144. Bunu gördüm.
  145. Bunu yaşadım, bunu hepimiz gördük.
  146. Eğlence sektöründe, siyasette,
  147. iş dünyasında, sosyal değişimde.
  148. Bunu inkar edemeyiz --
    kültürde varlık imkân yaratır.
  149. Ama son 17 yıldır,
  150. aynı zamanda neden bazılarımızın
  151. kültürde yer edinip de bazılarımızın
    edinemediği hakkında
  152. aynı bahaneleri duydum.
  153. Bizim hikâyelerimizin dinleyeni yok,
  154. bizim deneyimlerimiz kitlelerinki
    ile örtüşmüyor,
  155. bizim seslerimiz büyük bir
    finansal risk demek.
  156. Birkaç yıl önce, menajerim
    bir filmdeki rolü

  157. neden alamadığımı
    açıklamak için aradı beni.
  158. Dedi ki, "Sana bayıldılar
  159. ve gerçekten, gerçekten farklı
    birilerini seçmek istiyorlar,
  160. ama beyaz rol kesinleşene
    kadar film finanse edilmiyor."
  161. Bu mesajı, kırık bir kalple,
  162. "Bunun ne kadar berbat olduğunu
    anlıyorum." diyen bir tonla iletti.
  163. Ama yine de bundan önce
    yüzlerce kez olduğu gibi,
  164. yüzümden gözyaşlarımın
    aktığını hissettim.
  165. Reddedilmenin acısı içimde yükselip
  166. utancın sesi beni azarladı,
  167. "Sen yetişkin bir kadınsın,
    bir iş uğruna ağlamayı bırak."
  168. Başarısızlığı
    kendime mâl edip
  169. engelleri aşamadığım için
  170. derin utanç hissetme sürecinden
    yıllarca geçtim de durdum.
  171. Ama bu sefer, yeni bir ses duydum.

  172. "Yoruldum artık.
  173. Yeter bu kadar." diyen bir ses.
  174. Gözyaşlarımın ve acımın
  175. bir iş uğruna olmadığını anlayan bir ses.
  176. Tüm bunlar benim hakkımda
    söylenen şeyler içindi.
  177. Hayatım boyunca yöneticiler,
  178. yapımcılar, yönetmenler,
  179. senaristler, ajanslar,
    menajerler, öğretmenler,
  180. arkadaşlar ve ailem
    tarafından söylenenler içindi.
  181. Daha az değeri olan birisi
    olduğum söylendiği içindi.
  182. Sandım ki güneş kremleri
    ve saç düzleştiriciler

  183. bu yerleşik değer sistemindeki
    değişimi getirecekti.
  184. Ama o an anladım ki
  185. ben hiçbir zaman sisteme
    değişmesini söylemiyordum.
  186. Ben sisteme girmeye çalışıyordum,
    ve bu ikisi aynı şey değil.
  187. Ben bile sistemin benim hakkımda
    inandığı şeye inanırken
  188. sistemin hakkımda düşündüğü
    şeyi değiştiremezdim.
  189. Buna inandım.
  190. Ben de çevremdeki herkes gibi
  191. olduğum şekilde hayalimi
    yaşayamayacağıma inandım.
  192. Ben de kendimi yokmuşum
    gibi göstermeye çalıştım.
  193. Bu, bana şunu gösterdi ki
    aynı anda hem tüm samimiyetiyle
  194. değişimi görmek isteyen kişi
    hem de davranışlarıyla
  195. sistemin aynı kalmasını
    sağlayan kişi olmak mümkün.
  196. Bunun inanmama yol açtığı şey de
  197. değişim iyi adamları ve kötü adamları
    belirlemek ile gelmeyeceği.
  198. Bu düşünce hepimizi
    bu sorundan kurtarıyor.
  199. Çünkü birçoğumuz
    bu ikisinden birisi değil.
  200. Değişim,

  201. her birimiz kendi temel değer
    ve inançlarımızı sorgulama cesaretini
  202. gösterince gelecek.
  203. Davranışlarımızın en iyi niyetlerimize
    yol gösterdiğinden emin olunca.
  204. Ben, hayallerini gerçekleştirmek için
  205. yetenekleriyle dünyaya katkı sağlamak için
  206. kim olduğu gerçeğine direnmesi söylenen
  207. milyonlarca insandan biriyim.
  208. Şahsen ben direnmeyi bırakıp
  209. kendi bütün ve gerçek kişiliğimle
    var olmaya hazırım.
  210. Geri dönebilseydim o dokuz yaşındaki,

  211. odada dans edip hayaller kuran çocuğa
  212. şunu derdim:
  213. kimliğim benim için bir engel değil.
  214. Kimliğim, benim süper gücüm.
  215. Çünkü doğrusu gerekirse,
  216. ben, dünyanın nasıl göründüğüyüm.
  217. Siz dünyanın nasıl göründüğüsünüz.
  218. Toplu olarak, bizler dünyanın
    nasıl göründüğüyüz.
  219. Sistemlerimizin bunu yansıtması için
  220. yeni bir gerçeklik
    yaratılmasına gerek yok.
  221. Sadece sistemlerin, yaşadığımız gerçekliğe
    direnmeyi bırakması gerek.
  222. Teşekkür ederim.

  223. (Alkışlar)